T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 1171 KARAR NO : 2015 / 89 KARAR TR : 2.3.2015 ÖZET : Davacı hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/9.maddesi gereğince Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tesis edilen idari para cezasının, 5607 sayılı Kanun’un 3/9.maddesinde 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nedeni ile iptaline karar verilmesi istemi ile davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin kararın iptali istemi ile açılan davanın incelenmesi neticesinde; İptal istemine konu işlemin dayanağını teşkil eden idari para cezasının 5607 sayılı Kanun ve 5326 sayılı Kanun kapsamında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tesis edildiği ve itiraz üzerine Kayseri 2.Sulh Ceza Mahkemesi ile Kayseri 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin red kararları üzerine kesinleştiği anlaşılmakla; 5607 sayılı Kanun’nda 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik nedeni ile idari para cezasının iptali gerektiği yönündeki değerlendirmenin ancak 5326 sayılı Kanun’un 5.maddesi ile yapılan atıf gereğince 5237 sayılı Kanun’un 7.maddeleri çerçevelerinde Adli Yargı yerinde yapılabileceği sonucuna ulaşılmakla; Açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.K. Vekili :Av. S.T. Davalı :KayseriGümrük Müdürlüğü (Gümrükve Ticaret Bakanlığı) Temsilen :KayseriGümrük Müdürü K.K. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının AkınPlastik Boru San A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanıolarak görev yaptığını, Kayseri CumhuriyetBaşsavcılığının 03.10.2011 gün ve 2011/3104sayılı kararı ile davacı hakkında 5607 saydıkanunun 3/9 maddesi gereğince 1.14l.580.00 TL idari parası uygulandığını;davacının, cezasının geri alınması ve iptaliistemi ile davalı kuruma müracaat edildiğini, fakatmüvekkilin bu başvurusunun Kayseri GümrükMüdürlüğü'nün 01.08.2013 gün ve 638-588-3430sayılı kararı ile reddedildiğini, söz konusuişlemlerin hukuka aykırı olduğunu; Zira, dava konusu işleme dayanakteşkil eden 5607 sayılı Kanun’un 3/9. maddesinin 6455sayılı yasa ile yürürlüktenkaldırıldığını ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı5 maddesinin birinci fıkrasında 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun zaman bakımından uygulanmasına ilişkinhükümlerinin kabahatler bakımından dauygulanacağı belirtildiğini, maddede gönderme yapılan5237 sayılı Kanunun "Zaman Bakımından Uygulama"başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasına göre de;işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna güresuç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenin cezalandırılamayacağınınve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağınındüzenlendiğini, böyle bir cezanın veya güvenliktedbirinin hükmolunması halinde infazının ve kanuni neticelerininkendiliğinden kalkacağının belirtildiğini, yineaynı maddenin ikinci fıkrası ile de suçun işlendiğizaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradanyürürlüğe giren kanunların hükümlerininfarklı olması halinde, failin lehine olan kanununuygulanacağı ve infaz olunacağının hükmebağlandığını, Konuya ilişkin olarak Gümrükve Ticaret Bakanlığı Gümrükler GenelMüdürlüğü’nün 09.07.2013 Tarih ve 12950Sayılı Genelgesi ile, 6111 sayılı Kanun kapsamındaborçların yeniden yapılandırılması suretiyleişlem tesis edilen ve 6455 sayılı Kanununyürürlük tarihi olan 11.04.2013 tarihinden öncesi sözkonusu kabahat nedeniyle 5607 sayılı Kanun kapsamında idariyaptırım uygulanması amacıyla konununSavcılığa intikal ettirildiği durumlarda, yeni bir delilelde edilmedikçe daha önce cezalandırılmış birfiil için yükümlünün 5607 sayılı Kanununmülga 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında görecezalandırılmasının veya yeniden 4458 sayılıKanunun yürürlükteki 238 maddesinin uygulanmasımümkün bulunmadığı hususlarının açıkçabelirtildiğini; Tüm bu düzenleme vebelirlemelerden hareketle, 5607 sayılı kanunun 3/9 maddesikapsamında kabahat unsuru taşıyan bir durum var olsa dahi 6111sayılı yasa kapsamından yararlanan ve bu yasadan doğanyükümlülüklerini yerine getiren kimseler hakkındasavcılığa suç duyurusunda bulunulmamasıgerektiğini, ayrıca lehe kanun düzenlemesi olan 6455sayılı yasa ile de 6111 sayılı yasa ile daha öncecezalandırılmış bir fiilin tekrarcezalandırılmasının mümkünolmadığını, nitekim davacı şirket tarafındanGümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün09.07.2013 Tarih. 12950 sayılı genelge ve 6455 sayılıYasa hükümleri gereğince cezalı olarakmüvekkilin yöneticisi olduğu Akın Plastik Buru San.A.Ştarafından kapatılan Dahilde İşleme Rejimi Belgesikapsamında ithal edilen bütün eşyanın vergi vecezalarının 6111 Yasa hükümlerinden faydalanmak suretiyle ödenmekteolduğunu, aynı belge kapsamında ithal edilen eşyasebebiyle İkinci kez idari yaptırım kararı verilebilmesimümkün olmadığını belirterek; davalıidarenin 01.08.2013 Tarih, 638-588-3430 sayılı işleminin vemüvekkil hakkında davalı idarenin başvurusu neticesidüzenlenen 1.141.580,82 TL bedelli idari para cezasının iptalinekarar verilmesi istemi ile idari yargıda davaaçmıştır. Davalı Kayseri GümrükMüdürlüğü tarafından süresi içindeverilen cevap dilekçesinde özetle, davaya konu, iptaliistenen işlemin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından tesis edilmesi nedeni ile davanın adli yargıdagörülmesi gerektiğini belirterek; görev itirazındabulunduğu anlaşılmıştır. Kayseri 1. İdare Mahkemesi; 29.04.2014gün ve 2013/737 Esas sayılı kararında aynen; “Dosyanınincelenmesinden, davacı şirket adına verilen paracezasının kaldırılması talebinin reddine ilişkinKayseri Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen01.08.2013 tarih ve 3430 sayılı işlemin idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlerden olduğu açık olup, bu işlemin iptaliistemi ile açılan iş bu davanın görüm veçözüm yeri idari yargıdır” şeklindekigerekçesi ile davalı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı Kayseri GümrükMüdürlüğü vekili, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine davadosyasının onaylı bir örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı;17.10.2014 gün ve 2014/298840 sayılı kararındaaynen; “…..idari para cezasına esas alınan 5607sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun,3. Maddesinin 28/03/2013 günlü 6455 sayılı Yasanın 54.Maddesi ile değiştirilmesi üzerine davacı vekilinin,Kayseri Gümrük Müdürlüğüne başvurarak,idari para cezasına esas alınan işlemlerin ve idari paracezasının iptalini talep ettiği, davalı idare tarafındanise, 01/08/2013 gün ve 3431 sayılı yazı ile bu talebinreddedildiği, davacı vekilinin ise redde ilişkin bu işleminiptali, talebi ile idari yargı yerinde dava açtığıanlaşılmaktadır. Davanın konusunun ve amacının, davacıyukarıda açıklandığı şekilde, 5607sayılı yasanın mülga 3/9 maddesi uyarınca verilipkesinleşerek infazına başlanan idari para cezasının,dayanağı olan yasada meydana gelen değişiklikler nedeniyleortadan kaldırılmasına ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. 5607 sayılı Yasanın mülga 3/9 maddesi"Geçici ithalat dahilinde işletme ve gümrükkontrolü altında işleme rejimi çerçevesindeülkeye getirilen eşyayı, gümrük işlemlerini gerçekleştirilmeksizinserbest dolaşıma sokan kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir." hükmü ile idari para cezasınındayanağını oluşturmaktadır. Yine idari paracezasının uygulandığı tarihteyürürlükte bulunan 5607 sayılı yasanın 17/1fıkrasına göre bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasını vermeye Cumhuriyet Savsısı yetkilendirilmiş,itiraz usulü ise Kabahatler Kanunu'na göre düzenlenmiştir.28/03/2013 tarihinde yapılan değişiklikler ile anılaneyleme ilişkin suçun unsurlarında yeniden düzenlemeyapılarak "hile ile yurt dışınaçıkarmış gibi işlem yapan kişi" bakımından,yaptırımının ise hapis cezasınadönüştürüldüğü görülmektedir.(5607 sayılı yasanın 28/03/2013-6455 S.K./54. ve 28/06/2014tarih ve 29044 S.R.G. de yayımlanan 18/06/2014 tarih ve 6545sayılı kanunun 89 md ile değişik hali: 4) Belli biramaç için kullanılmak veya işlenmek üzereülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimiçerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurtdışına çıkarmış gibi işlem yapankişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bingüne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.)Ayrıca 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238/1 maddesindeyapılan değişiklik ile, dahilde işleme rejimine aykırıeylemi "1. (Değişik fıkra: 28/03/2013-6455 S.K./15. md) 241inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l)ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h)bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilendurumlar hariç, dâhilde işleme rejimi, gümrükkontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalatrejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyetsuretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsustaşıtlar için gümrük vergileri tutarınındörtte biri oranında para cezası verilir. Ancak, dâhildeişleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme faaliyetindekihali veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmaküzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespitihalinde, ithal eşyasının gümrük vergileritutarının iki katı oranında para cezası verilir. Bucezanın ödeme süresi içinde eşyanıngümrükçe onaylanmış başka bir işlem veyakullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrükvergileri tutarında para cezası tahsil edilir." yaptırımıidari para cezası olarak korunmuştur. 6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesininbirinci fıkrası yürürlüktenkaldırılmış, Kanunun 64. maddesi ile düzenlenengeçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Bu Kanununyayımı tarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefetkabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanması usulü 5252sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göreyapılır" hükmü yer almaktadır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu'nun "Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi" başlığını taşıyan 23. maddesinde ise,"(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkçahüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idariyaptırım kararı vermeye yetkilidir."hükmü ilebirlikte, aynı Yasanın Başvuru yolu"başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise "idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almıştır. Gerek 5607 sayılı Yasanın davayakonu olay tarihinde eyleme uyan 3/9 fıkrası ve 17/1 fıkrasıile Kabahatler Kanunu'nun 23/1 ve 27/1. Maddelerinin birliktedeğerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu idari paracezasının iptali sonucunu doğuracak davanın da adliyargı yerinde görülmesi gerektiğianlaşılmaktadır.” şeklindeki gerekçesi ile,2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Dosya, 2247 sayılı Kanun’un 13. maddesigereğince DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmek sureti ile,dava konusu uyuşmazlık ile ilgili görüşüistenmiştir. Danıştay Başsavcılığı; 31.12.2014gün ve 2014/272 sayılı kararında aynen; “5607sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununundava konusu cezanın uygulandığı tarihteyürürlükte bulunan 3. maddesinin 11. fıkrasında"İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idarî para cezası verilir.Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idarî para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına beşbin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz TürkLirası olarak hesaplanır." hükmüne yerverilmiş, bu maddede 11.04.2013 tarihli ve 28615 sayılı ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455sayılı Kanunun 54'üncü maddesi ile yapılandeğişiklikle 3/9. maddesinde; "İhracatgerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibigöstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malıncins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererekilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ilecezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ilegerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzdeonu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göreişlem yapılır." hükmü yeralmıştır. 4458sayılı Gümrük Kanununun 232/3. maddesinde; "Bu Kanunuyarınca idari yaptırım kararları gümrükidarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafındanverilir."; 242. maddesinde; "(Değişik madde:18/06/2009-5911 S.K./64.mad) 1. Yükümlüler kendilerinetebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlarakarşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2. İdareye intikaleden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgilikişiye tebliğ edilir. 3. İtiraz dilekçelerininsüresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazsüresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkilimakama ulaştırılır. 4. İtirazın reddikararlarına karşı işlemin yapıldığıyerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir."hükümlerine yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacının yönetim kurulu başkanıolduğu şirket adına Kayseri CumhuriyetBaşsavcılığınca verilen idari para cezasınakarşı Kabahatler Kanununa göre yapılan itirazınKayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.5.2012 tarih ve 2011/865 Değişikİş sayılı kararıyla reddedildiği ve anılankararın Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazın reddi yolundaverdiği karar üzerine 5.6.2012 tarihinde kesinleştiği,davacının ise 6455 ve 6111 sayılı Yasahükümlerini öne sürerek idari para cezasına ilişkinişlemlerin geri alınması ve iptali ile sonuçlarıylabirlikte ortadan kaldırılması istemiyle 18.7.2013 tarihindedavalı idareye başvurduğu, bu talebin idarenin 1.8.2013 tarihliişlemiyle reddi üzerine anılan işlemin iptali istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Davakonusu olay incelendiğinde, 5607 sayılı Yasada yukarıdabelirtilen şekilde bir değişiklik yapılmışolmakla birlikte uyuşmazlık konusu olayda GümrükYasası uyarınca gümrük idaresince verilmiş bir idaripara cezası kararı bulunmadığı, idari para cezasının 5607 sayılı Yasanın3'üncü maddesinin 9. bendi uyarınca tesis edildiği,dolayısıyla bu aşamada Kayseri CumhuriyetBaşsavcılığınca verilen idari para cezasıkararına karşı açılan davaya adli yargı yerincebakılarak bir hüküm verilmesi gerektiği, ancakgümrük idaresince verilecek bir idari para cezasında idariyargının görevli olacağı, bu nedenleuyuşmazlığın görüm veçözümünde mevcut haliyle adli yargınıngörevli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, idari yargınıngörev alanına giren bir dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, adli yargı düzeni içinde kararabağlanan uyuşmazlıkların incelenmesinin ve yargısaldenetimin de yine aynı yargı yerinde yapılmasıgerektiği hususu da göz önünealındığında davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.” şeklindekigerekçesi ile davada adli yargının görevli olduğuyönünde görüş bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı vedava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı Kayseri Gümrük Müdürlüğüvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nca, davalı Kayseri GümrükMüdürlüğü bakımından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı tarafından, 5607sayılı Kanun’un 3/9. Maddesine aykırı hareketettiği gerekçesi ile Kayseri CumhuriyetSavcılığı’nın 03.10.2011 tarih ve 2011/3104sayılı kararı ile tesis edilen 1141.580,82 TL idari paracezasının kaldırılması istemi ile davalıkuruma yapılan başvurunun reddine ilişkin 01.08.2013 gün ve638-588-3430 sayılı kararın iptali istemi ileaçılmıştır. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafındandahilde işleme belgesine istinaden gümrükten muaf şekildeithal edilen ve 26/05/2003 ve 05/06/2003 gün İM 1696 ve 1847sayılı serbest dolabıma giriş beyannamesimuhteviyatında bulunan PVC isimli eşyalardan 500.830,00kg’nın, şirket tarafından dahilde işletilipyurt dışı edilmediği veya şirket bünyesinde halenmevcut olduğuna dair Gümrük Müdürlüğüneve ilgili birimlere bir belge sunulamadığınınanlaşılması üzerine, davacı hakkında KayseriCumhuriyet Başsavcılığı’na ihbardabulunulduğu, Kayseri CumhuriyetSavcılığı’nın 03.10.2011 tarih ve 2011/3104sayılı kararı ile ve “Şüpheli Mustafa Kızıklı’nınAkın Plastik Boru San. Tic. AŞ. nın yönetim kurulubaşkanı olarak görev yaptığı Şirketindahilde işleme izin belgesi kapsamında Kayseri GümrükMüdürlüğünce tecilli 26/05/2003 ve 05/06/2003 günİM 1696 ve 1847 sayılı serbest dolabıma girişbeyannamesi muhteviyatı PVC isimli eşyalardan, muhafiyet kapsamındaçıkarılan 500.830,00 kg’nın şüphelininyetkili bulunduğu şirket taralından dahilde işletilip yurtdışı edilmediği veya şirket bünyesinde halenmevcut olduğuna dair Gümrük Müdürlüğüneve ilgili birimlere bir belge sunulamadığınınanlaşıldığı ve şüphelinin 5607sayılı Gümrük Kanununun 3/9 maddesine muhalefet ettiğianlaşılmıştır.” şeklindekigerekçesi ile 1141,580.82 TL idari para cezası verilmesine hükmettiği, söz konusu karara karşıKayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılan itirazın, mahkemenin15.05.2012 gün ve 2011/865 D.İş numaralı kararı ilereddedildiği ve verilen para cezasının bu şekilde 05.06.2012tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4458Sayılı Gümrük Kanunu’nun ‘Dahildeİşleme Rejimi ‘ başlıklıbölümünün ‘Genel Hükümler’başlıklı 108. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında“Serbest dolaşımda olmayan eşya, işlemgörmüş ürünlerin üretimindekullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesindenyeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri veticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın vevergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimikapsamında geçici olarak ithal edilebilir. Eşyanınişlem görmüş ürünler şeklinde ihracıhalinde, teminat iade olunur. Eşyanın bu şekilde dahildeişleme rejiminden yararlanmasına şartlı muafiyet sistemidenir. Serbestdolaşımda bulunan eşyanın işlem görmüşürünlerin üretiminde kullanılmasından sonraTürkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmesi halinde,bu eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasındatahsil edilmiş olan ithalat vergileri, dahilde işleme rejimikapsamından geri verilir. Eşyanın bu şekilde dahildeişleme rejiminden yararlanmasına geri ödeme sistemi denir.”şeklindeki düzenleme ile, dahilde işleme rejimi ile,ihraç konusu ürünlerin üretimi için gerekli olanve yurt dışından ithalatı gereken ürünlerintemininde izlenecek usul ve esasların ortaya konulduğu, sözkonusu rejime tabi eşyalar konusunda, hak sahibine çeşitli inisiyatifve muafiyetler sağlanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 6455 sayılıKanun ile değişik ve ‘Vergi Kaybına Neden Olanİşlemlere Uygulanacak Cezalar’ başlıklıİkinci Bölümü altında yer alan 238. maddesinin 1. fıkrasında“241 inci maddenin üçüncü fıkrasının(h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g)ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendindebelirtilen durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi,gümrük kontrolü altında işleme rejimi ilegeçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halindeeşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tammuafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanımamahsus taşıtlar için gümrük vergileritutarının dörtte biri oranında para cezası verilir.Ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithaleşyasının, işleme faaliyetindeki hali veya işlemgörmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejimçerçevesinde izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithaleşyasının gümrük vergileri tutarının ikikatı oranında para cezası verilir. Bu cezanın ödemesüresi içinde eşyanın gümrükçeonaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabitutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileritutarında para cezası tahsil edilir.” şeklindekidüzenleme ile dahilde işleme belgesine aykırı şekildehareket edilmesi durumunda, ilgilisi hakkında eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyetsuretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsustaşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörttebiri oranında para cezası ile cezalandırılacağıdüzenlenmiştir. Ancak,davacı hakkında uygulanan ceza; 6455 sayılı Kanun ile değişik4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. Maddesinegöre değil, 6455 sayılı Kanun öncesi hali ile 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3/9. Maddesine göre düzenlenmiştir. Nitekim,davacı hakkında idari para cezası kesilmesine neden olay tarihitibari ile de, hakkında verilen idari para cezasınınkesinleşme tarihi itibari ile de 6455 sayılı Kanun henüzyürürlükte olmayıp, bu nedenle konu 5607 sayılıYasa ile 5326 sayılı Yasa’nın ilgili maddeleriçerçevesinde ele alınmıştır. 5607 sayılıKaçakçılıkla mücadele Kanunu’nun 11.04.2013gün ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun’un 54. maddesiile değiştirilmeden önceki 3. maddesinin 9. fıkrasında;“Geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrükkontrolü altında işleme rejimi çerçevesindeülkeye getirilen eşyayı, gümrük işlemlerinigerçekleştirmeksizin serbest dolaşıma sokan kişiye,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidarî para cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ileyurt dışından dahilde işlem yapılmasına esasşekilde ülkeye getiren ancak gerekli gümrükişlemlerini gerçekleştirmeden dolaşıma sokankişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı kadar idari para cezası verileceğidüzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemelerdenanlaşılacağı üzere, 11.04.2013 gün ve 28615sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğegiren 6455 sayılı Kanun’dan önce, dahilde işlemebelgesine aykırı hareket eden ilgili hakkında 5607sayılı Kanun’un 3/9 maddesi gereğince idari paracezası verilmekte iken, 6455 sayılı Kanun’dan sonrasöz konusu ihlale ilişkin cezalar 4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 238. Maddesinin 1. Fıkrasında göretesis edilmeye başlanmıştır. 6455 sayılı Kanunile getirilen değişikliğin bir sonucu olarak, ihlal halindeidari para cezasını uygulamakla yükümlü makam ve bunedenle de ilgili idari para cezasına karşı müracaatedilecek yargı kolu da değişmiş bulunmaktadır. Zira 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 6455sayılı Kanun’un 66. maddesi ile değişiklikyapılmadan önceki 17. maddesinde; “ Bu Kanunhükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeyeCumhuriyet savcısı, 14 üncü madde hükümlerinegöre mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise Cumhuriyetsavcısının talebi üzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir.Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulabilir.” şeklindeki düzenleme ile 5326sayılı Kanun’a açık atıf yapmakta ve 5326sayılı Kanun’un 17. Maddesinde öngörülendüzenlemeye paralel şekilde, 5607 sayılı Kanunaaykırı hareket nedeni ile verilecek para cezalarında yetkilimakam olarak Cumhuriyet Savcısı, uygulanacak kanun olarak 5326sayılı Kabahatler Kanunu belirlenmektedir. 5326 sayılı Kanun’un ‘GenelKanun’un Niteliği’ başlıklı 3. maddesinde;(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) “(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri,idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında, uygulanır.” şeklindeki düzenleme ile,Kabahatler Kanunu’nun genel nitelikte bir kanun olduğu ve idariyaptırım kararlarına karşı, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmadığı müddetçe 5326sayılı Kanun’un uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun’un ‘Cumhuriyetsavcısının karar verme yetkisi’ başlıklı23. maddesinde; “ (1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suç dolayısıylabaşlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatinişlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısıdurumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendiside idarî yaptırım kararı verebilir. (3) Soruşturma konusu fiilinkabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyetsavcısı bu nedenle idarî yaptırım kararı verir.Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındanidarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir.”denilmek sureti ile, Cumhuriyet Savcısı’nın, kanunda yetkiverilen hallerde, idari para cezasına hükmetmeye ehil olduğuaçıkça düzenlenmiştir. 5607 sayılıKanun’un 6455 sayılı Kanun ile değişikliğeuğramadan önceki hali, bu madde kapsamı ile birliktedeğerlendirildiğinde, Cumhuriyet Savcısı’na 5326sayılı Kanun kapsamında verilen yetkiye istinaden 5607sayılı Kanundan kaynaklanan bir nedenle idari para cezası vermeyetkisinin tanındığı ortadadır. Davaya konu olayda da,Kayseri Cumhuriyet Savcılığı kanunla verilen yetkiyikullanmış ve sanığa 5607 sayılıYasa’nın 3/9. maddesine aykırı davranışınedeni ile idari para cezası uygulanmasına hükmetmiştir. Aynı Kanun’un‘Başvuru yolu başlıklı 27. Maddesinin 1. fıkrasında;“ İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idarî yaptırımkararı kesinleşir.” denilmek sureti ile CumhuriyetSavcılığı tarafından verilen idari para cezasınakarşı Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebileceğidüzenlenmiştir. Davaya konu olayda, davacı taraf, CumhuriyetSavcılığı tarafından aleyhine verilen idari paracezasına karşı, Kayseri Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazetmiş, Kayseri 1.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.05.2012 gün ve2011/865 D.İş sayılı kararı ile itirazıreddedilmiş, davacı taraf bu karar aleyhine de Asliye CezaMahkemesi’ne itiraz etmiş, bu itirazı da Kayseri 3. Asliye CezaMahkemesi’nin 05.06.2012 gün ve 2012/500 D.İşnumaralı kararı ile reddedilmiş, verilen idari para cezasıbu şekilde 05.06.2012 tarihinde kesinleşmiş ve karar şerhedilmiştir. Davacı tüm bu safahatsonrasında, davalı idareye hitaben yazdığı 18.07.2013tarihli dilekçe ile; davaya konu 2002/D1-3688sayılı Dahilde İşletme Belgesine istinaden ithal edilenmalzemenin vergi, harç vs’nin 6111 sayılı Yasakapsamında yeniden yapılandırıldığı ve ödenmeyedevam edildiğini, 6111 sayılı Yasa kapsamında yenidenyapılandırılan borca konu filler hakkında CumhuriyetSavcılığı’na suç duyurusunda bulunulamayacağıgibi, haklarında verilen idari para cezasına dayanak teşkil eden5607 sayılı Kanun’un 3/9. maddesinin yürürlüktenkaldırıldığını, bu nedenlerle verilen idari paracezasının kaldırılmasının gerektiğini iddiaettiği anlaşılmıştır. Davalı idarecesöz konusu talep 01.08.2013 gün ve 3430 sayılı yazıile reddedilmiş, davacı bu red kararı üzerine idari,yargıda dava açmıştır. Görünürde,bir idari işleme dayalı olarak açılan iptal davasısöz konusu ise de, dosya muhteviyatı bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde, davacının esasen daha öncehakkında Kayseri Cumhuriyet Savcılığı tarafındantesis edilen ve itiraz üzerine Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesi ve Kayseri3. Asliye Ceza Mahkemesi kararları ile kesinleşen idari paracezasının, cezanın dayanağını teşkil edenfiilin suç olmaktan çıkmış olmasınıgerekçe göstererek kaldırılmasını istediğiortadadır. Bu itibarla, talep, salt bir idari işleminiptali niteliğinde olmayıp, hakkında idari para cezasıverilen davacının, bu cezanın kaldırılmasıtalebidir ve görev ile ilgili sorun, bu talebi değerlendirmeyetkisinin hangi Mahkemeye ait olduğu noktasında ortayaçıkmaktadır. 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun, davaya konu idari para cezasına dayanakteşkil eden 3. maddesinin 9. fıkrası, 6455 sayılıKanun ile değiştirilmiş ve madde metninde; “İlgilikanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediğihâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldanbeş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî paracezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerdegösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasındayüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerinegöre işlem yapılır.” denilmek sureti ile devletinihracatı teşvik amacı ile öngördüğüdüzenlemelerden, ihracat işlemi yapılmadığı haldeyapılmış gibi göstererek yararlanan kişilerhakkında bir yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile 10.000güne kadar adli para cezası uygulanması hükmebağlanmıştır. Bu şekilde, davacının iddiaettiği üzere, dahilde işletme belgesineaykırılıktan kaynaklanan idari para cezası 5607sayılı Kanun kapsamında bir kabahat olmaktançıkarılmış bulunmaktadır. Davacının talebine dayanakolarak gösterdiği Gümrük ve TicaretBakanlığı Gümrükler GenelMüdürlüğü’nün 09.07.2013 Tarihve 12950 Sayılı Genelgesi incelendiğinde;“25.02.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı"Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu veDiğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun", 4458sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlarkapsamında gümrük yükümlülüğüdoğan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlıtahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göretakip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, zamlarve gecikme zammı alacakları hakkında uygulanmakta olupkesinleşmiş veya kesinleşmemiş/dava safhasında bulunanamme alacaklarının yeniden yapılandırılmasınailişkin usul ve esasları belirlemektedir. Söz konusu Kanun ileamme alacaklarının tahsilatını hızlandırmak, ammeborçlularına ödeme kolaylığı getirmek vebelirli şart ve süreler öngörülerek ammealacaklarının yapılandırılmasıamaçlanmıştır. 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 11/04/2013tarihli, 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6455sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 3üncü maddesinin 9. fıkrası; "Geçici ithalat,dahilde işleme, ve Gümrük Kontrolü altında işlemerejimi çerçevesinde ülkeye getirilen eşyayıgümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye eşyanıngümrüklenmiş değerinin 2 katı idari para cezasıverilir." hükmünü içermekteydi. Söz konusu hükmün 6455sayılı Kanun ile kaldırılması ve buçerçevede Gümrük Kanununun 238 inci maddesinin 1 nci fıkrasınaderc edilmesi ile birlikte 5607 sayılı Kanunun 3 üncümaddesinin dokuzuncu fıkrası yürürlüktenkaldırılmıştır. Ayrıca, 5326 sayılı KabahatlerKanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama"başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında 5237sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımındanuygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımındanda uygulanacağı belirtilmiş, maddede gönderme yapılan5237 sayılı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama"başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrası ileişlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göresuç sayılmayan bir fiilden dolayı kimsenincezalandırılamayacağı ve hakkında güvenliktedbiri uygulanmayacağı, böyle bir cezanın veyagüvenlik tedbirinin hükmolunması halinde infazının vekanuni neticelerinin kendiliğinden kalkacağı, ikincifıkrası ile de suçun işlendiği zamanyürürlükte bulunan kanun ile sonradanyürürlüğe giren kanunların hükümlerininfarklı olması halinde, failin lehine olan kanununuygulanacağı ve infaz olunacağı hüküm altınaalınmıştır. Bu çerçevede, 6111sayılı Kanun kapsamında borçların yenidenyapılandırılması suretiyle işlem tesis edilen ve 6455sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 11.04.2013tarihinden öncesi söz konusu kabahat nedeniyle 5607 sayılıKanun kapsamında idari yaptırım uygulanması amacıyla konununSavcılığa intikal ettirilmediği durumlarda, yeni bir delilelde edilmedikçe daha önce cezalandırılmış birfiil için yükümlünün 5607 sayılı Kanununmülga 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasına görecezalandırılmasının veya yeniden 4458 sayılıKanunun yürürlükteki 238 nci maddesinin uygulanmasımümkün bulunmamaktadır. Ancak, 5607 sayılı Kanunun 3üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarıncabelli bir amaç için kullanılmak veya işlenmeküzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimiçerçevesinde getirilen eşyayı, sahte belge ile yurtdışına çıkarmış gibi işlem yapanyükümlüler hakkında 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgilihükümleri uyarınca gerekli takibatınyapılmasını teminen CumhuriyetBaşsavcılıklarına bildirimde bulunulmasıgerekmektedir.” şeklindeki açıklamalar ile, hakkında5607 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmeküzere Cumhuriyet Savcılığı’na bildirimdebulunulmayan kişiler hakkında, aynı fiilin daha öncecezalandırılmış olması durumunda, yeni bir delil eldeedilmedikçe 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi ve 4458sayılı Kanun’un 238. Maddesi kapsamındacezalandırılmasının mümkünolmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda dava dosyasıincelendiğinde, davacı hakkında idari para cezasıverilmesine dayanak yapılan 5607 sayılı Kanun’un 3/9. maddesinin,6455 sayılı Kanun ile kaldırıldığı ve 4458sayılı Kanun’un 238. Maddesinde düzenlendiğindetereddüt bulunmamaktadır. Yine, davacı hakkında 5607sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesi talebiile, davalı kurum tarafından Kayseri CumhuriyetSavcılığı’na ihbarda bulunulduğu da sabittir. KayseriCumhuriyet Savcılığı tarafından, söz konusuihbara istinaden verilen idari para cezası, davacı vekilininitirazları üzerine, henüz 6455 sayılı Kanunyürürlüğe girmeden önce 05.06.2012 tarihindekesinleşmiştir. Bu halde, davacının, lehine olankanunların uygulanarak, cezasının kaldırılmasıgerektiği yönündeki talebi ancak, 5326 sayılı Kanun ve5237 sayılı Kanun çerçevesinde adli yargımerciinde değerlendirilebilecektir. Nitekim, adli yargı yerlerinceverilip kesinleşen bir kararın, yeni kanun hükümlerininlehe düzenlemeler nedeni ile tekrar ele alınması talebi, GümrükVe Ticaret Bakanlığı Gümrükler GenelMüdürlüğü’nün 09.07.2013 Tarihve 12950 Sayılı Genelgesinde de dolaylı olarak belirtildiği üzere, ancak kararı veren makam tarafındandeğerlendirilebilecektir. Dosya kapsamında bulunan 14.06.2011gün ve 9919 sayılı Başbakanlık GümrükMüsteşarlığı Ankara Gümrük ve MuhafazaBaşmüdürlüğü yazı içeriğinden,davacı tarafından, dahilde işletme belgesine dayanılarakhukuka aykırı şekilde ithal edilen ve fakat gerekli vergi veharçları ödenmeyen mallara ilişkin, vergi veharçların 6111 sayılı Kanun kapsamında yenidenyapılandırıldığı ve ilgilisine bilgiverildiği tespit edilmiştir. Söz konusu belge, vergi veharcın yeniden yapılandırılmasına ilişkin olup,hukuka aykırı davranış nedeni ile kanunda belirtilen idaripara cezasının davacı hakkında uygulanmasınailişkin işlemler ile ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenlebu konudaki iddialar değerlendirme dışıbırakılmıştır. Açıklanan nedenlerle, YargıtayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı Kayseri Gümrük Müdürlüğü vekiliningörev itirazının Kayseri 1. İdare Mahkemesi’ncereddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı Kayseri Gümrük Müdürlüğüvekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE ilişkin Kayseri1.İdare Mahkemesi’nin 29.04.2014 gün ve 2013/737 Esassayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy