T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 707 KARAR NO : 2015 / 762 KARAR TR : 30.11.2015 ÖZET: 4734 sayılı Yasa’ya göre ihale edilerek sözleşmeye bağlanan “Personel Taşıma” işinde, yüklenici tarafından servis hizmeti taşımacılığı hizmetindeki aksaklıkların yapılan uyarılara rağmen giderilmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshine ilişkin davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :R.Tur. Rek. Dağ. Paz. Tur. Nak. İnş. Mak. Taah. San. Tic. Ltd.Şti. Vekilleri :Av. Ö.K.M. & Av. Ö.Y.S. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Vekili : F.B.K. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde;“Davalı idare tarafından 2013/51186 ihale kayıtnumaralı “Personel Taşıma” işine ait ihale30.05.2013 tarihinde gerçekleştirilmiş olup müvekkilşirket tarafından ihaleye sunulan teklif en avantajlı teklifolarak belirlenmiş ve 28.06.2013 tarihinde müvekkilşirket ile sözleşme imzalanmıştır. Buaşamadan sonra ise davalı İdare tarafından yasal dayanaktanyoksun gerekçelerle sözleşme hükümlerinde yer almayanhususlarda müvekkil şirket tarafından ifa edilen hizmetişiyle ilgili cezai işlemler ve hakediş kesintileriuygulanmış, 17.01.2014 tarihinde de sözleşme tektaraflı olarak feshedilerek 167.000,00 TLtutarındaki kesin teminat irat kaydedilmiş, müvekkil şirkethakkında ihalelerden 1 yıl süre ile yasaklama kararıverilmiştir. Davalı idarenin sözkonusu işlemi nedeni ilemüvekkil şirket ciddi anlamda zarara uğradığıgibi ticari itibarı da zedelenmiştir. Müvekkil şirkettarafından davalı idareye yapılan 07.08.2014 tarihlibaşvuru ile; davalı idare ile sözleşme imzalamaaşamasında müvekkil şirketin 13.256,72.-TL tutarındavergi borcu olduğu Mithatpaşa Vergi Dairesinin 24.06.2013 tarihliyazısı (Ek-3) ile de sabitken davalı idare tarafından 4734sayılı Kamu İhale Kanunu ve mevzuatına aykırıolarak müvekkil şirket ile sözleşmeimzalandığı, vergi borcuna ilişkin belgelerin davalı İdareye ibraz edilmesinerağmen müvekkil şirketyetkililerine sözleşme imzalanmadığı takdirdeteminatın irat kaydedileceği belirtilerek müvekkil şirketile davalı idare arasında kanuna aykırı birsözleşme imzalandığı, daha sonra ise sorumluluğumüvekkil şirkete yüklenmesi mümkün olmayan sebepleredayalı olarak sözleşmenin feshedildiği, fesih işleminedeni ile de aslında yok hükmünde olan bir sözleşmeyedayalı olarak 63.000,00.-TL ceza bedeli tahsil edildiği ve167.000,00.-TL tutarında olan kesin teminatımızın iratkaydedildiği ve müvekkil şirket hakkında ihalelerden 1yıl süre ile yasaklama kararı verildiği belirtilerek usuleve kanuna aykırı imzalanmış olan ve aslında yokhükmünde olan bir sözleşme nedeniyle müvekkilşirketin ödemek durumunda kaldığı irat kaydedilen167.000,00.-TL teminatın ve davalı idareye ödenen 63.000,00.-TLtutarındaki ceza bedelinin ve 15.849,50.-TL tutarındakisözleşme damga vergisi bedelinin iadesi ve ilgililer hakkındagerekli yasal işlemlerin yapılması talep edilmiş;davalı idare tarafından da sözleşmeimzalandığı tarihte toplam vergi borcunun 3.393,83 TL olduğu, Kamu İhale Kanunu GenelTebliği uyarınca toplam 5.000,00TL altındakiborçların vergi borcu olarak kabul edilemeyeceği, hu nedenlesözleşme imzalandığı, sözleşmenin feshineilişkin olarak da müvekkil şirkete yazılan yazılarlateknik şartname ve sözleşmeyeaykırı hususların giderilmesinin talep edilmesine rağmenhizmette aksaklıkların düzeltilmesi hususunda herhangi biriyileşme olmadığından 14.01.2014 tarihindesözleşmenin feshedildiği belirtilerek müvekkil şirkettalepleri ile ilgili yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığıbelirtilmiştir. Davalı idare işlemi açıkçahukuka aykırı olmakla iptali gerekmektedir. Şöyle ki; 4734 sayılı Kamuİhale Kanunu’nun 10. maddesinin son fıkrasının (d)bendinde kesinleşmiş vergi borcu olan isteklilerin ihaledışı bırakılacağı hükümaltına alınmıştır. Davalı İdare ilemüvekkil şirket arasında sözleşme imzalanmasıaşamasında davalı idareye de ibraz edilen Gelir İdaresiBaşkanlığı’nın 24.06.2013 tarihli yazısı içeriğindenmüvekkil şirketin 30.05.2013tarihi itibarı ile Kamu İhale Mevzuatı kapsamında vadesi geçmiş toplam13.256,82 TL vergiborcu bulunduğu açıkça belirlenmektedir. Davalı İdaretarafından tarafımızca iptal davasına konu edilen 29.08.2014 tarihliyazıda gerekçe gösterilen 22.08.2009 tarih ve 27327sayılı ResmiGazete’de yayınlanan Kamu İhale Genel Tebliği’ndeaçıkça toplam 5.000,00TL'yi aşan tutarlardakiborçların vergi borcu kabul edileceği hükmebağlanmıştır. Bu çerçevedemüvekkil şirketin vergi borcu olduğu ve bu borçtutarının da Kamu İhale Genel Tebliğinde belirlenmişolan 5.000,00.-TL’nin üzerinde olduğu son derece açıkve belirlenebilir iken davalı İdarenin mevzuattaöngörüldüğü gibi ihalenin iptal edilmesigerekirken, müvekkil şirket ilemevzuata aykırı bir şekilde sözleşmeimzalanmıştır. Müvekkil şirket ile imzalanansözleşme yok hükmünde bir sözleşme olmakla dahasonra bu sözleşmeye dayalı olarak sözleşme feshedilmeksuretiyle, müvekkil şirketin kesin teminatının iratkaydedilmesi, müvekkilşirkete cezabedeli ödetilmesive müvekkil hukuka aykırıdır. Davalı İdaretarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarakgösterilen nedenler de hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen kötü niyetlidir. Davalı idare tarafından17.01.2014 tarihinde personel servis hizmetitaşımacılığı hizmetinde aksaklıklar meydanageldiği ve yapılan uyarılara rağmen buaksaklıkların giderilmediği gerekçesi ile müvekkilşirket ile imzalanan hukuka aykırı sözleşmeyi tektaraflı olarak sona erdirerek müvekkil şirket tarafındanyatırılan kesin teminatın irat kaydedilmesine kararverilmişse de; davalı İdare tarafından müvekkilşirkete gönderilen 21.11.2013 tarihli ihtarnameye cevabengönderilen 06.12.2013 tarihli ihtarnamede de belirtildiği üzeremüvekkil şirkete gönderilen ihtarnamede belirtilen servissaatlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin aksaklıklarınçoğu Kurum personelinden kaynaklanmakta olup karşılaşılansorunlar defalarca sözlü ve yazılı olarak davalıİdareye bildirilmiş olmasına karşın buaksaklıkların giderilmesi için davalı İdaretarafından hiçbir girişimde bulunulmamıştır. Görüldüğüüzere davalı İdare hukuka aykırı olarakimzaladığı ve aslında yok hükmünde olansözleşme hükümlerini de tek taraflı ve müvekkil şirketzararına olacakşekildeyorumlamıştır. Kaldı ki müvekkil şirkethakkında tutulan kayıtlar da taraflar arasındaimzalanmış sözleşmenin 20. maddesine aykırışekilde yapılmıştır. Davalı idare tarafındansözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilmiş olantutanaklar incelendiğinde de; muayene ve kabul komisyonlarınınve kontrol teşkilatlarının sağlıklıoluşturulmadığı, afaki kişiler tarafındandüzenlenen ve standart formlara içerik olarak benzemeyentutanakların düzenlendiği, bu tutanaklarda müvekkilşirket veya yetkililerinin imzalarınınbulunmadığı açık olup davalı İdare 4735sayılı Kanunun 4.ve 11. maddelerineaykırı davrandığı da kuşkusuzdur. 4735 sayılı Kamuİhale Sözleşmeleri Kanunu gereğince imzalanansözleşmeler özel hukuk sözleşmeleri kapsamındaolmakla taraflar eşit olarak kabul edilmektedir. Nitekim 4735sayılı Kanununun 4. maddesinde de bu kanun kapsamındayapılan kamu sözleşmelerinin taraflarınınsözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak veyükümlülüklere sahip olduğu, kanunun yorum veuygulanmasında bu prensibin gözönündebulundurulacağı hükme bağlanmış olmasınakarşın davalı İdare kanuna aykırı olarak imzalanmışsözleşme hükümlerini yine kanuna aykırı birşekilde yorumlayarak sözleşmeyi fesih yoluna gitmiş vemüvekkil şirketin mağduriyetine neden olmuştur. Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davalı idarenin müvekkil şirkettalebini reddine dair işlemi hukuka aykırı olup iptaligerekmektedir. Davalı idarenin dava konusuişlemi açıkça hukuka aykırı olup davalıidarenin işlemleri nedeniyle müvekkil şirketin ticariitibarı zedelendiği gibi müvekkil şirketaçısından maddi açıdan telafisi imkansızzararlar da doğmuş bulunmaktadır. Bu nedenle SayınMahkemenizce öncelikle yürütmenin durdurulması kararıverilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. SONUÇ: Yukarıda arzve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen ele alınacak nedenlerle; Müvekkilşirketin 07.08.2014 tarihli müvekkil şirket ile usulsüzsözleşme imzalanmış olması nedeni ile 26.406,54.-TLtutarındaki sözleşme damga vergisi bedeli, 15.849,50.-TLtutarındaki karar pulu bedeli, 63.000,00.-TL tutarındaki ceza bedeliile irat kaydedilen 167.000,00.-TL kesin teminat bedelinin iadesi ile ilgililerhakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılmasıtalebinin reddine ilişkin davalı İdarenin 29.08.2014 tarih ve46856605-802-31044 sayılı işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına vesonuçta iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinindavalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesinisaygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.” demek suretiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı Türkiyeİş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle;görev itirazında bulunmuştur. Ankara 2.İdare Mahkemesi: 19.12.2014 gün ve E:2014/1724sayı ile özetle, “(...) dava konusu edilen işlemsözleşme imzalandıktan sonra tesis edilse dahi, idarenin kamugücüne dayalı olarak ve tek taraflı iradesiylesözleşmeyi feshetmesinden kaynaklandığıgörülen zararın tazmini istemiyle açılan bu davayabakmakla idari yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,uyuşmazlığın görüm veçözümü idari yargı yerinin görev alanınagirdiğinden, davalı idarenin uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargıyerlerine ait olduğunu belirterek yaptığı görevitirazının reddine” şeklinde karar vermiştir. Davalı Türkiyeİş Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin, adliyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylıbir örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nagönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı:“Dava dosyasının incelenmesinde; Türkiye İşKurumu Genel Müdürlüğü tarafından 30/05/2013tarihinde personel taşımacılığı hizmetalımı için yapılan ihale sonucunda davacı şirketile imzalanan 28/06/2013 tarihli sözleşmenin 17/01/2014 tarihindedavalı idarece feshedilmesinin ardından, 26.406,54 TLtutarındaki sözleşme damga vergisi, 15.849,50 TLtutarındaki karar pulu ve 63.000.00 TL tutarındaki ceza bedeli ileirat kaydedilen 167.000,00 TL kesin teminat bedelinin yasal faizi ile birlikteiadesi talebinin reddine ilişkin 29/08/2014 tarih ve 31044sayılı işlemin iptali istemiyle Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğüne karşı açılandavada, davalı idarenin görev itirazının mahkemece reddiüzerine görev uyuşmazlığıçıkarılması talebinde bulunulduğuanlaşılmıştır. Bilindiği gibi, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlığınıtaşıyan 2. maddesinin 1. numaralı bendinde, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır. Kamu kumrularınca almanidari kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerekaçılan ve 2577 sayılı idari Yargılama UsulüKanununun 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarının amacı,idari işlemlerin idari yargı organlarınca denetlenerek, idareninhukuka uygunluğunun sağlanmasıdır. Öte yandan; 04.01.2002 tarihve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun"Amaç" başlıklı 1 .maddesinde; "Bu Kanununamacı, kamu hukukuna tabiolan ve kamunun denetimialtında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum vekuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas veusulleri belirlemektir." denilmiştir. “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde ise; “Aşağıdabelirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlükaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ileyapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göreyürütülür: a) Genelbütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özelbütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlarabağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekîkuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üstkuruluşları hariç), tüzel kişiler, b) Kamuiktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerindenoluşan kamu iktisadi teşebbüsleri, c) Sosyalgüvenlik kuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuşve kendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğesahip kuruluşlar (mesleki kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumlan hariç) ile bağımsızbütçeli kuruluşlar, d) (a),(b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı olarakbirlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısındanfazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş,müessese, birlik, işletme ve şirketler, e) 4603sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankalarındoğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrısermayesinin yarısından fazlasına sahip bulunduklarışirketlerin yapım ihaleleri. Ancak, Tasarruf MevduatıSigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamen sahipolduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar vebu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya daayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahipbulundukları şirketler ((e) bendinde belirtilen yapım ihalelerihariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi gayrimenkulyatırını ortaklıkları ile enerji, su,ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyetgösteren teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanunkapsamı dışındadır." hükümlerine yerverilmiştir. 05.01.2002 tarih ve 4735sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun, Kamuİhale Kanununa tabi kurum ve kuruluşlar tarafından sözkonusu Kanun hükümlerine göre yapılan ihaleler sonucundadüzenlenen sözleşmeleri kapsar." denilmiş,"ilkeler" başlıklı 4.maddenin 3fıkrasında; "...BuKanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinintarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasındaeşit hak ve yükümlülüklere sahiptir, ihaledokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibeaykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasındabu prensip göz önünde bulundurulur." hükmü yeralmaktadır. Konu ile ilgili olarakUyuşmazlık Mahkemesi'nin 29/12/2014 tarihli ve 2014/1097 Esas,2014/1145 sayılı kararında "Belirtilen yasaldüzenlemeler çerçevesinde, 4734 sayılı Kamu ihaleKanunu ile 4735 sayılı Kamu ihale SözleşmeleriKanunu’nun kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle,sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarecealınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyleaçılan davaların idari yargı yerinde, sözleşmeyapıldıktan sonra sözleşme hükümlerininuygulanması nedeniyle ortaya çıkanuyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerekmekte ise de, sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilsebile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan,sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibiniteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarakve tek yanlı olarak tesis ettiği idari işlemlerin iptaliistemiyle açılan veya bu nitelikteki idari işlemler nedeniyledoğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların daidari yargı yerinde görülüp çözümlenmesigerektiği tartışmasızdır, idari sözleşmeler,idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetiningereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı iletaraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkilerveren, gerektiğinde tek yanlıdeğişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan niteliktesözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanındaakdettikleri sözleşmelerin ise; idari sözleşmeniteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlendiğikuşkusuzdur. Öteyandan, idarelerce mal veya hizmet alımı için ihaleyeçıkılması safhasında ihalenin sonuçlanıpkesinleşmesine kadar geçen aşamada tesis edilenişlemlerin idari nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu aşamada ortayaçıkan anlaşmazlıklarınçözümünün idari yargı yerler ine,ihaleninkesinleşmesi ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamadaidare ile yüklenici arasındaki sözleşmeninuygulanmasından doğan uyuşmazlıkların görümve çözümünün ise özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerlerine ait olduğunda kuşkubulunmamaktadır. " hususları vurgulanmıştır. Yine, UyuşmazlıkMahkemesinin benzer nitelikteki 13/10/2014 tarih ve 2014/671 Esas-2014/890Karar; 04/06/2013 tarih ve 2013/394 Esas-2013/881 Karar; 16/06/2003 tarih ve2003/47 Esas-2003/51 Karar sayılı kararlarında da;sözleşme aşamasına kadar kanuna dayanılarak idarecealman karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılandavaların idari yargı yerinde, sözleşmeyapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanmasınedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların isesözleşme ve özel hukuk hükümlerine göreadlî yargı yerinde görülmesi gerektiği hususu genelkabul görmektedir. Somut olayda, personeltaşımacılığı ihalesini kazanan davacışirketin hizmet alımına ait sözleşmeyeaykırı olarak yüklendiği işi süresinde yerinegetirmediği gerekçesiyle davalı idare tarafındansözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacışirketin ise hukuka aykırılığını ilerisürdüğü bu işlemin iptalini talep ettiğianlaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle, 2247 sayılıYasa'nın 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DanıştayBaşsavcısı:“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2/1 maddesinde; idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmıştır. Görüldüğüüzere, İdare Hukuku kuralları içinde kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılaraktek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemler, idari eylemlerve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar sebebiyleaçılan davaların görüm veçözümü İdari Yargının görevalanında bulunmaktadır. Öte yandan,Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarınagöre; ihale sonrası sözleşme imzalanıncaya kadarmeydana gelen uyuşmazlıkların idari yargıda,sözleşmenin imzalanmasından sonra ve sözleşmehükümlerinin uygulanmasından kaynaklananuyuşmazlıkların ise özel hukuk hükümlerinegöre adli yargıda çözümü gerekmektedir. Somut olayda, Türkiyeİş Kurumu Genel Müdürlüğünce PersonelTaşımacılığı Hizmet Alımı içinyapılan ihale sonucunda davacı şirket tarafından vergiborcu olduğu halde taraflar arasında en baştan usuleaykırı olarak sözleşme imzalandığındandolayı uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçılmışsa da, ihaleyi kazanan davacı şirketinyüklendiği işi, hizmet alımına ait sözleşmehükümlerine aykırı olarak yerine getirmediği gerekçesiyleihale sözleşmesi feshedilmiş olup, davacı şirkettarafından da sözleşmenin feshedilmesi nedeniyleuğradığı zararların tazmini istenmektedir. Bu durumda, kesinleşen ihalesonrasında taraflar arasında imzalanan ihaleye konu işinyapımına ilişkin sözleşmenin uygulanmasıaşamasında ortaya çıkan uyuşmazlıklardan kaynaklananve anılan sözleşmenin idarece feshedilmesinden sonra davacışirketin uğradığı zararın tazminine kararverilmesi istemiyle açılan bu davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ:Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesiuyarınca yapılan başvurunun kabulünün uygunolacağı düşünülmektedir.” şeklindeyazılı düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca,davalı Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü açısından 2247sayılı Yasa’nın 10 ve 13.maddelerindeöngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Türkiye İşKurumu Genel Müdürlüğü tarafından 30/05/2013tarihinde personel taşımacılığı hizmetalımı için yapılan ihale sonucunda davacışirket ile imzalanan 28/06/2013 tarihli sözleşmenin 17/01/2014tarihinde davalı idarece feshedilmesinin ardından, 26.406,54 TLtutarındaki sözleşme damga vergisi, 15.849,50 TLtutarındaki karar pulu ve 63.000.00 TL tutarındaki ceza bedeli ileirat kaydedilen 167.000,00 TL kesin teminat bedelinin yasal faizi ile birlikteiadesi talebinin reddine ilişkin 29/08/2014 tarih ve 31044sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dosya kapsamındayapılan incelemede; Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü tarafından "PersonelTaşımacılığı Hizmet Alımı"için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaaçılan ihaleyi kazanan davacı RE-DA-PA Tur. Rek. Dağ. Paz. Tur. Nak.İnş. Mak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı idarearasında 4735 sayılı Kamu ihale Sözleşme Kanunuçerçevesinde işin yapımı içinsözleşme ve eki şartname imzalanarak işin yapımıaşamasına geçildiği, sonrasında davalı idaretarafından ihale kapsamındaki işin süresindegerçekleştirilmediğinden bahisle 14/01/2014 tarihli ve 1571 sayılıMakam Olur'u ile sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesine kararverildiği, davacı şirket tarafından bu işlemin iptaliistemi ile görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. 04.01.2002 tarih ve 4734sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ''Amaç''başlıklı 1.maddesinde; ''Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tabi olanveya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağıkullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacaklarıihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.'' denilmiştir. “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde de; “Aşağıda belirtilenidarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktankarşılanan mal veya hizmet alımları ile yapımişlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göreyürütülür: a) Genel bütçe kapsamındaki kamuidareleri ile özel bütçeli idareler, il özel idareleri vebelediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar,birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenlerile bunların üst kuruluşları hariç), tüzelkişiler, b) Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadidevlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisaditeşebbüsleri, c) Sosyal güvenlikkuruluşları, fonlar, özel kanunlarla kurulmuş vekendilerine kamu görevi verilmiş tüzel kişiliğe sahipkuruluşlar (mesleki kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) ile bağımsızbütçeli kuruluşlar, d)(a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylıolarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısındanfazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş,müessese, birlik, işletme ve şirketler, e)4603sayılı Kanun kapsamındaki bankalar ile bu bankalarındoğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrısermayesinin yarısından fazlasına sahip bulunduklarışirketlerin yapım ihaleleri Ancak, TasarrufMevduatı Sigorta Fonu ve bu Fonun hisselerine kısmen ya da tamamensahip olduğu bankalar, 4603 sayılı Kanun kapsamındakibankalar ve bu bankaların doğrudan veya dolaylı olarak birlikteya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasınasahip bulundukları şirketler ( (e) bendinde belirtilen yapımihaleleri hariç) 4603 sayılı Kanun kapsamındakibankaların 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabigayrimenkul yatırım ortaklıkları ile enerji, su,ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyetgösteren teşebbüs, işletme ve şirketler bu Kanunkapsamı dışındadır.'' denilmiştir. 05.01.2002 tarih ve 4735sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde; ''Bu Kanun, Kamu İhale Kanununatabi kurum ve kuruluşlar tarafından söz konusu Kanunhükümlerine göre yapılan ihaleler sonucunda düzenlenensözleşmeleri kapsar.'' denilmiş, ''İlkeler''başlıklı 4.maddenin 3.fıkrasında; ''...Bu Kanun kapsamında yapılan kamusözleşmelerinin tarafları, sözleşmehükümlerinin uygulanmasında eşit hak veyükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı vesözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırımaddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensipgöz önünde bulundurulur.'' denilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelerçerçevesinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun kamuhukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşmeaşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar veyapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarınidari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonrasözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortayaçıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme veözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindegörülmesi gerekmekte ise de, sözleşme yapıldıktansonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasındankaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veyaalacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamugücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiğiidarî işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bunitelikteki idarî işlemler nedeniyle doğan tazminat istemlerinedeniyle açılan davaların da idarî yargı yerindegörülüp çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. İdarisözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak,kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararıamacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hakve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik vefesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir.Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettiklerisözleşmelerin ise; idari sözleşme niteliğitaşımayıp, özel hukuk kurallarına göredüzenlendiği kuşkusuzdur. Öteyandan, idarelerce mal veya hizmet alımı için ihaleyeçıkılması safhasında ihalenin sonuçlanıpkesinleşmesine kadar geçen aşamada tesis edilenişlemlerin idari nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu aşamadaortaya çıkan anlaşmazlıklarınçözümünün idari yargı yerlerine, ihaleninkesinleşmesi ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamadaidare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin uygulanmasındandoğan uyuşmazlıkların görüm veçözümünün ise özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerlerine ait olduğunda kuşkubulunmamaktadır. Somut olayda, ihaleyi kazanan davacı şirketin, sözleşmeyeaykırı olarak yüklendiği işi süresinde yerinegetirmediği gerekçesiyle davalı idare tarafındansözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacışirketin ise, hukuka aykırılığını önesürdüğü bu işlemin iptalini talep ettiği anlaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde özelhukuk hükümlerine göre adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalı Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen kararınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Türkiye İş Kurumu GenelMüdürlüğü vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Ankara 2. İdare Mahkemesinceverilen 19.12.2014 gün ve E:2014/1724 sayılı KARARINKALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy