T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 784
KARAR NO : 2015 / 799
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: 12.12.1973 tarihinden 12.12.1977 tarihine kadar 4 sene ve yine arkasından 12.12.1977 ile 12.09.1980 tarihleri arasında yaklaşık 3 sene olmak üzere Belediye Başkanlığı görevini yürüten ve 30.01.1976 tarihi itibari ile Emekli Sandığı ile ilişkilendirilen davacının, belediye başkanlığı yaptığı dönem nedeni ile hak kazandığı görev, makam ve temsil tazminatının kendisine ödenmesine ilişkin başvurusunun reddine dair davalı idare işleminin iptali ile, hak ettiği ödeneklerin kendisine verilmesi istemiyle açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.D. Vekili : Av. E.K. Davalı : SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Vekilleri : Av. K.T. & Av. G.K. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.12.1973 tarihinden12.12.1977 tarihine kadar 4 sene (bir seçim dönemi) ve yinearkasından 12.12.1977 tarihinden 12.09.1980 tarihine (12 Eylül İhtilalınedeniyle Yasa ile görevden alındığı tarih) kadar 1sene 9 ay olmak üzere 2 dönem Niğde İl'i, Altunhisarİlçesi, Ulukışla Kasabası (Belediyesi) BelediyeBaşkanlığı görevinde bulunduğunu; müvekkilinin belirtilen bu sürelerde BelediyeBaşkanlığı yaptığı dönemlerdedavalı Kurum ile (o zamanki adı T.C. Emekli SandığıGenel Müdürlüğü) ilişkilendirildiğini veEmekli Sandığı'na düzenli olarak emekliliğine esasprimini ödediğini, İkinci BelediyeBaşkanlığı döneminin Yasa ile bittiği ve sonaerdiği tarihlerden itibaren isteğe bağlı sigortalıolarak yine sigorta primlerini davalı Kurum'a (o zamanki adı ileSosyal Sigortalar Kurumu) ödeyerek, 01.02.1997 tarihinde davalı Kurum'dan(o zamanki adı ile S.S.K.) emekli olduğunu, 1 Ekim 2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında,davacıya ve davacının durumundaki kişilere makam bunabağlı temsil veya görev tazminatı ödeneceğinindüzenlendiğini, müvekkilinin de Yasa'nın buaçık emredici hükmünden faydalanmak üzeredavalı 4.11.2008 tarihinde müracaat ettiğini ve davakonusu tazminatın kendisine ödenmesini istediğini ancak Davalıİdare tarafından, Ek:4'de sunulan dava konusu cevap ile de talebinreddedildiğini, 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 4.Maddesinde gereğince davacının ilgili makam ve görevtazminatına hak kazandığını, davalı idaretarafından ilgili mevzuat hükümlerinin yanlışyorumlandığını, bu nedenle işlemin hukukaaykırı olduğunu belirterek; davalı idarenin 24.12.2008tarihli ve B.13.2.SGK.5.01.07.00.IX.STİ-2/1736845 sayılıişlemin (makam,görev-temsil tazminatı ödenmesi istemininreddine dair) iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınanparasal ve özlük haklarının davalı İdareyebaşvuru tarihi olan 4.11.2008 tarihinden geriye doğru hesaplanacak 60günlük sürenin başlangıcı olan 4.9.2008tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine kararverilmesi istemi ile idari yargıda dava açmıştır. Ankara 12.İdare Mahkemesi: 30.04.2010 günve 2009/1545 Esas, 2010/566 Karar “(…)Davadosyasının incelenmesinden; davacının, 1997yılında isteğe bağlı sigorta primi ödemeksuretiyle emekli olduğu ve kendisine emekli aylığıbağlandığı, 4.11.2008 tarihli dilekçe ile 1973-1980yılları arasında ise Niğde ili, Altunhisar ilçesi,Ulukışla Kasabası Belediye Başkanlığıgörevini yürüttüğünden bahisle kendisine 5510sayılı Kanunun geçici 4. maddesi uyarınca makam vegörev tazminatı ödenmesi için yaptığıbaşvurunun reddi üzerine bu davayı açtığıanlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen yasaldüzenlemeler uyarınca 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden önceseçimle iş başına gelen belediye başkanlarındansosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veyayaşlılık aylığı almakta olanlardan, 5434sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunlayürürlükten kaldırılan 39. maddesine göreaylık bağlanması şartlarını haiz olanlara yine5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan5434 sayılı Kanunun Ek 68. maddesinde belirtilen şartlarıda taşımaları halinde emsali belediye başkanınınalmakta olduğu makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsilveya görev tazminatı tutarının almakta olduklarıemeklilik veya yaşlılık aylıklarına ilâveedilmek suretiyle ödeneceği kurala bağlanmıştır. Bu durumda, 5510 sayılı Kanunungeçici 4. maddesinde; belediye başkanlarına makam vegörev tazminatlarının ödenebilmesi için; 5434sayılı Kanunun 39. ve Ek 68. maddelerine atıfyapıldığı yapıldığıgörülmekle birlikte 1.10.2008 tarihi itibariyleyürürlükten kalkan bu maddelerin doğrudan uygulanmaolanağı bulunmadığı tartışmasızolduğundan, 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesininuygulanmasından kaynaklanan bu uyuşmazlığın, aynıKanunun 101. maddesi hükmıı uyarınca görüm veçözümünün İş Mahkemesinin görevinegirdiği, dolayısıyla Mahkememizin görevliolmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklindekigerekçesi ile davada adli yargının görevli olduğunubelirterek görevsizlik kararı vermiş, kararın davacıvekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 11.Dairesi; 13.06.2012 gün ve 2010/6635 Esas, 2012/4314 Kararsayılı kararı ile hükmün onanmasına kararvermiş, verilen karar davacı ve davalı vekillerine 06.08.2012tarihinde tebliğ edilmiş, süresi içinde yasal yollarabaşvurulmaksızın bu şekilde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle 14.09.2012 tarihinde, adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 1. İş Mahkemesi; 05.03.2014 günve 2012/1041 Esas, 2014/74 Karar sayılı ilk kararında; “5510 sayılı kanunun geçici 4/11. maddesigereğince görev ve makam tazminatının hak edilmesiiçin, seçimle belediye başkanı göreviyapmış olmak, 5434 sayılı kanunun 39/b ve k maddelerince,fiilen 25 yıl (9000 gün) iş günü kesenekarşılık veya prim ödemek, yada, 15 yıl (5400gün) kesenek karşılığı veya prim ödemeklebirlikte 61 yaşını da doldurmuş olmak ve de 5434sayılı kanuna ek 68. Maddesi gereğince seçim sonucubelediye başkanlığı nezdinde ki hizmetlerinin, en az 2yıl süre ile gerçekleşmiş olmasışartları aranmakta olup. Somut olarak davacının,seçimle kazandığı belediye başkanlığıgörevinin 2 yılı geçecek jickildc yaptığıve toplam prim ödeme şartının 25 yılıdoldurmadığı gibi, 15 yıl (5400 günü) dekarşılamayacak şekilde 4425 günlük prim ödemesiolduğu, ve davacının emeklilik tarihindeki mevzuatgereğince 55 yaş ikmali 10 tam yıl sigortalılık ve3600 gün şartını karşılayarak, 10 yıl 1sigortalılık 3803 prim ödeme gün sayısı ve 55yaş şartını karşılayarak emeklilikhakkını elde etmesi sebebi ile, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin2011/4633 E, 2012/9433 K. sayılı ve benzer nitelikli kararlarıda dikkate alınarak, görev ve makam tazminatı için toplamhizmet başlangıç ve bitişi değil 5434sayılı kanunun 39. Maddesinde yer alan 20/05/2006 tarihindeyürürlüğe giren 5502 sayılı kanunda birliktedeğerlendirilerek, erkekler için 61 yaşınındoldurulmuş olması şartının dagerçekleşmediği, kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın söz konusuyeni kanunun yürürlüğünden önce, müracaatetmemesinin aleyhe değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkiniddiası ise davacının emekliliği tarih itibari ileödenmiş primleri ve hizmetleri göz önünealınmakla dikkate alınmayarak, her iki bilirkişinin birbiri ileuyumlu raporları da dikkate alınarak aşağıdakihüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçesi iledavanın esas yönünden reddine karar vermiş, verilen karar tarafvekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi; 16.03.2015 gün ve2014/8272 Esas, 2015/5312 Karar sayılı kararı ile; “5510 sayılı kanunun geçici 4/11. maddesigereğince görev ve makam tazminatının hak edilmesiiçin, seçimle belediye başkanı göreviyapmış olmak, 5434 sayılı kanunun 39/b ve k maddelerince,fiilen 25 yıl (9000 gün) iş günü kesenekarşılık veya prim ödemek, yada, 15 yıl (5400gün) kesenek karşılığı veya prim ödemeklebirlikte 61 yaşını da doldurmuş olmak ve de 5434sayılı kanuna ek 68. Maddesi gereğince seçim sonucubelediye başkanlığı nezdinde ki hizmetlerinin, en az 2yıl süre ile gerçekleşmiş olmasışartları aranmakta olup. Somut olarak davacının,seçimle kazandığı belediye başkanlığıgörevinin 2 yılı geçecek şekildeyaptığı ve toplam prim ödeme şartının 25yılı doldurmadığı gibi, 15 yıl (5400günü) de karşılamayacak şekilde 4425 günlükprim ödemesi olduğu, ve davacının emeklilik tarihindekimevzuat gereğince 55 yaş ikmali 10 tam yılsigortalılık ve 3600 gün şartınıkarşılayarak, 10 yıl 1 sigortalılık 3803 primödeme gün sayısı ve 55 yaş şartınıkarşılayarak emeklilik hakkını elde etmesi sebebi ile,Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2011/4633 E, 2012/9433 K. sayılıve benzer nitelikli kararları da dikkate alınarak, görev vemakam tazminatı için toplam hizmet başlangıç vebitişi değil 5434 sayılı kanunun 39. Maddesinde yer alan20/05/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5502 sayılıkanunda birlikte değerlendirilerek, erkekler için 61 yaşınındoldurulmuş olması şartının dagerçekleşmediği, kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın söz konusuyeni kanunun yürürlüğünden önce, müracaatetmemesinin aleyhe değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkiniddiası ise davacının emekliliği tarih itibari ile ödenmişprimleri ve hizmetleri göz önüne alınmakla dikkatealınmayarak, her iki bilirkişinin birbiri ile uyumlu raporlarıda dikkate alınarak aşağıdaki hükümkurulmuştur. Somut olayda,uyuşmazlığın, davacının 5434 sayılıKanun kapsamında talep ettiği makam ve görev tazminatıistemine ilişkin olduğu ve 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre çözülmesi gerektiğianlaşılmakla, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde kararverilmesi usul ve'yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” şeklindekigerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasınahükmettiği anlaşılmıştır. Ankara 1. İş Mahkemesi; Yargıtay Bozma ilamına uymak sureti ile verdiği; 02.06.2015gün ve 2015/483 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararındaaynen; “Somut olarak davacının, seçimlekazandığı belediye başkanlığı görevinin2 yılı geçecek şekilde yaptığı ve toplamprim ödeme şartının 25 yılıdoldurmadığı gibi, 15 yıl (5400 günü) dekarşılamayacak şekilde 4425 günlük prim ödemesiolduğu, ve davacının emeklilik tarihindeki mevzuatgereğince 55 yaş ikmali 10 tam yıl sigortalılık ve3600 gün şartını karşılayarak, 10 yılsigortalılık 3803 prim ödeme gün sayısı ve 55yaş şartını karşılayarak emeklilikhakkını elde etmesi sebebi ile. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin2011/4633 E, 2012/9433 K sayılı ve benzer nitelikli kararları dadikkate alınarak, görev ve makam tazminatı için toplamhizmet başlangıç ve bitişi değil 5434sayılı kanunun 39. Maddesinde yer alan 20/05/2006 tarihindeyürürlüğe giren 5502 sayılı kanunda birliktedeğerlendirilerek, erkekler için 61 yaşınındoldurulmuş olması şartının da gerçekleşmediği,kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın söz konusu yenikanunun yürürlüğünden önce müracaatetmemesinin aleyhe değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkiniddiası ise davacının emekliliği tarih itibari ileödenmiş primleri ve hizmetleri göz önünealınmakla dikkate alınmayarak, her iki bilirkişinin birbiri ileuyumlu raporları da dikkate davanın reddine dair verilen 05.03.2014tarihi ve ve 2012/1041 esas 2014/74 sayılı kararı davacıvekili tarafından temyiz edilmiş olup Yargıtay 21. HukukDairesini 16.03.2015 tarihi ve 2014/8272 esas 2015/5312 karar sayılıilamı ile özetle" Somut olayda, uyuşmazlığın,davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında talepettiği makam ve görev tazminatı istemine ilişkinolduğu ve 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreçözülmesi gerektiği anlaşılmakla,uyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100sayılı HMK'nın I 14/l-b maddesine göre dava şartıolan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanınusulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerekyazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıolup bozma nedenidir." Gerekçeleri ile kararın bozularak iadeedildiği anlaşılmıştır. Bozma sonrası mahkememizinyukarıda yazılı esasına kaydı yapılarakYargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devamolunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları,dosyaya alınan belge içerikleri, ve Yargıtay bozma ilamıgöz önüne alındığında davacının5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamındatalep ettiği makam ve görev tazminatı istemini reddeden Kurumişleminin iptali ile başvuru tarihi olan 01/11/2008'den itibarenmakam ve görev tazminatlarının yasal faiziyle birlikteödenmesi talep etmiş ise de uyuşmazlığın,davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında talepettiği makam ve görev tazminatı istemine ilişkin olup,5434sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesigerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/l-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”şeklindeki gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine karar vermiş, karar taraflarca temyiz edilmeksizin, kararaşerh edildiği üzere 02.07.2015 tarihindekesinleşmiştir. Adli ve idari yargı yerlerinceverilen görevsizlik kararları üzerine davacı vekilitarafından, görev uyuşmazlığının giderilmesiistemi ile Mahkememize müracaat edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 12.12.1973 tarihinden 12.12.1977 tarihine kadar 4 sene ve yinearkasından 12.12.1977 ile 12.09.1980 tarihleri arasında yaklaşık3 sene olmak üzere Niğde İli Altunhisar İlçesi UlukışlaBelediyesi Başkanlığı görevini yürüten ve 30.01.1976tarihi itibari ile Emekli Sandığı ile ilişkilendirilendavacının, belediye başkanlığıyaptığı dönem nedeni ile hak kazandığıgörev, makam ve temsil tazminatının kendisine ödenmesineilişkin başvurusunun reddine dair davalı idare işlemininiptali ile, hak ettiği ödeneklerin kendisine verilmesi istemi ileaçılmıştır. 5434 sayılı T.C.EmekliSandığı Kanununun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ile ilga edilen 12.maddesinde; “Bukanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretlifıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan,Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmişbulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenlerfaydalanırlar” denildikten sonra, maddenin (II) işaretlifıkrasının (e) bendinde, “İller daimi komisyonüyeleri ile seçilmiş veya tayin edilmiş belediyebaşkanları (Emeklilik hakkı tanınan bir vazifede evvelcebulunmuş olmaları şartıyla)” hükmüne; aynı maddeye 1.3.1971 tarih 1377 sayılı kanun ileeklenen fıkranın (n) bendinde; “MADDE 1. - 5434sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun«sandıktan faydalanacaklar» hakkındaki 12 nci maddesineaşağıdaki (n) bendi eklenmiştir : n) Emekliliğe tabigörevlerde bulunmadan illerin daimî komisyon üyeliğineseçilenlerle, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmeden belediyebaşkanlığına veya T. B. M. M. üyeliğineseçilenler, seçimlerden itibaren 6 ay içinde yazı ilesandığa müracaat ederek emeklilikle ilgilenmelerini istediklerive emekli keseneklerini ödedikleri takdirde, kesenekkarşılıkları da ilgili kurumlardan alınmaksuretiyle” 5434 sayılı Kanuna tabi alacaklarıhükmüne yer verilmiş; anılan (n) bendinde daha sonrayapılan değişiklik ile; “(Ek: 1/3/1971-1377/1 md.;Değişik: 3/7/2005-5393/85 md.) Sosyal güvenlikkuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bukuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerindaimi komisyon üyeliğine veya belediyebaşkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktanveya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli,yaşlılık veya malûllük aylığı almaktaiken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar,istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandıkkayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren emekli kesenekleri kendilerince,karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekliaylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibarenkesilmek suretiyle,” Sandıkla ilgilendirme konusunda düzenlemeyapılmıştır. Anılan Yasaldüzenlemelere göre; seçilmiş veya tayinedilmiş belediye başkanlarının emeklilik hakkıtanınan bir görevde önceden bulunmuş olmalarıkoşuluyla isteklerine bakılmaksızın iştirakçiolarak 5434 sayılı kanuna tabi olacakları; emekliliğe tabigörevlerde bulunmadan, emeklilikle veya Sosyal Sigortalarla ilgilenmedenBelediye Başkanlığına seçilenlerin, Kanununyürürlük tarihinden önce seçilmiş ise, Kanununyürürlük tarihinden itibaren (6) ay içinde, sonraseçilmişlerse, seçildikleri tarihten itibaren (6) ayiçinde yazı ile müracaat etmeleri halinde 5434sayılı kanuna tabi olacaklarıöngörülmüş; daha sonra, bu süreiçinde müracaat etmemiş olanlar 2012 sayılıKanunla, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren (6)aylık bir müracaat süresi daha tanınmış; 2161sayılı kanun ile de müracaat süresi kaldırılarakgörevde iken müracaat edenlerin 5434 S.K.a tabi olmalarıimkanının getirildiği; yukarıda alıntısıyapılan 5393 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikile de, Sandıkla ilgilendirme konusundaki düzenlemeye son halininverildiği görülmüştür. Öte yandan, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun, 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümlerini düzenleyen Geçici 4. maddesinde, “(…)Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsistalebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleridevam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır. (…)BuKanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5md.) Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamındabulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarınınhesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgilimevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır. (…)Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır.(…) düzenlemesine yer verilmiştir. Davadosyalarının incelenmesinden; davacının 12.12.1973tarihinden 12.12.1977 tarihine kadar ve yine arkasından 12.12.1977tarihinden 12.09.1980 tarihine kadar olan döneminde belediye başkanlığıyaptığı anlaşılmış olup, dosyadadavacının görev yaptığı bu süreiçinde emekli sandığı ile ilişkilendirilipilişkilendirilmediğine ilişkin açık bir belgeyerastlanmamıştır. Ancak, Sosyal Sigortalar Kurumutarafından, Emekli Sandığı’na yazılan 08.11.1995gün ve 24070 sayılı yazı içeriğinden, davacınınemekli sandığına tabi olarak 2829 sayılı yasayagöre dikkate alınacak hizmetlerinin olup olmadığı, varise bunların başlangıç ve bitiş tarihlerini kapsarşekilde tarihlerinin bildirilmesinin istendiği; EmekliSandığı tarafından verilen 01.04.1997 tarih ve 33.554.117sayılı cevap içeriğinden; davacının EmekliSandığı ile ilişkilendirildiği ve buna istinaden 1976ile 1980 tarihleri arasında Emekli Sandığı tarafından,davacının aylığından emekliliğe esas kesintiyapıldığı, yine EmekliSandığı’nın 31.05.1996 gün ve 33.554.117sayılı yazı cevabından davacınınmaaşından yapılan bu keseneklerin 5434 sayılıKanun’un 117. Maddesi gereğince Sandık lehinezamanaşımına uğradığı tespitedilmiştir. Tüm bu deliller itibari ile davacının 1976yılında Emekli Sandığı ileilişkilendirildiği sonucuna varılmıştır.Yine dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacıyaSosyal Sigortalar Kurumu tarafından 15.05.1997 tarihindeyaşlılık aylığı bağlandığı,davacı tarafından Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı’na 04.11.2008 tarihinde yapılanmüracaat ile lehine 5510 sayılı Yasa kapsamında makam,görev ve temsil tazminatı bağlanmasının istendiği,Davalı Kurumun 24.12.2008 gün ve 868911 sayılı cevabi yazısıile söz konusu talebi, SGK’ndan yaşlılıkaylığı alanlara bu tazminatın ödenebilmesiiçin, 2008/Ekim tarihinden önce belediye başkanı olarakgörev yapmaları, görevlerine seçimle gelmeleri ve bu görevlerinien az iki yıl sürdürmeleri şartıyla; kadın ise53, erkek ise 60 yaş ve 9000 gün veya kadın ve erkeklerin 61yaş ve 5400 gün şartım yerine getirmeleri gerektiğiancak davacı açısından 61 yaşşartının gerçekleşmiş olması ile birlikte5400 gün şartının gerçekleşmediğinibelirterek reddettiği, bunun üzerine davacı tarafındansöz konusu işlemin iptali ile lehine görev, makam ve temsiltazminatı bağlanması istemi ile idari yargıda davaaçtığı anlaşılmıştır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş,beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir…Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğüve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerininuygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihtenönce 1992-1999 tarihleri arasında ve 29.03.2009 tarihinden itibarenhalen Belediye Başkanı olarak görev yapan ve 29.03.2009tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-c maddekapsamında(Emekli Sandığı)sigortalılığı kabul edilen davacının;Yasanın yürürlüğünden önceyaptığı görev kapsamında Emekli Sandığıile ilişkilendirilerek bu kapsamdaki sigortalılığıntespitini istemiş olması, bu uyuşmazlığın ise5434 sayılı Kanun hükümleri bağlamındaçözümleneceği gözetildiğinde, açılandavanın görüm ve çözümünde, idariyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 12.İdare Mahkemesi’nin 30.04.2010 gün ve 2009/1545 Esas,2010/566 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara12.İdare Mahkemesi’nin 30.04.2010 gün ve 2009/1545 Esas,2010/566 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy