T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 689
KARAR NO : 2015 / 696
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :S.J.S. A.Ş.
Vekilleri :Av. A. T. A.& Av. B.I. & Av. B.B.I.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. C.S. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkettarafından sigortası yapılan 47 DK 626 plakalı aracın 24.06.2011tarihinde, Aksaray İlini, Konya İli Karapınarİlçesine bağlayan karayolunun Emirgazikavşağına gelindiğinde, yolda çalışmayapan Karayolları ekiplerinin yol yüzeyini bozuk şekildebırakmaları ve yol güvenliği için gerekliönlemleri almamaları sonucu, araçsürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek taklaatması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydanageldiğini, meydana gelen kaza sonrasında hasar bedeli olan 4.900,00TL’nin sigortalıya ödendiğini, kazanın oluşumunda,yolun yapım ve bakımından sorumlu davalı idarenin, gerekliişaretleme ile önlem almadığındankaynaklandığı iddiasıyla, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik sigortalıya ödenen 4.900,00TL’nin ödeme tarihi olan 17.08.2011’ten itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesi: 31.10.2013 gün ve E:2013/204, K:2013/485sayılı kararı ile özetle; davanın kabulüne kararvermiştir.
İşbukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay 17.Hukuk Dairesi 12.05.2014 gün ve E:2014/8675, K:2014/7482sayılı ilamı ile özetle; “(...) Davacı,davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nü hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.İdari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararında değinildiği üzere tam yargıdavasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılmasıgerekir. Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resenincelenmesi ve dava dilekçesinin yargı yolu bakımındanreddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğrugörülmemiştir.” şeklindeki gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir.
Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesi; Yargıtay’ın bozma ilamınauyduktan sonra 23.10.2014 gün ve E:2014/438, K:2014/473 sayı ileözetle; davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev yönünden reddine kararvermiş, taraflarca temyiz talebinde bulunulmaması üzerine kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 9.İdareMahkemesi: 26.01.2015 gün ve E:2014/2252, K:2015/59 sayılıkararı ile özetle; “2577 sayılı Kanun’un 36/bmaddesi hükmü uyarınca eylemin yapıldığı yerolan Karaman ilinin yargı çevresi açısındanbağlı olduğu Konya İdare Mahkemesi’nin yetkiliolduğu sonucuna varılmıştır.” demek suretiyledavanın yetki yönünden reddine, dosyanın bekletilmeksizinyetkili Konya İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Buaşamadan sonra söz konusu dava dosyası Konya 2.İdare Mahkemesinin2015/387 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Konya2.İdare Mahkemesi: 21.04.2015 gün ve E:2015/387, K:2015/331sayılı kararı ile özetle; davanın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyasına ilişkinevraklar da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın rücuen tazminiistemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 19.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 23.10.2014 gün, E:2014/438, K:2014/473 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580, K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy