T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 696
KARAR NO : 2015 / 703
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : Davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazlara, davalı idarece herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın su borusu geçirilmek ve su deposu yapılmak sureti ile kamulaştırmasız el atıldığı belirtilerek açılan müdahalenin men-i, yapıların kal’i, mümkün değilse zararın tazmini istemiyle açılan davanın, haksız fiilden doğan zararların tazmini kapsamında özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :İ.D.
Davalılar :1.Malatya B.B. MASKİ Genel Müdürlüğü ( İdariYargıda)
Vekili :Av.Y.A.
2.MalatyaValiliği İl Özel İdaresi ( Adli Yargıda )
Vekili :Av.M.T.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Arguvanİlçesi Dolaylı Mahallesi 158 Ada 11,12 ve 154 Ada 2 parselsayılı taşınmazların maliki olduğunu, dava konusutaşınmazlara davalı idare tarafından su borusugeçirilmek ve su deposu yapılmak sureti ile hukuka aykırışekilde el atıldığını, bu şekilde zararauğradığını belirterek; dava konusuyapıların kal’i sureti ile davalı idarenintaşınmazlarına yaptığı müdahaleninmen’ine aksi takdirde müdahale nedeni ileuğradığı zararın kendisine ödenmesine kararverilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Dava ArguvanAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/10 esasına kaydedilmiş ancak HakimlerSavcılar Yüksek Kurulu’nun 15.06.2012 gün ve 347 sayılıkararına istinaden Arguvan Adliye’sinin Malatya Adliyesi ilebirleştirilmesine karar verilmiş olması nedeni ile dosya Malatya4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/532 esasınakaydedilmiş ve yargılamaya bu esas üzerinden devamedilmiştir.
Malatya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi: 08.05.2013 gün ve 2012/532 Esas, 2013/172Karar sayılı kararında aynen; “Talep mahkememizcekamulaştırmasız el atma nedeni ile müdahaleninönlenmesi ve eerimisil istemi olarak nitelendirilmiştir.
Taraflarınkarşılıklı savunmaları, tapu kayıtlar, mahallindeyapılan keşif, aldırılan bilirkişi raporları,gelen dava konusu yere ait proje birlikte değerlendirildiğinde davakonusu edilen su kaynağının davcıya ait 154 ada 2 parselsayılı taşınmaz içerisinde kaldığı,aynı şekilde terfi merkezinin 158 ada 12 parsel üzerineinşaa edildiği, davacıya ait 154 ada 2 , 158 ada 11 ve 12 parselsayılı taşınmazlar üzerine kanal kazak sureti ile suborularını döşendiği anlaşılmaktadır. Sözkonusu işlemler dosyada mevcut Arguvan Yeniköy Uru Mezrasıİçme suyu yapım işine ilişkin proje kapsamındagerçekleştirilmiştir. Bu hali ile davalınıngerçekleştirdiği işlemlerinkamulaştırmasız el atma niteliğinde olmadığıanlaşılmaktadır, işlem bir plan ve proje gereğinceyerine getirildiğinden niteliği itibarı ile idari işlemdir.Bu durumda davanın 2577 sayılı idari yargılama usuli kanunu2 maddesi uyarınca tam yargı davası olarak idare mahkemesindeileri sürülmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkememizcedava dilekçesinin reddine, açılan davada mahkememizingörevli olmadığına karar verilerek aşağıdakişekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Olaya emsalolabilecek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2002/3613 e, 2002/4468 k,sayılı 29.04.2002 tarihi ilamı kaynak meşe içtihatprogramı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2000/1456 e, 2000/3691 ksayıl 20.04.2000 tarihli ilamı kaynak meşe içtihatprogramı.
Her ne kadardavalı taraf görülmekte olan davada talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüşise de mahalline su deposu, terfi binası yapılması,boruların kanala döşenmek sureti ile nakledilmesi eyleminin halendevam ediyor oluşu dikkate alındığındadavacının talebini zaman aşımınauğramadığı kanaatine varılarak söz konusu talepmahkememizce reddedilmiştir.” şeklindeki gerekçesi ile,davanın görev nedeni ile reddine karar vermiş, karar, taraflarcasüresi içinde kanun yoluna başvurulmadığındankarara şerh edildiği üzere 10.09.2013 tarihindekesinleşmiştir.
Bu karar üzerine davacıtarafından aynı istemlerle idari yargıda davaaçılmıştır.
Malatyaİdare Mahkemesi; 24.12.2013 gün ve 2013/761 Esas, 2013/1041 Kararsayılı kararı ile “Dava dilekçesinde, talepkonusunun herhangi bir tereddüte meydan vermeyecek şekildeolması ve dilekçenin terditli ifadeler içermemesigerekmektedir.
Davadilekçesinin incelenmesinden; davanın, 2577 sayılıKanun'da öngörülmeyen bir biçimde, davacınınsahibi olduğu parsellerdeki taşınmazların içerisinekamulaştırma yapılmadan ve rızasıdışında su deposu yapılmasına ve su borusugeçirilmesine ilişkin işlemin iptalini veya bununmümkün olmaması halinde uğradığızararının tazminini şeklinde terditli (şartlı) olarakaçıldığı ve bu haliyle davanın konusununaçık olmadığı, işlemin iptali isteniyorsasöz konusu işlemin tarih ve sayısının belirtilmediğive anılan işlemin eklenmediği, şayetuğradığı zararının tazmini isteniyorsa maddizararın ne kadar olduğunun açıkçabelirtilmediği, Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kesinleşme tarihinin gösterilmediği gibikesinleşme şerhine ilişkin herhangi bir belgenin deeklenmediği anlaşıldığından dava dilekçesiusule uygun bulunmamıştır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin l/d bendiuyarınca bu kararın bildirim tarihinden itibaren otuz güniçinde belirtilen noksanlar tamamlanarak usulüne uygunbiçimde düzenlenecek iki örnek dilekçe ile yeniden davaaçılabilmek üzere dilekçenin REDDİNE,” karar vermiştir.
Davacıtarafından Malatya İdare Mahkemesi kararında belirtileneksiklikler giderilmek sureti ile tekrar davaaçılmıştır.
Malatyaİdare Mahkemesi: 30.05.2014 gün ve 2014/164 Esas sayılıara kararı ile davanın MASKİ husumetiyle devamına kararvermiştir.
Malatyaİdare Mahkemesi; 10.04.2015 gün ve 2014/164 Esas, 2015/559 Kararsayılı kararında aynen; “2942 sayılı Yasayagöre kamulaştırmanın, Devlet ve Kamu Tüzelkişileri tarafından, kamu gücüne dayanılarak, kamuyararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuktüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazmalların ve kaynakların kanunla gösterilen esas vehükümlere göre yetkili organlarca verilen karar uyarıncaparası peşin ödenerek mülkiyetinin alınması veyairtifak kurulması olarak tanımlanabileceği,kamulaştırmasız el atmanın ise, genel olarak kamukuruluşlarının kamulaştırma kararı olmadan veyakamulaştırma kararı kesinleşmeden kişinintaşınmazına müdahale etmeleri ve taşınmazüzerinde kişinin zilyetliğine son vermeleri hali olduğu, butanıma göre kamulaştırmasız el atmadataşınmaza idarenin müdahalesi bir idari kararadayanmadığından, müdahalenin idari eylem değilhaksız eylem (haksız fiil) niteliğinde olduğuaçıktır.
Olayda ise,kamulaştırma işlemi tesis edilmeksizin davacınıntaşınmazlarından su borusu geçirildiği ve su deposuyapıldığı, davacının bu nedenle zararauğradığını öne sürdüğü ve bumüdahalenin önlenmesini istediği, idarenintaşınmazlara müdahalesinin Arguvan Yeniköy Uru Mezrasıiçme Suyu Yapım İşine ilişkin projeyedayandığı, ancak, herhangi bir kamulaştırmakararının bulunmadığıanlaşıldığından, davalı idarenin müdahaleişleminin iptali ile haksız fiil niteliğindeki eylemindendoğan zararın tazmini istemiyle açılan davanıngörüm ve çözümü adli yargının görevalanına girmektedir.” denilmek sureti ile, davanın adliyargının görev alanına girdiği gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar davacıya 07.05.2015, davalıya 30.04.2015 tarihinde tebliğedilmiş, süresi içinde kanun yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı,adli ve idari yargı yerlerinde verilen görevsizlik kararlarınedeni ile oluşan görev uyuşmazlığınınçözülmesi gerektiğini belirterek Mahkememizemüracaat etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, idari yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınmülkiyetinde bulunan taşınmazlara, davalı idarece herhangibir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın su borusugeçirilmek ve su deposu yapılmak sureti ilekamulaştırmasız el atıldığı belirtilerekaçılan müdahalenin men-i, yapıların kal’i,mümkün değilse zararın tazmini istemi ile açılmıştır.
Malatya 4. Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan 01.04.2013 tarihli keşif sonrasıaldırılan 09.04.2013 tarihli İnşaat Bilirkişisi HüseyinTunçdemir’e ait raporda dava konusu alanın Malatya ArguvanYeniköy Uru Mezrası İçme Suyu Projesi kapsamındakaldığı, İçme suyu tesisine sukaynağını sağlayan kaptajın ( 4,16 m2 betonarme sualma yapısının) davacıya ait 154 ada 2 parseliçerisinde kaldığı; Kaptaj ile terfi merkeziarasındaki kaptaj terfi arası cazibeli iletim hattınındavacıya ait 154 ada 2 ve 158 ada 11 ve 12 parseller içerisindenyaklaşık 1 metre derinliğinde kazılarak borudöşendikten sonra tekrar dolgusu yapılarak tabi zemininiçerisinden geçirilmiş olduğu, tesisin terfi merkezinin(14,44 m2 betonarme ) davacıya ait 158 ada 12 parsel içerisineyapılmış olduğu, terfi merkezi ile Ana depo arasındakiTerfi (iletim) hattının davacıya ait 158 ada 12 ve 11 parselleriçerisinden geçirildiği bu şekilde davacınınarazisinden geçirilen toplam boru hattı uzunluğunun 730,00metreolduğu belirtilmiştir.
20.11.1981 gün ve 2560sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun’un 1. maddesinde, İstanbul Büyük ŞehirBelediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve buamaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanlarıdevralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulduğu,İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin, İstanbulBüyük Şehir Belediyesine bağlı müstakilbütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz birkuruluş olduğu, İSKİ personelinin 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi bulunduğubelirtilmiş; 2. maddesinin (b) bendinde “Kullanılmışsular ile yağış sularının toplanması,yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsızbir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya busulardan yeniden yararlanılması için abonelerdenbaşlanarak bu suların toplanacakları veyabırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisinetüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde buprojelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanlarıdevralıp işletmek ve bunların bakım veonarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemeleregirişmek”, (d) bendinde “Su ve kanalizasyon hizmetlerikonusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleriyürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak”,İSKİ'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış;4. maddesinde, İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisinin,İSKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkili olduğuaçıklanmış, ek 5. maddesinde (5/6/1986 - 3305/3 md. ilegelen Ek 4 üncü madde hükmü olup madde numarasıteselsül ettirilmiştir.), bu Kanunun diğerbüyükşehir belediyelerinde de uygulanacağıbelirtilmiştir.
Malatya BüyükşehirBelediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) GenelMüdürlüğü, Bakanlar Kurulu’nun13.03.2014 tarih ve 2014/6072 sayılı kararının, 31.03.2014tarih ve 28958 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ilekurulmuştur. MASKİ, Malatya Büyükşehir Belediyesinebağlı olarak görev yapan, farklı bir tüzelkişiliğe sahip, bağımsız bütçeli birkuruluştur. MASKİ Genel Müdürlüğü, 2560Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)Genel Müdürlüğü Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanun, 5216 Sayılı Büyükşehir BelediyesiKanunu, 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve diğer ilgili mevzuathükümlerine göre çalışmalarınıyürüten bir kamu tüzel kişisidir.[1]
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukukaaykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynıplan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları muhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakkamüdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekimyukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının,III. Bölümünde, “İstimlâksiz el atma halindeamme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan davaMedeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir./Bundan başka, bir amme teşekkülütarafından bir tesisin yaptırılması sırasındaDevlet malı olmayan yerlerden toprak alınması veya böyleyerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydanagelen zararların tazmini davası da başkasınınmalına amme teşekkülünün dilediği gibi el atmahakkı bulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır./Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır./Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur” denilmektedir.
Dosyakapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; YeniköyKöyü muhtarı Ali Hüseyin Yaman tarafından Arguvan Kaymakamlığı’na yapılan 03.03.2010 tarihlidilekçe ile, köyün içme suyununbulunmadığı, bu nedenle gerekli altyapının kurularakiçme suyunun temininin istendiğinin belirtildiği,bu istemüzerine İl Özel İdaresi tarafından mahallinde önkeşif yapıldığı, söz konusu projeye ilişkinilanın köy muhtarlığında 22.07.2009 tarihinde ilanedildiği ve itirazların 22 gün içindeyapılabileceğinin bildirildiği, ArguvanKaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme BirlikBaşkanlığı’nın 15.06.2010 gün ve bilasayılı kararı ile Yeniköy Köyü UruMezrası İçme Suyu Yapım işi için ihalekomisyonu oluşturulduğu,söz konusu ihale kararına istinadenihale şartlarının 23.06.2010 tarihinde MalatyaValiliği ilan panosuna 16.06.2010 ile 23.06.2010 tarihleri arasındaasıldığına dair tutanağın imza altınaalındığı,yine söz konusu ihale ilan metinlerininAkçadağ Kaymakamlığı Köylere HizmetGötürme Birimi Başkanlığı ilan panosuna daasıldığı ve durumun 16.06.2010 tarihli tutana ile imzaaltına alındığı, 26.06.2010 günüdüzenlenen açık ihale ile söz konusuişin Sevil Elektrik İnş. Ltd. Şti’neverildiği ve 29.06.2010 tarihli Yapım İşlerine aittip sözleşmenin imzalandığı,03.09.2010 tarihindeMalatya İl Özel İdaresi’nin 10333 sayılı işlemiile geçici kabulün yapıldığı,10.04.2013tarihinde de yine Malatya İl Özel İdaresi kararı ile kesinkabulün gerçekleştiği tespit edilmiştir.Bu bilgi vebelgelerden de anlaşılacağı üzere, söz konusuproje kapsamında yapılacak inşaatlara ilişkin olarak 2942sayılı Kanun’un 3,8 ve 10. Maddelerine göre herhangi birişlem yapılmış değildir.
Oysa;2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. Maddesinde;“İdareler, kanunlarla yapmakyükümlülüğünde bulundukları kamuhizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesiiçin gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları veirtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veyaaşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemeksuretiyle kamulaştırma yapabilirler.” denilmek sureti iledevletin kamulaştırma yetkisinin sınırları çizilmiştir.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. Maddesinde; “(Değişik madde: 24/04/2001 - 4650/3. md.)İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlıolan taşınmaz mallar hakkında yapacağıkamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikleuygulamaları esastır.
Kamulaştırmakararının alınmasından sonra kamulaştırmayıyapacak idare, bu Kanunun 11 incimaddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veyakuruluşlardan da rapor alarak,gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alımsatım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanaraktaşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendibünyesi içinden en az üç kişidenteşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunugörevlendirir.
Ayrıcaidare, tahmin edilen bedel üzerindenpazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmekve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden enaz üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazlauzlaşma komisyonunu görevlendirir.
İdare,kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin,kamulaştırılması kararlaştırılantaşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifakhaklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncümaddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bufıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle vepazarlıkla satın almak veya idareyeait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmakistediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir.
Malikveya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde, kamulaştırmayakonu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veyatrampa isteği ile birlikte idareyebaşvurulması halinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlıkgörüşmeleri yapılır, tespit edilen tahmini değerigeçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmayavarılması halinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin birtutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malıntüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırmabedelini içeren tutanak malik veya yetkili temsilcisi ve komisyonüyeleri tarafından imzalanır.
İdarece,anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren engeç kırkbeş gün içinde, tutanakta belirtilen bedelödenmeye hazır hale getirilerek, bu durum malike veya yetkilitemsilcisine yazıyla bildirilerek tapuda belirtilen günde idare adına tapuda ferağ vermesi istenilir. Malikveya yetkili temsilcisi tarafından idareadına tapuda ferağ verilmesi halinde, kamulaştırma bedelikendilerine ödenir.
Bumadde uyarınca satın alınan veya trampa edilentaşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibindenkamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve buşekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedelinekarşı itiraz davaları açılamaz.
Anlaşmaolmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesinegöre işlem yapılır.” şeklindekiaçıklamalar ile de tapuya kayıtlı taşınmazlaryönünden satın alma usulünün esas olduğu, bu yolun kullanılmasına esas usulün ne olduğu ve bu yolunsonuç vermemesi durumunda mahkeme kanalı iletaşınmazın idare adına tescilini düzenleyen aynı kanunun 10. Madde uyarınca işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. Maddesinde;“ (Değişik madde: 24/04/2001 -4650/5. md.)Kamulaştırmanınsatın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 ncimaddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci maddeuyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustakidiğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmazmalın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder vetaşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bubedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddeninikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitleödenmesi karşılığında, idare adına tescilinekarar verilmesini ister.
Mahkeme,idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz günsonrası için belirlediği duruşma gününü,dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birerörneği de eklenerek taşınmaz malın malikinemeşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılanaraştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11/02/1959 tarihlive 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilanyoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmayaçağırır. Duruşma günü idareye detebliğ olunur.
………………
Mahkemecebelirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmazmalın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder.Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarcaanlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul ederve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleriuyarınca işlem yapar.
Mahkemeceyapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamalarıhalinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuzgün sonrası için de duruşma günü tayin ederek,15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tümilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespitiçin mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte,taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğuköy veya mahalle muhtarının da hazır bulunmasıamacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır vekeşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarınbeyanı da alınır.
Bilirkişiler,taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malındeğerini belirten raporlarını onbeş gün içindemahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günübeklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim,taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır.Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsaitirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşıbeyanları alınır.
Taraflarınbedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakimtarafından onbeş gün içindesonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulutayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veyaraporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygunbir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bubedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkınınkamulaştırılma bedelidir. Taraflarınanlaştığı veya tarafların anlaşamamasıhalinde hakim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespitedilen miktarın, peşin ve nakit olarak veya kamulaştırma buKanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göreyapılmış ise, ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak haksahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortayaçıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göremahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankayayatırılması ve yatırıldığına dairmakbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süreverilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzeremahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin haksahibi adına yatırıldığına veya hak sahibinintespit edilemediği durumlarda, ileride ortaya çıkacak haksahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazıhalinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline vekamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir vebu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığıbankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedeleilişkin temyiz hakları saklıdır.
(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./6. md) Kamulaştırmabedelinin tespiti için açılan davanın dört ayiçinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespitedilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.
Bumaddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlarolduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. “şeklinde düzenlemelerle, idarenin kamulaştırmakararı üzerine taşınmazın adına tescilinisağlamak için izlemesi gereken yargısal usul belirtilmişve açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevliolacağı açıkça düzenlenmiştir.
Davayakonu olayda, projeyi uygulamakla yükümlü olan idare,kamulaştırma cihetine giderek, davaya konu arazi üzerinde kamuyararının gerektirdiği hakları adına tescil ettirmekyerine, Köy Muhtarlığı’nın panosuna asılanbir ilan metni ile hak sahiplerine projeye ilişkin itirazlarınısunmak üzere 22 günlük süre vermekle yetinmiştir. Buitibarla idarenin davacının taşınmazlarına yönelikmüdahaleleri kamulaştırmasız el atma kapsamında olup,idari bir projensin uygulanması sırasında verilen zarar yaniidari eylem olarak nitelenmesi mümkün değildir. Bu itibarla mülkiyetidavacıya ait taşınmazlardan, yapılan proje kapsamındasu borusu geçirildiği ve su deposu inşaa edildiği, ancakproje kapsamında gerçekleştirilmiş olsa dahi herhangi birkamulaştırma işlemi söz konusu olmadığından, davanın haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılacağı kuşkusuzdur.
Belirtilenduruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni bir hakkamüdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi işinesasını teşkil etmekte olup, açılan dava ile biridari tasarrufun iptalinin ya da böyle bir tasarruf nedeniyleuğranılan zararın tazmininin istenilmemiş bulunmasıkarşısında, haksız fiilden doğan zararlarıntazmini davasının, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Her ne kadardavacı tarafından adli yargıda açılan davadadavalı olarak Malatya Valiliği İl Özel İdaresi, idariyargıda açılan dava ise Mahkemenin hasım düzeltmekararı ile Malatya Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğüdavalı olarak gösterilmiş ise de; bu durum Mahkememizce 2247sayılı Kanun’un 14. Maddesi şartlarınıngerçekleşmesine engel bir durum olarak değerlendirilmemiştir.Nitekim Malatya İli’nin 6360 sayılı Yasa ileBüyükşehir Belediye Başkanlığıstatüsüne kavuşturulmuş, aynı yasa ile bu yerlerdekiil özel idarelerinin (5302 sayılı Kanun’un 6. Maddesigereğince içme suyu tesisi yapımı ile görevlibulunan) kaldırılmış ve Bakanlar Kurulu’nun13.03.2014 tarih ve 2014/6072 sayılı kararı Malatya da dahilbüyükşehir ilam edilen yerlerde su ve kanalizasyon idaresikurulmasına karar verilmiş olması hususları birlikte elealındığında, davalı taraf yönündenmahkeme kararları arasında görülenfarklılığın, yasal düzenlemelerden kaynaklandığıtespit edilmiş ve bu husus davanın usulden reddi sebebi olarak görülmemiştir.
Açıklanananedenlerle, Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.05.2013 gün ve2012/532 Esas, 2013/172 Karar sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin08.05.2013 gün ve 2012/532 Esas, 2013/172 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
[1] http://www.maski.gov.tr (E.T. 11.09.2015)
Full & Egal Universal Law Academy