T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 646
KARAR NO : 2015 / 650
KARAR TR : 28.9.2015
ÖZET : 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Amasya Orman İşletme Müdürlüğü
Vekili : Av. O.G.K. Davalı :Amasya Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğü O L A Y : Türkiye İşKurumu Genel Müdürlüğü Amasya Çalışmave İş Kurumu İlMüdürlüğü’nün 29.4.2015 gün ve23747377-309.3-1221 sayılı işlemi ile, bazıişçilere fazla çalışma yaptıkları haldefazla çalışma ücretlerini ödemediği,çalışma sürelerine uyulmadığından bahisle, adına 4857 sayılı İşKanunu’nun 32, 47 ve 63. maddelerine aykırılıknedeniyle aynı Kanun’un 102/a, 102/c ve 104. maddeleri uyarınca toplam olarak 26.015,00 TL idari para cezası verildiğidavacıya bildiril-miştir. Davacıvekili, idari para cezasına karşı adli yargı yerindeitirazda bulunmuştur. AMASYA SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 29.5.2015 gün ve D.İş:2015/700 sayıile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu uyarınca verilen idari para cezalarınakarşı idare mahkemesine itiraz edilebileceği gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. SAMSUN 1. İDAREMAHKEMESİ: 15.7.2015 gün ve E:2015/1045 sayı ile, 4857sayılı Kanun’da, bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı açılacak davalarda görevliyargı yeri belirtilmediğinden, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.9.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcınınya da şahsi davacının talebi ile başlayanyargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya daberaatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleriarasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdariyargı yerince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinegöre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4857sayılı Kanun’un 32, 47 ve 63.maddelerine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 102/a,102/c ve 104. maddeleri uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 4857sayılı İş Kanunu’nun, “Ücret ile ilgilihükümlere aykırılık” başlıklı 102.maddesinde, “Bu Kanunun; a)(Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.) 32 ncimaddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya topluiş sözleşmesinden veya iş sözleşmesindendoğan ücret ödemelerini süresi içinde kasdenödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonunbelirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bunitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğuhalde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyenişveren, işveren vekili ve üçüncü kişiyebu durumda olan her işçi ve her ay için yüzyirmibeşTürk Lirası idari para cezası , b) 37 ncimaddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulasıdüzenlemeyen veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeyeaykırı olarak ücret kesme cezası veren veyayaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabınıbildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işverenvekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası, c) 41 incimaddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkinücreti ödemeyen, işçiye hak ettiği serbest zamanıaltı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacakçalışmalar için işçinin onayınıalmayan işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan herişçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari paracezası, Verilir.”denilmiş; “İşindüzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık”başlıklı 104. maddesinde, “Bu Kanunun 63 üncümaddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte belirlenençalışma sürelerine aykırı olarakişçilerini çalıştıran veya 68 incimaddesindeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veyaişçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak geceleriyedibuçuk saatten fazla çalıştıran; gece vegündüz postalarını değiştirmeyen, 71 inci maddesihükmüne ve bu maddenin son fıkrasında anılanyönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden, 72 ncimaddesi hükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilenyerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkekçocukları ve gençleri ve her yaştakikadınları çalıştıran, 73 üncümaddesine aykırı olarak çocuk ve gençişçileri gece çalıştıran veya aynımaddede anılan yönetmelik hükümlerineaykırı hareket eden 74 üncü maddesindeki hükmeaykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerdegebe veya doğum yapmış kadınlarıçalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 75 incimaddesindeki işçi özlük dosyalarınıdüzenlemeyen, 76 ncı maddesinde belirtilen yönetmelik hükümlerineuymayan işveren veya işveren vekiline binikiyüz TürkLirası idari para cezası verilir. 64 üncümaddede öngörülen hükümlere aykırı davrananişveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçiiçin ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezasıverilir.” hükmü yer almış; “Ücret ve ücretin ödenmesi”başlığı altında düzenlenen 32. maddesinde, “Genelanlamda ücret bir kimseye bir işkarşılığında işveren veyaüçüncü kişiler tarafından sağlanan ve paraile ödenen tutardır. (………) Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beşyıldır.” denilmiş; “Genel tatil ücreti” başlıklı 47. maddesinde,“Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışanişçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günüolarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir işkarşılığı olmaksızın o gününücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsaayrıca çalışılan her gün için birgünlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerindeişçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleriişverence işçiye ödenir.”; “Çalışma süresi” başlıklı 63.maddesinde ise, “Genel bakımdan çalışma süresihaftada en çok kırkbeş saattir. Aksikararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerindehaftanın çalışılan günlerine eşit ölçüdebölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.;Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı madenişlerinde çalışan işçilerinçalışma süresi; günde en çok yedibuçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. (…….) Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslarçerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacakbir yönetmelikle düzenlenir.” denilmiş; 108. maddesininikinci fıkrasında, bu cezalara karşı tebliğ tarihindenitibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesineitiraz edilebileceği öngörülmüşken, 8.2.2008gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesininöö bendi ile, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılıKanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış; anılan madde15.5.2008 tarihli 5763 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, “BuKanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncımaddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve106 ıncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları isedoğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürütarafından verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncımaddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esasalınır” şeklinde değiştirilmiş; maddehükmü 26.5.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş;son olarak maddenin ikinci cümlesi, 25.2.2011 tarihindeyürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 79.maddesiyle “101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idaripara cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu ilmüdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunanişverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerininmerkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu ilmüdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsiledilir” şeklinde değiştirilmiştir. Bu haliyle 4857sayılı İş Kanunu’nda idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir. Öteyandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise, “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının,geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukukilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verildiği ve 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4857 sayılıİş Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Samsun 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Amasya Sulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Samsun 1. İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Amasya Sulh Ceza Hakimliğinin 29.5.2015gün ve D.İş:2015/700 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.9.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy