T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 825
KARAR NO : 2015 / 836
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET : 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.Şti.
Vekili : Av. S.B. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü O L A Y : Türkiye İşKurumu Genel Müdürlüğü Bolu Çalışmave İş Kurumu İlMüdürlüğü’nün 15.8.2012 gün ve 309104 sayılıişlemi ile, bazı işçilere fazla çalışmayaptıkları halde fazla çalışma ücretlerininödenmediği, çalışma sürelerineuyulmadığı, fazla çalışma ücretlerininelden ödendiği, ücret hesap pusulalarınınişçilere verilmediği ve ulusal bayram ve genel tatilçalışmalarına ilişkin zamlı ücretlerinödenmediğinden bahisle, adına 4857sayılı İş Kanunu’nun32, 37, 41, 47, 63 ve 69. maddelerine aykırılık nedeniyleaynı Kanun’un 102 ve 104. maddeleri uyarınca toplamolarak 28.184,00 TL idari para cezası verildiği davacıyabildirilmiştir. Davacıvekili, idari para cezasına karşı adli yargı yerindeitirazda bulunmuştur. BOLU 2. SULH CEZA MAHKEMESİ:8.11.2012 gün ve D.İş:2012/613 sayı ile, 4857sayılı İş Kanunu uyarınca verilen idari paracezalarına karşı idare mahkemesine itiraz edilebileceğigerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, yapılanitiraz Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak redde-dilmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Sakarya 1. İdare Mahkemesi,4857 sayılı Kanun’da, bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı açılacak davalarda görevliyargı yeri belirtilmediğinden, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine,Danıştay 10. Dairesi'nin 9.4.2015 gün ve E:2013/4406,K:2015/1697 sayılı kararı ile, görevli mahkemenin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken,davanın görev yönünden reddine karar verilmesinin 2247sayılı Kanun’a aykırı bulunduğugerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. SAKARYA 1. İDAREMAHKEMESİ: 8.10.2015 gün ve E:2015/751 sayı ile, 4857sayılı Kanun’da, bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı açılacak davalarda görevliyargı yeri belirtilmediğinden, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdariyargı yerince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinegöre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32, 37, 41, 47, 63 ve 69. maddelerineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 102 ve 104.maddeleri uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açıl-mıştır. 4857sayılı İş Kanunu’nun, “Ücret ile ilgilihükümlere aykırılık” başlıklı 102.maddesinde, “Bu Kanunun; a)(Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.) 32 ncimaddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya topluiş sözleşmesinden veya iş sözleşmesindendoğan ücret ödemelerini süresi içinde kasdenödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonunbelirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bunitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğuhalde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyenişveren, işveren vekili ve üçüncü kişiyebu durumda olan her işçi ve her ay için yüzyirmibeşTürk Lirası idari para cezası, b) 37 ncimaddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulasıdüzenlemeyen veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeyeaykırı olarak ücret kesme cezası veren veyayaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabınıbildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işverenvekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası, c) 41 incimaddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkinücreti ödemeyen, işçiye hak ettiği serbestzamanı altı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerdeyapılacak çalışmalar için işçininonayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu durumdaolan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirasıidari para cezası, Verilir.”denilmiş; “İşindüzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık”başlıklı 104. maddesinde, “Bu Kanunun 63 üncümaddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte belirlenençalışma sürelerine aykırı olarakişçilerini çalıştıran veya 68 incimaddesindeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veyaişçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak geceleriyedibuçuk saatten fazla çalıştıran; gece vegündüz postalarını değiştirmeyen, 71 inci maddesihükmüne ve bu maddenin son fıkrasında anılanyönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden, 72 ncimaddesi hükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilenyerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkekçocukları ve gençleri ve her yaştakikadınları çalıştıran, 73 üncümaddesine aykırı olarak çocuk ve gençişçileri gece çalıştıran veya aynımaddede anılan yönetmelik hükümlerineaykırı hareket eden 74 üncü maddesindeki hükmeaykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerdegebe veya doğum yapmış kadınlarıçalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 75 incimaddesindeki işçi özlük dosyalarınıdüzenlemeyen, 76 ncı maddesinde belirtilen yönetmelikhükümlerine uymayan işveren veya işveren vekilinebinikiyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. 64üncü maddede öngörülen hükümlereaykırı davranan işveren veya işveren vekiline bu durumdaolan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirasıidari para cezası verilir.” hükmü yer almış; “Ücretve ücretin ödenmesi” başlığı altındadüzenlenen 32. maddesinde, “Genel anlamda ücret bir kimseye biriş karşılığında işveren veyaüçüncü kişiler tarafından sağlanan ve paraile ödenen tutardır. (Değişikikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye vebu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türkparası ile işyerinde veya özel olarak açılan birbanka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu niteliktekiher çeşit istihkak, yabancı para olarakkararlaştırılmış ise ödeme günündekirayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir.Çalıştırılan işçilerin ücret, prim,ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakınınözel olarak açılan banka hesabına yatırılmaksuretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyetitürü, işletme büyüklüğü,çalıştırdığı işçisayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibiunsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncükişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacakücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşitistihkakının, brüt ya da kanuni kesintilerdüşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olupolmayacağını belirlemeye Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı veHazine Müsteşarlığından sorumlu DevletBakanlığı müştereken yetkilidir.Çalıştırdığı işçilerinücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşitistihkakını özel olarak açılan banka hesaplarıvasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulanişverenler veya üçüncü kişiler,işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki herçeşit istihkaklarını özel olarak açılanbanka hesapları dışında ödeyemezler. (……...) Ücret engeç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya topluiş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadarindirilebilir. (………) Ücretalacaklarında zamanaşımı süresi beşyıldır.” denilmiş; “Ücrethesap pusulası” başlıklı 37. maddesinde, “İşverenişyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerdeişçiye ücret hesabını gösterir imzalı veyaişyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermekzorundadır. Bu pusuladaödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazlaçalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretlerigibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemelertutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibiher çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesigerekir. Buişlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtanmuaftır.” denilmiş, fazla çalışma ücreti41. maddede düzenlenmiş; “Geneltatil ücreti” başlıklı 47. maddesinde, “BuKanun kapsamına giren işyerlerinde çalışanişçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günüolarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir işkarşılığı olmaksızın o gününücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsaayrıca çalışılan her gün için birgünlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerindeişçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleriişverence işçiye ödenir.”; “Çalışma süresi” başlıklı 63.maddesinde ise, “Genel bakımdan çalışma süresihaftada en çok kırkbeş saattir. Aksikararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerindehaftanın çalışılan günlerine eşitölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle:10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerinçalışma süresi; günde en çok yedibuçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. (…….) Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslarçerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacakbir yönetmelikle düzenlenir.”; “Gecesüresi ve gece çalışmaları”başlıklı 69. maddesinde, “Çalışmahayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak enerken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saatsüren dönemdir. Bazıişlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazıbölgelerinin özellikleri bakımından,çalışma hayatına ilişkin "gece"başlangıcının daha geriye alınması veya yaz vekış saatlerinin ayarlanması, yahut gün dönemininbaşlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradakihükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı geceçalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücretödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerindeekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin geceçalışmalarını yasak etmek üzereyönetmelikler çıkartılabilir. İşçileringece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez.(Ek cümle: 4/4/2015-6645/37 md.) Ancak, turizm, özel güvenlik vesağlık hizmeti yürütülen işlerdeişçinin yazılı onayının alınmasışartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışmasıyaptırılabilir…..” denilmiş; 108. maddesinin ikincifıkrasında, bu cezalara karşı tebliğ tarihindenitibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesineitiraz edilebileceği öngörülmüşken, 8.2.2008gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesininöö bendi ile, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılıKanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış; anılan madde15.5.2008 tarihli 5763 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle,“Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesibelirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve106 ıncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları isedoğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafındanverilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeyegöre verilecek idari para cezası için, 4904 sayılıKanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır”şeklinde değiştirilmiş; madde hükmü 26.5.2008tarihinde yürürlüğe girmiş; son olarak maddenin ikincicümlesi, 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111sayılı Kanun’un 79. maddesiyle “101 inci ve 106 ncımaddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudanTürkiye İş Kurumu il müdürü tarafından;birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idaripara cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdekiTürkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genelesaslara göre tahsil edilir” şeklindedeğiştirilmiştir. Bu haliyle 4857sayılı İş Kanunu’nda idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir. Öteyandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise, “İdari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış,bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanunagöre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının4857 sayılı İş Kanunu uyarınca verildiği ve 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 4857 sayılıİş Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Sakarya 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Sakarya 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Bolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 8.11.2012 gün veD.İş:2012/613 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy