T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 751
KARAR NO : 2015 / 769
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : Vatani görevini yapmakta iken sağ bacağını kaybetmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı sporcu koşu protezi bedelinin davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 98.745,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.T.
Vekili : Av. A.E.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. E.Ö.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin askerliğinier olarak yaparken Güneydoğu Terörle Mücadele gazisiolduğu; çatışmada yaralanarak sağbacağını kaybeden davacıya sağ diz altıamputasyonu (diz ve diz altından bacağın kazanılmışyokluğu) tanısı konulduğu, bu nedenle müvekkilininkullanımı uygun bulunan aktif enerjidepolayan nitro sporcu koşu protezi bedelinin davalıkurum tarafından karşılanması gerektiği halde,müvekkilinin protez bedelinin tahsili amacıyla davalı kurumtarafından istenen tüm belgeleri eksiksiz bir şekildehazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracatınakarşın, davalı kurum tarafından hiçbirgerekçe gösterilmeksizin ödeme talebinin reddedildiğiniileri sürerek; protez bedeli olan 98.745,00 TL nin fatura tarihindenitibaren yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
İzmir 1.İş Mahkemesi: 13.2.2014 gün ve E:2013/55, K:2014/94 sayı ile,Bedelinin tahsili talep edilen aktif enerji depolayan nitro sporcu koşuprotezinin, yasal düzenlemeye uygun olarak davacınınihtiyaç duyduğu bir protez olup olmadığı konusundayapılan araştırma kapsamında, aktif enerji depolayan nitrosporcu koşu protezinin kişinin günlük yaşam ve meslekifaaliyetini sürdürmesine yardımcı olacak bir protezolmadığı; sporcu protezi olarak nitelenen bu protezin,davacının iş göremezlik öncesi yaşamındasürdürdüğü bir sportif faaliyetlebağlantısının ortaya konulmadığı;türü sayılamayacak çokluktaki spor dallarınayönelik üretilmiş ve üretilebilecek protezlerden biri olanbu protezin davacıya sağlanmasının kabulünündiğer tüm spor dalları için üretilen protezlerin desağlanması gibi bir sonuca yol açacağı;davacının koşu sporuyla ilgisini ortaya koyan bir kanıtyokken dava konusu edilen tutarın ödenmesine olanakbulunmadığı ve bu durumun da konuya ilişkin yasaldüzenlemede dile getirilen 72. maddedeki usule göre incelemeyapılması gereğinden doğduğu dikkate alınarak;davanın temeldeki tespit istemi içeren niteliği vedavacının konumunun gözetilmesi gerektiği gerekçesiile davanın reddine karar vermiş, karar davacı vekili ile davalıkurum vekili tarafından temyiz edilmiştir
Yargıtay10. Hukuk Dairesi: 11.9.2014 gün ve E:2014/8330, K: 2014/17126sayı ile, 5434 sayılı Kanun kapsamındaiştirakçi olarak maluliyet aylığı alandavacının, 5510 sayılı Kanunun geçici4’üncü maddesinde değişiklik getiren 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncemevcut statüsünde bulunduğu göz önündebulundurularak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-bmaddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekildekarar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğugerekçesiyle taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyizitirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına kararvermiştir.
İZMİR1. İŞ MAHKEMESİ: 10.10.2014 gün ve E:2014/615, K:2014/677 sayı ile, bozma kararına uyarak, 5434 sayılıKanun kapsamında iştirakçi olarak maluliyetaylığı alan davacının, 5510 sayılı Kanunungeçici 4’üncü maddesinde değişiklik getiren5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce mevcut statüsünde bulunduğu göz önündebulundurularak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-bmaddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caizolmaması” nedeniyle davanın usulden reddine, mahkemeleriningörevsizliğine, davanın çözüm yerinin idariyargı olduğuna karar vermiş, karar davalı kurum vekilitarafından temyiz edilmiştir
YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ: 5.3.2015 gün ve E:2014/25666, K:2015/3692sayılı kararında; hüküm fıkrası tamamensilinerek yerine; davanın yargı yolu bakımından usuldenreddine ve hükmün bu şekliyle düzeltilerek onanmasına,karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR2. İDARE MAHKEMESİ: 3.9.2015 gün ve E:2015/1220 sayıile, Kamu personelinin sağlık hizmetlerinin 14/01/2010 tarihiitibariyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmesi sonucunda 5510sayılı Kanun, kamu personeli ve bunların emeklileriyönünden 14/1/2010 tarihi itibariyle bütünüyleuygulanabilir hale gelmiş olup; kamu personeli ve emeklilerinin 14/1/2010tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğu sağlıkhizmetlerinin bedelinin ödenmemesinden kaynaklananuyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileri yönündenayrım yapılmaksızın idari yargıda; bu tarihten sonra,yani kamu personelinin ve emeklileri hakkında 5510 sayılıKanunun bütünüyle uygulanmaya başlamasından sonrakisüreçte ortaya çıkan uyuşmazlıkların,düzenleyici işlemler hariç aynı Kanunun 101. maddesiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerektiği, budurumda, uyuşmazlık konusu protezin 15.1.2010 tarihinden sonra11.10.2012 tarihinde satın alınmış olması nedeniyle,protez bedelinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılandavanın görüm ve çözümünün adliyargı yerlerinin görevinde olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın adliyargının görev alanına girdiğine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre, İdare Mahkemesi’nce anılanYasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, askerliğiniyapmakta iken çatışmada yaralanan ve sağ dizaltıamputasyonu tanısı konulması sonrasında sağbacağına aktif yüksek enerji depolayan nitro sporcu koşuprotezi takılan ve 2330 sayılı Yasa uyarınca vazifemalulü olan davacının ödediği 98.745,00 TLtutarındaki protez bedelinin fatura tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
Dosyalar kapsamında yapılan incelemede; müvekkilininaskerliğini er olarak yaparken Güneydoğu TerörleMücadele gazisi olduğu; çatışmada yaralanaraksağ bacağını kaybeden davacıya sağ diz altıamputasyonu (diz ve diz altından bacağın kazanılmışyokluğu) tanısı konulduğu, bu nedenle müvekkilininkullanımı uygun bulunan nitro sporcu koşu protezi bedelinindavalı kurum tarafından karşılanması gerektiğihalde, müvekkilinin protez bedelinin tahsili amacıyla davalı kurumtarafından istenen tüm belgeleri eksiksiz bir şekildehazırlayarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracatınakarşın davalı kurum tarafından hiçbir gerekçegösterilmeksizin ödeme talebinin reddedildiğini ilerisürerek; protez bedeli olan 98.745,00 TL’nin fatura tarihindenitibaren davalı kurumdan tahsili istemiyle davaaçılmıştır.
Mahkememizin, 3.11.2015 gün ve E:2015/751sayılı yazısı ile, uyuşmazlığınincelenebilmesi için 2330 sayılı Kanun ile vazife malulüaylığı bağlanan davacının bu yasaya görehangi tarihte vazife malulü sayıldığı,aylığın hangi tarihte bağlandığı hususundakibilgi ve belgeler Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı,Kamu Görevlileri Emeklilik Dairesi Başkanlığındansorulmuş; 17.11.2015 gün ve 16.038.849 sayılı cevabiyazıdan, davacının emeklilik sicil dosyasının tetkikindendavacıya askerlik görevini yaparken engelli hale gelmesi nedeniyle1.8.1991 tarihinden itibaren, 3713 sayılı Kanun kapsamındadeğerlendirilmek suretiyle 5434 ve 2330 sayılı Kanunlaragöre 4.derecede Türk Silahlı Kuvvetleri VazifeMalullüğü aylığı bağlandığıanlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenliksistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanununiptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılanKanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci veGeçici 4 üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamugörevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır.5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artıkSosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren veyaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen aktif enerji depolayan nitrosporcu koşu protezi bedelinin tahsiliiçin açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 2. İdareMahkemesi’nin başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İzmir 2. İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy