T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 706
KARAR NO : 2015 / 710
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : H.G.
Vekili :Av.A.B.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili :Av. M.K. (AdliYargıda)
OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının Türk Telekom’daçalışmakta iken Türk Telekom’unözelleşmesi nedeniyle 406 sayılı Yasa’nın ek 29.maddesi gereğince önce davalı ile iş yasasıkapsamında iş akdi imzalayan, daha sonra hizmet sözleşmesisona erdirilerek 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesi ve 406sayılı Yasa’nın ek 29.maddesi gereğince memur olarakbir kuruma atanan davacının, 375 sayılı KHK’ya 5473 sayılıYasa ile getirilen Ek 3. madde gereğince ödenen ek ödemeartışlarından yararlandırılmadığınıbelirterek; Türk Telekom’daçalıştığı dönemde ücretödenmesinde 5473 sayılı Yasa’dan kaynaklanan eködemelerin hesaplanmaması nedeniyle alamadığı parasalhaklara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularakşimdilik 1.500,00TL’ nin yasal faiziyle birlikte davalıkurumdan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçmıştır,
ANKARA 11.İŞ MAHKEMESİ: 02.07.2013 gün ve E:2012/700K:2013/754 sayılı kararında; “…Tarafların iddiave savunmaları, davacıya ait iş yeri kayıtları,Danıştay 5. Daire başkanlığının emsalkararı, Uyuşmazlık Mahkemesi emsal kararı, Orman ve Suİşleri Bakanlığı müzekkere cevabıyazısı, Yargıtay kararları ve tüm dosya kapsamıbirlikte değerlendirildiğinde; davacının davalışirkette hizmet akdine dayalı olarak çalışırkenTürk Telekomun özelleştirilmesi nedeni ile 406 sayılıYasanın ek 29. Maddesi gereğince memur olarak başka Kurumaatandığı, ancak daha önce Telekomdaçalışırken 375 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin 5473 sayılı Yasa ile getirilen ek 3. Maddesigereğince ödenen ek ödeme artışlarındanfaydalandırılmadığı iddia edilerek 5473sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemelerin hesaplanması vetahsiline karar verilmesini istemiş ise de aynı konudaaçılmış bulunan Ankara 14. İş Mahkemesi'nindava dilekçesinin görev yönünden reddine ilişkinkararının Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nce yapılanincelemesinde Mahkemenin kararının onanmasına kararverildiği anlaşılmış olmakla 406 sayılı Yasahükümlerinden yararlanma hususu personelin başka kurumlarageçişi, nakli, statüleri, özlük ve parasalhaklarının değerlendirilmesi işlemler idari işlemniteliğinde olduğundan Mahkememizin görev alanınagirmediğinden ve Yargı yolu caiz olmadığından davadilekçesinin görev yönünden reddine karar vermekgerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ile davadilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görevyönünden reddine karar vermiş ve verilen karar davacıvekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ: 13.01.2014 gün ve E:2013/37258 K:2014/80sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, kararındayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere veözellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesinegöre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarınınreddi ile yasaya usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasınakarar vermiş ve onama kararın ardından görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA12. İDARE MAHKEMESİ : 25.06.2014 gün E:2014/1128 K:2014/796sayılı kararında; “…1953 tarih ve 6145 sayılı Kanun ile, TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Kanun ile değiştirilen 1. maddesi ile,posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıKanunun 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanunun 1. maddesine eklenendokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilat ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanunun 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarih ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır.”; Ek29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunun 14. maddesi iledeğişik birinci fırkasında, “Türk Telekomda ek22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız sayılır...” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıKanunun 4502 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinin (c)bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde, “Türk Telekom;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür.”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Kanun ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadankalkmış olur.” denilmiş; 4502 sayılı Kanunungeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekindeki “B-Kamuİktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümündeyer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHâzineye ait bulunan hisselerden %55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar’ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.500.000.000 USD bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Dolayısıyla bu işlemlerdensonra Türk Telekomun özel hukuk hükümlerine tabi bir AnonimŞirket statüsünde bulunduğu açıktır. Dava dilekçesi ve eklerininincelenmesinden; davacının Türk Telekomda görev yapmaktaiken Türk Telekomun özelleştirilmesi nedeniyle 406sayılı Yasanın ek 29. maddesi gereğince önce davalışirket ile iş yasası kapsamında iş akdiimzaladığı, daha sonra hizmet sözleşmesi sonaerdirilerek 4046 sayılı yasanın 22. maddesi ve 406sayılı Yasanın ek 29. maddesi gereğince başka birkuruma memur olarak atandığı, davacı tarafındanTürk Telekomda görev yaptığı dönemde ödenenücretin, 5473 sayılı Kanundan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle eksik ödendiğinden bahisle anılaneksik ödemeye karşılık olmak üzere 1.500.00TL’nin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonAnonim .Şirketinin olması karşısında, idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'ninbenzer bir uyuşmazlıkta verdiği 03.02.2014 tarih ve E:2014/77,K:2014/129 sayılı kararında da uyuşmazlığınidari yargının görev alanında bulunmadığıbelirtilmektedir...” şeklindeki gerekçe ile davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15.maddesinin (1/a) hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş ve verilen karar kesinleşmiştir. Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 26.10.2015günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının, davalı şirketteçalıştığı dönemde ücretödemesinde 5473 sayılı Yasa’dan kaynaklanan eködemenin hesaplanmaması nedeniyle alamadığı parasal haklarındavalıdan tahsiline ilişkindir. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye CumhuriyetiPosta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar, Türk Telekom YönetimKurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekom daek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır…”denilerek, yasa koyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumda görevyapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen davacı vekilitarafından, davalı kurumda çalıştığıdöneme ilişkin 5473 sayılı Yasa uyarınca hak edilen eködemelerin ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Ankara 11. İş Mahkemesi’nin02.07.2013 gün ve E:2012/700 K:2013/754 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 11. İş Mahkemesi’nin 02.07.2013 gün veE:2012/700 K:2013/754 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.10.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy