T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 771 KARAR NO : 2015 / 787 KARAR TR : 30.11.2015 ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-H.A. (Annesi) 2-O.A. (Babası) 3-S.A. (Kardeşi) 4-Z.A. (Kardeşi) 5-M.A.(Kardeşi) Velayeten O.A. 6-B.A. (Kardeşi) Velayeten O.A. Vekilleri : Av. H.T.&Av. H.K. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü O LA Y : Davacılar vekili, davadilekçesinde özetle; davacılarınoğlu ve kardeşleri olan H.A.’ın 23.05.2014 tarihindesürücüsü olduğu 54 TE 254 plakalı araçlaİdil istikametinden Cizre istikametine seyir halinde iken 27 R 1073plakalı araçla çift taraflı ölümlü,yaralamalı trafik kazasında vefat ettiğini, meydana gelen kazadaKarayollarının kusurlu olduğunu, yaşanan kaza neticesindeHalit Alkış’ın vefatı nedeniyle davacılarındestekten yoksun kaldığını, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi, anne için100.000,00 TL, baba için 100.000,00 TL, kardeşlerden her biriiçin 75.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevitazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan23.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıda dava açmıştır CİZRE ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 05.02.2015 gün ve E:2015/43 K:2015/93 sayılıkararında; “…Anayasanın 125 inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru,hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiçişlememesi hallerinde gerçekleşmektedir ve bu idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır. Kamu hizmetlerini yürütmektegörevli bir kamu kurum veya kuruluşunun kendisini görevlikılan kanunlarda gösterilen hizmetlerden birininyürütülmesi sırasında hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesisebebiyle kişilere verdiği zararın tazmini istemine ilişkindavada, kamu hizmetinin yöntemine uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, kamuyararına uygun olarak işletilip işletilmediğinin ve hizmetkusuruyla zarara sebep olunup olunmadığının saptanmasıgörevi idari yargı yerine aittir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi2013/11334 Esas 2014/15018 Karar Sayılı İlamı) Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü kamu tüzel kişisi olupgörmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetisırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayısorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup bu zararların tazminiamacıyla anılan idarelere karşı hizmet kusurlarınadayanılarak idari Yargılama Usul Kanunu 2.madde hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikamesigerekmektedir. (11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararı) Yapılan yargılama sonucundatüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde,davacıların istemi mirasçıların ölümüile neticelenen kazaya davalı kurumun yoldaışıklandırma yapmaması ve çift şeritliyolun bir şeridinin kapatılarak tek şeritten gidişgelişin sağlanmasının sebebiyet vermesinden dolayıdavalının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat ödemeyemahkum edilmesi üzerinedir. Bu bağlamda yapılandeğerlendirmede, bir kamu hizmeti görmekle yükümlüdavalı idareye 2918 sayılı Karayolları TrafikYasası'nın 7/a maddesinde karayollarında mal ve can güvenliğiyönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin2918 sayılı yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyleoluşacak zarardan dolayı idarenin özel hukukhükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz. Hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tamyargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Belirtilen bilgilerışığında kamu hizmeti görmekleyükümlü idarenin hizmetinin eksik veya Kötüişlemesi somut olayda yolda aydınlatma bulunmaması ya da yolunbir şeridinin kapatılmış olması iddiaları hizmetkusuru mahiyetinde olması, istem hakkında adli yargı yolubakımından görevsiz bulunması, görev-yargıyolunun caiz olmasının dava şartı olması veyargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkatealınacak hususlardan olması nedeniyle dava dilekçesininyargı yolu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği...”şeklindeki gerekçe ile dava dilekçesinin yargı yolunedeniyle reddine karar vermiş ve verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. MARDİN İDARE MAHKEMESİ:16.10.2015gün ve E:2015/2515 sayılı gönderme kararında;“…2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde;"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmügetirilmiştir. Öte yandan; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun l'inci maddesinde, Kanun'unamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2'nci maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausûlleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; 7'ncimaddesinde, a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak, b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayımlamak ve kontrol etmek, c)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, d) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,e) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, f) Yapım ve bakımından sorumluolduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendirenkavşak, durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerlerive benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fizikî yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,Karayolları Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri arasında sayılmıştır. Diğer yandan, 2918 sayılıYasanın 19/01/2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın14.maddesiyle değişik 110.maddesinde "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafıkkazaların da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne yerverilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı M.A. ve B. A.'a Velayeten kendisine asaleten O.A.;H.A., Z.A., S. A. vekili AV. H.K., AV. H.T. tarafından 23.05.2014tarihinde Cizre - İdil karayolunda gerçekleşenölümlü trafik kazasında idarenin hizmet kusurubulunduğundan bahisle yakınları vefat eden davacılarınbu olay nedeniyle yaşadığı manevi üzüntüyeilişkin olarak 500.000,00-TL manevi ve destekten yoksun kalınan zararolarak 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibarenişleyecek faiziyle birlikte tazmini istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğü'ne karşı görülmekte olaniş bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bakılan davada; davacıtarafından söz konusu kaza nedeniyle oluşanzararlarının tazmini istemiyle Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE.2015/43, K.2015/93 sayılı esasında görülmekte olandavanın açıldığı, anılan davada İdariYargı mercilerinin görevli olduğundan bahisle davanıngörev yönünden reddine karar verildiği, bu kararıntemyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine davacı tarafındanbakılmakta olan iş bu davanınaçıldığı görülmektedir. 2918 Sayılı Kanunundeğişik 110. maddesi, trafik kazasında zarar görenin askerkişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına, kamu ya da özel araç olmasına veya olayınhemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. Söz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek, sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesinin hızlandınldığı, busuretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; 2918 sayılıKanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110'uncumaddesi ile Anayasa Mahkemesinin aynı Kanunun hükmününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurularında İdareMahkemelerinin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usûllerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adlî yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adlî yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un l'inci maddesi ile, "adlî, İdarîve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeyeyetkili" bulunmak üzere kurulan Uyuşmazlık Mahkemesinin(Hukuk Bölümü) (26/02/2013 gün ve 28571 -Mükerrer-sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan) 14/01/2013 gün veE: 2013/58, K: 2013/161 sayılı kararında da, emsal biruyuşmazlıkta adlî ve İdarî yargı arasındaortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı,yukarıda belirtilen gerekçelerle adlî yargı görevlikılınmak suretiyle giderildiği gibi en son Anayasa Mahkemesinin(27/03/2014 gün ve 28954 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan) 26.12.2013 tarihli, E. 2013/68 ve K.2013/165 sayılıkararında da 2918 Sayılı Kanunun 110. maddesi uyarıncaaçılan sorumluluk davalarında adli yargı mercileriningörevli bulunduğu yönünde karar verilmiştir. Olayda, anılanuyuşmazlıkla ilgili Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/02/2015gün ve E.2015/43, K:2015/93 sayılı görevsizlikkararının temyiz edilmeden kesinleşmiş olduğuanlaşıldığından; görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruzorunluluğu doğmuştur…” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesinceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıların oğlu vekardeşlerinin trafik kazasında hayatını kaybetmesindendolayı uğranılan maddi ve manevi zararın yasal faiziylebirlikte tazmini istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyaların incelenmesinden;davacıların oğlu ve kardeşleri olan H.A.’ın23.05.2014 tarihinde Cizre – İdil karayolunda seyir halinde ikenmeydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, kazadaKarayollarının kusurlu olduğunu belirterek 5.000 TL maddi,500.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralelolarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Mardinİdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Cizre Asliye HukukMahkemesi’nin 05.02.2015 gün ve E:2015/43 K:2015/93 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. SO N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Mardin İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2015gün ve E:2015/43 K:2015/93 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde, Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 30.11.2015 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy