T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 813
KARAR NO : 2015 / 826
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : Karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. A. T. SigortaŞirketi
Vekilleri : Av.H.L. P., Av.D. P., Av.Z.(Ç.) B.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av.N.F.Ç.
OL A Y : Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilişirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 07 HCR 41plakalı aracın, 05.09.2011 tarihinde, Antalya ili,Gündoğmuş Köprülü Beldesi istikametinden gelip,Gündoğmuş Şehir Merkezi istikametine seyir halinde iken,Gündoğmuş Kozağacı Köyü Yolayrımı, mezarlık mevkii 07-29/37 km 750 mt’deki yolçalışması olan viraja geldiği esnada, yolunstabilize ve yetersiz işaretleme olması nedeniyle direksiyonhakimiyetini kaybettiğini, yoldan çıkarak taklaatması sonucu hasara maruz kaldığını; trafik kazatutanağına göre, kazanın olduğu mevkide,davalının sorumlu olduğu yolda, yaptığıçalışma esnasında gerekli ve yeterli işaretlemeyi vegözetimini yapmaması, yolda çalışma yaptıktansonra gevşek malzemenin tam temizlememesi, yolda yeteri kadar veışıklı uyarı levhası ve reflektörlükoni veya kenar dikmesi olmamalından dolayı kazanın meydanageldiğini; davalının, yol üzerinde güvenlikiçin gerekli ve yeterli işaretlemeleri yapmaması,aşırı mıcır için bakım ve önlemalmamasının kazaya sebebiyet verdiğini, nitekim stabilize yolda(kod 4) gevşek malzeme olduğunun, yolun tozlu olduğunun (kod 6)ve kazanın gece olduğunun belirtildiğini,ışıklı uyarı levhasının da konulmadığını;nitekim, KTK.13. maddesinde de karayolunun yapım bakımı ilegörevli ve sorumlu tüm kuruluşların karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlü olduklarının hükmebağlandığını; buna göre davalı idareninHizmet kusuru işlediğini; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununa göre, yol çalışmasıesnasında yolun güvenliği için gerekli önlem,bakım ve işaretlemeyi yapmayan davalının, D 07-29/37sayılı devlet yolunun emniyetinden sorumlu olması ve 291Ssayılı KTK.nun 7. maddesi gereği çalışmayaptığı yolun güvenliği için gereklidüzenleme, bakım, onarım çalışmasınıyapmadığı için ve işaret koymadığıiçin 2/8 kusurlu olduğunu; hasar nedeniyle yaptırılanekspertiz sonucunda aracın pert olduğunu, 39.000,00 TL bedel ve hasartespit edildiğini; bu bedelin 29.06.2012 tarihinde sigortalıyaödendiğini, fakat davalının 2/8 oranındaki kusurudikkate alınarak 39.000,00 x2/8 = 9.750,00 TL. tazminattan davalıidarenin sorumlu bulunduğunu; hasar miktarının davalıİdareden talep edildiğini ancak idarenin, kazada hizmetkusurunun olmadığını belirterek başvurularınıreddettiğini; kasko tazminatını ödeyen müvekkilişirketin, TTK. 1301. maddesine göre sigortalısınınhukukuna halef olduğunu, bu kanuni halefiyete dayanılarak davaaçıldığını, 6099 sayılı kanunun14.m.ile değişen KTK 110.maddesindeki sorumluluğun idari yargıyıkapsamadığını, bu madde ile; kamuya aitaraçların sebebiyet verdikleri zararların tazminidavalarında adli yargının mı, yoksa idariyargının mı görevli olduğu noktasındayaşanan çelişkinin giderilmesinin amaçlandığını;davalının, hatalı idari eylemi ve hizmet kusuru ile kaza vehasara sebep olduğunu, idarenin eyleminin yönetsel bir eylemniteliğinde olduğunu ifade ederek; davalı idarenin hukukaaykırı eylemi ve buna bağlı hizmet kusuru sonucuoluşan, rücuya konu 9.750,00 TL. tazminatın, davalıyabaşvuru tarihi olan 17.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyle 13.11.2012 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANTALYA1.İDARE MAHKEMESİ: 8.10.2013 gün ve E:2012/1427, K:2013/1390sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adilyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir"; Geçici 21. maddesinde de"Bu Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz"hükmü yer almıştır.
Dosyanınincelenmesinden; 07 HCR 41 plakalı araçsürücüsünün 29.03.2012 tarihinde Antalya İli,Gündoğmuş Köprülü Beldesi istikametindenGündoğmuş şehir merkezi istikametine seyir halinde ikenGündoğmuş Kozağacı Köyü Yol ayrımımezarlık mevkiinde sola tehlikeli virajı geç farketmesi vezeminin stabilize olması nedeniyle aracın hakimiyetini kaybetmesisonucu uçuruma yuvarlanarak ölümlü, yaralamalı vemaddi hasarlı trafik kazası yaptığı,Gündoğmuş Trafik Denetleme Büro Amirliğincedüzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı idarenin yoldayeterli işaretleme yapmadığından bahisle kusurlubulunduğu, davacı sigorta şirketince sigorta poliçesikapsamında ödenen bedelin davalı idarenin kusur oranınaisabet eden miktarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunundavalı idarece reddi üzerine görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaaçıklanan nedenler ve 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; trafik kazası nedeniyle sigorta şirketinin sigortalıyaödediği araç bedelinin davalı idarenin kusur oranınaisabet eden kısmının tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 13.05.2013tarih ve E:2013/710, E:2012/723, K2013/816, K:2013/828 sayılıkararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine…” karar vermiş; yapılanitiraz, Antalya Bölge İdare Mahkemesince, 7.5.2014 gün veE:2014/259, K:2014/1317 sayı ile reddedilerek karar onanmış vekesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 27.6.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Ankara24.Asliye Hukuk Mahkemesi:30.6.2014 gün ve E:2014/367, K:2014/383sayı ile, “(…) Davacı taraf davalı tarafınyetki ve sorumluluk alanındaki çalışma bulunan yoldayeterli uyarıcı işaretlemelerin olmaması ve herhangi birönlem alınmaması nedeni ile kazanın meydana geldiğinibelirterek davalıdan maddi tazminat istemiştir. Olaydadavalının herhangi bir aracı kazaya karışmışdeğildir. Davalıyı sorumlu tutma nedenleri olarakgösterilen hususlar idarenin hizmet işleyişi ile ilgilidir.İdarenin kamu yasaları gereğince kendisine verilmiş olangörevleri eksik ve kusurlu ifa etmesinden dolayı 3.kişilerinuğradığı zararların tazmin yeri idari yargıyerleridir. Mahkememizce bu nedenle yargı yolu bakımındangörevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıyolu bakımından mahkememizin görevsizliğine(…)”karar vermiş, bu karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 18.12.2014 gün ve E:2014/20054, K:2014/19056 sayıile, “(…) Dava, davalı idare aleyhinde yol bakımçalışması nedeniyle gerekli işaretlemeleriyapmaması sebebine (hizmet kusuruna) dayanılarak açılanrücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıyolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davanın o hukuksistemine dahil yargı haklarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığınhangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel şartlarındanolup mahkemece resen dikkate alınması gerekir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918sayılı KTK'nun 7/a maddesinde; karayollarında mal ve cangüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırma görevleri verilmişbulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı yasada verilmişolması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idareninÖzel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmuş. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönündenidare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı Yasanınhukuki sorumluluğa ilişkin 85. v.d. maddelerinde araçişletenin sorumluluğu bu yasa kapsamı dışındatutulmuştur.
Dosyakapsamına göre, aynı konuda Antalya 1. İdare mahkemesinde görülendava hakkında da 08.10.2013 gün, 2012/1427 E-2013/1390 Ksayılı kararı ile adli yargı yolunun görevliolduğu gerekçesi ile davanın görev yönündenreddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesi Kanunu’nun 19. maddesinde "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçelibaşvuru kararı ile birlikte dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumdamahkemece, idari yargının görevli olduğu nazaraalınarak Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19. maddesigereğince işlem yapılması gerekirken yazılıolduğu gibi hüküm kurulması doğrugörülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA…”kararvermiştir.
Ankara24.Asliye Hukuk Mahkemesi:9.6.2015 gün ve E:2015/195 sayılı 1.celsede,Yargıtay bozma ilamına uyulmasına, İdare Mahkemesidosyasının istenilmesine karar vermiştir.
ANKARA24.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.10.2015 gün ve E:2015/195sayılı 2.celsede; “Antalya 1 İdare Mahkemesine yenidentekiden müzekkere yazılarak 2012/1427 Esas 2013/1390 Kararsayılı dosyanın incelenmek üzere Mahkememizegönderilmesinin istenilmesine, ‘
İdare Mahkemesidosyasının gelmesi halinde Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunun 19.Maddesi uyarınca görevli mercinin belirlenmesi içindosyanın duruşma günü beklenmeksizin UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiş, idaremahkemesinin dosya örneğinin temin edilmesi üzerine,Mahkememize başvuru yapılmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre, idariyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren adli yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadarki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, ilk olarak verilen görevsizlik kararının,Yargıtay tarafından, Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruyapılması gerektiğinden bahisle temyizen bozulmasıüzerine, Mahkemece, görevsiz olduğu yolunda yeni birkarar verilmeden, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına ve Yargıtayilamı doğrultusunda 2247 sayılı Yasanın 19.maddesindenbahisle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmekle yetinilmiş; buna karşılık, kararda,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususuna ilişkin biribareye yer verilmemiş; daha sonra, bir üst yazıylauyuşmazlığın giderilmesi için dosyalar Mahkememizegönderilmiştir.
Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi’nceyapılan başvurunun 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ileUyuşmazlık Mahkemesi’nin önüne gelmiş bulunangörev uyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelentek taraflı trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş;aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete kaskosigortalı olan aracın, 29.03.2012 tarihinde Antalya İli,Gündoğmuş Köprülü Beldesi istikametindenGündoğmuş şehir merkezi istikametine seyir halinde ikenGündoğmuş Kozağacı Köyü Yol ayrımımezarlık mevkiinde yol çalışmasınınyapıldığı virajdaki yolun stabilize olması, yetersizişaretleme nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldançıkarak takla atması sonucu ölümlü,yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği;kazanın oluşumunda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunun iddia edildiği; sigortalıya 39.000,00 TLtazminat ödendiği, kaza tutanağına göre davalıidarenin olayda 2/8 oranında kusurlu bulunduğu ilerisürülerek kusur oranına tekabül eden 9.750,00 TL’likkısmının, başvuru/ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Ankara 24.Asliye HukukMahkemesinin, 1.10.2015 gün ve E:2015/195 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 24.Asliye HukukMahkemesinin 1.10.2015 gün ve E:2015/195 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 30.11.2015 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 30.11.2015
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy