T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 649
KARAR NO : 2015 / 653
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET : Davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı bulunan araçta, davalı idarenin sorumluluğunda bulunan yolda çukura düşmesi sonucunda meydana geldiği ileri sürülen zarar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin, olayda kusuru bulunan davalıdan rücuen tazmini istemi ile açılan davanın; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :G. Sigorta A.Ş. Vekili :Av.A.T. Davalı :Gaziantep B.B.B. Vekili :Av.M.Z.Y. İhbarOlunan : E+M Elektrik Sistem Ltd. Şti. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacışirket tarafından sigortalanan Bedriye Yürümez’e ait27 TR 747 plakalı araçta, Zafer Aslan’ın sevk veidaresinde iken Gaziantep ili Çevik Kuvvet Kavşağıcivarında tramvay yolu inşaatı için açılan vehiçbir uyarı levhası olmayan çukura düşmesineticesinde hasar meydana geldiğini, kazanın oluşu vehasarın meydana gelmesinde davalı belediyenin asli kusurluolduğunu, davacı şirkete sigorta kapsamındakarşılanmak maksadıyla 1318245/2010 hasar dosyasıaçıldığını ve dosya kapsamındasigortalıya 06.12.2010 tarihinde 3.543,71 TL ödemeyapıldığını belirterek; davalarınınkabulüne, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kusuroranına tekabül eden hasar bedeli olan 2.391,99 TL ödenenbedelin ödeme tarihi olan 06.12.2010 tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle tahsiline karar verilmesi istemi ile adli yargı yerindedava açmıştır. Gaziantep1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 21.05.2013 gün ve 2012/145 Esas, 2013/308Karar sayılı kararı ile aynen;“ Yargıtay 4.Hukuk DairesiBaşkanlığının 01.02.2001 tarih 2000/9824-2001/946 E.K.Sayılı İçtihatında belirtildiğiüzere"... Parklar belediyelerin kamu hizmeti amacıylaoluşturdukları ve işlettikleri tesislerdir. Bir kamu kurumutarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olantesislere bakma ve o tesisleri kullanma, yine kamu yasalarından doğanbir yükümlülüktür. O halde, anılan niteliktekibir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar,hizmet kusurundan kaynaklandığından bundan dolayıdoğacak tam kaza davası olup, ödetilmesi istekleri, idariyargı yerinde dava edilebilir. Nitekim 11.02.1959 günlü ve 17/5sayılı Yargıtay İçtihadı birleştirme Kararının11. Bendinde be bu tür uyuşmazlıkların tam yargıdavasının konusu oluşturacağı belirtilmiştir. Butür davaların 2577 sayılı İYUK.nun 2.maddesihükmünce idari yargı yerinde açılacağıayrıca hükme bağlanmıştır. Temyize konu olandavada davacılar oyun parkındaki salıncağınusulüne uygun yapılmaması ve parkta bekçibulundurulmaması gibi hizmet kusuruna dayanarak tazminat isteklerinegöre dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmemişolması bozmayı gerektirir..." Dosya kapsamındantarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yukarıdaaçıklandığı üzere Yasa ve Yargıtayİçtihatları gereğince ayrıntılı,detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıdagerekçesi de yazılı olduğu üzere mahkememizingörevsizliğine karar vermek gerekmiştir.” şeklindekigerekçesi ile mahkemelerinin görevsizliğine, 2577sayılı yasanın 2/1-b maddesi gereğince hizmet kusurunedeniyle idari yargının görevli olduğuna, görevnedeniyle davanın usulden reddine, ihbar edilenin taraf sıfatıolmadığından hakkında hüküm tesisine yerolmadığına karar vermiş, verilen karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 23.10.2013 gün ve 2013/15388 Esas, 2013/14219Karar sayılı kararıile hükmün onanmasına karar vermiş, 1086sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100 sayılıYasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halenyürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın440.maddesi gereğince verilen karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı taleplerle; idari yargı yerinde davaaçmıştır. Gaziantep1.İdare Mahkemesi: 07.03.2014tarih ve 2014/29 Esas, 2014/144 Karar sayılı kararı ile;davanın, olayın üzerinden bir yıl geçmesinden sonraaçılmış olmasını gerekçe gösterereksüre açısından reddine karar vermiş, kararakarşı davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine;Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 18.09.2014 gün ve 2014/1793Esas, 2014/1850 Karar sayılı kararı ile davanın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle kararınbozulmasına hükmetmiştir. Gaziantep1.İdare Mahkemesi: 28.11.2014tarih ve 2014/1160 Esas, 2014/1033 Karar sayılı kararı ile; “Olayda; 2918sayılı Yasanın 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde, bu Kanundandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği hükme bağlanmış olduğundan,davalı idarenin yol kusurundan kaynaklı tazminat istemiyleaçılan işbu davanın görüm ve çözümüAdli yargı yerinin görevinde bulunmaktadır. Nitekim; bazı Adli Yargı Mahkemeleritarafından, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluna başvurulmasıüzerine, Anayasa Mahkemesince 26/12/2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı karar ile, aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı gerekçesiyle, bu davaların adliyargıda görülmesi gerektiği” ni belirterek davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; verilen karara davacı vekili tarafındanitiraz edilmiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi: 12.03.2015 günve 2015/693 Esas, 2015/734 Karar sayılı kararı ile kararınonanmasına hükmetmiş; verilen karar davalı vekiline10.04.2015 tarihinde, davacı vekiline 14.04.2015 tarihinde tebliğedilmiş olup, yasalsüresi içerisinde taraflarca yasal yollarabaşvurulmadığından kesinleşmiştir. Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirkete kaskosigortası ile sigortalı bulunan araçta, davalı idareninsorumluluğunda bulunan yolda çukura düşmesi sonucundameydana geldiği ileri sürülen zarar nedeniyle sigortalıyaödenen hasar bedelinin olayda kusuru bulunan davalıdan rücuentazmini istemi ile açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, 25.11.2010 günü meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu davacı şirkete sigortalıolan araçta meydana gelen zararın, olayda kusuru bulunandavalıdan rücuen tazmini istemi ile Gaziantep 1.Asliye HukukMahkemesi’nde dava açıldığı, davanın görevyönünden reddedildiği, davacı vekilinin temyiz talebiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce onama kararıverildiği ve kararın kesinleştiği, bu kez Gaziantep1.İdare Mahkemesi’nde dava açıldığı,davanın ilk etapta süre nedeni ile reddedildiği ancak Gaziantep1.İdare Mahkemesi’nin bozma kararı üzerine ve bozmakararı doğrultusunda bu kez Gaziantep 1.İdareMahkemesi’nce davanın görevden reddedildiği, davacıvekilinin itirazı üzerine Gaziantep Bölge İdareMahkemesi’nce onama kararı verildiği, taraflarca süresi içerisindeyasal yollara başvurulmadığından kararınkesinleştiği, davacının, 2247 SayılıUyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 14.maddesi uyarıncagörevli yargının belirlenmesi istemi ile Mahkememizemüracaat ettiği anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “…Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen 21.05.2013 gün ve 2012/145 Esas, 2013/308 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2013gün ve 2012/145 Esas, 2013/308 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2015gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞIOY Somutuyuşmazlıkta, davalı Belediyenin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanınmeydana geldiği iddia edilmektedir. Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır. İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukukukuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuzsorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır. 5216sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/g. maddesi, büyükşehirbelediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezinebağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak,yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamakgörevini büyükşehir belediyesinin görev, yetki vesorumlulukları arasında saymıştır. Bubağlamda, bir kamu tüzel kişisi olan davalı belediyeninkarayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamuhizmetini idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürüteceği ve anılan işlem ve eylemlerinden doğanuyuşmazlıkların da Anayasanın 125., 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddelerine göre idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği hususundakuşku bulunmamaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda adli yargıyı görevli kabul edengörüşüne hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil,bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. " hükmügetirilmiştir. Yapılanbu değişiklik sonucu, 2918 sayılı Yasa'dan doğansorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların nedenolduğu zararlara ilişkin olanları da dahil olmak üzere adliyargıda görüleceği, zarar görenin kamu görevlisiolmasının bu Yasa hükmünün uygulanmasınınönlemeyeceği ve hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Yasa hükümlerinin uygulanacağıöngörülmüştür. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Zira, 2918sayılı Kanunun 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere yasa motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle işletenin hukukisorumluluğunu düzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan doğan ve adli yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85. maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. Nitekim, yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli-İdari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdari veAskeri Yargı kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlar diğermahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun kararınıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollarıarasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2013/105,K:2014/177 sayı, E:2013/1757, K:2014/180 sayı, Danıştay İdari Dava Daire Daireleri Kurulunun E:2015/65,K:2015/540 sayı, vs.) Sonuçolarak idarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlıkta adliyargıyı görevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. Üye SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy