T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 823 KARAR NO : 2015 / 834 KARAR TR : 30.11.2015 ÖZET : 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.A. Davalı : SancaktepeKaymakamlığı OLAY : SancaktepeKaymakamlığı İlçe Nüfus MüdürlüğününKaymakam Olurlu 6.11.2013 gün ve 2054/2013/5806 sayılı idariyaptırım kararı ile, süresi içinde adres bildirimindebulunulmadığından bahisle, davacı adına 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68. maddesinin birincifıkrasının (c) bendi uyarınca 420 TL idari para cezasıverilmiştir. Davacı, idaripara cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur. İSTANBUL ANADOLU 7. SULHCEZA HAKİMLİĞİ; 23.9.2014 gün ve D.İş No:2014/180sayı ile, dava 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunuuyarınca verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılmış ancak Mahkemece sehven davanın2918 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezası ilemen tutanağına karşı açıldığıbelirtilerek, davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,yapılan itiraz İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğince kesinolarak reddedilmiştir. Davacı,bukez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ; 19.12.2014 gün ve E:2014/2422, K:2014/2408sayı ile, 5490 sayılı Kanunda, idari para cezasınakarşı kanun yolu belirtilmediğinden Kabahatler Kanunu’nagöre itirazın adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, davacı tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, İstanbulBölge İdare Mahkemesi Dördüncü Kurulunun 10.9.2015gün ve E:2015/15372, K:2015/15627 sayılı kararı ileitirazın reddine hükmün onanmasına kararverilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68. maddesiuyarınca verilen idari para cezasının kaldırılmasıistemiyle açılmıştır. 5490 sayılıNüfus Hizmetleri Kanunu’nun 50. maddesinde, Bildirimyükümlülüğü, 51. maddesinde, Bildirim süresi vegüncelliği hususlarına yer verilmiş; “İdariPara Cezaları” başlıklı 68. maddesinde ise, “1)Bu Kanuna göre; a) Nüfusolaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini buKanunda belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamugörevlilerine, fiil başka bir suç oluştursa bile,nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfusmüdürünün kararı ile 25 YTL idarî paracezası verilir. b) Nüfusolaylarını bildirme yükümlülüğü olup buyükümlülüğünü bu Kanunda belirtilensüre içinde yerine getirmeyenlere, nüfus ve ailecüzdanlarını kaybedenlere ve nüfuscüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasındanitibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarınıdeğiştirmeyen kişilere veya bu durumdaki çocuklarınveli veya vasilerine, yurt içinde ilçe nüfusmüdürlüklerince, yurtdışında ise dıştemsilcilik veya dış temsilciliklerde görevli memurlarca 50 YTLidarî para cezası verilir. c) Mülkî idareamirince bu Kanunun 50 nci maddesinde belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen kişilere 250 YTL,gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 500 YTL idarîpara cezası verilir. (2) Yurt dışındaverilen idarî para cezaları, işlem sırasındamahallî para karşılığı verildiğiülkede konsolosluk hasılatının tahsil edildiği parabirimi üzerinden tahsil edilir. (3) Bu Kanuna göre; a) Her türlü doğalafet, gasp, hırsızlık, yangın ve terör nedeniylenüfus ve aile cüzdanlarının kaybedilmesi, nüfusolaylarının bildirim yükümlülüğününyerine getirilememesi hallerinde, b) Yetkili kurumlarınkimsesiz çocuklarla ilgili nüfus cüzdanı talepleri vedoğum bildirimlerinde, c) Bu Kanunun 18 inci maddesindebelirtilen büyük ana, büyük baba veya kardeşlere ya daçocukları yanlarında bulunduranlar ile muhtarlara, d) Bu Kanunun 31 inci maddesindebelirtilen Cumhuriyet savcılıklarına, bu maddede belirtilen idarîpara cezaları uygulanmaz.” denilmiştir. Olayda, davanın idari paracezasının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmış olup; 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer veril-memiştir. Öte yandan; KabahatlerKanunun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesi ile değiştirilen 3. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun"Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinin 1.fıkrasında ise, "idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir" düzenlemeleri yeralmıştır. Bu düzenlemelere göre;Kabahatler Kanunu'nun, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaidari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 7. Sulh CezaHakimliğince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin23.9.2014 gün ve D.İş No:2014/180 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy