T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 303
KARAR NO : 2015 / 320
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Davacının sevk ve idaresinde bulunan aracın, karayolunda seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında; kazanın gerçekleşmesinde, karayollarının bakımı ve onarımından davalı idarenin sorumlu olduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ç.B. Vekili : Av.S.G. Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü(Karayolları 12. BölgeMüdürlüğü) Vekilleri : Av. Y.Ö., Av.M.Ş. A. O L A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.03.2012 tarihindekendisine ait 61 EH 809 plaka sayılı araç ile Ağrıilinden Doğubayazıt istikametine doğru giderken D- 100Çevre yolunun 7-32 KM+200 M’sinde tek taraflı Maddihasarlı Trafik kazası geçirdiğini; kaza tespittutanağı içeriğinden anlaşılacağıüzere; kazaya, yolun bakımsız ve onarımsız olmasınedeni ile yol üzerinde 2 metre boyunda 90 cm eninde ve 12 cmderinliğinde oluşan çukurun sebebiyet verdiğini; bu nedenlekazanın gerçekleşmesinde, karayollarının bakımıve onarımından sorumlu olan Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumlu olduğunu; Ağrı1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/28 D İş ve 2012/28 Ksayılı Değişik İş Kararındananlaşılacağı üzere, müvekkilinin bu kazadandolayı 18.358,00 TL’sı maddi zararauğradığını, ayrıca 220.00 TL’ sı davekalet ücretine hükmedildiğini, 250.00 TL. sıBilirkişi Masrafı ve 179.25,00 TL'sı dava harcı olmaküzere toplamda 430.00 TL.sı Değişik İşDosyasına ilişkin masraflarının olduğunu, böylelikle bu kazadan dolayı toplamda 19.008.00 TL' sı zararauğradıklarını ifade ederek; Karayolları GenelMüdürlüğünün kusurundan kaynaklı olarakmeydana gelen 19.008.00 TL' sı zararlarının Davalıdan alınarakkendilerine ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarınınsaklı tutulmasına karar verilmesi istemiyle 22.5.2012 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. Ağrı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi; 9.5.2013 gün ve E:2012/419,K:2013/162 sayı ile uyuşmazlığın esasınıinceleyerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine bu karar Yargıtay 4.HukukDairesinin 16.9.2013 gün ve E:2013/12522, K:2013/14309 sayılıkararıyla, görev noktasından bozulmuş, Mahkemecebozma ilamına uyulmuştur. AĞRI 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 15.5.2014 gün ve E:2014/260,K.2014/333 sayı ile, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün kamu kurumu niteliğindeolduğu, kazanın meydana geldiği karayolunun yapım,bakım ve korunmasının görevleri arasındabulunduğu; diğer yandan, bir kamu kurumu tarafından kamuyasaları uyarınca yapılmış olan yollara bakma ve oyolları kullanma yükümlülüğünün, yinekamu yasalarından doğan bir yükümlülükolduğu; o halde, anılan nitelikteki yol bakımlarınıngerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veyakonulmasındaki kusurdan doğan zararların idari işlem veeylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğu;ödetilmesi isteklerinin 11/02/1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararı’nın II. Bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluşturduğu, bu niteliktekidavaların ise idari yargı yerinde açılmasınıngerektiği; tüm bu açıklamalar karşısında,tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetiningörüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgilibulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, İdare’ninhizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardandolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasınıngerektiği; görev sorununun, açıkça veyahiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkatealınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle;yargı yolu bakımından Mahkemeleri görevsiz olduğundandava dilekçesinin HMK'nın 114. Maddesi gereğince usuldenreddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle, idari yargı yerinde davaaçmıştır. ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ: 17.12.2014 gün ve E:2014/732 sayı ile,aynen; “(…) 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un "Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları" başlıklı 19.maddesinde "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir." hükmüne yer verilmiştir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde; Kanununamacının Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun Karayollarında uygulanacağı, 10.maddesinde; yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne, Geçici21.maddesinde de; "Bu Kanunun 110.maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." denilmiştir. Belediyealeyhine İdare Mahkemesinde açılan başka bir tazminattalepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Yasa'nın 110.maddesinin l.fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, idare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptaliistemiyle yaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayılı, 08.11.2012gün ve E:2012/l 18, K:2012/170 sayılı ve 28.05.2013 gün veE:2013/59, K:2013/68 sayılı aynı içerikli kararlarıile; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun110.maddesinin 1.fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir, itiraz başvurusunda bulunan mahkeme iseİdare Mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; 16.03.2012 tarihinde davacının sevk ve idaresindebulunan 61 EH 809 plaka sayılı aracın Ağrı ilindenDoğubayazıt ilçesine istikametinde seyir halinde ikenuğranıldığı ileri sürülen toplam18.531,35-TL maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762K:2013/1083 sayılı kararı da aynı yöndedir. Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda uyuşmazlıkmahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınsevk ve idaresinde bulunan aracın, karayolunda seyir halinde iken meydanagelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında; kazanıngerçekleşmesinde, karayollarının bakımı veonarımından davalı idarenin sorumlu olduğundan bahisle,uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak, g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden; davacının 16.03.2012 tarihindekendisine ait 61 EH 809 plaka sayılı araç ile Ağrıilinden Doğubayazıt istikametine doğru giderken D- 100Çevre yolunun 7-32 KM+200 M’sinde tek taraflı maddihasarlı trafik kazası geçirdiği; kazaya, yolunbakımsız ve onarımsız olması nedeni ile yolüzerinde 2 metre boyunda 90 cm eninde ve 12 cm derinliğindeoluşan çukurun sebebiyet verdiği, kazanınoluşumunda, karayollarının bakımı veonarımından sorumlu olan Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumlu bulunduğu iddiaedilerek, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Erzurum 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileAğrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 15.5.2014 gün ve E:2014/260,K.2014/333 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ağrı 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 15.5.2014 gün ve E:2014/260, K.2014/333sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 4.5.2015gününde, Üye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" idarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak, işletmek ve işlettirme"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumdaKarayolları Genel Müdürlüğünün sorumlulukalanındaki yolun yapım, bakım ve onanmımnyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, * idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nn 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nmamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları kdrar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun karan dayandırdığıT.C. Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına,Somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde İdariYargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜPSABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy