T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 785
KARAR NO : 2015 / 800
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : Davacının hissedarı olduğu taşınmazının fiilen el atılmayan kısmına, kamulaştırmasız el atıldığından bahisle açılan tazminat davasında; aynı taşınmazın fiilen el atılan kısmına ilişkin olarak adli yargı yerince verilen kararın kesinleşmesi ve bu yöndeki hukuki ihtilafın sona ermesi karşısında; taşınmazın diğer bölümleri üzerindeki hukuki el atma nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.Ç.
Vekilleri :Av.M. E.& Av.Ş. Ö.
Davalı : Melikgazi BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. M.Ü.-Av. Z. S.
Av.Z.D. - Av. T. B.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri İli,Melikgazi İlçesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi,3268 ada, 7 parselde kayıtlı bulunan taşınmazda hak sahibiolduğunu; dava tarihinden geriye doğru 5 yıldan daha uzunsüre önce onanmış ve kesinleşmiş 1/1000ölçekli uygulama imar planına göre; dava konusutaşınmazın yol ve park alanında kaldığını;imar durumuna göre taşınmazdan fiilen ve hukuken tasarruf etmeimkanı bulunmadığını; Yargıtay 5.HD’nin03.05.2011 tarih,2011/182 Esas ve 2011/7779 Karar sayılı ilamıile aynı Dairenin 22.03.2011 tarih, 2010/17128 Esas ve 2011/5077 Kararsayılı ilamında da benimsenen Yargıtay Hukuk GenelKurulu’nun 15.12.2010 tarih, 2010/5-662 Esas ve 2010/551 Kararsayılı ilamında belirtildiği üzere; 3194Sayılı Yasa’nın 10.maddesinin amir hükmüuyarınca 1/1000 ölçekli imar planının kesinleştiğitarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyece davakonusu taşınmazın ayrılma amacına uygun olarakkamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi vetaşınmaz malikinin süresi belirsiz şekildekısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atmanedeniyle tazminat şartları oluştuğundan,taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiğini; açıklananişlemler tesis edilirken davalıca herhangi bir kamulaştırmaişlemi yapılmadığı gibi taşınmazınbedelinin ödenmediğini, müvekkilinin rızası daalınmadığından taşınmaza elatılmış olduğunu; taşınmazın konumuitibariyle arsa değerinin yüksek olduğunu; taşınmazın2981 Sayılı Yasa’nın 10/b maddesi uygulaması ileoluşmuş olması durumunda Yargıtay kararlarınagöre belirlenen bedelden DOP indiriminin yapılmamasıgerektiğini; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaDeğişiklik Yapılmasına İlişkin 5999Sayılı Kanun’un Geçici maddesi hükmü ile 6111Sayılı Kanun’un geçici 2.maddesi hükmügereğince davalı idare ile uzlaşma talepleribulunmadığından taşınmazın değerininmahkemece tespiti ile bu bedelin tarafımıza ödenmesini istediklerini;öte yandan aynı taşınmazın bir başkahissedarı adına açmış bulundukları davanın,Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/136 Esas sayılıdosyasıyla derdest olduğundan, gerek usul ekonomisi, gerekçelişik karar verilmesinin engellenmesi ve yargılamabirliği amacıyla tensiben eldeki dosyanın Kayseri 1.Asliye HukukMahkemesi’nin 2012/136 Esas sayılı dosyasıylabirleştirilmesine ve yargılamanın belirtilen dosyaüzerinden sürdürülmesine karar verilmesini de istedikleriniifade ederek; taşınmaza kamulaştırmasız elatılmasından dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla; a)Tensiben eldeki dosyanın Kayseri1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/136 Esas sayılıdosyasıyla birleştirilmesine ve yargılamanın Kayseri1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/136 Esas sayılı dosyasıüzerinden sürdürülmesine, b)Şimdilik 15.000,00 TLtazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 8.3.2012 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
Kayseri1.Asliye Hukuk Mahkemesi; 14.3.2012 gün ve E:2012/180, K:2012/131sayı ile, davacı tarafından davalı aleyhinekamulaştırmasız el atma sebebiyle davaaçıldığını, davacı vekilinin tensiben budosyanın Mahkemelerinin 2012/136 E sayılı dosyası ilebirleştirilmesini talep ettiğini; Mahkemelerinin 2012/136E.sayılı dosyası incelendiğinde; Davanınkamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat talebine ilişkinolduğu, dava konusu taşınmazların aynı olduğu,her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğununanlaşıldığı; HMK. 166/1 md.ne göre aynı yargıçevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukukmahkemelerinde açılmış davalar aralarındabağlantı bulunması durumunda davanın heraşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilkdavanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği; birleştirme kararının 2.davanınaçıldığı mahkemece verileceği, bu kararındiğer mahkemeyi bağlayacağı, açıklanan yasaldüzenleme karşısında her iki dosya arasında hukuki vefiili irtibat bulunduğu, dosyaların birlikteyürütülmesinin gerektiği, dolayısıyla, her ikidosyanın Mahkemelerinin 2012/136 E.sayılı dosyasıüzerinden birleştirilmesine karar vermek gerektiğini belirterek;Mahkemelerinin iş bu dava dosyasının aralarındabağlantı olduğu anlaşılan ve birliktedeğerlendirilmesi gereken Mahkemelerinin 2012/136 E.sayılıdosyası ile HMK.166.v.d.maddeleri gereğiBİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın, eskiesaslı olan Mahkemelerinin 2012/136 E.sayılı dosyasıüzerinden yürütülmesine, bu dosya esasınınbirleştirme nedeniyle bu şekilde kapatılmasına kararvermiştir.
Kayseri1.Asliye Hukuk Mahkemesi; 18.3.2014 gün ve E:2012/136, K:2014/98sayı ile, M.S.’nün davacısı olduğu dava ile,bakılan davanın davacısı olan S.Ç.’in davadilekçelerini özetledikten ve dosyalara ilişkin diğerbilgilere yer verdikten sonra; “(…)Dava,kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebineilişkindir.
Tümdosya kapsamından Kayseri İli Melikgazi İlçesiYıldırım Beyazıt Mah. 3268 ada 7 parsel dekayıtlı 4.580,96 m2 alanlı taşınmazda davacı M.S.'nün748/4581 oranında, birleşen dosya davacısı S.Ç.'inise 412/4581 oranında hissedar oldukları, dava konusutaşınmaza davalı idarenin kamulaştırma yapmadan elattığı iddiası ile 15.000 TL tazminat talepli iş budavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusutaşınmazın tapu kaydı, krokisi, imar durumu, emsaltaşınmaz kayıtları ve diğer değere etki edenfaktörlere ilişkin yazı cevapları getirtilerektaşınmaz başında değerinin tespiti için ve elatılan yerlerin belirlenmesi amacıyla keşif yapılmış,Harita Mühendisi bilirkişi 28/09/2012 tarihli raporunu ibrazetmiş, raporda; taşınmazın A harfi ile gösterilen68.56 m2 lik kısmına kaldırım, asfalt ve yol yapılmaksuretiyle fiilen el atıldığı, geri kalan 4512.40 m2 likkısmına fiilen el atılmamış olup, zeminde boşarsa olarak kullanılmakta olduğu, fiilen el atılankısmın 15 m lik yolda kaldığı, fiilen elatılmayan kısmın 7 m-15 m lik yolda kaldığı vefiilen el atılmayan kısmın imar planında parktakaldığı belirtilmiştir.
Hesapbilirkişi 04/12/2012 rapor ve 04/12/2013 tarihli ek raporunda dava konusutaşınmazın değerini tespit için 5102 ada 1 noluparseldeki 21/03/2003 tarihli satış emsal olarakalınmış, kamulaştırma kanunu hükümlerineuygun olarak inceleme yapılarak, taşınmaza fiilen ve hukuken elatıldığı, dava tarihi itibariyle davacı M.S. hissesiiçin 934.991,84 TL birleşen dosya davacısı S.Ç.hissesi için ise 516.849,49 TL olduğu belirtilmiş, elatılan taşınmaza ilişkin tazminat hesabıyapılmış olup emsal alınan taşınmazın datapu kayıtları, satış akit tablosu ve imar durumugetirtilmiş, davaya konu taşınmaza uzaklığıtespit edilmiş, tüm delillere göre emsal olabileceğikanaatine varılmış, hesap bilirkişisi raporuhüküm kurmaya elverişli yasal ve yeterligörülmüş, davacı vekili asıl ve birleşen davasınıusulüne uygun olarak ıslah etmiştir.
Fenbilirkişisi raporundan taşınmazın bir kısmınafiilen el atıldığı anlaşılmaktadır. Elatılan ve A harfi ile gösterilen kısım kaldırımve asfalt olup, imar planında da davalı belediyeninsorumluluğunda olan aynı nitelikteki yolda kalmaktadır. Taşınmazınel atılmayan kısmın imar planında yolda ve parktakaldığı ve tamamından davalı belediyenin sorumluolduğu görülmektedir. Davalı belediyenin 31/12/2013 tarihlicevabı yazısına göre de, taşınmaza 2000 ve 2002yıllarında el atıldığı görülmektedir.6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile değişikgeçici 6. madde hükümlerine göre 1983 tarihinden sonrakifiili el atmalarda uzlaşmanın dava şartıolmadığı görülmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de1983 sonrası fiili el atmalarda uzlaşmayı dava şartıolarak getiren 6111 sayılı yasanın ilgili maddelerini iptal etmiştir.Bu nedenle bu dosyada da uzlaşmanın dava şartıolmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalıidarenin taşınmazın bir kısmına imar planınauygun olarak el attığı, diğer kısımlara ise elatılmadığı görülmektedir, imar planlarındantaşınmazın tamamının sorumluluğunun davalıidareye ait olduğu da anlaşılmaktadır. Davalı idarefiilen el atmak suretiyle imar planına uygun projeyibaşlatmış olup, bu durumda el atılan kısımlaryanında el atılmayan kısımların da birliktedeğerlendirilmesi ve taşınmazın tamamı üzerindenkarar verilmesi gerekecektir.
Hesapbilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusutaşınmaz değerlendirilmiş, her ikitaşınmazın aynı mahalle olduğu,uzaklığın emsal olabilecek şekilde 200 m olduğu, davakonusu taşınmazın kadastro parseli olup DOP kesintisininyapılmadığı, emsal taşınmazın ise imaruygulaması sonucu oluşan ve DOP kesintisi yapılmayan parselolduğu anlaşılmış, taşınmazlarınkıymet takdir komisyonunca belirlenen m2 rayiç değerlerinegöre belirlenen değerlerde oransızlıkolmadığı görülmüş, dava konusutaşınmaz 2981 sayılı yasa uygulaması ileoluşması sebebiyle belirlenen değerler DOP kesintisiyapılmamasının da yasal olduğu anlaşılmakla,davanın ve birleşen davanın kabulü gerekmiş veaşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-a)Davanınkabulüne, 934,991,84 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
(…)
2-a)Birleşendavanın kabulüne, 516.849,49 TL nin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakbirleşen dosya davacısına verilmesine,
(…)
3-Dava konusuKayseri İli Melikgazi İlçesi YıldırımBeyazıt Mah. 3268 ada 7 parselde tapuya kayıtlıtaşınmazdaki davacı ve birleşen dosya davacıhisselerinin iptali ile, 03/10/2012 havale tarihli fen raporunda A-Y1-Y2harfleri ile gösterilen kısımların tapudan yol olarakTERKİNİNE, P harfi ile gösterilen kısmın isedavalı adına park olarak TESCİLİNE,(…)” kararvermiş, bu karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay18.Hukuk Dairesi; 13.1.2015 gün ve E:2014/11357, K:2015/270 sayı ile,“(…) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusutaşınmazın imar planında yol olarak ayrılanbölümünde 68,56 m2 lik kısmına fiilen elatıldığı, imar planında park olarak ayrılan4.171,82 m2 lik kısmına ise fiilen el atılmadığı,mahkemece, idarenin fiilen el atmak suretiyle imar planına uygun projeyibaşlattığı elatılmayan kısımlarıncabirlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerektaşınmazın tamamı üzerinden değerlendirmeyapılıp bedeline hükmedildiğianlaşılmaktadır.
Dosyadakiyazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasalgerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde birisabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazlarıyerinde değildir.
Ancak;
Taşınmazınfiilen el atılmayan fen bilirkişi raporunda (P) harfiyle parkalanı olarak gösterilen 4.171.82 m2 lik bölümüyönünden;
Fenbilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın (Y1)283,46 m2 ve (A) 68,55 m2’lik kısımlarının imarplanında yol olarak belirlendiği ve (A) ile gösterilenkısma yol ve kaldırım yapmak suretiyle elatıldığı, geriye kalan imar yoIu kapsamındakitaşınmaz kısmının da projebütünlüğü gereği birliktedeğerlendirilebileceği ancak yol ve kaldırımyapıldıktan sonra park alanı olarak ayrılan kısmahiçbir müdahale yapılmadığı ve projebütünlüğü gereği birliktedeğerlendirilmesinin uygun olmadığıanlaşılmıştır.
Uygulama veöğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerininyürütülmesi sırasında tek yanlı iradeaçıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarakilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekildeyaptıkları işlemlerin, idari işlem, görev ve yetkialanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığıfiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylemolarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukukaaykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili elatma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tekyanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlaradayanılarak yapılan işlemlerin idari niteliktaşıdığı, söz konusu imar planlarınınzamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarakkabulünün gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıdaaçıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarakaçılan davalarda, görev itirazında bulunulması veolumlu görev uyuşmazlığı çıkmasıüzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafındandeğerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 20 11/238E.-2012/63K. ve2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanınbulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıYasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununundeğiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da“Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlaraayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıylatasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülenidari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idariyargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bunedenlerle; fen bilirkişi raporunda (P) harfiyle gösterilen ve fiilenel atılmayan imar planında park alanı olarak ayrılantaşınmaz bölümü yönünden davacıtarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın,dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlemolan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plandaöngörülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapılmamasından kaynaklandığınınkabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkindavanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanununun 114/1-b ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usuldenreddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğrugörülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan esaslar gözönündetutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisiisabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundankabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğinceBOZULMASINA…” karar vermiştir.
KAYSERİ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.5.2015 gün ve E:2015/117,K:2015/172 sayı ile, “(…) Mahkememizin 18/03/2014 tarih ve2012/136 esas 2014/98 karar sayılı ilamı ile asıldavanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş,davalı vekili tarafından temyiz itirazı ve davacıtarafın katılma yolu ile temyiz itirazı üzerine dosyaYargıtay'a gönderilmiş, Yargıtay 18.HD.sinin 13/01/2015tarihli kararında belirtilen gerekçelerle bozularak mahkememizeiade edilmiş, dosya mahkememizin yukarıdaki sırasınakaydedilmiş, bozma ilamına uyularak yargılamasına devamolunmuştur.
Dava,kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebineilişkindir.
Tümdosya kapsamından Kayseri İli Melikgazi İlçesiYıldırım Beyazıt Mah. 3268 ada 7 parselde kayıtlı4.580,96 m2 alanlı taşınmazda davacı M.S.'nün 748/4581oranında, birleşen dosya davacısı S.Ç.'in ise412/4581 oranında hissedar oldukları, dava konusu taşınmazadavalı idarenin kamulaştırma yapmadan el attığıiddiası ile 15.000 TL tazminat talepli iş bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizin18/03/2014 tarihli kararı ile taşınmazın el atılan P,A, Y1 ve Y2 harfleri ile gösterilen kısımlar yönündendavanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 18. HukukDairesinin 13/01/2015 tarihli ilamında "fen bilirkişi raporunagöre dava konusu taşınmazın Y1 283,46 m2 ve A harfi ilegösterilen 68,55 m2 lik kısımların imar planında yololarak belirlendiği ve A harfi ile gösterilen kısma yol vekaldırım yapılmak suretiyle el atıldığı,geriye kalan imar yolu kapsamındaki taşınmaz kısmım daproje bütünlüğü gereği birliktedeğerlendirilebileceği, fen bilirkişi raporunda P harfi ilegösterilen ve fiilen el atılmayan imar planında park alanıolarak ayrılan taşınmaz yönündenkamulaştırma işlemlerinin zamanındayapılmamasından kaynaklandığının kabulü ileidari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü KanunuHükümlerin uyarınca İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nun114/1 ve 115/2 Maddesi uyarınca davanın usulden reddine ilişkinhüküm kurulması" gerekçesi ile dosyaya bozmakararı verilmiş, bu yöne değinen bozma ilamı yerindegörülerek uyulmasına karar verilmiştir.
Yenidenyapılan yargılamada Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin bozmailamında da açıklandığı üzeretaşınmazın fiilen el atılan Y1 ile gösterilen 283,46m2 lik kısmı, Y2 ile gösterilen 57,11 m2 likkısımlarının imar planında ana arter olmayan yoldakaldığı, fiilen el atmanın olmadığı, A ilegösterilen 68,55 m2 lik kısmının da imar planında anaarter olmayan yolda kaldığı ve fiilen elatıldığı, fiilen el atılan ve el atılmayan bukısımların tamamının imarda yol olarak aynıbelediyenin sorumluluğunda bulunduğu, bu nedenle projebütünlüğü oluşturduğu anlaşılmaklabu kısımlar yönünden mahkememizin öncekikararında benimsenen bilirkişi raporu ve taşınmazınkabul edilen m2 değeri değeri bozma konusu yapılmamışolmakla, mahkememizce bu değerler esas alınarak hesaplama yapılmış,asıl dava ve birleşen davanın bu kez kısmen kabulügerekmiştir.
Fen raporundaP harfi ile gösterilen imar planında parkta kaldığıanlaşılan ve fiilen el atılmayan 4.171,82 m2 lik kısmıyönünden yapılan incelemede ise; uygulama ve öğretide;idarelerin hizmetlerin yürütülmesi sırasında tekyanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarınadayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekildeyaptıkları işlemler idari işlem, görev ve yetkialanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığıfiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylemolarak tanımlanmaktadır. Somut olayda, idarenin icra yetkisini hukukaaykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili elatma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tekyanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlaradayanılarak yapılan işlemlerin idari niteliktaşıdığının, söz konusu imarplanlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumununda idari eylem olduğunun kabulü gerekir. Fen bilirkişisinin28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde P harfi ile gösterilenkısımda el atmanın olmadığı, imar uygulamasısonunda oluşan hukuki el atma niteliğinde olduğu, yukarıdaaçıklandığı üzere İdare Mahkemesigörevli olduğundan yargı yolu yokluğu sebebiyle HMK 115/2maddesi gereği davanın usulden reddi gerekmiştir.
2942sayılı kanunun 6487 sayılı kanunla değiştirilengeçici 6. Maddesinin 12 ve 13. Fıkraları, 13/03/2015 tarihliresmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarih 2013/95Esas 2014/176 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğinden,04/11/1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlaryönünden kamulaştırmasız el atma sebebiyleaçılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile hertürlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanmasıgerektiğinden kabul ve red oranına göre davacı lehine nispivekalet ücreti hesaplanmış, red edilen kısımyönünden İdari Yargı görevli olduğundandavalı lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmişaşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıldavada;
a)Fenbilirkişisinin 28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde P harfi ilegösterilen ve fiilen el atılmadığı anlaşılanproje bütünlüğü oluşturmayan kısımyönünden davada İdari Yargı görevli olduğundanHMK' nun 114/1 b - 115/2 maddesi gereği USULDEN REDDİNE,
(…)
c)Fenbilirkişisinin 28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde A, Y1 ve Y2 harfleriile gösterilen kısımlar yönünden davanınkısmen kabul kısmen reddi ile, 83.507,07 TL nin dava tarihindenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili iledavacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
(…)
Birleşendavada;
1-a) Fenbilirkişisinin 28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde P harfi ilegösterilen ve fiilen el atılmadığı anlaşılanproje bütünlüğü oluşturmayan kısımyönünden davada İdari Yargı görevli olduğundanHMK' nun 114/1 b -115/2 maddesi gereği USULDEN REDDİNE,
(…)
c)Fenbilirkişisinin 28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde A, Y1 ve Y2 harfleriile gösterilen kısımlar yönünden davanınkısmen kabul kısmen reddi ile, 46.161,45„TL nin dava tarihindenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili iledavacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
(…)
2-Kayseriİli Melikgazi İlçesi Yıldırım BeyazıtMahallesi 3268 ada 7 parselde tapuya kayıtlı taşınmazdakidavacı ve birleşen davacı hisselerinin fen bilirkişisinin28/09/2012 tarihli rapor ve krokisinde A, Y1 ve Y2 harfleri ile gösterilenkısımlardaki hisselerin iptali ile yol olarak davalı lehineTESCİL VE TERKİNİNE,
(…)”karar vermiş; davalı tarafından yapılan temyiz istemindendaha sonra feragat edilmiş ve hüküm 11.8.2015 tarihindekesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa; müvekkilinin Kayseri İli, Melikgaziİlçesi,Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 3268 ada, 7parselde kayıtlı bulunan taşınmazda hak sahibiolduğunu; 01.02.1989 tarihinde onanmış ve kesinleşmiş1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre;taşınmazın tamamen 30.000 m2 den daha küçüknitelikteki (tali nitelikteki) park alanında ve 30 metreden daha az/taligenişlikteki yol alanında kaldığını;taşınmaz kamulaştırılmadığı gibitaşınmazın kamu hizmetinde kalan kısmınınbedelinin ödenmediğini; Yargıtay, Danıştayve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göretaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığını; dava konusu taşınmaza elatılması nedeniyle önceden Kayseri 1.Asliye HukukMahkemesi’nin 2012/180 Esas sayılı dosyasıyla 08.03.2012tarihinde dava açıldığını; dosyanınaynı mahkemenin 2012/136 Esas sayılı dosyasıylabirleştirildiğini, mahkemece 18.03.2014 tarih ve 2014/98 Kararsayılı ilamla davalarının taşınmazıntamamına isabet eden tazminat yönünden kabulüne kararverilmiş ise de temyiz üzerine Yargıtay 18.HD’nin13.01.2015 tarih, 2014/11357 Esas ve 2015/270 Karar sayılıilamıyla bozulduğunu; bozma ilamında özetle;“taşınmazın park alanında kalan kısmıyönünden idari yargının görevli olduğundanbahsedildiğini, bozmaya uyan mahkemece verilen 21.05.2015 tarih,2015/117-172 sayılı ilamla “taşınmazın parkalanında kalan ve fiilen el atılmayan kısmıyönünden idari yargının görevli olduğu"nunbelirtildiğini; mezkur ilamın 11.08.2015 tarihindekesinleştiğini; davalı idareye ayrıca idari başvuruyapılmaksızın İYUK 9/1 maddesi gereğince yasal 30günlük sürede eldeki davanınaçıldığını; belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesidosyasında bilirkişi raporu alındığını;düzenlenen fen bilirkişi raporu ile dava konusutaşınmazın imar durumu ve fiili durumunun ortayaçıkartıldığını; heyet raporu ile de davakonusu taşınmazın dava tarihi olan 08.03.2012 tarihi itibariylebirim değeri ve toplam tazminat değerinin belirlendiğini, zatenAsliye Hukuk Mahkemesi’ndeki önceki davalarının da budeğerden karara çıktığını, mahkemecefiilen el atılan ve krokide A harfiyle gösterilen kısım ilebu kısımla proje bütünlüğü bulunan Y1 ve Y2harfiyle gösterilen kısımların tazminatın tahsilinekarar verildiğini; eldeki bu davada ise taşınmazın fiilenel atılmayan ve fen raporunda P harfiyle gösterilen parkkısmının tazminatının talep konusu yapıldığınıifade ederek; dava konusu Kayseri İli, Melikgaziİlçesi,Yıldırım Beyazıt Mahallesi, 3268 ada, 7parselde kayıtlı bulunan taşınmazakamulaştırmasız el atılmasından dolayı fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik30.000,00 TL tazminatın görevsiz mahkemedeki dava tarihi olan08.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 18.8.2015 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
KAYSERİ1.İDARE MAHKEMESİ: 2.11.2015 gün ve E:2015/940 sayı ile,“(…) Belediyelerin 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalarüzerinde imar planlarının hazırlanması veyürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesigibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarındankaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayananirade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu, bu yönü ile de İdarî eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıyerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen usûl veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazın birkısmına fiilen el atılması karşısındaidarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır.
Öteyandan, İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, İdarî eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan İdarî yargı yerineait olduğu, idarece herhangi bir aynî hakka müdahaledebulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekim,yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarih 1958/17Esas 1959/15 Karar sayılı kararının III.bölümünde, İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir." görüşüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; dava konusu Kayseri İli Melikgazi İlçesiYıldırım Beyazıt Mahallesi 3268 Ada 7 Parsel numaralıtaşınmazın 68,56 m2'lik kısmına kaldırım veasfalt yol yapılmak suretiyle fiilen elatıldığının Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin2015/117 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif vebilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporlaanlaşılması karşısında, idarenin dava konusutaşınmaza fiilen de kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümü adlî yargıyerinin görevine girmektedir.
Ayrıca,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 22/09/2014tarih 2014/804 Esas 2014/836 Karar sayılı kararı da buyöndedir.
Her ne kadar2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesinin 2.fıkrasında; "Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir" hükmü mevcutise de Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/117 Esas sayılıdosyası, Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 2015/977 Esas sayılıdosyasının ekinde 01/10/2015 tarihinde UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği için temin edilememiştir.
Açıklanannedenlerle; 2247 Sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinin 1.fıkrası uyarınca Mahkememiz dosyasının, görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortaktaraf olan “S.Ç.” ve “Kayseriİli, Melikgazi İlçesi,Yıldırım BeyazıtMahallesi, 3268 ada, 7 parselde kayıtlı bulunantaşınmazın fiilen el atılmayan ve fen raporunda P harfiylegösterilen park kısmına ilişkin tazminat istemi” yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı kararında, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2015/117,K:2015/172 sayılı dosyasının, Kayseri 2. İdareMahkemesinin 2015/977 Esas sayılı dosyasının ekindeUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğinin belirtilmesiüzerine; adli yargı dosyasının da ilgili dosyakapsamında incelendiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının hissedarı olduğu taşınmazınınfiilen el atılmayan kısmına, kamulaştırmasız el atıldığından bahisleaçılan tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Dava dosyasınınincelenmesinden; Yıldırım Beyazıt Mahallesi 3268 ada, 7parsel sayılı taşınmazın 01.02.1989 tarihinde uygulamaimar planına alındığı; yürürlükteki1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanı,kısmen de yolda kalan bir kadastro parseli olduğu, 3194Sayılı İmar Kanunun 18.madde uygulamasıiçeriğindeki D.O.P.(Düzenleme Ortaklık Payı) kesintisiyapılmadığı; adli yargı yerinde, birleştirilenasıl davadaki davacı M.S. ile görülen davanındavacısı olan S.Ç.’in hissedarı bulundukları taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen4.12.2012 tarihli Bilirkişi Raporunda; Kayseri İli, Melikgaziİlçesi, Yıldırım Beyazıt Mah., 3268 ada, 7parselde kayıtlı, “arsa” vasfındaki,taşınmazın 4.580,96m2 yüzölçümlüolduğu; tapu kaydının incelenmesinde, dava konusutaşınmazda; Zühtü oğlu M.S.’nün 748/4581,davacı Adnan oğlu Seyit ÇETİN’in 412/4581.hissesinin bulunduğu; taşınmazın 1/1000 ölçekliuygulama imar planında 30.000,00m2 den küçük park veana arter niteliğinde olmayan yol olarak ayrılmış yerlerdekaldığı; Keşif esnasında heyette bulunan HaritaMühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenerek, 28/09/2012tarihinde Mahkemeye sunulmuş olan krokili rapordan;
“1)Dava konusu taşınmaza kısmen ve fiilen el atılmışolduğu;
2) Davakonusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imarplanına göre durumunun :
A 68,56m2 Asfalt yol ve kaldırım yapılmış 1/1000U.İ.P. ana arter niteliğinde olmayan yol
Y1 283,47m2 El atılmamış 1/1000 U.İ.P. ana arter niteliğinde olmayan yol
Y2 57,11m2 El atılmamış 1/1000 U.İ.P. ana arter niteliğinde olmayan yol
P 4.171,82m2 El atılmamış 1/1000U.İ.P. 30.000.00m2 den küçük park
4.580.96m2 TOPLAM FİİLİ ve HUKUKİ EL ATMA” olduğunungörüldüğü; Kayseri KadastroMüdürlüğü tarafından Mahkemeyegönderilmiş olan 14/03/2012 tarih ve 1978 sayılıyazıda; dava konusu taşınmazın 2981 sayılıİmar Kanununun uygulamasının yapılması sonucundaoluştuğu, bu uygulama esnasında taşınmazdan yolpayı kesildiği, taşınmaz aleyhine ipotek tesisigörülmediğinin bildirildiği, Melikgazi Belediyesitarafından Mahkemeye gönderilmiş olan 09/03/2012 tarih ve 2024sayılı yazıda, dava konusu taşınmazın ilkolarak 01/02/1989 tarihinde imar planına alınarakkesinleştiğinin bildirildiği; Kayseri BüyükşehirBelediyesi tarafından Mahkemeye gönderilmiş olan 08/03/2012tarih ve 1235 sayılı yazıdan, dava konusutaşınmazın dahilinde bulunduğu ilk 1/1000ölçekli uygulama imar planının 01/02/1989 tarihindeonandığının anlaşıldığıbelirtilmiştir.
Bubağlamda, dava konusu taşınmaza elatıldığından bahisle davacı S.Ç.tarafından Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/180 Esassayılı dosyasıyla açılan davanın, parselhissedarı olan M.S. tarafından açılan aynı MahkemeninE:2012/136 sayılı dosyasıyla birleştirildiği; Mahkemece18.03.2014 tarih ve K:2014/98 sayılı ilamla, davacıların davalarının,taşınmazın tamamına isabet eden tazminat yönündenkabulüne karar verildiği, ancak temyiz üzerineYargıtay 18.HD’nin 13.01.2015 tarih, E:2014/11357 ve K:2015/270sayılı ilamıyla kararın bozulduğu; bozmailamında, taşınmazın park alanında kalan, fiilenel atılmayan kısmı yönünden idari yargınıngörevli olduğuna işaret edildiği; bozmaya uyan Mahkemeceverilen 21.05.2015 tarih, E/K:2015/117-172 sayılı ilamla, taşınmazınpark alanında kalan ve fiilen el atılmayan kısmıyönünden idari yargının görevli olduğuna kararverildiği, fiilen el atıldığı belirtilenve Fen bilirkişisinin 28/09/2012 tarihli Rapor ve krokisinde,kaldırım ve asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen elatıldığı belirtilen kısımlar yönündenuyuşmazlığın esası incelenerek davanınkısmen kabul kısmen reddi ile, belirlenen miktarın davatarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili iledavacıya verilmesine, fazla talebin reddine, dava konusu 3268 ada 7parselde tapuya kayıtlı taşınmazdaki davacı vebirleşen davacı hisselerinin fen bilirkişisinin 28/09/2012tarihli rapor ve krokisinde A, Y1 ve Y2 harfleri ile gösterilenkısımlardaki hisselerin iptali ile yol olarak davalı lehinetescil ve terkinine karar verildiği; usul ve esas yönündenhükümler içeren adli yargı kararının kesinleştiği;davacının bunun üzerine, görevuyuşmazlığına konu olan ve hissedarı olduğutaşınmazının fiilen el atılmayankısmına, kamulaştırmasız elatıldığından bahisle tazminat davasıaçtığı görülmüştür.
Adli yargı yerince,taşınmazın fiilen el atılan kısmıbakımından esasa ilişkin olarak verilen kararınkesinleşmesiyle birlikte, artık bu yöndeki bir ihtilafınhüküm uyuşmazlığı hariç,Uyuşmazlık Mahkemesi önüne getirilebilmesine imkanolmadığından; bir şekilde hukuki çözümekavuşturulmuş olan bu sorunun artık “hukuki el atma”hali bakımından belirleyici olmasıdüşünülemez. Diğer bir deyişle, “kesinhükmün bağlayıcılığı” ilkesigereğince artık taşınmazın bütünübakımından bir değerlendirme değil, hukukiçözüme kavuşmuş kısım dikkatealınarak kalan kısım yönünden bir hukuki tespit vedeğerlendirme yapılmalıdır. Davanın somutunda da,bilirkişi raporlarıyla saptanan fiili el atılan kısımbakımından adli yargı yerince davacı lehine tazminatahükmedildiği ve bu hükmün kesinleştiğigörüldüğünden ve taşınmazın kalankısmı yönünden, imar planında “park alanıve yol” olarak belirtilen hukuki el atma sözkonusu olduğundan;mevcut bu tespite göre sonuca gidilmelidir. UyuşmazlıkMahkemesinin 26.10.2015 tarih ve E.2015/702, K.2015/707; 26.10.2015 tarih veE.2015/708, K.2015/711; 28.09.2015 tarih ve E.2015/650, K.2015/654sayılı kararları da bu doğrultudadır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek:3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konuolayda; davacının hissedarı olduğutaşınmazının fiilen el atılmayankısmına, kamulaştırmasız el atıldığındanbahisle uğranılan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandan kamulaştırmasızel atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemedegörülen davaya konu olayda olduğu gibi imarkısıtlamaları’nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı”nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarruf hakkınınkısıtlanması sebebiyle doğan zararın ancak idariyargıda açılacak bir tam yargı davasına konuedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim, Anayasanın158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazları nedeniyleDanıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarınınihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarınave hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Kayseri 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun reddinekarar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kayseri 1. İdareMahkemesince, 2.11.2015 gün ve E:2015/940 sayı ile yapılanBAŞVURUNUN REDDİNE, 30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy