T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 778
KARAR NO : 2015 / 793
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.Şti. adına S.M.(İdari Yargı) S.M. (AdliYargı) Vekili : Av. Y.B. Davalı : İstanbul Gümrükler Başmüdürlüğü O L A Y : İstanbul Kaçakçılık İstihbarat veNarkotik Gümrük Muhafaza Müdür-lüğü’nce yapılan soruşturma sırasında, ARKU 837187-9 ve ARKU832118-4 numaralı konteynerlerin açılarak heyet marifetiyleyapılan tespitlerde Cenk….A.Ş. ve Mendi …. Şti.unvanlı firmalar tarafından yurt dışı ihracatbeyannamesi verilen, EX 022178 gümrük çıkışbeyannamesine ait 2008/DI-00189 DİİB kapsamında ithal edilen17.500 adet erkek pantolon, EX 022197 gümrükçıkış beyannamesine ait 2007/DI-03754 DİİBkapsamında ithal edilen 16.000 adet erkek pantolon - 7.500 adet bayanpantolon olarak beyan edilen, yurt içinde işlenip, ihracatyapılmak üzere ithal edilen eşyaların beyannamelere uygunolmadığı kargo türü eşyalar olduğu, ithaleden DİİB İthal beyannamesini veren firmaların farklıolduğu ve ihracata konu ihraç beyannamelerini tanzim edip imzalayanRota Gümrük Müşavirliği yetkilisinin T.A. olduğuaçıklanarak, Cenk …. A.Ş. ve Mendi ….Ştiunvanlı firmalar ile DİİB kapsamında yurda ithal eden farklışirket yöneticileri ve ihracat beyannamesini imzalayangümrük müşaviri ile ilgili olarak, O.Ü., E.T., Ş.B.K,F.Y., A.T., K.Y., T.A., S.T. ve davacı S.M. hakkında, DİİB kapsamında yurda ithal edilen eşyayıgümrük işlemi yapmaksızın yurda soktuklarındanbahisle yapılan ihbar üzerine, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosunun31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2288, Karar No:2010/2491sayılı kararı ile, “dahilde işleme vegümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokmak” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı Sami Mendi’nin, 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4. maddesininikinci fıkrası uyarınca her bir eylemden dolayısırasıyla ayrı ayrı 305.220,65 ve 509.652,86 TL idaripara cezası ile cezalan-dırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. BÜYÜKÇEKMECE 4.SULH CEZA MAHKEMESİ; 15.7.2013 gün ve D.İş No:2011/158sayı ile; 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklikile kaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi ile yenidendüzenlendiği ve bu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesiolarak gösterildiği gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz Büyükçekmece8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ; 6.8.2013 günve E:2013/1698, K:2013/1445 sayı ile, idari para cezasının 5607sayılı Kanun uyarınca cumhuriyet savcısıtarafından verildiği, bu durumda 5326 Kanun uyarıncasulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceği açıklanarak,açılan davanın görüm ve çözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, davacıtarafından temyiz edilen karar, Danıştay 10. Dairesi’nin16.4.2015 gün ve E:2013/7794, K:2015/1886 sayılıkararı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 ncimaddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsidavacının talebi ile başlayan yargılaması sonundasanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecekdavalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkangörev ve hüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4.maddesinin ikincifıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinindokuzuncu fıkrasında, “Geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir”, “Nitelikli haller” başlığı altındadüzenlenen 4. maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu Kanundatanımlanan suçların, üç veya daha fazla kişitarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarıoranında artırılır”,“Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebi üzerine,sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihlive 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine görekanun yoluna başvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3. maddesininbaşlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin dokuzuncu fıkrası ise,“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayankişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin günekadar adli para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve ekibelgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşyaarasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde,sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunuhükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54.maddesi ile yeniden düzenlenmiş, fıkrada yer alan“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya da gerçekleştirilenihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatınıdeğişik göstererek ilgili kanun hükümlerine göreteşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak suretiylehaksız çıkar sağlayan” ibaresi “İlgilikanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsafveya fiyatını değişik gösteren” şeklinde,18.6.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunun 89. maddesi iledeğiştirilmiş, 28.3.2013 gün ve 6455 sayılıKanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış, aynı Kanunun64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1.Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idaripara cezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlarakarşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar verme yet-kisi”başlığını taşıyan 23. maddesinde ise,“(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilin suçdeğil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ; 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul” başlığı altında düzenlenen 9. maddesindede, “ ….. (3) Lehe olan hüküm, önceki vesonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olayauygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, Cenk Tekstil Dış. Tic. A.Ş. ve MendiTekstil . San ve Tic. Ltd .Şti unvanlı firmalar ile DİİBkapsamında yurda ithal eden farklı şirket yöneticileri veihracat beyannamesini imzalayan gümrük müşaviri ile ilgiliolarak, davacı ile yukarıda isimleri yazılıkişilerin, DİİB kapsamında yurda ithal edileneşyayı gümrük işlemi yapmaksızın yurdasoktuklarından bahisle yapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosunun 31.12.2010 gün ve Kabahat Defteri No:2010/2288,Karar No:2010/2491 sayılı kararı ile, “dahilde işlemeve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokmak” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacı Sami Mendi hakkında, 5607sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca idari para cezası verildiğianlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygula-nacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Büyükçekmece 4. Sulh CezaMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Büyükçekmece 4. Sulh CezaMahkemesinin 15.7.2013 gün ve D.İş No:2011/158sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy