T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 587 KARAR NO : 2015 / 599 KARAR TR : 28.09.2015 ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı; 2-2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı : E.P. Vekili : Av. İ.D. Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili :Av. I.Y. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacınınŞanlıurfa Otelcilik Turizm Meslek Lisesi Uygulama Otelinde belirsizsüreli iş akdi ile usta öğretici olarakçalışırken iş akdinin hiçbir gerekçegösterilmeden fesh edildiğini; davacının davalıbakanlığa bağlı iş yerinde 01/04/2010'dan 05/04/2013tarihine kadar aralıksızçalıştığını; davacınınçalıştığı sürede iş yasasındaön görülen süreden daha fazlaçalıştırılmasına rağmen fazla mesaiücretinin ödenmediğini; iş yerinin çalışmaşeklinin bir kısım personel açısından 3 vardiyaolduğunu, 8 saatlik vardiyalar halinde çalışmayapıldığını; fakat iş yoğunluğuözel yemekler vs. nedenlerle vardiyası biten personelin bir sonrakivardiyada bazen 5-6 saat bazen de vardiya bitene kadarçalışmak zorunda kaldığını; buşekilde sürekli fazla mesai yapan müvekkiline fazla mesaisininödenmediğini; acil durumlar dışında haftalık izinve yıllık izin kullandırılmadığını,bayram, genel tatil ücretlerinin ödenmediğini beyanla kıdemve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatil ücreti veyıllık izin ücreti olmak üzere toplam 600,00 TL alacağınfaizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. ŞANLIURFA 3. İş mahkemesi: 17.2.2014gün ve E:2013/69 K:2014/50 Davacının22/10/2010-30/04/2013 tarihleri arasında davalı iş yerindeçalıştığı; davalı tarafın,davacının okuttuğu ders alanına ihtiyaçkalmadığı gerekçesi ile bildirimsiz olaraksözleşmenin fesh edildiği; bu bakımdan iş akdininhaklı nedenle feshedildiğinin ispat külfeti işverene aitolduğu gözetildiğinde feshin haksız olduğu kanaatinevarıldığı; diğer taraftan davacınınyıllık izin kullandığına dair dosyaya yazılıbir belge sunulmadığı, dosya kapsamına göreyıllık izin alacağının subut bulunduğu, tümdosya kapsamından davacının üç vardiyadüzeninde çalıştığınınanlaşıldığı; bu nedenle yerleşik Yargıtayuygulaması da nazara alınarak fazla mesai talebinin reddigerektiği; hafta tatili, genel tatil ve bayram tatili alacaklarıyönünden ise bu taleplere yönelik kayıtların resmikurum olan davalı kayıtlarında yer almayışıgöz önünde bulundurularak subut bulmadığıkanaatine varıldığı; Mahkemelerince alınanbilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli vedenetlemeye elverişli olduğu, bu bakımdan hükme esasalınabileceği gerekçesiyle davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine karar vermiş; verilenkarar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ:09.12.2014 gün ve E:2014/11179 K:2014/37692 sayılıkararı ile, 5521 sayılı İş MahkemeleriKanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleriarasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu;davacının dışarıdan ücretli ustaöğretici olarak görevlendirildiği, davacıyaücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları kanununun89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılankararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen dersücretleriyle ödendiği; davacının sosyal güvenlikhukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamındagösterilmesinin iş sözleşmesi ile çalıştığınıgöstermeyeceği; davacının 657 sayılı yasanın89. maddesinde belirtilen statü içinde görevlendirildiği;davacı ile davalı arasında iş sözleşmesibulunmadığı; taraflar arasındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğunun kabulü gerektiği; aradaki hukukiilişkinin iş sözleşmesi, bir başka anlatımlaişçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemeyeceği; buhukuki olguya göre uyuşmazlığın çözümyeri idari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesininyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” kararverilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkındakarar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirdiğigerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına kararvermiştir. ŞANLIURFA 3. İŞMAHKEMESİ: 30.3.2015 gün ve E:2015/68, K:2015/125 sayılıkararı ile, Yargıtay bozma ilamına uyularak davadilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddinekarar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir. Dava dosyası, davacı vekilinintalebi üzerine İdare Mahkemesine gönderilmiştir. ŞANLIURFA 2. İDAREMAHKEMESİ: 23.6.2015 gün ve E:2015/661 sayı ile, 657sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen istihdam şekillerindenbiri ile çalıştırılmadığı,ayrıca davacının 657 sayılı Kanunun 89.maddesinedayanılarak çalıştırılmasınındavacıyı kamu personeli yapmayacağı, davacının,mahalli mülki amirin tasarrufu ileçalıştığı, imzaladığı işsözleşmesine (Ek Ders Görevi Verilerek Görevlendirilen UstaÖğretici Ferdi Hizmet Sözleşmesi) istinaden idareylearasında hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem veihbar tazminatı ile fazla mesai, milli ve dini bayram, resmi tatil çalışmasındankaynaklanan alacakları ile yıllık izin ücretialacağının iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğudikkate alındığında, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında; Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, 2247 sayılıYasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının belirsizsüreli iş akdi ile usta öğretici olarakçalışırken iş akdinin hiçbir gerekçegösterilmeden fesh edildiği nedeniyle, alacaklarınınfaizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinde,“Olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebiaynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olmasıgerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarıncave ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir”, 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir” denilmiştir.Aynı Yasanın 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddedeceği kuralına yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, davacı vekilince, davacının Şanlıurfa Otelcilik TurizmMeslek Lisesi Uygulama Otelinde belirsiz süreli iş akdi ile ustaöğretici olarak çalışırken iş akdininhiçbir gerekçe gösterilmeden fesh edildiğini, davacınındavalı bakanlığa bağlı iş yerinde 01/04/2010'dan05/04/2013 tarihine kadar aralıksızçalıştığını, davacınınçalıştığı sürede iş yasasındaön görülen süreden daha fazlaçalıştırılmasına rağmen fazla mesaiücretinin ödenmediğini, iş yerinin çalışmaşeklinin bir kısım personel açısından 3 vardiyaolduğunu, 07:00-15:00, 15:00-23:00 ve 23:00-07:00 olarak 8 saatlikvardiyalar halinde çalışmayapıldığını, fakat iş yoğunluğuözel yemekler vs. nedenlerle vardiyası biten personelin bir sonrakivardiyada bazen 5-6 saat bazen de vardiya bitene kadarçalışmak zorunda kaldığını, buşekilde sürekli fazla mesai yapan müvekkiline fazla mesaisininödenmediğini, acil durumlar dışında haftalık izinve yıllık izin kullandırılmadığını,bayram, genel tatil ücretlerinin ödenmediğini beyanla kıdemve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatil ücreti veyıllık izin ücreti alacaklarının faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesi bu durumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasadaöngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek,mahkemelerce re’sen yapılan başvuruların 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabuledilerek Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlıklarının çözümekavuşturulmasının, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağı düşüncesiyle görevuyuşmazlıklarının esasını inceleyerek esasa ilişkin karar vermektedir. Öteyandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun“Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerineyapılacak işlemler” başlıklı 20.maddesinin1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlikveya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bukarar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanunyoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanınaçılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeriyargı yerlerine açılmış bulunan davalarıngörev noktasından reddi halinde bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içindegörevli mahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek davadosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,(…) karar verilir” denilmiştir. Dosyanın, 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca incelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılı H.U.M.K.’nun27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’ nun 15. maddesinin1. fıkrası (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan“görev” kuralları, aynı yargı düzeniiçindeki mahkemelerin işbölümü esasınailişkin düzenlemelerdir. Oysa yargı yolunu değiştirengörevsizlik kararı verilmesi durumunda, görevli olduğundanbahisle farklı bir yargı düzeninde yer alan mahkemeye davadosyasının gönderilebilmesine olanak tanıyan birdüzenleme bulunmamaktadır. Göreve ilişkin kararın,işbölümü esasına göre veya yargı yolubakımından verilmiş olması farklı sonuçlardoğurmaktadır. Şöyle ki; işbölümüesasına göre verilen görevsizlik kararı sonucu davadosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi durumunda, davabaşvuru tarihi itibariyle görevli mahkemedeaçılmış sayılmaktadır. Yargı yolunudeğiştiren görevsizlik kararı verilmesi durumunda ise,görevli olduğu işaret edilen yargı yerine, bu yargıyerinin uyguladığı usul kurallarına uygun olarak yenidendava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda, idaremahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadan, dosyanınŞanlıurfa 2.İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine kararveren Şanlıurfa 3. İş Mahkemesince dava dosyasıŞanlıurfa 2.İdare Mahkemesi’ne gönderilmiş veidari yargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinden inceleme yapılarak görevsizlikkararı verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalaragöre, İ.Y.U.K.’nun 3. ve 9. maddelerindeöngörülen şekilde usulüne uygun olarak idariyargı yerine açılmış bir dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, davadosyalarının gerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi veelindeki işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak,başvuru koşullarının incelenebilmesi içinöncelikle, yargı yerinde usulüne göreaçılmış bir dava bulunması gerektiğitartışmasızdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiİkinci Dairesi’nin 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu–Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04); asliye hukukmahkemesine açılan tazminat davasında bu mahkemecedavanın görev yönünden reddine, başvuranlarınkararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davaaçmaları halinde dava dosyasının yetkili idaremahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davacılarınöngörülen sürede başvurmaları üzerine yinebu mahkemece dava dosyasının ilgili idare mahkemesinegönderildiği, İdare Mahkemesince de mahkemelerine İdariYargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre davacılartarafından açılan bir davanın mevcutolmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanma haklarınınihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine(AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2. Dairesinceyapılan incelemede ise davanın somutunda İdari YargılamaUsulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasının çokkatı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesine yaptığıbaşvuru tarihinin görevli İdare Mahkemesine başvurma tarihiolarak kabulü gerektiğinin belirtildiğianlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012 tarih veE.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.) Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih ve E.2006/4713,K.2007/1302sayılı kararında ise “… İlgililerin süresiiçinde adli yargı yerine verdikleri ve dosyanın idariyargı merciine gönderilmesi istemini içerendilekçelerin ‘dilekçe reddi’ kararı verilerekdava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyle işinesasının incelenmesine geçilmesi hukuken olanaklı ise de,adli yargı yerinin kendiliğinden dava dosyasını idariyargı yerine göndermesi halinde, dosya mahkemenin esasınakaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir. Davadadavacının yazılı bir istemi olmaksızındoğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577 sayılıYasanın 9/1. maddesi hükmü karşısında esasakaydedilmeyerek veya esasa hataen kaydedilmiş ise dosya kaydınınkapatılarak mahkemesine iadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararı, Mahkemece re’sen Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesi’ne gönderilmiş; ancak bu mahkemeceusulü yönden bir karar (dilekçe reddi) verilmeyip, davadagörevsiz olduğu düşüncesiyle öncelikle görevret kararı verilmiştir. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idariyargı yerlerinde bizzat dava açma, davacıların uymakzorunda olduğu emredici bir hüküm olduğu gibi, 492sayılı Harçlar Kanununun ilgili hükümleri ve tarifelerigereğince böyle bir davanın harca tabi olduğu izahtanvarestedir. İlgili mevzuatında gerekli değişiklikyapılmadığı sürece, bu yasalyükümlülüklerin ihmali ve Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi’nin anılan kararının Mahkememizce doğrudanuygulanması suretiyle, benzer bütün davaların buşekilde sonuçlandırılması mümküngörülmemiştir. Bu durumda, ortada idare mahkemesinehitaben yazılmış dilekçeyle açılmışbir dava bulunmadığından, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 2247sayılı Yasada öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca reddi gerekmiştir. SO N U Ç : 2247sayılı Yasada öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİNE, 28.09.2015 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy