T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 267
KARAR NO : 2015 / 286
KARAR TR : 4.5.2015
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, aynı kişi ile ilgili olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı düzenlenmiş ve hatta dava konusu edilmiş olsa dahi, aynı Kanun’un 112. madde-sinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.K.
Vekili :Av. A.Ş.
Davalı :İstanbul Valiliği
O L A Y : İstanbulValiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce,alkollü araç kullandığı ve sürücübelgesini yanında bulundurmadığından bahisle, davacıadına 25.9.2013 gün ve HB-977506 seri-sıra sayılıTrafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve44/1-b. maddeleri uyarınca toplam olarak 1.043,00 TL idari paracezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 3. SULH CEZAMAHKEMESİ: 14.5.2014 gün ve D.İş:2013/6655, K:2013/6655 sayıile; idari para cezası yanında davacının ehliyetinin gerialınması kararı da verildiği ve dava konusu edildiğiaçıklanarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun27/8. maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması ve dava konusu edildiği nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL2. İDARE MAHKEMESİ: 30.9.2014 gün ve E:2014/1242, K:2014/1890sayı ile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindeyapılan yeni düzenleme uyarınca ve UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili kararları emsal alınarak davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 4.5.2015 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık MahkemesininHukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından “idaripara cezası” yönünden oluşan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 48. maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik:8/1/2003 - 4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacakyönetmelikte gösterilen sürücüdavranışlarını geliştirme eğitimine tabitutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgelerisüresi sonunda iade edilir. Üç veya üçtenfazlasında ise, sürücü belgeleri beş yılsüreyle geri alınır ve altı aydan aşağıolmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafifpara cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirmeve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme vemuayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresisonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknikdeğerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasınadair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir” denilmekte iken,maddenin beşinci fıkrası,“Yapılan tespit sonucunda0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araçkullandığı tespit edilen sürücülerhakkında,fiili bir suç oluştursa bile,700 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesialtı ay süreyle geri alınır.Hususi otomobildışındaki araçları alkollü olarak kullanansürücüler bakımından promil alt sınırı0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarak araç kullanma nedeniylesürücü belgesi geri alınan kişiye,son ihlalingerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beşyıl içinde;ikinci defasında 877 Türk Lirası idaripara cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yılsüreyle,üç veya üçten fazlasında ise,1.407Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri her seferinde beşer yıl süreyle gerialınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla;
“Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmeksuretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimialmış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmeliktebelirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye vetrafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almıştır.
“Adres değişikliklerinin bildirilmesi vesürücü belgelerinin taşınmasızorunluluğu” başlığı altındadüzenlenen 44. maddesinde ise, “Sürücü belgesisahipleri:
a) İkamet adresi değişikliklerini belgeyiveren kuruluşa otuz gün içinde bildirmek,
b) Araç kullanırken sürücübelgelerini yanlarını bulundurmak ve yetkililerin heristeyişinde göstermek,
Zorundadırlar” denilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmeklegörevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi biratıfta bulunulmamış olması karşısında vegöreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargınıngörev alanında görmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerineUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenenidari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacakitirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindekietkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Dahasonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevidışında tutulmuş iken;12.7.1013 tarihli 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılan değişiklikile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
…….” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda,adli yargı yerince idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak düzenlenen sürücübelgesi geri alma tutanağının da dava konusu edildiği bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de, her ikiyargı koluna da açılan davanın dava dilekçelerininincelenmesinden, davacının sadece idari para cezasınakarşı dava açmış olduğu anlaşılmışolup, aksi takdirde dahi; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde,oluşacak olan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan davanın da adli yargı yerindegörüleceği açıktır. Görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda son olarak 12.7.2013gün ve 6495 sayılı Kanun’la değişiklikyapıldığı, bu haliyle de idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.5.2014 gün veD.İş:2013/6655, K:2013/6655 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA 4.5.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy