T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 754
KARAR NO : 2015 / 772
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.E.A. Vekili :Av. A.B. Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş. Vekili :Av.M.A. P. O L A Y : Davalı Şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı 23.3.2010tarihinde, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü emrine atanmıştır. Davacı vekili müvekkiline,5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 8.İş Mahkemesi,15.7.2014 gün ve E:2012/64, K:2014/1676 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 22.Hukuk Dairesi, 9.12.2014 gün veE:2014/32621, K:2014/34941 sayı ile bu kararı görev nedeniylebozmuştur. ANKARA8.İŞ MAHKEMESİ: 24.2.2015 gün ve E:2015/31, K:2015/357sayı ile, “(...) Dava, hizmetsözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı davalıişverenlikte İş Kanunu kapsamındaçalışırken kurumun özelleştirmesi sonrasıyeniden hizmet sözleşmesi imzalandığını, hizmetsözleşmesinin daha sonra feshedilerek özelleştirmekapsamında 4046 S.Y.nın 22.maddesi ve 406 S.Y.nın Ek 29.maddesigereğince memur olarak başka kuruma atandığı, ancaknakle tabi olarak Devlet Personel Başkanlığına bildirimyapıldığı tarihe kadar ücret ve diğerözlük haklarının ve yasa ile getirilecek ek ödemeninkamu görevlilerine yapılacak artışlar kapsamındadeğerlendirilerek davalı tarafından ödenmesigerektiğini ancak eksik ödeme yapıldığınıileri sürerek alacak talep etmiştir. Davalı kurumun maaş tespitindeve zam oranlarının belirlenmesinde yetkili olmadığını,maaş nakil ilmühaberinin yasaya uygun düzenlendiğini vedavaya İdari Yargı'nın bakmakla görevli olduğunu ilerisürmüştür. Mahkememizce önce görevuyuşmazlığı yönünden incelemeyapılmış, davacının isteminin maaş nakililmühaberindeki ücretin tespiti ve bundan kaynaklanan alacakolmadığı aksine hizmet sözleşmesi ileçalıştığı döneme ilişkin alacaktalebinde bulunduğu anlaşıldığından mahkememizingörevli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Mahkememizce davacınınşahsi dosyası getirtilmiş, davacıya yapılanödemeler incelenmiş ve bilirkişi görüşünebaşvurulmuştur. Yapılan yargılama sonundadavanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmündavalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 22.H.D.nin2014/32621-2014/34941 sayılı 19/12/2014 tarihli kararı ile; "...Uyuşmazlık 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yeralan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumdakapsam dışı sözleşme ile nakle tabi olarakçalışan davacının davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu'nun Ek. 29. maddesi kapsamındaki düzenlemeve sözleşmedeki hüküm sebebi ile 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek 3. maddesi ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan kurumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta kanunidayanaklar 406 sayılı Kanun'un Ek. 29. maddesi, 375 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3. maddesi, 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek. II cetveli ve bu kanun hükmündekararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1,sayılı tebliğ yanında taraflar arasındakisözleşme hükümleridir. 406 sayılı Kanun'un Ek 29.maddesinin hükmüne göre 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tâbi olarak sözleşmeli personelve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlarhakkında, 4046 sayılı Özelleştirme UygulamalarıHakkında Kanun'un 22. maddesinin dördüncü ve beşincifıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esasalınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla buunvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına butarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamugörevlilerine yapılacak artış oran ve miktarlarıuygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsamdışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretininbelirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlardikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malî haklarıtespit etmeye yönetim kurulu yetkilidir. Davalı ile nakle tabi kapsamdışı personel arasından imzalanan TİP 2sözleşmenin 7. maddesindeki kurallara göre ise “nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım ve benzeri mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır. Ancak ücretlerde yapılacakartış oranı, kamudaki memur maaş artışoranında olacaktır. Diğer taraftan özelleştirmeuygulamaları sebebi ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılıÖzelleştirme Kanunu'nun 22/5. maddesinde özelleştirmesebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmelive iş kanunlarına tabi personelin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında,bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödemeve benzeri ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceğihükmünü içermektedir. Gerek kanuni düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabiolarak ücreti belirlenen davacının özelleştirmesonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihekadar kamuda aynı statüde çalışanlar içingetirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır. Danıştay İdari DavaDairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılı kararınagöre “kanuni düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına imkan sağlandığı,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği, İmtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmek hakkınıelde eden davalı şirkete, devir sonrasında yetişmişpersonel yetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Kanunhükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklendiği, 406 sayılı Kanun hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasındaimzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması sebebiyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu” kabul edilmiştir. Danıştay İdari DavaDairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir. Gerçektenözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir..."gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce bozma ilamınauyulmuş ve bozma ilamında belirtilen gerekçelerle HMK.nın114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın usulden reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanannedenlerle; Yargıtay bozma ilamıdoğrultusunda dava konusu uyuşmazlığınçözümünde idari Yargının yetkili vegörevli olduğundan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın HMK 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine...”karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. BURSA 2.İDARE MAHKEMESİ: 16.9.2015gün ve E:2015/628 sayı ile, “(...) 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari davatürleri; “idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları vetahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” olarak tanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-amaddesinde, idari yargının görev alanına girmeyip adli veyaaskeri yargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır. 406 sayılı Kanunun 1. maddesinin7. fıkrasında; “Türk Telekom, bu kanun veözel kanun hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz” hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulmuştur. Aynı Kanunun 4673 sayılıYasayla değişik Ek 22. maddesinde de; Türk Telekomdaki kamupayı % 50'nin altına düşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarınasahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörme şartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır. Ayrıca, TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirme kapsamında iken%55 oranındaki hissesinin blok olarak satışı suretiyleözelleştirilmesi için 01.07.2005 tarihinde yapılan ihalesonucunda 2005/9146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıdoğrultusunda şirketin %55 oranındaki hissesi satılarak14.11.2005 tarihinde Oger firmasına devredildiği, şirketinkamusal niteliğinin ortadan kalktığı da anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu tazminatistemine ilişkin işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle;davanın adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığından. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Ankara 8. İş Mahkemesinindosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine...” karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; 5473sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00.TL’nindava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle açılmıştır. 1953 tarihve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf veTelefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Busürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumuincelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyleyürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü:(Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; 5473 sayılıyasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,müvekkilinin alamadığı parasal haklarına ilişkinolarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle Bursa 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara8.İş Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 2.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 8. İş Mahkemesinin 24.2.2015 gün ve E:2015/31,K:2015/357 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy