T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 639
KARAR NO : 2015 / 755
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Turkcell….A.Ş. Vekilleri : Av. B.G., Av. D.Ö. Davalı :Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. O.I. O L A Y : Türkiye İstatistikKurumu Başkanlığınca, 2.12.2014 gün ve KütükNo:2014/10 sayılı İdari Para Cezası KararTutanağı ile davacı adına, istenilen bilgilerizamanında ve doğru olarak vermediği nedeniyle, 5429sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nun 8. maddesinemuhalefet ettiğinden bahisle, aynı Kanun’un 54.maddesiuyarınca 2281 TL. idari para cezası verilmiş, aynıBaşkanlığın 3.12.2014 gün ve ….619-382sayılı yazısı ile, davacıya, hakkında idari paracezası uygulandığı, ancak bu durumun bilgi vermeyükümlülüğünükaldırmadığı ve istatistik üretmek maksadı ileistenilen bilgilerin, iş bu yazının tebliğinden itibarenotuz gün içerisinde Başkanlığa gönderilmesitalebinin yenilendiği bildirilmiştir. Davacı vekili, 3.12.2014gün ve ….619-382 sayılı işlem ile İdariPara Cezası Karar Tutanağının iptali istemiyle idariyargı yerine itirazda bulunmuştur. Davalı vekili süresiiçinde, idari para cezasının iptali istemiyleaçılan dava yönünden görev itirazındabulunmuştur. ANKARA3. İDARE MAHKEMESİ: 11.2.2015 gün ve E:2014/2260 sayı ile;5429 sayılı Kanun’un “idari paracezaları” başlıklı 54. maddesinde, Türkiyeİstatistik Kurumu tarafından bu madde uyarınca verilecek cezalariçin herhangi bir Kanun yolunun öngörülmediği, bunedenle 5326 sayılı Kanun’un 3/1 ve 27/1. maddeleriuyarınca anılan Kanuna göre verilen para cezalarıiçin kanun yolu olarak sulh ceza mahkemesine başvurulmasıgerektiği öne sürülmüş ise de, davaya konu3.12.2014 gün ve 382 sayılı işlemde söz konusu paracezasının yanında istatistik üretmek amacı ileistenilen bilgilerin otuz gün içinde davalı idareyegönderilmesinin de istenildiği ve bu kısmın idariyargının görev alanına giren idari bir işlemniteliğinde olduğunun görüldüğü, bu durumda dava konusu işlemde, hem idari yaptırım kararıhem de aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren bir karar verilmiş olup bu işlemnedeniyle oluşan uyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargı mercilerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı açıklanarak,davalı vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir. Davalı Türkiyeİstatistik Kurumu vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI; dava konusu işlem ile verilen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5429sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda idariyaptırımlara itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanunu'nun 5560sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılıYasa hükümleri dikkate alınacağından, anılan Kanun'un 27. maddesinin (l) numaralı bendi uyarınca,davanın idari para cezasının iptali istemine ilişkinkısmı ile ilgili olmak üzere adli yargı yeriningörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun'un 10ve 13. maddeleri gereğince, davanın idari para cezasınailişkin bölümü bakımından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılıdüşüncesi alınmamıştır. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü,E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. DavalıTürkiye İstatistik Kurumu vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10.maddesinde öngörülenbiçimde davanın idari para cezasına ilişkinkısmı yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Türkiye İstatistikKurumu Başkanlığınca, 5429 sayılı Kanun’un54. maddesine göre düzenlenen İdari Para Cezası KararTutanağı ile verilen idari para cezası ve aynıBaşkanlığın 3.12.2014 gün ve ….619-382sayılı yazısının iptali istemiyleaçılmıştır. 5429 sayılıTürkiye İstatistik Kanunu’nun“ İdarî paracezaları” başlıklı 54. maddesinde, “Sayımlardageçerli mazereti olmadan verilen görevleri yapmaktankaçınanlara beşyüz Yeni Türk Lirası idarîpara cezası uygulanır. Görevlendirilenleri geçerlimazereti olmaksızın eğitim ve toplantılara göndermeyenveya görev yapmasına izin vermeyen kamu kurum vekuruluşlarının yöneticileri ve sorumlularına, izinvermedikleri her kişi için beşyüz Yeni Türk Lirasıidarî para cezası uygulanır ve bu durum ilgililerinkurumlarına bildirilir. Ayrıca, görevlendirilmek üzereyetiştirme kurslarına katılan kimselerden, görevlerinigeçerli mazereti olmaksızın yapmaktankaçındıkları takdirde, yetiştirilmeleri için yapılangiderler genel hükümler çerçevesinde tahsil edilir. Başkanlıkveya kurum ve kuruluşlar tarafından Program kapsamında istenenbilgileri, geçerli bir mazereti olmaksızın belirlenenşekil ve sürede vermeyen veya eksik veya hatalı verenler, birkereye mahsus olmak üzere uyarılarak yedi gün içerisindebilgileri vermeleri veya eksik ve hataları gidermeleri istenir. Buuyarıya rağmen, bilgileri hiç vermeyen veya talepedildiği hâlde eksikleri gidermeyen ve hatalarıdüzeltmeyen gerçek kişiler veya özel hukuk tüzelkişilerinin organ ve temsilcileri hakkında, fiilin; a)Hanehalkı veya bireylerle yapılan araştırmalardaişlenmesi durumunda beşyüz Yeni Türk Lirası, b)(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2008 tarihli ve E.: 2006/167, K.:2008/86 sayılı Kararı ile.; Yeniden Düzenleme:25/11/2008-5813/3 md.) Hane halkı veya bireyler dışındakalan diğer istatistikî birimlerle yapılanaraştırmalarda işlenmesi durumunda binbeşyüz YeniTürk Lirası, c)Sayımlarda işlenmesi durumunda ikibin Yeni Türk Lirası, İdarîpara cezası uygulanır. (Ek fıkra: 13/6/2012-6327/41 md.) Kurum tarafından bu Kanunun 9 uncumaddesi kapsamında talep edilen her türlü kayıt ve verininotuz gün içinde verilmemesi veya Kurumun kullanımınaaçılmaması durumunda ilgili kurum ve kuruluşun üstyöneticileri hakkında ikinci fıkranın (b) bendindebelirtilen tutarda idari para cezası uygulanır. İdarî para cezası ve diğer cezalarınuygulanması, istatistikî birimin bilgi vermeyükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. 7201sayılı Tebligat Kanununda belirtilen usûllerden biri ileyapılan tebligatlar veya araştırmada görev alan personeltarafından bilgi ile ilgili dokümanların istatistikî birimyetkilisine verildiği veya bilginin istenmesi amacıyla istatistikîbirimin ziyaret edildiğine ilişkin Başkanlıkça belirlenenusûllere uygun olarak tanzim edilmiş tutanaklar, istatistikîbirimlerden bilgi istendiğinin tevsikinde yeterli olup, ispat içinbaşka belge aranmaz. Bumadde hükümleri, sözleşme ile üçüncükişilere yaptırılan araştırmalar için deuygulanır. İdarîpara cezalarına ilişkin karar, sayım için mahallîkomiteler kurulması durumunda, komitelerin başkanıtarafından; Programda belirtilmek şartıyla sayımlarınbaşka kurum ve kuruluşlar tarafındangerçekleştirilmesi durumunda bu kurum ve kuruluşların enüst yöneticileri tarafından; diğer durumlarda iseBaşkanlığın merkez veya taşrateşkilâtının en üst amirleri tarafından verilir” denilmiş; “Cevap vermeyükümlülüğü ve sınırları” başlıklı8. maddesinde, “ İstatistikî birimler, ülkenin ekonomi, sosyal,demografi, kültür, çevre, bilim, teknoloji ve ihtiyaçduyulan diğer alanlardaki resmi istatistikleri üretmek üzere,Anayasa’da belirlenen temel haklar ve ödevlerçerçevesinde, kendilerinden istenen veri veya bilgileri,Başkanlığın belirleyeceği şekil, süre vestandartlarda eksiksiz ve doğru olarak ücretsiz vermekleyükümlüdür.” hükmü yeralmıştır. 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda idaripara cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005 günve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, " (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır";Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında, "idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir" düzenlemeleriyer almış; Aynı maddenin, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasınakarar verilmiştir. Ancak, somut olayda,davacıya, istenilen bilgileri zamanında ve doğru olarakvermediği nedeniyle, 5429 sayılı Türkiye İstatistikKanunu’nun 8. maddesine muhalefet ettiğinden bahisle, aynıKanun’un 54.maddesi uyarınca idari para cezasıverilmiş, aynı Başkanlığın 3.12.2014 gün ve….619-382 sayılı yazısı ile, davacıya, istenilenbilgileri zamanında ve doğru olarak vermediği nedeniyle,hakkında idari para cezası uygulandığı, ancak budurumun bilgi verme yükümlülüğünükaldırmadığından, istatistik üretmek maksadı ileistenilen bilgilerin, bu yazının tebliğinden itibaren otuzgün içerisinde Başkanlığa gönderilmesitalebinin yenilendiğinin bildirildiği görülmüş, bu durumda, davacıya istenilenbilgileri zamanında ve doğru olarak vermesi için yeni birbildirim yapıldığı, bu bildirimin davacıya verilen idari para cezasına konu işlem kapsamında kabulününmümkün olmadığı sonucunavarılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu’nda daidari para cezasına başvuru konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekiliningörev itirazının reddine ilişkin, Ankara 3. İdareMahkemesince verilen görevlilik kararının, 2.12.2014 gün veKütük No:2014/10 sayılı İdari Para Cezası KararTutanağı ile davacı adına verilen idari para cezasıile ilgili kısmının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 11.2.2015 gün ve E:2014/2260 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ,2.12.2014 günve Kütük No:2014/10 sayılı İdari Para CezasıKarar Tutanağı ile davacı adına verilen idari paracezası ile ilgili kısmının KALDIRILMASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy