T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 750
KARAR NO : 2015 / 768
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet nedeniyle teknede bulunan gırgır ağına el koyma işleminin iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.Ç. Davalı :Sahil Güvenlik Komutanlığı Vekili :Av.T.Y. O L A Y : Davacı, davadilekçesinde özetle; donatanı ve kaptanı olduğuİsmail Reis - 2 isimli balıkçı teknesi ile 17/11/2014tarihinde İmralı Adası askeri yasak sahası içinde suürünleri avcılığı yaptığınınSahil Güvenlik Komutanlığı görevlilerince tespitedilerek yakalanması sonucu, aleyhine 1380 sayılı Su ÜrünleriKanununun 23/b maddesi ve 36 maddesinin (h) bendi, Su ÜrünleriYönetmeliğinin 16. maddesi, 3/1 numaralı ticariamaçlı su ürünleri avcılığınıdüzenleyen Tebliğin 6. maddesinin (ç) bendi gereğince5.754,00 TL idari para cezası uygulandığını, tespitedilen bir adet gırgır ağının ise 1380sayılı Kanunun 34. maddesi gereğince CumhuriyetSavcılığının talimatı ile müsadereye konuedilmek üzere zaptedildiğini belirterek; düzenlenen 17.11.2014gün ve 249016 nolu 5.754,00 tutarındaki idari para cezasına ve000782 nolu el koyma tutanağına istinaden gırgırağına el konulmasına ilişkin işlemin iptaline kararverilmesi istemiyle idari yargıda dava açmıştır. Davalı Sahil GüvenlikKomutanlığı vekili süresi içerisinde görevitirazında bulunmuştur. ÇANAKKALE İDAREMAHKEMESİ: 24.04.2015 gün ve E:2015/84 sayılıkararında; “…2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2. maddesinde idari dava türlerisayılmıştır. Buna göre, a) idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile ilgili hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, c) Genel hizmetlerden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarakbelirlenmiştir. 1380 sayılı SuÜrünleri Kanunu 23. maddesinde; "Su ürünleriistihsalinde kullanılan istihsal vasıtalarının haizolmaları gereken asgari vasıf ve şartlar ile bunlarınkullanma usul ve esasları; Sağlık, memleket ekonomisi,seyrüsefer, teknik ve bilimsel yönlerden bölgeler, mevsimler,zamanlar, su ürünleri cinsleri, çeşitleri,ağırlık, irilik, büyüklük gibi vasıflarbakımından konulacak yasak, sınırlama ve yükümlülükleryönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiş veyine aynı Kanun'un 36. maddesinin h. Fıkrasında; "23üncü maddenin (a) bendi ile (b) bendinin birinci fıkrasınagöre çıkarılan yönetmelik hükümlerineaykırı hareket edenlere, beşyüz milyon lira idari paracezası verilir, istihsal olunan su ürünleri zapt ve mahkemecemüsadere edilir. Aykırılığın gırgırağları ile avlanan balıkçı gemilerikullanılarak yapılması halinde, bu gemilerin sahip veyadonatanlarına ceza iki misli olarak uygulanır. Suçtakullanılan gemiler ile gerçek ve tüzel kişilerin ruhsattezkereleri; suçun ilk defa işlenmesi halinde bir ay, ikinci defaişlenmesi halinde üç ay süre ile geri alınır,tekrarlanması halinde iptal edilir. Aykırılığınbu Kanuna istinaden bölgeler, mevsimler ve zamanlar bakımındankonulacak düzenlemelere uyulmayarak işlenmesi halinde, gemilerharicindeki istihsal vasıtaları da zapt ve mahkemece müsadereedilir. 23 üncü maddenin (b) bendinin ikinci fıkrasınagöre çıkarılan yönetmelik hükümlerineaykırı hareket edenlere bir milyar lira idari para cezasıverilir." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ile idarenin işlemlerinden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davalarının; idari dava türlerinden olduğuidare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak anılanişlemler ile bu işlemler nedeniyle kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar uğranılan zarara ilişkinuyuşmazlıklar, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacının, İSMAİL REİS-2 isimlibalıkçı teknesinin donatanı olduğu, 17/11/2014tarihinde yapılan denetimde söz konusu teknenin İmralıAdası yasak sahasında su ürünleri istihsaliyaptığının tespit edildiği gerekçesiyle teknedonatanı olan davacının 5.754,00 TL idari para cezası ilecezalandırılmasına ilişkin 17/11/2014 tarih ve 249016 serinolu işlem ile gırgır ağına el konulmasınailişkin 000782 sayılı işlemin tesis edildiği,anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacınıngırgır ağına el konulmasına ilişkin işleminyukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde yer verilen zaptişlemi olduğu ve bu zapt işleminin idarenin tek yanlı iradeaçıklaması niteliğinde olduğu, ayrıca yinedavacıya idare işlemi 5.754,00 TL idari para cezasıverildiği, söz konusu işlemlerin ayrı ayrı idarenintek yanlı, kesin ve icrai nitelikte işlemleri olduğuanlaşıldığından, 2577 sayılı Yasa'nın2/1-b. maddesi kapsamında bakılan davanın görüm veçözüm yerinin idari yargı olduğu sonucunavarılmıştır…” şeklindeki gerekçeile davalı idarenin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalı Sahil GüvenlikKomutanlığı vekilinin “el koyma kararıyönünden” olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolunda süresinde verdiğidilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “…1380 sayılı Kanunun 23. maddesinde"a) Su ürünleri istihsalinde kullanılan istihsalvasıtalarının haiz olmaları gereken asgari vasıf veşartlar ile bunların kullanma usul ve esasları;/ b)Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve bilimselyönlerden bölgeler, mevsimler, zamanlar, su ürünleri cinsleri,çeşitleri, ağırlık, irilik, büyüklükgibi vasıflar bakımından konulacak yasak, sınırlama veyükümlülükler yönetmelikle düzenlenir.”hükümleri getirilmiş; aynı Kanunun 36. maddesinin (h)bendinde ise "23 üncü maddenin (a) bendi ile (b) bendininbirinci fıkrasına göre çıkarılanyönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere,beşyüz milyon lira İdarî para cezası verilir,istihsal olunan su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir.Aykırılığın gırgır ağları ileavlanan balıkçı gemileri kullanılarak yapılmasıhalinde, bu gemilerin sahip veya donatanlarına ceza iki misli olarakuygulanır. Suçta kullanılan gemiler ile gerçek vetüzel kişilerin ruhsat tezkereleri; suçun ilk defaişlenmesi halinde bir ay, ikinci defa işlenmesi halindeüç ay süre ile geri alınır, tekrarlanmasıhalinde iptal edilir. Aykırılığın bu Kanuna istinadenbölgeler, mevsimler ve zamanlar bakımından konulacakdüzenlemelere uyulmayarak işlenmesi halinde, gemiler haricindekiistihsal vasıtaları da zapt ve mahkemece müsadere edilir.”hükümlerine yer verilmiştir. Öte yandan, 1380sayılı Kanunun 32. maddesinde "Bu Kanunda yer alan mahkemeceyerine getirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulhceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evrak üzerindeninceleme yapılarak karara bağlanır." hükmü ileüretim vasıtalarının müsaderesine sulh ceza mahkemesindekarar verileceği açıkça düzenlenmişbulunmaktadır. Bu düzenlemelerkarşısında, müsadere işlemine esas olan ve Cumhuriyetsavcısı kararı ile icra edilen zapt işleminekarşı da itirazın adli yargı yerinde yapılmasıgerektiği tartışmasızdır. Bu konuda, gerek 1412sayılı CMUK’nun 392/2. maddesinde gerekse 5271 sayılıCMK’nun 259. maddesinde, suç konusu olmayıp sadecemüsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh cezahakimi tarafından duruşma yapılmaksızın kararverileceğinin hüküm altına alındığıanlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Esas:2009/7-183, Karar: 2009/257 sayılı kararında da 1380sayılı Kanun kapsamında müsadere davasının sulhceza mahkemesinde duruşmalı olarak görülmesi gerektiğikararı verilmiştir. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin, 29/12/2014 tarihli ve 2014/1098-1146;sayılı emsal kararında da bu hususun açıkçavurgulandığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle,müsadere işlemine esas teşkil eden, dava konusu suürünleri üretim vasıtalarının zaptınayönelik işlemin iptali davasının adli yargı yerindegörülmesi gerektiği düşünülmektedir.”gerekçesiyle 2247 sayılıYasa’nın 10 ve 13.'üncü maddesi uyarınca olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; davalı Sahil GüvenlikKomutanlığı vekilinin anılan Yasanın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12. maddede belirtilensüre içinde “el koyma kararına” karşıbaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşıldığındanve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1380sayılı Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet nedeniyledavacı hakkında verilen idari para cezası ve teknede bulunangırgır ağına el koyma işleminin iptali istemiyleaçılmıştır. 1380sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun“Şümul” başlıklı 1. maddesinde ; “ (Değişik:15/5/1986 - 3288/1 md.) Bu Kanun su ürünlerinin korunması,istihsali ve kontroluna dair hususları ihtiva eder. “Tarifler”başlıklı 2. maddesinde ; “Bu Kanunda geçenterimlerin tarifleri aşağıdadır: İstihsalvasıtaları: Su ürünlerinin istihsalinde kullanılangemiler ile her türlü malzeme, teçhizat, alet, edevat, yemler,takım ve tesislerdir.” “Genel yasaklar,tahdit ve mükellefler” başlıklı 23. maddesinde ;“b) (Değişik fıkra: 22/7/2003 – 4950/3 md.) Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve bilimselyönlerden bölgeler, mevsimler, zamanlar, su ürünlericinsleri, çeşitleri, ağırlık, irilik,büyüklük gibi vasıflar bakımından konulacakyasak, sınırlama ve yükümlülükleryönetmelikle düzenlenir.(1) “Cezalar” başlıklı 36. maddesinde “ (Değişik: 22/7/2003 – 4950/7 md.) h) 23 üncü maddenin (a) bendiile (b) bendinin birinci fıkrasına göreçıkarılan yönetmelik hükümlerineaykırı hareket edenlere, beşyüz milyon lira idarîpara cezası verilir, istihsal olunan su ürünleri zapt vemahkemece müsadere edilir. Aykırılığıngırgır ağları ile avlanan balıkçı gemilerikullanılarak yapılması halinde, bu gemilerin sahip veyadonatanlarına ceza iki misli olarak uygulanır. Suçtakullanılan gemiler ile gerçek ve tüzel kişilerin ruhsattezkereleri; suçun ilk defa işlenmesi halinde bir ay, ikinci defaişlenmesi halinde üç ay süre ile geri alınır,tekrarlanması halinde iptal edilir.” “MuhakemeUsulü” başlıklı 32. maddesinde “(Değişik : 22/7/2003 – 4950/4 md.) Bu Kanunda yer alanmahkemece yerine getirilecek görevler zaruret görülmeyenhallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evraküzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır. Ek 3. maddesinde“ (Ek : 22/7/2003 – 4950/8 md.) Bu Kanunun 36ncı maddesinde yer alan idarî para cezaları mahallin enbüyük mülkî amiri ile denizlerde Sahil GüvenlikKomutanlığı bot komutanları tarafından kesilir vemahallin en büyük mal memurluğuna yatırılır.Mülkî amirler ceza kesme yetkilerini 33 üncü maddedebelirtilen görevlilere önceden ilân etmek şartıyladevredebilirler. Cezaların kesilme usulleri,makbuzların şekli, dağıtımı ve kontrolühususundaki usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Cezalar 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunhükümlerine göre tahsil edilir. İdarî paracezalarına karşı cezanın tebliğ tarihinden itibaren engeç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebilir. İtiraz, idare tarafından verilen cezanın yerinegetirilmesini durdurmaz. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerdeevrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.İtiraz üzerine verilen karar kesindir.” hükümleridüzenlenmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacının donatanı ve kaptanı olduğuİsmail Reis-2 isimli balıkçı teknesi ile 17.11.2014tarihinde İmralı Adası askeri yasak sahası içinde suürünleri avcılığı yaptığınınSahil Güvenlik Komutanlığı görevlilerince tespitedilerek yakalanması sonucu, davacı aleyhine 1380 sayılı SuÜrünleri Kanununun 23/b maddesi ve 36 maddesinin (h) bendi, SuÜrünleri Yönetmeliğinin 16. maddesi, 3/1 numaralıticari amaçlı su ürünleriavcılığını düzenleyen Tebliğin 6. maddesinin(ç) bendi gereğince 5.754,00 TL idari para cezasıuygulandığı, tespit edilen bir adet gırgırağının ise Cumhuriyet Savcısınıntalimatı ile müsadereye konu edilmek üzere zapt edilmesiüzerine, 17.11.2014 tarihli 249016 nolu 5.754.00TL tutarındakiidari para cezasına ve 000782 tutanağa istinaden zapt etme (el koyma)işleminin iptali istemiyle davanın açıldığı;davalı idarenin görev itirazının idare mahkemesincereddedilmesi üzerine, davalı vekili tarafından sadece “elkoyma kararı” hakkında uyuşmazlıkçıkarılması için yaptığıbaşvuru sonrasında Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nca uyuşmazlıkçıkarıldığıanlaşılmıştır. Yukarıdaaçıklanan kanun hükümlerinebaktığımızda istihsal malzemelerinin sulh ceza mahkemeleritarafından müsadere edilebileceği belirlenmiştir. Ayrıca gerekmülga 1412 sayılı CMUK’nun ‘’ MüsadereTalebinin Mercii ‘’ başlıklı 392.maddesinde;‘’ Ceza Kanununun 36 ncı maddesi ile diğer maddelerine vehususi kanunlar hükmüne göre belirli eşyanınmüsaderesi veya imhası yahut kullanımdan kaldırılmasıgerekli olan hallerde, kamu davası açılmamış veyakamu davası açılmış olup da esasla beraber buhususta bir karar verilmemişse bu tedbirlerin her türlütakiplerden ayrı olarak alınması için Cumhuriyetsavcısı veya davacı tarafından yapılacak talep esas davayıgörmekle yetkili mahkemeye verilir. Suç mevzuuolmayıp münhasıran müsadereye tabi bulunaneşyanın müsaderesine sulh hakimi tarafından duruşmayapılmaksızın, karar verilir. Bu karar aleyhine alakadarlaracele itiraz yoluna müracaat edebilirler. ‘’ hükmü,gerekse de 5271 sayılı CMK’nun ‘’ Suç KonusuOlmayan Eşyanın Müsaderesi ‘’başlıklı 259. maddesinde; ‘’ Suç konusuolmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanınmüsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşmayapılmaksızın karar verilir. ‘’hükmünün yer alıyor oluşu karşısında,somut olayda olduğu gibi suç konusu olmayıp sadecemüsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine Sulh CezaHakimi tarafından duruşma yapılmaksızın kararverileceği anlaşılmıştır. Öte yandanYargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelen bir dosyada,Kurulun 3.11.2009 gün ve E:2009/7-183, K:2009/257 sayılıkararında da, “……idari yaptırım gerektiren birsuç işlendiğinin ileri sürülmesikarşısında, bu suçun işlenmesine bağlıolarak kamu davası açılamaması nedeniyle, Yasadakiözel düzenleme nazara alınarak zoralım kararıistendiği açıktır. Zoralımına karar verileneşya ise, bizatihi kendisi suç teşkil eden ve zoralımatabi eşya niteliğinde değildir. Bu nedenle 1380 sayılıYasanın 32. maddesindeki, “zaruret görülmemesi”koşulu ile zoralım konusundaki genel hükümler degözetilerek, duruşma açılarak yargılamayapılmalı ve sonucuna göre hukuki durum belirlenmelidir. Yerelmahkemece yasal düzenlemelerin hatalı yorumlanması suretiyleduruşma açılmadan, evrak üzerinde yapılan incelemeile zoralım kararı verilmesi isabetsiz ve yasayaaykırıdır. ” denilmekte olup; davada adliyargının görevli olduğuna işaret edilmektedir. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile, davalı Sahil GüvenlikKomutanlığı vekilinin görev itirazının Çanakkaleİdare Mahkemesince reddine ilişkin kararın “el koymakararı yönünden” kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı vekilinin görevitirazının Çanakkale İdare Mahkemesinin 24.04.2015gün ve E:2015/84 sayılı REDDİNE İLİŞKİNkararın “el koyma kararı yönünden”KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy