T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 834
KARAR NO : 2015 / 79
KARAR TR : 2.3.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :G.Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. H.C.E. & Av. M.S.E.
Davalı :Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri :1-Av. M. P. (İdari Yargıda)
2-Av. G.S. (AdliYargıda)
O L A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde; “Müvekkilim şirkete 101515795sayılı poliçe ile kasgo sigortalı 16 BSC 36 plakalıvasıta 06.08.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasıneticesinde hasarlanmıştır.
Bahis konusu olay neticesinde müvekkilim şirkete sigortalıvasıtada 9.583,00 TL’lik hasar meydana gelmiş, tespit edilenhasar bedeli sigortalı vasıta sahibine ödenmiştir.
İbraz edilen zabıt varakasına göre olayınmeydana gelişinde davalı idarenin %100 yol kusuru tespitedilmiştir.
Meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 9.583,00 TLtazminat ödeyen şirketimiz TTK’nun 1301 nci maddesine göresigortalısının haklarına halef olarak kusur nispetinegöre işbu davayı açmaya hak kazanmıştır.İşbu sebeple öncelikle davalıya iadeli taahhütlürucü mektubu gönderilmiş olup, bu zamana kadar herhangi bircevap alınamamıştır.
Yukarıda belirtilen sebepler dolayısıyla; fazlayailişkin haklarımız saklı kalmak üzere 9.583,00TL’nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi, mahkememasrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesi” istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Bursa 1.İdare Mahkemesi; 13.03.2013 gün ve E:2012/1313,K:2013/192 sayı ile özetle; “davanın, 16 BSC 36plakalı aracın kasko sigortacısı olan davacışirket tarafından, anılan aracın 06.08.2011 tarihinde Bursaİli, Mudanya yolunda bulunan Emek Mahallesi Akuğur Marketkarşısındaki ana yolda açık halde bulunan rögarçukuruna düşmesi sonucu oluşan 9.583,00 TL maddi zararmeydana gelmesinde, davalı idarenin 2918 sayılı Yasauyarınca üzerine düşen sorumlulukları yerinegetirmemesi nedeniyle hizmet kusuru olduğundan bahisle, 9.583,00 TL maddizararın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 10, 110 ve Geçici 21.maddelerine göre, 2918 sayılı Yasadan kaynaklanansorumluluğa (tazminata) ilişkin davalar, 110.maddede yapılandeğişikliğin yürürlüğe girdiği19.01.2011 tarihinden sonra adli yargı yerlerindegörüleceğinden” bahisle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle önce Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’nı davalı olarak göstermeksuretiyle Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/473 numaralıdosyasında dava açmış olup, bu dava devam ederken, bu kezyine aynı istemle Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü’nü davalı olarakgöstermek suretiyle Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/741numaralı dosyasında dava açmış olup, iş bu davaBursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/473 numaralı dosyasıüzerinde birleştirilmiş ve davaya bu dosya üzerinden devamedilmiştir.
Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi; 20.09.2013 gün ve E:2013/473,K:2013/771 sayı ile özetle davanın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle, görev yönündenreddine karar vermiştir.
İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 10.03.2014 gün ve E:2014/3135,K:2014/3324 sayılı kararı ile; ‘’… Birleştirilendava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminatınBUSKİ'den rücuen tahsiline ilişkindir.
6762 sayılı TTK.nın 18'inci maddesinde kendi kuruluşkanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesindeidare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet,vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulanteşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş,aynı Yasanın 12/11. Maddesinde su, gaz, elektrikdağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapmagibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethanesayılacakları hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, TTK.nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1.maddeleri uyarınca davalı BUSKİ'nin tacir, davacınıniddia ettiği olayın ise, haksız fiil niteliğindeolduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminatdavasının adli yargıda bakılması gerektiği nazaraalınarak işin esasına girilip sonucuna göre birhüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde budavalı hakkında davanın idari yargıda görülmesigerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğrugörülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre birleştirilen davadadavalı BUSKİ vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarınınincelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerledavacı vekilinin asıl dava yönünden temyizitirazlarının reddiyle, asıl davada verilen hükmünONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilininbirleştirilen dava yönünden temyiz itirazlarınınkabulü ile birleştirilen davada verilen hükmün BOZULMASINA,(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen davadadavalı BUSKİ vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesineşimdilik yer olmadığına, aşağıdadökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcınıntemyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınanharcın istek halinde temyiz eden birleştirilen dosya davalısıBuski Genel Müdürlüğü'ne geri verilmesine 10.3.2014gününde oybirliğiyle karar verildi.’’ demeksuretiyle davalı BUSKİ bakımından verilen görevsizlikkararının bozulmasına, davalı BursaBüyükşehir Belediye Başkanlığıbakımından verilen görevsizlik kararının iseonanmasına karar vermiş ve karar bu şekildekesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Abdullah ERGİN, Nurdane TOPUZ, Alaittin AliÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 2.3.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adli yargıyerleri arasında davalı Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı bakımından, 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,davacı vekilinin istemi üzerine, adli yargı dosyasınınson görevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargıdosyasına ilişkin evraklar da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşılmakla, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirkettarafından sigortalanan 16 BSC 32 plakalı aracın yoldarögar kapağının açık bırakılmasınedeniyle rögar çukuruna düşmesi sonucu meydana gelenmaddi hasarlı trafik kazasında 9.583,00 TL zararınsigortalıya ödendiği, sigortalıya davacıtarafından ödenen zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayrımına gidilmemiş veidari uyuşmazlıkların çözümünde idare vevergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylameydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2013 gün ve E:2013/473,K:2013/771 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 2.3.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Abdullah
ERGİN
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy