T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 345
KARAR NO : 2015 / 335
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : Davacının aleyhine sonuçlanan bir davada yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olmadığından dolayı reddedildiği, bunun ise davalı kuruluşun tebligat işlemini hatalı yapmasından kaynaklandığından bahisle, uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :N.K. Vekili :Av. F.T. Davalı :Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü Vekili : Av. N. Z. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nakarşı açtığı davanın İdareMahkemesinde reddedildiğini; kararın davacıya 20.06.2011tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan temyizbaşvurusunun, süresinde olmadığından bahisleDanıştay 10.Dairesince, 31.10.2011 tarihinde reddedildiğini; budurumun PTT'nin kusuruna dayandığını; tebligat 20.06.2011tarihinde köy muhtarına teslim edildiği halde, zarfınüzerine tebligat tarihi olarak 16.06.2011 yazıldığını;bu hatanın temyiz istemlerinin reddine sebebiyet verdiğini; bununyanlışlıkla değil, kasıtlıyapıldığı kanaatinde olduklarını; olayınmaddi kayba uğramalarına ve üzüntü duymalarınayol açtığını ifade ederek; 1.000TL manevitazminatın ödenmesi istemiyle 15.5.2012 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır. ANKARA 21.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 18.12.2012 gün ve E:2012/282, K:2012/483 sayı ile,davacı vekilinin dava dilekçesinin ve davalı vekilinin cevapdilekçesini özetledikten sonra; bir kısım delillertoplanarak ön inceleme duruşması yapılmış ise de,iddianın açıkça davalı idarenin hizmet kusurunadayandırıldığınıngörüldüğü gerekçesiyle; yargı yolubakımından Mahkemelerinin görevsizliğine, davadilekçesinin bu nedenle reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine bu karar Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 3.6.2013 gün veE:2013/6897, K:2013/10489 sayılı kararıyla onanmış;1086 sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100sayılı Yasa’nın Geçici 3.maddesi gereğincehalen yürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın440.maddesi gözetildiğinde, görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Davacıbu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı vekili birincisavunma dilekçesinde görev itirazında bulunmuş; Ankara16.İdare Mahkemesi; 22.5.2014 gün ve E:2013/1230 sayı ile,dava konusu uyuşmazlığın, davacı tarafından iddiaedildiği şekliyle, davalı idare ile davacı arasındataşıma sözleşmesi olması dolayısıyla kamugörevlisinin yaptığı hukuka aykırı eylemlerdendolayı adli yargı görevli olduğu ileri sürülsede, dava konusu uyuşmazlığın temeliniaçıkça hizmet kusuru oluşturduğundan,açılan davanın idari yargı yerlerinin görevinegirdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiş; davalıvekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yönündeki dilekçesiüzerine dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiş;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı; PTT idaresiningördüğü kamu hizmetinde, kurum ile kişi arasındabir akdi ilişki bulunduğu, kişinin ücretkarşılığında idareden bir hizmetinyapılmasını istemekte olduğu, davalı idarenin de buakit içinde yer aldığı, davalı idarenin postadağıtımı sözleşmesi sırasında busözleşmenin doğrudan tarafı olmayan ancak bundan etkilenenkişiler bakımından doğan zararlarında özel hukukhükümlerine göre tazmininin istenebileceği, PTT’ninkamu kurumu ve görülen hizmetin kamu hizmeti olmasının, buhukuki ilişkinin akdi olma niteliğini değiştirmediği,olayda, hizmeti gören kurumun idarenin fiilinden doğan birzararın varlığı karşısında, özel hukukalanını ilgilendiren bu davanın, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinin anlaşıldığıgerekçesiyle; 2247 sayılı kanunun 10 ve 13 maddelerigereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vermiş ve dosya UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmiş; UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü; 29.12.2014 gün ve E:2014/1088, K:2014/1137 sayı ile; olayda, uyuşmazlığa konu edilen Ankara16. İdare Mahkemesinin görevlilik kararından önce, Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce tarafları, konusu ve sebebi aynıolan davada verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararının bulunması karşısında, idari yargıyerince adli yargının görev alanına müdahaledebulunulduğundan söz etmenin olanaksız olduğu, bu nedenle;2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun bulunmayan başvurunun,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddine karar vermiştir. Mahkememiz kararı İdareMahkemesine gönderilmiştir. ANKARA 16.İDAREMAHKEMESİ: 16.3.2015 gün ve E:2013/1230 sayı ile,“(…) 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 14/3-a maddesinde, dava dilekçelerinin görevyönünden de inceleneceği; anılan Kanunun 15/1-a maddesindeise, adli yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddedileceği hükmebağlanmıştır. Davalı idare kendisineteslim edilen posta ve tebligat gibi gönderileri belirlenen ücretkarşılığı muhatabına teslim etmeyükümlüğü altına girdiği birsözleşme ile davaya konu dağıtım işiniyüklenmektedir. Davanınçözümü için, sözleşmenin idarisözleşme mi yoksa özel nitelikte bir sözleşme miolduğunun tespiti gerekmektedir. İdarisözleşmelerin, konusu bir kamu hizmetininyürütülmesine ilişkin bulunan ve hüküm vekoşulları itibariyle idareye üstün hak ve yetkileritanıyan; dolayısıyla idarenin kamu gücüne dayalı,re'sen ve tek yanlı hareket edebilme yetkilerini içerensözleşmelerdir. Bu nitelikte olmayan diğersözleşmelerin ise, genelde özel hukuk alanda özel hukukkurallarına göre düzenlenmektedir. 6145 sayılı Kanun ile"Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi" kurulmuştur. 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu'nun 4000 sayılı Kanunla değiştirilen 1.maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkinhizmetlerin Posta İşletmesi GenelMüdürlüğünce, telekomünikasyon hizmetlerinin iseTürk Telekomünikasyon A.Ş. tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmış, 4502 sayılı Kanun ile de"Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Genel Müdürlüğü"adını almış, 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Ana Statü'nün 3. maddesinin 1numaralı bendinde, bu Ana Statü ile GenelMüdürlüğün tüzel kişiliğe sahipfaaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiylesınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğununbelirtilerek ve aynı maddenin 2 numaralı bendinde de, 233sayılı KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmaküzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğunaişaret edilmiştir. Buna göre, Posta ve TelgrafTeşkilatı, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 233sayılı KHK ve Ana Statü ile özerk bir tarzda ve ekonomikgereklere uygun olarak karlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabikılındığının açık olduğu, budurumda, posta hizmetini yürüten Kuruluş ile bu hizmettenücreti karşılığında yararlananlar arasındakihukuki ilişkinin, Kuruluşun günlük iktisadi faaliyetindendoğan bir özel hukuk ilişkisi niteliğitaşıdığında kuşkuya yer bulunmamaktadır. Ayrıca; 23.05.2013 tarih ve28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6475 sayılı "PostaHizmetleri Kanunu" ile Kuruluşumuz görevleri yenidendüzenlenmiş ve "Posta ve Telgraf Teşkilatı AnonimŞirketi" adı ile yenidenyapılandırılmıştır. 5584 sayılı PostaKanunu'nun 46-55. maddelerinde posta faaliyetleri sırasındadoğan zararların nasıl ödeneceği hakkındadüzenlemeler getirildiği, PTT idaresinin gördüğükamu hizmetinde, kurum ile kişi arasında bir akdi ilişki bulunduğu,kişinin ücret karşılığında idareden birhizmetin yapılmasını istemekte olduğu, davalı idareninde bu akit içinde yer aldığı, davalı idarenin postadağıtımı sözleşmesi sırasında busözleşmenin doğrudan tarafı olmayan ancak bundan etkilenenkişiler bakımından doğan zararlarında özel hukukhükümlerine göre tazminin istenebileceği, PTT'nin kamu kurumuve görülen hizmetin kamu hizmeti olmasının, bu hukukiilişkinin akdi olma niteliğini değiştirmediği, olayda,hizmeti gören kurumun idarenin fiilinden doğan bir zararınvarlığı karşısında, özel hukukalanını ilgilendiren bu davanın, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğianlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın görüm veçözümü adli yargı merciilerinin görevalanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 15. ve 19. maddeleriuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine..” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ,Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyasının bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınaleyhine sonuçlanan bir davada yaptığı temyizbaşvurusunun süresinde olmadığından dolayıreddedildiği, bunun ise davalı kuruluşun tebligat işleminihatalı yapmasından kaynaklandığından bahisle, uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. 17.07.1953 tarihliResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6145 sayılı Kanun ile“Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi” kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıKanun’la değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmış; 27.1.2000 tarih ve 4502sayılı Kanun ile de “Türkiye Cumhuriyeti Posta ve TelgrafTeşkilatı Genel Müdürlüğü” adınıalmış olup, 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan Ana Statü’nün “HukukiBünye” başlıklı 3. maddesinin 1 numaralıbendinde, bu Ana Statü ile teşkil olunan Türkiye CumhuriyetiPosta ve Telgraf Teşkilatı GenelMüdürlüğü’nün, tüzelkişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşuolduğu belirtilmiş ve aynı maddenin 2 numaralı bendinde de,233 sayılı KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklıkalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğunaişaret edilmiştir. Buna göre, Posta ve TelgrafTeşkilatı, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 233sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KanunHükmünde Kararname ve Ana Statü ile, özerk bir tarzda veekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabikılındığı açıktır. Bu durumda, posta hizmetiniyürüten Kuruluş ile bu hizmetten yararlananlar arasındakihukuki ilişkinin, Kuruluşun günlük iktisadifaaliyetlerinden doğan bir özel hukuk ilişkisi niteliğinitaşıdığında kuşkuya yer yoktur. Öte yandan, 2.3.1950 tarihve 5584 sayılı Posta Kanununun yerini alan 9.5.2013 tarih ve 6475sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile Posta ve TelgrafTeşkilatı Anonim Şirketi kurulmuş olup, Kanun’un‘’ Kuruluş ‘’ başlıklı 21.maddesinde;‘’ (1) Bu Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkinhükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanunve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve TelgrafTeşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonimşirket kurulmuştur. (2) PTT'nin sermayesinin tamamıHazineye aittir. Hazine Müsteşarlığınınmülkiyet hakkı ile kâr payı hakkı saklı kalmaküzere ve kamunun pay sahipliğinden kaynaklanan bütün malihakları Hazine Müsteşarlığında kalmakkaydıyla Hazine Müsteşarlığının PTT'deki paysahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak veyetkileri Bakanlık tarafından kullanılır. Bu hak veyetkilerin kullanımına ilişkin her türlü mali vehukuki sorumluluk Bakanlığa aittir. (3) PTT, bu Kanun ve 6102sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayanhükümlerine göre Kalkınma Bakanlığınıngörüşü ve HazineMüsteşarlığının bağlı olduğuBakanın uygun görüşü alınarak hazırlananesas sözleşmesinin Genel Kurul tarafındanonaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ilefaaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacakdeğişikliklerde Kalkınma Bakanlığınıngörüşü ve HazineMüsteşarlığının bağlı olduğuBakanın uygun görüşü aranır. 6102sayılı Kanunun ayni ve nakdî sermayesinin vaz'ınamüteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmüPTT hakkında uygulanmaz. (4) 16/7/1965 tarihli ve 697 sayılıUlaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin OlağanüstüHallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine DairKanun ile millî güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ve sıkıyönetimve seferberlik hâllerinde posta hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır. ‘’ hükümleri, ‘’ FaaliyetKonuları ve Nitelikleri ‘’ başlıklı22.maddesinde; (1)PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlütaşımacılık hizmetlerini de içerecek şekildeposta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı vesatımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklıkalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılıBankacılık Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanunkapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarlayapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek hizmeti,parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemive elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı,elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetineilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenen diğerfaaliyetleri yürütür. (2) PTT, 2/4/1987 tarihli ve 3346sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile FonlarınTürkiye Büyük Millet Meclisince DenetlenmesininDüzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabidir. (3) PTT'nin teşkilatı,sermaye miktarı, hisseleri, hesapları ve kârındağıtımına ilişkin esaslar esassözleşmesinde gösterilir. (4) PTT'nin yurt içinde veyurt dışında şirket kurma veya kurulu bulunanşirketlere ortak olmasına ilişkin usul ve esaslar BakanlarKurulu tarafından belirlenir. (5) PTT, uluslararası birlikve kuruluşların çalışmalarında, işletmeciolarak posta sektörünü temsil etmeye ve protokol yapmayayetkilidir. ‘’ hükümleri yer almakta olup, ‘’ Sorumluluk,Başvuru Hakkı ve Zamanaşımı ‘’başlıklı 29.maddesinde de; ‘’ (1) Hizmet akdiylegörev yapan işçiler hariç diğer PTTçalışanları ve acenteleri, PTT'nin paralarına vepara hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarınakarşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak,rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işlediklerisuçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardandolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. (2) PTT hizmetleri ile ilgiliolarak herhangi bir talepte bulunmak ve PTT'nin sorumlu olduğuhâllerde dava etme hakkı o hizmetten yararlanana aittir. (3) PTT hizmetleri ile ilgiliolarak talepte bulunma ve dava açma hakkı faaliyet konusuişlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonundazamanaşımına uğrar. Bu süre, PTT'ye başvuru ilekesilir ve yapılan inceleme ve araştırmaların sonucununilgililere bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar.Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez. (4) PTT anlaşmazlıkkonusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamakzorundadır. Ancak mahkemeye, icra dairesine ve kanunla yetkilikılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğedilmesi hâlinde, anlaşmazlık konusu evrak ihtilafsonuçlanıncaya kadar saklanır. (5) Mahkemeye, icraya ve kanunlayetkili kılınmış mercilere başvurulmasıhâlinde zamanaşımı süresi hariç genelhükümler uygulanır.‘’ hükümleri yeralmaktadır. Benzer düzenlemeler, olay tarihi itibariyleyürürlükte bulunan 5584 sayılı Posta Kanununun 46– 55 inci maddelerinde de yer almaktadır. Belirtilen yasaldüzenlemeler karşısında, olayda bir idari işlem ya daeylemden doğmuş bir zarar söz konusu olmayıp, postaalıcısının uğradığı zarardandolayı Kuruluşun tazminyükümlülüğünün saptanmasınailişkin bulunan davanın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 16.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 16.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAnkara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.12.2012 gün ve E:2012/282,K:2012/483 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 4.5.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy