T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 686
KARAR NO : 2015 / 693
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.H.A.
Vekilleri :Av. Ü.Ö. & Av. M.B.Ö.
Davalı :Niğde Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. R.A. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait 51 HK 860plakalı aracın davacının oğlu M.A.’ın sevkve idaresinde iken 26.07.2011 tarihinde, Niğde İl merkezinde yolüzerindeki logar kapağının yerindençıkması sebebiyle aracın kontrolden çıkarakyol kenarındaki elektrik diğerine çarpması sonucuaraç içerisinde bulunan M.A. ile M.A.’ın dayaralanması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafikkazasının meydana geldiğini, trafik ekiplerince tanzim olunankaza tespit tutanağında davalı Niğde Belediyesi’nin%80 kusurlu olduğunun belirtildiğini, aracın değerinin34.000 TL, hurda değerinin ise 10.000 TL olduğunu belirterek, dosyadamevcut kusur ve hasar raporları doğrultusunda (hurda bedeli dedüşülmek suretiyle; 34:000 – 10.000= 24.000 TL)araçta oluşan hasar ve değer kaybı meblağı olan24.000 TL’nin davalı idareye izafe olunan %80 kusur oranınatekabül eden 19.200 TL’nin hasar tarihi olan 26.07.2011’denitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Aksarayİdare Mahkemesi: 28.02.2012 gün ve E:2012/159, K:2012/243sayılı kararı ile özetle; 2918 sayılı Kanundandoğan bir sorumluluk davası niteliğini taşıyanişbu davanın görüm ve çözümünde adliyargı mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Niğde 2.Asliye HukukMahkemesi: 27.05.2013 gün ve E:2012/353, K:2013/380 sayılıkararı ile özetle; davanın kısmen kabulüne kısmenreddine karar vermiştir.
İşbukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesi 4.11.2013 gün ve E:2013/14147, K:2013/14955sayılı ilamı ile özetle; “(...) Somut olayda,davacı vekili, müvekkiline ait aracın seyir halindeykendavalının bakım ve sorumluluğunda olan kanalizasyonrögar kapağının yerinde çıkması sonucumeydana gelen kazada hasarlandığını belirterek davaaçmış olup, olayda davalının hizmet kusurunadayanıldığı açıktır.
Bunagöre, görev-yargı yolu yargılamanın heraşamasında mahkemece resen dikkate alınacak hususlardanolduğundan, idari yargının görev alanına girenuyuşmazlıkta yargı yolu yönünden davanın reddinekarar verilmesi gerekirken, yazılı şekildeuyuşmazlığın esası incelenerek hükümkurulması doğru görülmemiştir.” şeklindekigerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Niğde2. Asliye Hukuk Mahkemesi; Yargıtay’ın bozma ilamınauyduktan sonra 18.03.2014 gün ve E:2014/147, K:2014/320 sayı ileözetle; davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, görev yönünden reddine kararvermiş, davacı vekilin temyiz talebi üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesi 22.09.2014 gün ve E:2014/14194, K:2014/12358sayılı ilamı ile özetle; hükmün onanmasınakarar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılıYasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, davacı vekilinin istemi üzerine, adli yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece,idari yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görev esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim İsmail SARI’nın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın tazmini istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisininbulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idariyargının denetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Niğde 2. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 18.03.2014 gün, E:2014/147, K:2014/320 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum.
ÜYE
SüleymanHilmi AYDIN