T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 643
KARAR NO : 2015 / 756
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.A.Ş. Vekilleri :Av. M.C.P., Av. P.Y. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Zonguldak Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğü’nün6.2.2015 gün ve94845021-660-1225 sayılı işlemiile, davacıya ait iş yerinde 19.10.2013 tarihinde meydana gelen ve H.E.isimli işçinin yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, Karadeniz Ereğli Sosyal Güvenlik Merkezine kazatarihinden sonraki üç iş günü içindebildirilmeyerek geç bildirildiğinden bahisle, davacıya 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılıknedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e)bendi uyarınca 2.156,00 TL idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. ZONGULDAK SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 30.4.2015 gün ve D.İş:2015/505sayı ile; 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikincifıkrası hükmü uyarınca yapılan başvurukonusunda karar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Bartın Sulh Ceza Hakimliğince kesinolarak reddedilmiştir. Davacı vekili bu kez,aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır. ZONGULDAKİDARE MAHKEMESİ: 6.8.2015 gün ve E:2015/684 sayı ile; 6331sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasınıniptal edilmesi istemiyle açılan davada, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a) Bütün işkazalarının ve meslek hastalıklarınınkaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgiliraporları düzenler. b) İşyerinde meydanagelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı haldeişyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yolaçan veya çalışan, işyeri ya da işekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olaylarıinceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2) İşveren,aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal GüvenlikKurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b) Sağlık hizmetisunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilenmeslek hastalıklarını, öğrendiği tarihtenitibaren üç iş günü içinde. (3) İşyeri hekimi veyasağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığıön tanısı koydukları vakaları, Sosyal GüvenlikKurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularına sevk eder. (4) Sağlık hizmetisunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilensağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığıtanısı koydukları vakaları en geç on güniçinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdari paracezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14 üncümaddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyensağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, (……) idari para cezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari paracezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmeksuretiyle Çalışma ve İş Kurumu ilmüdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102.maddesinde ise, “(.......) İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgilihesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî paracezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Zonguldak Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Karadeniz Ereğli SosyalGüvenlik Merkezi tarafından, Zonguldak Çalışmave İş Kurumu İl Müdürlüğüne,davacıya ait iş yerinde meydana gelen ve Halit Ergüvenisimli işçinin yaralanması ile sonuçlanan işkazasının Kuruma geç bildirildiği, bu nedenledavacı hakkında 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 26.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca işlemyapılmak üzere durumun bildirilmesi üzerine, Zonguldak Çalışmave İş Kurumu İl Müdürlüğütarafından davacıya 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da ise,idari para cezası verilecek hususların düzenlendiği ancak,idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği, ayrıca, bu Kanun uyarıncaSosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağıanlaşılmıştır. Öte yandan, 30.3.2005 gün ve 25772sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesindeise,” (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, ZonguldakÇalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğünce verildiği, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da da bu Kanun uyarınca Çalışmave İş Kurumu İl Müdürlüğünce verilenpara cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Zonguldak İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Zonguldak Sulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bunedenle Zonguldak İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Zonguldak Sulh Ceza Hakimliğinin30.4.2015 gün ve D.İş:2015/505 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy