T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 761
KARAR NO : 2015 / 778
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: Davalı belediyede 4857 sayılı Kanun gereğince görev yapmakta iken, 5620 sayılı “Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İş Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun” gereği 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel kapsamında çalışmaya devam etmesinin ardından emekliye ayrılan davacının, hizmet akdine dayalı işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin hak ve alacakları dikkate alınmadan eksik ödenen emekli ikramiyesinin faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : B.K. Vekili :Av.M.K. Davalı : Sincan BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av. U.İ. OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının, davalı SincanBelediyesi’nde 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak görevyapmakta iken 5620 sayılı Kanun gereğince kendisine yapılantebliğe istinaden 06.07.2007 tarihli dilekçesi ile 5393sayılı Belediyeler Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında 4857sayılı Yasa’ya tabi olarakçalıştığı sürelerdeki fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla tam zamanlısözleşmeli personel statüsüne geçtiğini, butarihten sonra sözleşmeli personel statüsündeçalıştığını ve emeklilik nedeniyle14.06.2012 tarihi itibariyle ilişiğinin kesilerek davacıya23.221,04 TL tazminat ödendiğini ve davacı tarafındanfazlaya ilişkin talep hakları saklı tutulmak suretiyleihtirazı kayıtta bulunarak ödenen meblağın alındığını;davacıya tazminat ödenirken önceki statüsüneilişkin ücret ve diğer mali-sosyal hakların nazaraalınmaksızın tazminat alacağında kesintiyegidildiğini, davacıya önceden kıdem tazminatıödenmediğini, önceki statüden doğan hak vealacakları ile İş Kanunu ve Hizmet Sözleşmesi’ndendoğan hak ve alacakları dikkate alınmadan eksik ödemeyapıldığını, davacıya ikramiyesininişçi statüsünden ödenmesi gerekirken memur olarakdeğerlendirilip ödeme yapılması işleminin haksızolduğunu belirterek; 1.000 TL eksik ödenen emekli ikramiyesininfaiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır. SİNCAN İŞMAHKEMESİ:24.01.2013 gün ve E:2012/601 K:2013/11 sayılıkararında; “…5393 SayılıBelediyeler Kaııunu'nun 49/3 maddesinde "Belediye vebağlı kuruluşlarında norm kadroya uygun olarak çevresağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim veiletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim vedanışmanlık alanlarında, avukat, mimar, mühendis,şehir ve bölge plancısı, çözümleyici veprogramcı, tabib, uzman tabib, ebe, hemşire, veteriner, kimyager,teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllıksözleşme ile çalıştırılabilir,sözleşmedeki personel eli ile yürütülen hizmetlereilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelinyürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadrounvanının gerektirdiği nitelikleri taşımalarışarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarakistihdam edileceklere ödenecek net ücret söz konusu kadroünvanı için birinci derecenin birinci kademesi esasalınmak suretiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nagöre tespit edilecek her türlü ödemelertoplamının net tutarının %25 fazlasınıgeçmemek üzere Belediye Meclisi kararı ile belirlenir Genelhükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadrounvanları için o kadro unvanından ihdasıyapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esasalınır ve yapılacak ödemenin azami tutarı belirtilenusule göre tespit olunur. Bu fıkra hükümlerine göreçalıştırılacak personel için İçİşleri Bakanlığı ünvanlar itibariylesınırlama getirilebilir" kuralı öngörülmüşaynı maddenin 5. fıkrasında "3. ve 4. fıkrahükümleri uyarınca çalıştırılacakpersonele her ne ad adı altında olursa olsun sözleşme ücretidışında herhangi bir ödeme yapılamaz ve ücretmahiyetinde aynı veya nakdi menfaat temin edilmez. Bu personelhakkında bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda vize şartıaranmaksızın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun4/B fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındakihükümler uygulanır. Bu personele ait sözleşmeörnekleri sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30gün içerisinde İç İşleriBakanlığı'na gönderilir" hükmüne yerverilmiştir. Dosyanın bütün olarak incelenipdeğerlendirilmesinde; davacı davalı bünyesinde 4857Sayılı Yasaya tabi işçi olarakçalışırken 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu 49.maddesi kapsamında 5620 Sayılı Kanun gereğincedilekçe vermek suretiyle 4857 Sayılı Yasa kapsamındançıkarak tam zamanlı sözleşmeli personelstatüsünde tekniker olarak çalışmaya devam etmiştir.14.06.2012 tarihinde ise bu statü de iken emekli olmuştur. Emekliliknedeniyle kendisine 02.07.2012 tarihinde 23.221,04TL iş sonutazminatı ödenmiştir. Mahkememize açılan dava ileiş sonu tazminatı olarak ödenen ikramiyenin işçistatüsünden ödenmesi gerekirken memur olarakdeğerlendirilerek işlem yapıldığı ve eksiködeme de bulunulduğu iddia olunmaktadır. Bu haliyle davacıtalebinin işçi olarak çalıştığıdöneme ilişkin açılmış kıdemtazminatı davası olarak kabulü mümkün değildir.Davacının emekli olduğu tarihte statü hukukuna tabi kamuçalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Zira5620 sayılı kanundan yararlanarak tam zamanlısözleşmeli personel olarak çalışmaya devametmiş 5393 Sayılı Kanun'un 49 maddesi gereğince bustatüde çalışanlar için 657 SayılıDevlet Memurları Kanun'un 4/B maddesine göre istihdam edilenlereilişkin hükümlerin uygulanacağı açıktır.Davacı bizzat kendi talebi ile 06.07.2007 tarih ve 10839 sayılıdilekçesi ile iş sözleşmesinden sözleşmelipersonel statüsüne geçirilmeyi talep etmiştir ve buhususta sözleşme imzalamıştır. Taraflar arasındaimzalanan tam zamanlı sözleşmeli personele ilişkin hizmetsözleşmesine göre çalışırken davacıemekli olduğundan davanın konusu gereği idari sözleşmeniteliğindeki bu sözleşmeden kaynaklanan davacı talebi ileilgili uyuşmazlığın çözüm yeri idariyargı olduğundan ve mahkememiz görevlibulunmadığından mahkememizce yargı yolunun caizolmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanınreddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir...”şeklindeki gerekçe ile davanın yargı yolunun caizolmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 114-b ve115.maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddinekarar verilmiş ve verilen karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 7.İDARE MAHKEMESİ : 16.07.2014 gün E:2013/296 K:2014/1165sayılı kararında; “…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (1-a) bendinde iptaldavaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan davalar olarak tanımlanmış, 14. maddesinin3/(a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetkiyönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; 15. maddesininl/(a) bendinde de, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince 14.maddenin 3. fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılıkgörülürse, 14. maddenin 3/(a) bendine göre, adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. İdaridavalardan olan iptal davalarının konusu, idarenin idare hukukualanında, tek taraflı irade açıklamasıyla kesin veyürütülmesi zorunlu nitelikte tesis ettiği idariişlemlerdir. İdareleryürüttükleri kamu hizmetinin gereği olarak idare hukukualanında olduğu kadar özel hukuk alanında da faaliyetgöstermektedirler. Dolayısıyla bir işlemin idaretarafından tesis edilmesi tek başına idari yargınıngörev alanına ilişkin bir ölçüt olmayacak, buişlemin idare hukuku alanında ve tek taraflı iradeaçıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlunitelikte tesis edilip edilmediğinin de araştırılmasıgerekecektir. İşçi- işveren ilişkileri özel hukuk alanında olup, idarenin İşKanunu'na göre düzenlenmiş ve tarafı olduğu hizmetakdine dayalı hak ve sorumluluklarıyla ilgili işlemlerinin idariişlem olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Davada;davacının 5620 sayılı Kanun hükümleriuyarınca Tekniker olarak Sözleşmeli Personel statüsünegeçmeden önce ve hizmet aktine dayalı İşçistatüsünde çalıştığı dönemeilişkin ve idare tarafından işveren sıfatıylakıdem tazminatı ve İş Kanunu'ndan kaynaklanan diğeralacakları alanında tesis edilen işlemlerinin iptaliistenildiğinden, uyuşmazlık idari yargının görevalanında bulunmamaktadır...” şeklindeki gerekçe ile davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve verilen kararkesinleşmiştir. Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıUğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı belediyede 4857 sayılı Kanungereğince görev yapmakta iken, 5620 sayılı “KamudaGeçici İş PozisyonlarındaÇalışanların Sürekli İş Kadrolarınaveya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri,Geçici İşçi Çalıştırılmasıile Bazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasıHakkındaki Kanun” gereği 5393 sayılı BelediyelerKanunu’nun 49. maddesi kapsamında tam zamanlısözleşmeli personel kapsamında çalışmaya devametmesinin ardından emekliye ayrılan davacının, hizmetakdine dayalı işçi statüsünde çalıştığıdöneme ilişkin hak ve alacakları dikkate alınmadan eksik ödenenemekli ikramiyesinin faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 4.4.2007 tarih ve 5620 sayılı “KamudaGeçici İş PozisyonlarındaÇalışanların Sürekli İşçiKadrolarına Veya Sözleşmeli Personel StatüsüneGeçirilmeleri, Geçici İşçiÇalıştırılması İle Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un (RG.21.4.2007,Sayı:26500) “Geçici işçilerin sürekliişçi kadrolarına veya sözleşmeli personelstatüsüne geçirilmesi” başlıklı 2.maddesinin (1) no’lu fıkrasının (a) bendinde “BuKanunun 1 nci maddesinin (a) bendinde belirtilen idarelerde fabrika,şantiye, atölye, çiftlik, arazi gibi işçiistihdamının zorunlu olduğu yerlerde işçiler eliylegördürülmesi gereken işlerde fiilen çalışanlarsürekli işçi kadrolarına, bunlarındışında kalan geçici işçiler ise 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4üncü maddesinin (B) fıkrası hükümleriuyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına…geçirilir…” denilmekte; aynı maddenin (10) no’lufıkrasında “Sözleşmeli personel statüsünegeçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminatödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatıödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esasolan toplam hizmet süreleri, 657 Sayılı Kanunun 4 üncümaddesinin (B) fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatınahak kazanmada ve hesabında dikkate alınır.”hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 4 üncü maddesi ile 657sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasınaeklenen 3 üncü paragrafta ise “sözleşmeli personelseçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlaraödenebilecek ücretlerin üst sınırları ileverilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacakizinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri,pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ilesözleşme esas ve usulleri Devlet PersonelBaşkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kuruluncabelirlenir…” denilmektedir. Yukarıda açıklanan mevzuathükümleri uyarınca ve isteği üzerine,davacının 4857 sayılı Kanuna tabi“işçi” statüsünde davalı Belediyedegörev yapmaktayken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4üncü maddesinin (B) fıkrasında belirtilen“sözleşmeli personel” (kamu görevlisi)statüsüne geçirildiği, 6.7.2007 tarihli dilekçesiüzerine vaki bu statü değişikliğinin 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1.10.2008tarihinden önce gerçekleştiği, 657 sayılıKanunun 4/B maddesinde sözleşmeli personel statüsündegörev yapanlara ödenmesini öngördüğü“iş sonu tazminatı” nın ise gerçekte 5434sayılı Kanuna tabi kamu görevlililerine ödenecek“emekli ikramiyesi” nin farklı bir adlandırılmasımahiyetini taşıdığı, “sözleşmelipersonel” statüsüne geçirilmeyle birlikte 5434sayılı T.C.Emekli Sandığı GenelMüdürlüğüyle (başvuru tarihi itibariyle 5510sayılı Kanunun 4/C maddesi uyarınca sigortalı olarak SosyalGüvenlik Kurumuyla) ilişkilendirilmesi gerektiğinden; istekleemekliye ayrıldığı 14.6.2012 tarihinde “iş sonutazminatı” nın (emekli ikramiyesinin) 657 ve 5434sayılı Kanunlar uyarınca ve 5620 sayılı Kanunun 2 ncimaddesinin (10) no’lu fıkrasının öngördüğüesaslar dahilinde kendisine ödendiği, 5393 sayılı BelediyeKanununun “Norm kadro ve personel istihdamı”başlıklı 49 uncu maddesinin de açıklanan bu somutdurumu ortaya koyduğu, dolayısiyle emekli ikramiyesinin (iş sonutazminatının) önceki işçi statüsündekihizmeti dikkate alınmadan noksan ödendiği yolundaki davacıiddiasının, anılan mevzuat hükümleri dikkatealınarak değerlendirilmesi gerektiğianlaşılmaktadır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce,sözleşmeli personel ( kamu personeli) olan davacının, hizmetakdine dayalı işçi statüsündeçalıştığı döneme ilişkin hak vealacaklar dikkate alınmadan eksik ödenen emekli ikramiyesininödenmesi istemiyle açtığı davanın; 5434, 5620ve 657 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarakçözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 7. İdareMahkemesinin 16.07.2014 gün ve E:2013/296 K:2014/1165 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 7. İdare Mahkemesinin 16.07.2014 günve E:2013/296 K:2014/1165 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy