T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 852 KARAR NO : 2016 / 1 KARAR TR : 25.01.2016 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.M.A. Vekili :Av.K.A. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.G.A. İhbarOlunan : Maliye Bakanlığı (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; Davalı şirkette kapsamdışı personel statüsünde çalışmaktaiken 406 sayılı Yasa’nın Ek-29.maddesi gereğinceÇukurova Üniversitesi Rektörlüğüne nakledildiğiniancak bu nakil sırasında düzenlenen maaş nakil ilmuhaberine5473 sayılı ve 5793 sayılı kanunlarla yapılanartışların yansıtılmadığını buşekilde davacının zarara uğradığınıbelirterek; hukuka aykırı şekilde düzenlenen 17.05.2010tarih ve 7038 numaralı maaş nakil ilmuhaberinin iptali ile aylık545,13 TL ek ödemenin aylık ücretine yansıtılmasıve Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihindenitibaren ödenmeyen ek ödeme ve ücretartışının tazminine karar verilmesi istemi ile adliyargıda dava açmıştır. Adana1.İdare Mahkemesi: 07.10.2010 gün ve 2010/1076 Esas, 2010/1148Karar sayılı kararında: “İncelenenuyuşmazlıkta, davalının özel hukuk tüzelkişisi olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. Buna göre davalınınhisse devir (14.11.2005) tarihinde 399 sayılı KHK’ye tabiolarak sözleşmeli statüde çalışan, 04.01.2010tarihinde 406 sayılı Kanun’un Ek 29 ve 4046 sayılıKanun’un 22.maddesi uyarınca başka kuruma nakli içinDPB’ye bildirilen davacının, 17.05.2010 tarih ve 7038sayılı nakil ilmuhaberinin iptali ile aylık 545,13 TL ek ödemeninaylık ücretine yansıtılması ve Devlet PersonelBaşkanlığına bildirim tarihinden itibaren ödenmeyen eködeme ve ücret artışının tazminine kararverilmesi istemiyle açılan davanın özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim benzerbir davada Uyuşmazlık Mahkemesince verilen 07.06.2010 tarih veE:2009/272, K:2010/129 sayılı karar da Mahkememiz kararıylaaynı doğrultudadır.” şeklindeki gerekçesi iledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar taraf vekillerine15.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tarafların kararıtemyiz etmemesi üzerine 16.11.2010 tarihinde kesinleşmiş, kararbu şekilde şerh edilmiştir. Davacıvekili bu kez; aynı taleple adli yargıda davaaçmıştır. Adana 5.İş Mahkemesi: 25.09.2012 gün ve 2010/1023 Esas, 2012/487Karar sayılı kararı ile: “Bütün dosyadaki belgeve deliller birlikte değerlendirildiğinde, 375 sayılı KHKek madde ile öngörülen ek ödemenin genellik niteliğiarz etmediği anlaşıldığından 406 sayılıkanunun ek 29.maddesinin 3.fıkrası kapsamındadeğerlendirilemeyeceği anlaşıldığındanmahkememizin 2010/918 Esas sayılı emsal dosyasındaki teknikbilirkişi raporundaki değerlendirmeler hükme esas alınarakaşağıdaki şekilde hüküm tesisi kanaat ve sonucunavarılmıştır.” şeklindeki gerekçesi ile davanınesas yönünden reddine karar vermiş, verilen karar davacıvekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay9.Hukuk Dairesi:17.06.2014 gün ve 2012/36826 Esas, 2014/19717 Karar sayılıkararı ile: “406 sayılı Kanunun 29. Maddesinin 3.Fıkrasının birinci cümlesine göre “399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olaraksözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılıKanunun 22 nci maddesinin dördüncü ve beşincifıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esasalınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla buunvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malîhaklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarakbildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamugörevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarlarıuygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışıpersonelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin15.04.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretininbelirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlardikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malihakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”. Özelleştirmeuygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılıÖzelleştirme Kanununun 22/5 maddesinde özelleştirmenedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmelive iş kanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almaktaoldukları ücret yanında, bildirim tarihi itibarı ilealmakta oldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin desabit bir değer olarak bildirileceği hükmünüiçermektedir. Gerek yasaldüzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrası çalıştıktansonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüdeçalışanlar için getirilen özlük haklarındanyararlandırılarak, nakil edildiklerinde haklarınınkorunması amaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır. Dairemizceyukarda belirtilen kapsamda bulunan nakle tabi işçilerledavalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasındakiuyuşmazlıklarda daha önce önceki bozma gibi esasayönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştay İdari DavaDaireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılıkararından sonra uyuşmazlığın adli yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirme yapılmasıgerekmiştir. Anılan karara göre “yasal düzenleme ileTürk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda,işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısa süredeimkansız personelin isteklerine bağlı olarak makul bir sürekamu görevlerinden aylıksız izinli sayılarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamu kurumlarınanaklen atanmasının sağlanması amacıyla kimigörevler yüklendiği, 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirket tarafından, haksahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklıbir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda, imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu” kabul edilmiştir. Aksi yöndeUyuşmazlık Mahkemesi’nin uyuşmazlıklarda adliyargı yerinin görevli olduğuna dair kararlar var ise de ilkekararı olmadığından, Dairemizce Danıştayİdari dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 26.12.2012 gün ve 2012/9-1528 Esas,2012/1398 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlıkta idariyargının görevli olduğunu kabul etmiştir. Görev kamudüzenindendir ve yargılamanın her aşamasında resendikkate alınmalıdır. Gerçekten özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli birsüreliğine davalı ile özel hukuk hükümlerine tabiolarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemde,davalı şirkete davacının ücreti konusunda“artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kuramımdayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemecedavanın HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle aynı yasanın 115/2. maddesiuyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde esasa girilerek davanın reddine karar verilmesihatalıdır.” şeklindeki gerekçesi ile kararın görevnedeni ile bozulmasına hükmetmiştir. Adana5.İş Mahkemesi: 25.11.2014 gün ve 2014/846 Esas, 2014/976Karar sayılı kararı ile; “Toplanan delillere, dosyadakimevcut bilgi ve belgelere, hükmüne uyulan Yargıtay 9. HukukDairesinin bozma ilamı ile tüm dosya kapsamına göreözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerine tabidavacı niteliğindeki personel, özelleştirme sonrasıbelirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemde,davalı şirkete davacının ücreti konusunda"artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında " olacağı yönündeyükümlülük getirdiği gibi 406 sayılı yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli devlet personel başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir.Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini,özlük ve parasal haklarınıbelirlediği,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuk alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeolduğu,dolayısıyla uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevliolduğu anlaşıldığından aşağıdakişekilde hüküm tesisi kanaat ve sonucunavarılmıştır.”şeklindeki gerekçesi iledavanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caizolmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine kararvermiş, verilen karar taraf vekillerine 25.11.2014 tarihinde tefhimedilmiş olup, verilen karar; 5521 sayılı Yasa’nıngeçici 1.maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan5521 sayılı yasanın 8.maddesi gereğince tefhimden itibaren8 günlük yasal süresi içinde temyiz edilmediğindenkesinleşmiştir. Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 25.01.2016günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME:DavalıTürk Telekom A.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15.maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Abdullah ER ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde uzman olarak çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasalhaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılıKHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’yaeklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında daiş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge MüdürYardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadroihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk TelekomünikasyonA.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği”adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarihve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde uzman olarak çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, 5473sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle almaktan mahrum kaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Adana 1.İdareMahkemesi’ne dava açıldığı; Adana 1.İdareMahkemesi’nin 07.10.2010 gün ve 2010/1076 Esas, 2010/1148 Kararsayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, verilenkararın tarafların temyiz etmemesi üzerinekesinleştiği, bunun üzerine Adana İş Mahkemesi’ndedava açıldığı, Ankara 5.İşMahkemesi’nin 25.09.2012 gün ve 2010/1023 Esas, 2012/487 Karar sayılıkararı ile işin esasına girilerek davanın reddine kararverildiği, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay9.Hukuk Dairesi’nce kararın görev nedeni ile bozulmasınahükmedildiği, Yargıtay bozma ilamına uyan Adana5.İş Mahkemesi’nin davanın yargı yolu nedeni ile reddinekarar verdiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,davacının 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesiuyarınca oluşan olumsuz görev uyuşmazlığınedeni ile görevli mahkemenin belirlenmesi için mahkememizemüracaat ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılandeğerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 5.İş Mahkemesi’nin 25.11.2014 gün ve 2014/846Esas, 2014/976 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 5.İş Mahkemesi’nin 25.11.2014 gün ve2014/846 Esas, 2014/976 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy