T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 822 KARAR NO : 2015 / 833 KARAR TR : 30.11.2015 ÖZET : Davacının Uzm. J. VI. Kad. Çvş. rütbesi ile TSK bünyesinde görev yaparken, rahatsızlanması üzerine GATA’ya sevki sonrasında sunulan sağlık hizmetinin kötü işlemesine bağlı olarak ortaya çıktığı iddia olunan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.K. Vekili :Av. A.K.K. Davalılar :1- Milli Savunma Bakanlığı (Askeri İdari Yargıda) 2- Jandarma Genel Komutanlığı (İdariYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde Milli Savunma Bakanlığını davalıolarak göstermek suretiyle özetle; Müvekkili Uzm. J. VI. Kad.Çvş. M.K.’ın Antalya İl Jandarma Hizmet veMuhafız Bölük Komutanlığında görev yapmaktaiken, rahatsızlanması üzerine GATA'ya sevk edildiğini,GATA' da yapılan testler sonucunda 13.04.2011 tarihinde düzenlenenrapor ile müvekkiline “C72.0 Spinal kord malign neoplazma”tanısı konularak ameliyatına karar verildiğini,müteakiben 01.04.2011 tarihinde GATA' da T11-T12 seviyesinde spinalintradural tm. nedeni ile ameliyat edildiğini, ancak tanınıngeç konulması ve ameliyatın başarısızgeçmesi nedeniyle sağlığınakavuşamadığını, söz konusu ameliyattan sonra solbacağında önemli ölçüdegüçsüzlük hissetmeyebaşladığını, yine ameliyatınbaşarısız geçmesi nedeni ile Bilkent RehabilitasyonMerkezinde 3 Hafta yatarak Fizyoterapi tedavisigördüğünü ve toplamda da 19,5 ay istirahat kullanmakzorunda kaldığını, bir başka deyişle GATASağlık Kurulu tarafından tanının geçkonulması ve ameliyatın başarısızlığı nedeniylemüvekkilinin sağlığınakavuşamadığını, bu nedenle kurumla ilişiğikesilerek maddi ve manevi zarara uğramasına neden olunduğunu, bukapsamda Gata Sağlık Kurulu tarafından 01.07.2013 tarih ve013302 sayılı rapor düzenlenerek " Türk SilahlıKuvvetlerinde görev yapamaz, “ kararı verildiğini, burapor üzerine de Türk Silahlı Kuvvetleri ileilişiğinin kesilmiş olduğunu, bu rapordan sonra OYAK tanmaluliyet yardımı almak üzere başvuruda bulunduğunu,ancak bu kez de hakkında GATA Sağlık Kurulu tarafından 07.06.2013tarih ve 7053 rapor numarası ile “fikren ve bedenen bir işlemeşgul olmak imkanından kati suretle mahrumkalmadığı” yönünde rapor tanzim edilmesinedeniyle müvekkilinin maluliyet yardım talebinin 28.01.2014tarihinde reddedildiğini, GATA Sağlık Kurulu tarafındanverilen bu rapor yine aynı makam tarafından verilen başka birrapor ile çeliştiğini, şayet müvekkilinin erkentanıyla başarılı bir ameliyat geçirmiş olmasıdurumunda vazifesine devam etmesi ve emeklilik süresini doldurarakemeklilik haklarında hiçbir kesinti olmadan emekliolmasının mümkün olduğunu, bu nedenle maddizararının meydana geldiğini, yine geç tanı vebaşarısız ameliyat nedeniyle manevi anlamda yıprandığını,erken emekliye ayrılmasının çevresi tarafındanolağan karşılanmadığını, bu nedenlemüvekkilin manevi zararının da oluştuğunu,dolayısıyla GATA' da hizmetin geç işlemesi(tanının geç konulması), hizmetin kötüişlemesi (yapılan ameliyatın başarısızolması, birbirleriyle tamamen zıt yönde raporlardüzenlenmesi) gibi nedenlerle müvekkilin hem maddi olarak, hem demanevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TLmaddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile beraberödenmesine karar verilmesi istemiyle askeri idari yargı yerinde davaaçmıştır. AYİM İkinci Daire: 06.05.2015 gün veE:2015/326, K:2015/752 sayılı kararı ile özetle;“(...)davacının 1602 sayılı Kanunun 20’ncimaddesi kapsamında asker kişi olduğu, ancak dava konusuzararının, askeri hastanedeki tıbbi tedavide ihmal, gecikme veyahata sonucu oluşup oluşmadığının tıp ilmininverileri doğrultusunda ortaya konulacağı, bu haliyle sözkonusu uyuşmazlığın çözümünde askerlikhizmetinin gereklerinin bir önemi olmadığı,dolayısıyla zararı oluşturan eylemin askeri hizmete ilişkinolmadığı, bu itibarla davanın görev veçözüm yönünden AYİM’de değil, Genelİdari Yargı yerinde görülmesinin uygun olduğu, bunedenle görevsizlik kararı verilmesi sonuç ve kanaatinevarılmıştır.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez Jandarma Genel Komutanlığı’nıdavalı olarak göstermek suretiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara 13. İdare Mahkemesi: 16.09.2015 gün veE:2015/2063 sayı ile özetle; “dava konusu olayda; “davacınınAntalya İl Jandarma Komutanlığı’nda Uzm.J.VI.Kad.Çvş. olarak görev yapmakta iken rahatsızlanarakGATA’ya sevk edildiği ve burada tedavi ve ameliyat edildiği,tanının geç konulması ve ameliyatın başarısızolması nedeniyle sağlığına kavuşamadığıve Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesinedeniyle uğranıldığını iddia ettiği maddive manevi tazminat istemli davada; davacının askerlik hizmetisırasında ortaya çıkan zararın tazminini istemesikarşısında, davacının asker kişisıfatını taşıdığı ve davaya konueylemin askeri gereklere, askeri usul ve yöneteme ve askeri hizmetegöre tesis edildiği ve bu nedenle de askeri hizmete ilişkinbulunduğu anlaşıldığından, açılandavada Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğununkabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğu konudaMahkememizin görevli olmadığına, daha önce anılanyargı mercii tarafından görevsizlik kararınınverilmesi nedeniyle 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine” şeklinde kararvermiş ve söz konusu dava dosyası incelenmek üzeremahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; askeri idari yargı ve genelidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıyasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimdegörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,askeri idari yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde askeri yüksek idare mahkemesiningörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Danıştay SavcısıYakup BAL ile AYİM Savcısı Halit ÜNKAZAN’ındavada askeri yüksek idare mahkemesinin görevli olduğu yolundakisözlü ve yazılı açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı M.K.’ınUzm. J. VI. Kad. Çvş. rütbesi ile TSK bünyesindegörev yaparken, rahatsızlanması üzerine GATA’ya sevkisonrasında sunulan sağlık hizmetinin kötüişlemesine bağlı olarak ortayaçıktığı iddia olunan maddi ve manevi zararlarıntazmini istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları ihlâl edilenler tarafındanaçılacak tam yargı davalarının görüm veçözümünün idari yargı yerlerinin görevinegirdiği tartışmasızdır. Anayasa’nın 157.maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir. Buna göre, AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi içindava konusu idari işlem veya eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkinbulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602 sayılıYasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında, TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği kuşkusuzdur. Dava konusu eylemin askerihizmete ilişkin olup olmadığına gelince: Bir idari eylemin “askerihizmete ilişkin bulunması”, eylemin kanun ve nizamlarınTürk Silahlı Kuvvetlerine tanıdığı yetki vegörevlerin yerine getirilmesi amacına yönelik olması,askeri nitelikteki idari eylemin ise, askeri kural ve gereklerçerçevesinde yürütülen askeri hizmetsırasındaki bir hareket, tutum veya meydana gelen ya da getirilen birolay olarak tanımlanması mümkündür. Bu durumda biridari eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” için;davacının asker kişi olması, idari eylemin askerkişilerce tesis edilmiş olması ve idari eylemin bir askerkişiye yönelmiş bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda bir işlem veyaeylem askeri makamlarca, asker şahıslar hakkında tesisedilmiş ya da uygulanmış olsa bile, bu işlem veya eyleminaskeri makamlar dışındaki bir başka kamu kurum ya dakuruluşunca kendi personeli hakkında tesis edilmiş olanişlem veya eylemden, nitelik yönünden herhangi bir farkıbulunmuyorsa, bu işlem Askeri hizmete ilişkin bir işlem veya eylemolmayıp bu işlem veya eyleme ilişkin davalarıngörüm ve çözüm yerinin de AYİM değil genelidari yargı yeri olması gerekir. Başka bir anlatımla biridari işlem veya eylemin askeri hizmete ilişkin olabilmesi veyargısal denetiminin AYİM’de yapılabilmesi için,işlem veya eylemin yargısal denetiminde askerlik mesleğiningereklerini yakından bilmenin önem taşımasıgerekmektedir. Açılan iptal ya da tam yargı davasında,asker kişi hakkında tesis edilen işlem veya eylemden doğandava ve onun çözümüyle varılacak sonuç ileaynı durumdaki sivil kişi hakkında aynı işlem veyaeylemden doğan dava ve onun çözümüyle varılacaksonucun farklı olmaması halinde, davanın çözümyeri AYİM değil Genel İdari Yargıdır. Dava dilekçesinin vedosyanın incelenmesinden; Uzm. J. VI. Kad. Çvş. rütbeliolan davacı M.K.’ın Antalya İl Jandarma Hizmet veMuhafız Bölük Komutanlığında görev yapmaktaiken, rahatsızlanması üzerine GATA'ya sevk edildiğini,GATA' da yapılan testler sonucunda 13.04.2011 tarihinde düzenlenenrapor ile davacıya “C72.0 Spinal kord malign neoplazma”tanısı konularak ameliyatına karar verildiği,müteakiben 01.04.2011 tarihinde GATA' da T11-T12 seviyesinde spinalintradural tm. nedeni ile ameliyat edildiği, ancak söz konusuameliyattan sonra sol bacağında önemli ölçüdegüçsüzlük hissetmeye başladığı, bununüzerine Bilkent Rehabilitasyon Merkezinde 3 Hafta yatarak Fizyoterapitedavisi gördüğü ve toplamda da 19,5 ay istirahat kullanmakzorunda kaldığı, bu kapsamda GATA Sağlık Kurulutarafından düzenlenen 01.07.2013 tarih ve 013302 sayılıraporda "Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz “kararı verildiği, bu rapor üzerine de Türk SilahlıKuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği, bu rapordan sonra OYAK tanmaluliyet yardımı almak üzere başvuruda bulunmasıüzerine, hakkında GATA Sağlık Kurulu tarafından07.06.2013 tarih ve 7053 rapor numarası ile “fikren ve bedenen birişle meşgul olmak imkanından kati suretle mahrumkalmadığı” yönünde rapor tanzim edilmesinedeniyle maluliyet yardım talebinin 28.01.2014 tarihindereddedildiği anlaşılmıştır. Davacıtarafından, GATA Sağlık Kurulu tarafından verilen raporlarınbirbiri ile çeliştiği, davacının erken tanıylabaşarılı bir ameliyat geçirmiş olması durumundavazifesine devam etmesi ve emeklilik süresini doldurarak emeklilikhaklarında hiçbir kesinti olmadan emekli olmasınınmümkün olabileceği iddia edilerek, bu nedenle maddizararının meydana geldiği, yine geç tanı vebaşarısız ameliyat nedeniyle manevi anlamda yıprandığı,erken emekliye ayrılmasının çevresi tarafındanolağan karşılanmadığı iddia edilerek, bu nedenlemanevi zararının oluştuğu belirtilerek, GATA' da hizmetingeç işlemesi (tanının geç konulması),hizmetin kötü işlemesi (yapılan ameliyatınbaşarısız olması, birbirleriyle tamamen zıt yönderaporlar düzenlenmesi) gibi nedenlerle müvekkilin hem maddi olarak,hem de manevi olarak zarara uğratıldığı ilerisürülerek maddi ve manevi tazminatın yasal faizi ile beraberdavalı idareden ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekteolan dava açılmıştır. 4.1.1961 tarih ve 211sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetKanunun 12 nci maddesinin (c) bendinde “askeri hastaneler” inaskeri kurum oldukları açıkça hükümaltına alınmakta; anılan Kanunun “Sağlıkİşleri” başlıklı Bölümdedüzenlenen 57-70/B maddelerinde ise Türk Silahlı Kuvvetlerindeyürütülecek “sağlık hizmeti” nin anaesasları ortaya konulmaktadır. Bu meyanda, dava konusubakımından önem taşıyan bazı düzenlemeleregöz atılmasında yarar bulunmaktadır: Madde 57- Türk SilahlıKuvvetleri sağlık işlerinde, askerlerin fizik ve moraldurumlarının takibi ile koruyucu ve askeri sağlık hizmetlerininyürütülmesi esastır. 31/5/2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu hükümleri saklıdır. Bu hizmetin yerinegetirilmesinden kıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleriile bunların tabipleri sorumludur… Madde 58- …(3.fıkra)Askeri sağlık hizmetleri; göreve uyarlık veelverişlilik kontrolleri ile periyodik veya zorunlu kontrolleri,sağlık raporu kontrolünü, tıbbi tehditlerin önlenmesini ve ortadankaldırılmasını, tahliye, tedavi, sağlıklojistiği ve askeri sağlığa ilişkin diğerihtiyaçları kapsar Madde 61- Subay, astsubay, uzmanjandarma ve uzman erbaşlar ile sivil personel,hastalıklarını bizzat veya başka bir vasıta ileamirlerine bildirmeye mecburdurlar. Amirler bunları öncelikle kendikıta, karargah ve askeri kurumların tabiplerine gönderir. Acildurumlarda 5510 sayılı Kanun hükümleri saklıdır. Birincibasamak ve üst basamaklardaki muayene ve tedavilerin safahat vesonuçları, bizzat veya başka bir vasıta ile bildirilir. Üst basamak sağlıkhizmet sunucularına sevk işlemleri ile buralardaki muayene vetedaviler 5580 sayılı Kanun esaslarına göreyürütülür. Personelin askeri veya sivilsağlık teşkillerindeki muayene ve tedavi sonucunun TürkSilahlı Kuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımındantakibi, gerekiyorsa 59’ncu madde kapsamında kontrolüsağlanmak suretiyle, kıta komutanları, karargah veya askerikurum amirleri ile bunların tabipleri tarafından yapılır. Madde 62- Hastalananöğrenciler ile erbaş ve erler, hastalıklarınıamirlerine derhal haber vermeye mecburdur. Hasta; vizite zamanındakıt’a, karargah veya askeri kurum tabibine, mesai saati haricinde venöbetçi tabibe gösterilir. Hastalar, acil hallerde,doğrudan en yakın askeri veya sicil sağlık teşkilinegönderilir veya ulusal acil sağlık sistemindenyararlandırılır. Amirler hastalanmışolmakla birlikte bu durumu bildirmediği tespit edilenleri, muayene vetedaviye ya da 59 uncu madde kapsamında kontrole göndermeyeyetkilidir. Üst basamak sağlıksunucularına sevk edilen öğrenciler ile erbaş ve erler,muayene ve tedavilerinin safahat ve sonuçlarını bizzat veyabaşka bir vasıta ile amirlerine ve kıta, karargah veya askerikurum tabibine bildirirler. Muayene ve tedavi sonucunun Türk SilahlıKuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımından takibi,gerekiyorsa 59 uncu madde kapsamında kontrolü sağlanmaksuretiyle, kıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleri ilebunların tabipleri tarafından yapılır… Madde 63- Görevlioldukları kıta, karargah veya askeri kurumun bulunduğu yerdenbaşka bir yerde hastalanan subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personelve askeri öğrenciler ile erbaş ve erler;hastalıklarını, bulunduğu mahaldeki en yakın kıtakomutanlığına ya da karargah veya askeri kurumun amirliğinehaber verir. Bu kıta komutanı ya da karargah veya askeri kurumunamiri, hastaların muayene ve tedavisinin yapılabileceği enyakın askeri veya sivil sağlık hizmet sunucularına sevkedilmesini sağlar ve hastanın kıta, karargah veya kurumuna vemahallin garnizon komutanlığına haber verilir. Garnizonkomutanlığı ya da kıta, karargah veya askeri kurumunbulunmadığı yerlerde hastalananlar, bulundukları yerdekisivil sağlık hizmet sunucularına müracaat ederler. Bunlar,durumları ile tedavi safahat ve sonuçlarını amirlerinemümkün olan en kısa sürede bildirirler. İzindeyken hastalanan subay,astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sivil personel birincifıkrada yazılı esaslara tabi olmadan tercihlerine göreaskeri veya sivil sağlık hizmet sunucularına müracaatedebilirler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat vesonuçlarını mümkün olan en kısa süredeamirlerine bildirirler. İzindeyken hastalanan uzman erbaşlarhariç erbaş ve erler ile öğrenciler hakkında birincifıkra hükümleri uygulanır. Madde 64- Acil vakalarda hasta,en yakın askeri veya sivil sağlık hizmet sunucusunamüracaat eder ve durumunu mümkün olan en kısa süredeamirine bildirir. 211 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun “askerisağlık hizmeti” ile ilgili yukarıda işaret edilendüzenlemeleri dışında, gerek anılan Kanun (211 sk.)gerek 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 1076 sayılı YedekSubaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu, 926 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 4678 sayılıTürk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam EdilecekSözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun ve 6191sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununun, ilgilihükümleri uyarınca, Bakanlar Kurulu’nun 8.10.1986 tarih ve86/11092 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan“Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği” (RG.24.11.1986, Sayı:19291) ile TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli askeri ve sivil personel ile askerlikgöreviyle yükümlü vatandaşların SilahlıKuvvetlerdeki görevlere uyarlık bakımından sağlıkyeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacaksağlık işlemleri düzenlenmiştir. AnılanYönetmeliğe ekli “Hastalık ve ArızalarListesi”nde Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general,amiral, üstsubay, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş,sözleşmeli erbaş ve er, askeri öğrenci, yedek subayadayları, yükümlüler ve erlerin sağlıkyeteneklerine göre gruplandırıldıklarıgörülmüş ve sağlık bakımından bunlara yapılacakişlemler belirtilmiştir. Yönetmeliğin “Subay veastsubayların sağlık yetenekleri” başlıklı31 nci maddesinin (6) nolu fıkrası ise “Türk SilahlıKuvvetlerinde Görev Yapamaz raporu alan ve organ kaybı veya organzaafiyeti bulunan subay, astsubay ve uzman jandarmaların raporları,ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma GenelKomutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığıtarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınagönderilir...” hükmünü öngörmektedir. (Hemenifade etmek gerekir ki anılan yönetmelik ve belirtilenhükümleri olay tarihi itibariyle yürürlülükteolan metinler olup; 12 Kasım 2015 tarih ve 29530 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan ve bu tarihte yürürlüğegiren “Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği” ile 24.11.1998 tarihli resmi gazetede yayımlananTürk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği yürürlüktenkaldırılmış ve yerini anılan yönetmelik almaklabirlikte; yeni yönetmelik hükümleri de yukarıdaaçıklanan hükümlere paralel bulunmaktadır.) 17.11.1983 tarih ve 2955sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu’nun“Tanımlar” başlıklı 3 ncü maddesinde,Gülhane Askeri Tıp Akademisinin; GenelkurmayBaşkanlığının kuruluşunda, bilimselözerkliğe sahip, Türk Silahlı Kuvvetlerininsağlık birimleri alanında en yüksek danışmaorganı olan, Türk Silahlı Kuvvetlerine muvazzaf askeri tabip vegerektiğinde diğer sağlık bilimleri alanında askeripersonel yetiştiren, kendisine ve bünyesindeki Askeri TıpFakültesine enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluşlar,eğitim hastaneleri ile diğer eğitim ve öğretimkurumları bağlanabilen ve GenelkurmayBaşkanlığının gerek gördüğüsağlıkla ilgili eğitim ve öğretimi de yaptıranbir yükseköğretim kurumu olduğu ifade edilmektedir.Aynı Kanunun “Görevler” başlıklı 7nci maddesinde de, Gülhane Askeri Tıp Akademisinin görevleriarasında “…(i) silahlı kuvvetler mensuplarıyla 211sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetlerKanunu’nda ve diğer kanunlarda askeri kurumlarda tedavileriöngörülen kişilerin her türlü muayene vetedavilerini yapmak” sayılmıştır. Yukarıda işaret edilenmevzuat hükümlerinden de açıkçaanlaşılacağı üzere, Türk SilahlıKuvvetlerinde kıt’a tabipleri, revirler, askeri hastaneler,eğitim hastaneleri ve Gülhane Askeri Tıp Akadamesi (GATA) eliyleyürütülen “sağlık hizmetleri”, askerihizmetin bir parçası olup, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin9.2.1998 tarih ve E.1998/1, K.1998/3 sayılı kararında daişaret edildiği üzere “… askeri hizmetle birlikteyürüyen ve ona bitişik nitelikte olan…” bir hizmetmesabesinde olduğundan, tam yargı davasını doğuran“ hatalı sağlık hizmeti sunulduğu” nailişkin iddiaya dair değerlendirme yapılırken eylemin“askeri hizmete ilişkin” bulunduğunun kabulügerekmektedir. Yine Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 8.3.1978 tarih veE.1978/2, K.1978/8 sayılı kararında “… herşeyden önce bir askeri hastane raporuna dayanılması ve birasker kişinin emeklilik işleminin iptali sonucu doğuracak birdavanın askeri işlemle ilişkili olduğukuşkusuzdur…” denilmek suretiyle, bir idari işlem ya daeylemin kökeninde “askeri” nitelikli bir faaliyetbulunması halinde, “askeri hizmete ilişkinlik” unsurunungerçekleştiği kabul edilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi’nin 27.12.1999 tarih ve E.1999/58, K.1999/57 sayılıkararında da, GATA’da yürütülen sağlıkhizmeti konusunda şu değerlendirmede bulunulduğugörülmektedir: “… Silahlı Kuvvetler mensuplarıyla211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu’nda ve diğerkanunlarda askeri kurumlarda tedavileri öngörülen kişilerinher türlü muayene ve tedavilerini yapmak gibi başlıcagörevleri olan Gülhane Askeri Tıp Akademisinde vebünyesindeki hastanede yürütülen faaliyetler, sağlıkhizmetleri almakla birlikte, askeri niteliği itibariyle kuşkusuzaskeri hizmete ilişkin bulunmaktadır…” UyuşmazlıkMahkemesi’nin yeni tarihli kararlarında da aynı vurgununyapıldığı görülmektedir. 4.12.2013 tarih veE.2012/37, K.2013/166 sayılı kararda “… Askerihastanelerce ve Gülhane Askeri Tıp Akademisince sunulansağlık hizmetinin icrası sırasında, fiilenstatüde bulunan asker kişiler yönünden doğanzararların askeri idari yargının görev alanındaolduğu tartışmasızdır. Keza, bu asker kişilerdensözkonusu askeri sağlık hizmeti sırasında maruzkaldıkları idari eylemler nedeniyle statüdenayrıldıktan sonra ortaya çıkan veya gelişenzararlarda da askeri idari yargının görevli olmaya devamedeceği ve (asker kişiyi ilgilendirme) şartınınvarlığını koruyacağışüphesizdir…” denilmiş; 24.12.2012 tarih veE.2012/265, K.2012/285 sayılı karar ile 24.12.2012 tarih veE:2012/577, K.2012/472 sayılı kararda da, GATA’da tedavigören iki erin, sunulan sağlık hizmeti nedeniyle zararauğradıkları iddiasıyla açtıkları tamyargı davalarında, adliye mahkemelerinin kendilerini görevligörmesi (görevlilik kararı vermeleri) sonrasında AskeriYüksek İdare Mahkemesi Başsavcısıncaçıkartılan olumlu görev uyuşmazlıklarında,davada askeri idari yargının (AYİM’in) görevliolduğu sonucuna varılarak, anılan adli yargıgörevlilik kararları kaldırılmıştır. Askeri sağlıkhizmetlerinin sunulması nedeniyle uğradığı önesürülen zararlar nedeniyle açılan tam yargıdavalarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, istikrarlıbiçimde bu tür eylemlerin “askeri hizmeteilişkinlik” unsurunu taşıdığınıbenimseyerek kararlar verdiği; nitekim bir kararında, erstatüsündeki bir davacı ile ilgili olarak “…Davacının ihtiyaçları ve tüm özlükhakları devlet tarafından yerine getirilen er rütbesinde birSilahlı Kuvvetler mensubu olmakla, dışarıda kendiinsiyatifi ile tedavi olarak ve uygun ilaçları kullanabilmekdurumunda bir kişi olmadığı,sağlığının korunması ve tedavisi konusundayetkinin tamamen idareye ait olduğu, tedavi esnasında uygunaşının bulunmaması ve yan etkisi bulunan biraşının uygulanmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,davacının zararlarının idarece karşılanmasıgerektiği sonucuna ulaşılmıştır…”denildiği (AYİM. 2.D.nin 7.6.2000 tarih ve E.1998/892, K.2000/371);GATA’da geçirdiği ameliyatı sonrası vefat eden birerin yakınlarının açtığı tam yargıdavasında, uzun yıllar istikrarlı biçimdesürdüğü içtihatından dönerek davanıngörev yönünden reddine karar vermeyi takiben, vaki karardüzeltme istemi üzerine bu istemi kabul ederek, esastan davayıgören kararında “… Davalı idarenin karardüzeltme istemleri üzerine yapılan incelemede;Uyuşmazlık Mahkemesi’nce verilip istikrar kazanmışçok sayılı karar, Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nce bu tür davalara Mahkememizin kurulduğu 1972yılından 2002 yılına kadar bakılmışolması ve uygulamanın yerleşip istikrar bulmasıkarşısında, 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 ncimaddesinde bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesindebakılabilmesi için gerekli görülen tümşartların bir arada gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından,davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulüyle,davanın görev yönünden reddine ilişkin Mahkememizin 20Mart 2002 gün ve E: 2000/1147, K: 2000/591 sayılıkararının kaldırılmasına ve davayakalındığı yerden devam edilmesine karar verilerekdavanın esasına geçilmiştir…”(AYİM.2.D.nin 29.9.2004 tarih ve E.2002/712, K.2004/626 sayılıkararı, AYİM Dergisi, Sayı:20, Kitap:2, s.1142-1145; benzermahiyetteki diğer bir karar için bkz. AYİM.2.D.nin 6.10.2004tarih ve E.2002/735, K.2004/703 sayılı kararı, age. S.1135/1138)denilmek suretiyle uzun yıllara dayalı istikrarlı içtihadınsürdürüldüğü görülmektedir. Davanın somutunda,AYİM’in görev yönünden red kararlarındakigerekçelerin, GATA’da verilen askeri sağlık hizmetininzahiri sonucuna (tıbbi tedaviye/operasyona) bakılarak serdedildiği,Uzman Çavuş statüsündeki davacı hakkında tanzimedilen “askerliğe elverişli değildir”, “Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz” vb. salt askerinitelikli işlemler tesisinin verilen askeri sağlık hizmetleriyledoğrudan bağlantılı, onunla birlikteyürütülen ve ona bitişik mahiyeti gözetildiğinde,bu hususların anılan kararda göz ardı edildiği,GATA’nın ve askeri hastanelerin belli ölçüde sivilyurttaşlara da sağlık hizmeti sunulmasının belirtilenbu hususlarla doğrudan bir bağlantısınınolmadığı, sivil kişilere sağlık hizmetisunulmasında sadece bir atıfet söz konusu olup, yukarıdaişaret edilen askeri hizmete ilişkin işlemlerin veprosedürlerin bunlar yönünden söz konusubulunmadığı, dolayısıyla bunlarınuğradıkları zarar iddiaları nedeniyleaçacakları tam yargı davalarını genel idariyargının göreceğinin tabii olduğu ve askerkişilerle mukayese edilmesinin isabetli bulunmadığı,dolayısıyla sunulan askeri sağlık hizmetisırasında zarara uğranıldığı iddiasıylaaçılan tam yargı davasında “askeri hizmeteilişkinlik” unsurunun gerçekleştiği ve budavanın AYİM’in görevine girdiği sonucunaulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle;Ankara 13. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 06.05.2015 gün veE:2015/326, K:2015/752 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ASKERİ İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 13. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, AYİM İkinci Dairesince verilen 06.05.2015gün ve E:2015/326, K:2015/752 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy