T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 623
KARAR NO : 2015 / 753
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 2918 sayılı Kanun’un 25, 36/3-a ve 78/1-b. maddeleri uyarınca verilen para cezasına ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3.maddesi ve aynı Kanun’un 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü bir arada değerlendiril-diğinde İDARİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Ö.A.’a velayeten babası İ.A.
Davalı :Nusaybin Kaymakamlığı, Trafik Tescil ve Denetleme BüroAmirliği
O L A Y : NusaybinKaymakamlığı Trafik Tescil ve Denetleme BüroAmirliğince yapılan denetim sırasında, tescilyaptırmadan, sürücü belgesi olmadan ve kask kullanmadanmotosiklet kullandığının tespit edildiğinden bahisle,sürücü Ö.A. adına 27.1.2015 gün ve HB-547177seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 25, 36/3-a ve 78/1-b maddeleri uyarınca toplam olarak1.886 TL idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafından27.1.2015 gün ve 0033 sayılı araç men tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı, idaripara cezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerinebaşvuruda bulunmuştur.
NUSAYBİN SULHCEZA HAKİMLİĞİ: 5.3.2015 gün ve D.İş:2015/113 sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari para cezası yanında idariyargının görev alanına giren kararın da verilmişolması nedeniyle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı bu kez,verilen idari para cezası ile araç men tutanağınıniptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
MARDİNİDARE MAHKEMESİ: 30.4.2015 gün ve E:2015/854 sayı ile, 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin,sürücü belgesi geri alma tutanaklarının iptaliistemiyle açılan davalar nedeniyle verdiği kararlarıemsal alınarak davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına ve işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nin karar vermesine değin ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından“idari para cezası” yönünden oluşan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Kanun’un 25, 36/3-a ve 78/1-b. maddeleri uyarıncaverilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Geçicitrafik belgeleri ile geçici tescil plakaları”başlığı altında düzenlenen 25. maddesinde,“Tescilsiz olup, karayolunda geçici olarak kullanılacakaraçlara mali mesuliyet sigortası yaptırılmış olmakşartı ile ilgili tescil bürosundan geçici trafik belgesiile geçici tescil plakası alınması zorunludur.
Geçicitrafik belgeleri ve geçici tescil plakalarınınçeşitleri, verilme şartları, geçerliliksüreleri, nicelik ve nitelikleri, yurt dışından getirilecekveya yurt dışına götürülecek olan araçlarageçici tescil plakası verilmesi şartları ile diğeresaslar yönetmelikte belirtilir.
(YenidenDüzenleme : 21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerineuymayanlar 3 600 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.Ayrıca, trafik zabıtasınca bu geçici belge ve plakalariptal edilerek, araçlar trafikten men edilir. ” denilmiş;“Sürücü belgesi alma zorunluluğu”başlığı altında düzenlenen 36. maddesinde,“Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibiolmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi vesürülmesine izin verilmesi yasaktır.
Araçlar,Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücübelgelerine sahip sürücüler ile çok taraflıanlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veyageçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilercesürülebilir.
Bunagöre;
a)Sürücü belgesi olmayanların,
b)Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanundabelirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak yada tedbiren geri alınanların,
c)Sürücü belgesi iptal edilenlerin,
araçkullanarak trafiğe çıktıklarının tespitihâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari paracezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesizkişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescilplakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir”denilmiş; “Sürücülerin ve yolcuların koruyucutertibat kullanma zorunluluğu” başlığıaltında düzenlenen 78. maddesinde ise, “Belirlisürücülerin ve yolcuların, araçlarınsürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmalarızorunludur.
Kullanma veyolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlardasürücülerinin ve yolcularının şehiriçi veşehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucutertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri venicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihtenitibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir.
(Değişik:21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayanlar 1 800 000 lirapara cezası ile cezalandırılırlar” hükmüyer almıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116.maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreve ilişkingenel ilkelere göre idari yargının görev alanındagörmüştür.
30.3.2005gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değişik 3.maddesinde ise,” (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır” denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nce de, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak aracın trafikten menedilmesi kararı da verildiği ve idari yargı yerinde dava konusuedildiği anlaşıldığından;idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur.
Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 25, 36/3-a ve 78/1-b.maddeleri uyarınca verilen para cezasına karşıaçılacak davanın çözümündeidari yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mardin İdare Mahkemesince yapılan başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Mardin İdare Mahkemesinin 30.4.2015 gün veE:2015/854 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 30.11.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy