T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 793
KARAR NO : 2015 / 808
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, aynı kişi ile ilgili olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı düzenlenmiş ve hatta dava konusu edilmiş olsa dahi, aynı Kanun’un 112. madde-sinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.F.
Davalı :Güzelbahçe Kaymakamlığı, Bölge Trafik DenetlemeBüro Amirliği
O L A Y : GüzelbahçeKaymakamlığı Bölge Trafik Denetleme Büro Amirliğinceyapılan denetim sırasında, alkollü araçkullandığı ve sürücü belgesini yanındabulundurmadığından bahisle, davacı adına 14.6.2014 günve HE-953249 seri-sıra sayılı Trafik İdari Para CezasıKarar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarıncatoplam olarak 899 TL idari para cezası verilmiş, aynı birimtarafından sürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur.
URLA SULH CEZA HAKİMLİĞİ:13.10.2014 gün ve D.İş:2014/49, K:2014/49 sayı ile; idaripara cezası yanında davacının ehliyetinin gerialınması kararı da verildiği açıklanarak, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göre idaripara cezası yanında idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR 1. İDAREMAHKEMESİ: 9.10.2015 gün ve E:2014/1842 sayı ile; davanınsadece idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığını, aksi durumda dahi 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca ve Uyuşmazlık Mahkemesinin konu ileilgili kararları emsal alınarak davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetineya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu ve idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/5 ve 44/1-b. maddeleri uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 48. maddesinin beşinci fıkrasında(Değişik:8/1/2003 - 4785/3 md), “Yönetmelik ile belirtilen miktarlarınüzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygungörülenlere, geri alma süresi sonunda sürücübelgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatriuzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usulleryönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında,fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle gerialınır.Hususi otomobil dışındaki araçlarıalkollü olarak kullanan sürücüler bakımındanpromil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriyedoğru beş yıl içinde;ikinci defasında 877 TürkLirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleriiki yıl süreyle,üç veya üçten fazlasındaise,1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreylegeri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenlegeçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilensüreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanunla;
“Sürücü belgelerinin geçicigeri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler tarafından yapılır ” denilmek suretiyle deonikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafik zabıtasının bulunmadığıveya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” hükmü yer almıştır.
“Adres değişikliklerinin bildirilmesi vesürücü belgelerinin taşınmasızorunluluğu” başlığı altındadüzenlenen 44. maddesinde ise, “Sürücü belgesisahipleri:
a) İkamet adresi değişikliklerini belgeyiveren kuruluşa otuz gün içinde bildirmek,
b) Araç kullanırken sürücübelgelerini yanlarını bulundurmak ve yetkililerin heristeyişinde göstermek,
Zorundadırlar” denilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamındabulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargıyerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi;12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki hali ile, bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işareteden 112. maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerineUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenenidari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacakitirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindekietkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Dahasonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken;12.7.1013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
…….” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınmasınailişkin hükümlerin geçici istisnalar içindesayıldığı dikkate alındığında; sürücübelgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkindavalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda,adli yargı yerince idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak sürücübelgesi geri alma tutanağını da düzenlendiği bu nedenle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de, her ikiyargı koluna da açılan davanın dava dilekçelerininincelenmesinden, davacının sadece idari para cezasınakarşı dava açmış olduğuanlaşılmış olup, aksi takdirde dahi; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, ….. ehliyetin geri alınması,…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “ehliyetin gerialınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklikile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bukarara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gözetildiğinde, oluşacak olan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan davanın da adli yargı yerindegörüleceği açıktır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda son olarak 12.7.2013gün ve 6495 sayılı Kanun’la değişiklikyapıldığı, bu haliyle de idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle İzmir 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Urla Sulh Ceza Hakimliğince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Urla Sulh Ceza Hakimliğinin13.10.2014 gün ve D.İş:2014/49, K:2014/49 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMA-SINA, 30.11.2015 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy