T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 804
KARAR NO : 2015 / 819
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :A.A. Türk Sigorta Şirketi Vekili :Av. L.G. Davalı :Pursaklar Belediye Başkanlığı O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirket tarafından sigortası yapılan 42 CSV 796 plakalıaracın 27.05.2012 tarihinde, Mahmudiye Yolu Güzelyurt Sokaktastabilize yolda seyir halinde iken, Kurum Sokak kavşağınageldiğinde, yol yapım çalışmasından dolayıyüksek bırakılan logar kapağına çarparak trafikkazasının meydana geldiğini, aracın ağır hasargördüğünü ve pert işlemine tabi tutulduğunu,yapılan ekspertiz sonucu araca 10.310 TL değerbiçildiğini, bununla birlikte sovtaj uygulama esasıgereği aracın sovtaj ihalesine çıkartıldığını,söz konusu sigortalı aracın sovtaj değerinin 5.050,00 TLolarak belirlendiğini ve aracın bu bedelesatıldığını, araç bedeli olarak tespit edilen10.310,00 TL’den sovtaj bedeli olan 5.050,00 TLdüşüldüğünde geri kalan 5.260,00 TL’nin isesigortalıya ödendiğini, kazanın oluşumunda, yolunyapım ve bakımından sorumlu davalı idarenin, gerekliişaretleme ile önlem almadığındankaynaklandığı iddiasıyla, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik sigortalıya ödenen 5.260,00TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. Ankara 18.Asliye Ticaret Mahkemesi: 10.10.2013 gün ve E:2013/302, K:2013/264sayılı kararı ile özetle; “Her ne kadar davacıtaraf davalı aleyhine mahkememize tazminat davasıaçmış ise de; TTK 4/a Maddesi gereğince Türk TicaretKanununda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticaridava olarak nitelendirilmiş olmakla bu kanunda düzenlenen hususlardandoğan davalara bakma görevi Ticaret Mahkemelerine ait ise de, davakonusu olayda kasko sigortası yapmış olan davacışirketin hasarlanan sigortalı aracın hasarınısigortalısına ödedikten sonra, bu hasara sebep olan haksızfiil sorumlusuna dönerek halefiyet gereği tazminat davasıaçmıştır. Dava bu haliyle haksız fiilden kaynaklananbir dava olup haksız fiilin düzenlenme yeri ise BorçlarKanunudur. Davacınınaçtığı dava, sigorta sözleşmesindenkaynaklanmadığından dava haksız fiilden kaynaklı birdava olarak genel mahkemede görülecek olup, sırf kanundadüzenlenen halefiyet kuralı gereğince sigortalının yerinegeçen sigorta şirketinin dava açması nedeniyledavayı genel mahkemenin görevinden çıkarıp TicaretMahkemelerinin görevine dahil etmek uygun olmadığı gibiYargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun1939/37 E. 1944/9 K. sayılı kararında da görevli mahkemeningenel mahkeme olduğu belirtilmiş olup, bu karar dabağlayıcı olduğundan ve görev kamu düzenineilişkin olup mahkememizce resen göz önünealınması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğinedair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararkesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ANKARANÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE,” şeklinde karar vermiştir. Buaşamadan sonra davacı vekilinin 07.04.2015 tarihli dilekçesiile dosya Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/249 Esas sırasınakaydedilmiştir. Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesi: 06.05.2014 gün ve E:2014/249, K:2014/218sayılı kararı ile özetle; davada idari yargı yeriningörevli olduğundan bahisle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, tarafların kararı temyiz etmemesiüzerine karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 8.İdareMahkemesi: 07.10.2015 gün ve E:2014/1851 sayı ile özetle;davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun’un19.maddesi gereğince görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında davalı Karayolları GenelMüdürlüğü bakımından 2247 sayılıKanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 8.İdareMahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Ankara 5. AsliyeHukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ:Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen 06.05.2014 gün ve E:2014/249, K:2014/218 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy