T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 641
KARAR NO : 2015 / 646
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : İ.C.K. Vekili : Av. N.G.E. Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş. izafeten HatayTelekomünikasyon A.Ş. İlçe Müdürlüğü Vekili : Av. G.Ç. & Av.A.G. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 406 sayılı Kanunun Ek 29.maddesi gereğince NakleTabi İstihdam fazlası personel olarak Devlet PlanlamaTeşkilatına ismi verilen davacının, 16.12.2009 tarihinde TCİlçe Tarım Müdürlüğünde görevebaşladığını ancak davacıya 5473 sayılıKanun uyarınca verilmesi gereken ek tazminatın maaş nakililmuhaberine yansıtılmadığı, davacının buşekilde zarara uğradığını belirterek; davalıtarafından düzenlenen 16.12.2009 tarihli maaş nakililmuhaberinin düzeltilerek 5473 sayılı kanunda belirtilen 82,50meblağlı ek zamların eklenmesine, davacının eksikaldığı zam oranlarının 5473 sayılı kanun gereğincehesaplanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile fark tazminatıolarak taraflarına ödenmesine, 16.12.2009 tarihli maaş nakililmuhaberinin düzeltilerek 4046 sayıl kanun 22. maddesigereğince davacının maaş dışındaaldığı tüm sair hak ve ikramiyelerin maaş nakililmuhaberine eklenmesine, nakil tarihinden ödenmeyen mali ve sairhakların 01.12.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte farktazminatı olarak ödenmesine karar verilmesi istemi ile idariyargıda dava açmıştır. Hatay İdare Mahkemesi:22.06.2011 gün ve 2011/1264 Esas, 2011/1193 Karar sayılıkararı ile özetle; uyuşmazlıkta, davalınınözel hukuk tüzel kişisi olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden; davanın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğunu gerekçe göstererek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar karara şerh edildiğiüzere taraflarca temyiz isteminde bulunulmadığından 13.09.2011tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez adliyargıda; aynı gerekçelerle; davalı tarafındandüzenlenen 16.12.2009 tarihli maaş nakil ilmuhaberinindüzeltilerek 5473 sayılı kanunda belirtilen 82,50meblağlı ek zamların eklenmesine, davacının eksikaldığı zam oranlarının 5473 sayılı kanungereğince hesaplanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile farktazminatı olarak kendilerine ödenmesine, 16.12.2009 tarihli maaşnakil ilmuhaberinin düzeltilerek 4046 sayılı kanun 22 maddesigereğince davacının maaş dışındaaldığı tüm sair hak ve ikramiyelerin maaş nakililmuhaberine eklenmesine, nakil tarihinden ödenmeyen mali ve sairhakların 01.12.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte farktazminatı olarak ödenmesine karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. İskenderun 1.İş Mahkemesi: 03.10.2013 gün ve 2012/131 Esas,2013/950 Karar sayılı kararı ile: “….Davalı şirketinözelleştirilmesinden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemde,davalı şirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında,kamu gücü kullanılarak ve idare hukuku alanında tesisedilmiş birer idari işlem niteliğinde olduklarıaçık olup idari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın idari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği; anlaşılmış ve Herne kadar Uyuşmazlık Mahkemesinin aksi yöndeki kararlarında; iptali istenen işlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiindekamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.olması nedeni ile davanın AdliYargıda görülmesi gerektiğini bildirse de bu konuda tamaksine yukarıda zikredilen şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulukararının da bulunduğu, Uyuşmazlık Mahkemesinin karalarınınmahkememizce yapılmış bir başvurubulunmadığı için mahkememizi bağlamayacağıve ayrıca mahkemece de yargı yolunun belirlenmesinde sadecetarafların sıfatına bakarak karar vermenin davacı vedavalı yan için de çözüme uygundüşmeyecek sonuçlar doğuracağı;yargıyolunun tespiti bakımından esasen belirleyici olan durumunişlemin kamu gücü kullanılarak mı yoksakullanılmadan özel kişiler arasındaki ilişkilerdeolduğu gibi taraflar arasında bir altlık-üstlükilişkisi mevcut olmadan yapılmış olup olmamasınagöre ve ayrıca yapılan işlemin hangi hukuk alemindesonuç doğuracağı hususlarım belirleyerek tespitiningerektiği ve buna göre çözüme gitmek gerektiğisonuç ve kanaati hasıl olduğundan ; Açıklanannedenlerle; Adli yargının görevli olmadığıanlaşılmıştır. 6100sayılı HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddelerinde; Yargı yolu davaşartlarından olarak zikredilmiş ve yargı yo lunun caizolmaması durumunda ise davanın usulden reddedileceğibildirilmiş hal böyle olunca da mahkememize açılan davadayargı yolu caiz olmadığından, HMK 114/1-b ve 115/2. maddesigereğince davanın usulden reddine” karar vermiş, verilen karartaraf vekillerine 03.10.2013 tarihinde tefhim edilmiş olup,tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine karara şerhedildiği üzere 14.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyleoluşan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 28.09.2015 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Davalı Türk TelekomA.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıyasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15.maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde tekniker olarak çalışmaktaiken kurumun özelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanan davacının,hatalı düzenlenen maaş nakil ilmuhaberi nedeni ile uğradığızararın tazminine ve maaş nakil ilmuhaberindeki yanlışlığındüzeltilerek yeniden tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953 tarih ve 6145sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgrafve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkate alındığında,29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunan kamuiktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllıkyüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdinde tekniker olarak çalışmaktaiken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, yanlışmaaş nakil ilmuhaberi nedeni ile uğranılan zararın tazminiistemiyle; Hatay İdare Mahkemesi’ne dava açıldığı,Hatay İdare Mahkemesi’nin 22.06.2011 gün ve 2011/1264 Esas,2011/1193 Karar sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar verdiği, tarafların kararıtemyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, davacı vekilininaynı taleple İskenderun 1.İş Mahkemesi’ne davaaçtığı, İskenderun 1.İşMahkemesi’nin 03.10.2013 gün ve 2012/131 Esas, 2013/950 Kararsayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verdiği, tarafların temyiz etmemesi üzerinekararın kesinleştiği, davacının 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesi uyarınca oluşan olumsuz görevuyuşmazlığı nedeni ile görevli mahkemenin belirlenmesiiçin mahkememize müracaat ettiğianlaşılmıştır. Mahkememizce yapılandeğerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, İskenderun1.İş Mahkemesi’nin 03.10.2013 gün ve 2012/131 Esas,2013/950 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İskenderun1.İş Mahkemesi’nin 03.10.2013 gün ve 2012/131 Esas,2013/950 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy