T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 682
KARAR NO : 2015 / 690
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : Davacının piyade er olarak askerlik hizmetini ifa ederken, görevli olarak bindiği askeri aracın, köprü üzerinden geçerken, yolun virajlı, mıcırlı olması, savrulması ve takla atarak devrilmesi sonucu yaralandığından bahisle, uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K. Ö.
Vekilleri :Av. S. C., Av. Ş. Ş.
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
Vekilleri :Haz.Av. H.İ., Av.Z. İ. G.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1. MOT. PTB. 3PBL.Besta Şırnak, emrinde piyade er olarak askerliğini yapmaktaiken, 26.02.2010 tarihinde görevli olarak bindiği askeri aracındevrilmesi sonucu kafa travması geçirerek yaralandığını,uzun süre devam eden tedaviye rağmen iyileşemediğini; olayınoluşumunda müvekkiline yollanabilecek her hangi bir kusur vedikkatsizliğin söz konusu olmadığını; davalıidarenin, BK’nın 41/devamı, 55, 332 /devamındadüzenlenen maddeler kapsamında doğan zararlardan sorumlubulunduğunu; kaldı ki terörle mücadele içingörevlendirilen müvekkilinin bu kamu hizmetinin ifasısırasında maruz kaldığı zararın, kusursuzsorumluluk ilke ve kuramı çerçevesinde davalı idarecekarşılanmasının gerektiğini; müvekkilinin, GATAtarafından verilen 10.11.2010 tarihli raporla Opera KranialÇökme Fraktürü+ Ensefalomalazi tanısıylaaskerliğe elverişli değildir denilerek terhis edildiğini; müvekkilinin,genç yaşta sakat kaldığı için büyükoranda efor kaybına uğradığını, bu nedenlerlemaddi zararlara uğradığı gibi onarılmasıgüç manevi acılar da duyduğunu; davalarınınefor kaybına bağlı maddi ve manevi tazminat davasıolduğunu ifade ederek; müvekkili için fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000.00 TL maddi, 100.000.00TL manevi olmak üzere toplam 102.000.00 TL maddi/ manevi tazminatın davalıBakanlıktan alınmasına, alacağa olay tarihi olan26.02.2010’dan başlamak üzere yasal faizyürütülmesine karar verilmesi istemiyle 26.10.2011 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
ŞARKIŞLAASLİYE HUKUK MAHKEMESİ;21.3.2012 gün ve E:2011/990, K:2012/392sayı ile, davanın, trafik kazasına dayalı maddi ve manevitazminat istemine ilişkin olduğu; toplanan delillere ve dosyakapsamına göre, davacının er olarak askerlik hizmetiniyaptığı sırada askeri aracın devrilmesi suretiylemeydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davalıidarenin askerlik hizmetinin yürütülmesine ilişkin eylem veişlemlerinin idari nitelikte olduğu, bu bağlamda, davadilekçesindeki açıklamalar ve ileri sürülenzararın gerçekleşme biçimi gözetildiğindedavalı Milli Savunma Bakanlığına yöneltilendavanın, idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanan hizmet kusurunadayandığı, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğine, idareninsorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkindeğerlendirmelerin idare hukuku ilkelerine göre saptanmasıgerektiğinden bahisle; dava dilekçesinin yargı yoluyönünden reddine ve Mahkemelerinin görevsizliğine kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili, aynı olay nedeniyle, bu kez 100.000,00TL maddi, 100.000,00TLmanevi olmak üzere toplam 200.000,00TL tazminat istemiyle 9.10.2012 tarihindeaskeri idari yargı yerinde dava açmıştır.
ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRESİ: 25.3.2015gün ve E:2013/246, K:2015/518 sayı ile, dava dosyasındamevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı Terhisli P.Er K.Ö.’ın 6’ncı Motorlu Piyade TugayKomutanlığı 5’nci Motorlu P.Tb.K.lığıemrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 6’ncı Motorlu Piyade TugayKomutanlığının "Motorlu Konvoy Faaliyeti" konulumesaj emri gereği, izne, terhise ve hastaneye gidecek personeli AnaÜs Bölgesine getirmek, Kabul Toplanma Merkezinekatılış yapan personeli diğer üs bölgelerinegötürmek maksadıyla, 26 Şubat 2010 tarihinde, güzergahüzerinde motorlu konvoy faaliyetine iştirak edecek personelin konvoyemniyetini sağlamak maksadıyla, silahlı ve teçhizatlıolarak görevlendirildiği, P.Yzb.nın emir komutasındaki5'inci Mot.P.Tb.K.lığına ait dört adet Kobra, bir adetELKAR, bir adet MİLKAR, iki adet Mercedes Unimog aracındanteşkil edilen konvoyun 26 Şubat 2010 saat 08.20sıralarında, Yağızoymak AÜB.nden hareket ettiği,saat 11.13 sularında konvoyun Tank Tepe Üs Bölgesi 350 m.güney batısında bulunan Avine Deresi Köprüsüüzerinden geçişi esnasında, yolun virajlı,mıcırlı olması ve …plaka numaralı Mercedesaraç şoförünün viraja ve üzerinde yer alanköprüye uygun olmayan bir hızda yaklaşması, vitesküçültmeye çalışırken şanzımanıdevreden çıkartarak aracın daha da süratlenmesine sebepolması ve araç komutanının bu konuda kendisini ikazetmemesi nedeniyle, başlangıçta yumuşak ancakdevamında sertleşen yaklaşık 21 m.lik fren yapmasınarağmen, köprünün hemen önünde sol tekerlerinimıcıra kaptırarak yolun soluna doğru savrulduğu,köprünün ilk iki direğine vurduğu, sola doğrutakla atarak dört tekeri üzerine düştüğü,takla esnasında araçtaki personelin savrularak muhtelif yerleredüştüğü, olay nedeniyle davacınınyaralanarak Diyarbakır Asker Hastanesine getirildiği, DiyarbakırAskere Hastanesince GATA As.Tıp Fak.Eğt.Hst.K.lığınasevk edildiği, Ankara GATA Yoğun Bakım Ünitesinde 20gün takip ve tedavi sonrası 17 Mart 2010 tarihinde GATA Beyin CerrahiServisine sevk edildiği, takip ve tedavisi tamamlandıktan sonra GATATSK Rehabilitasyon ve Bkm.Mrk.Bşk.lığına sevk edildiği,3 ay ve 45 gün hava değişimi raporu aldığı,ardından GATA K.lığı tarafından askerliğeelverişli değildir kararının verildiği,Sarkışla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada22.03.2012 gün ve 2011/990-2012/392 E. ve K. sayılı kararlagörevsizlik kararı verilmesi sonrasında işbu davanınaçıldığının anlaşıldığı;1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununagöre, davanın görevli yargı yerinde açılıpaçılmadığının ilk inceleme sırasındadavanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayıldığı; zira görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın hersafhasında dikkate alınmasının gerektiği, bu nedenleişin esasına girilmeden davanın görevli yargı yerindeaçılıp açılmadığı hususunun incelendiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde; " Madde 2 – Bu Kanun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsar.
Bu Kanun,karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayoludışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park,bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis veakaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile,
b) Erişmekontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılankarayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli birkarayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl veakarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmüne yer verildiği;19.1.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6099 sayılıTebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 14’üncü maddesi ile 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110’uncu maddesibaşlığı ile birlikte değiştirilerek;“Görevli ve Yetkili Mahkeme” Madde 110;’’İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanlar dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez, 2918 sayılı Kanuna eklenenGeçici Madde 21; Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış davalara uygulanmaz.”hükmünü düzenlediği; bu yasal mevzuatçerçevesinde dava konusu olay incelendiğinde; davacıTer. P. Er K. Ö.'ın Taşkonak- Akçaygüzergahında bulunan Avine deresi Köprüsü üzerindengeçişi esnasında meydana gelen trafik kazasındayaralandığı, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun ile 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110’uncu maddesinde yapılan değişiklikledavacı tarafından 09.10.2012 tarihinde açılan budavanın görev ve çözüm yerinin mahkemeleriolmayıp adli yargı yeri olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; davanın görev yönünden reddine kararvermiş; bu karar, karar düzeltme yoluna gidilmeksizinkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve askeri idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, askeri idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un veAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Savcısı MuhsinÖZYURT’un davada adli yargı yerinin görevli olduğuyolundaki sözlü ve yazılı açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının, piyadeer olarak askerlik hizmetini ifa ederken, görevli olarak bindiğiaskeri aracın, köprü üzerinden geçerken, yolunvirajlı, mıcırlı olması, savrulması ve taklaatarak devrilmesi sonucu kafa travması geçirerekyaralandığı, devam eden tedaviye rağmeniyileşemediğinden bahisle, uğranıldığı iddiaedilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
Anayasa’nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış olup, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları ihlâl edilenlertarafından açılacak tam yargı davalarınıngörüm ve çözümünün idari yargıyerlerinin görevine girdiği tartışmasızdır.
Anayasa’nın157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeriolmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerdendoğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk veson derece mahkemesi olduğu, ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş, 20.7.1972tarih ve 1602 sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynıhüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlem ya da eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması”koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde,Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
İdarieylemin “askeri hizmete ilişkin bulunması”, eylemin kanunve nizamların Türk Silahlı Kuvvetlerinetanıdığı yetki ve görevlerin yerine getirilmesiamacına yönelik olması anlamını taşımaktadır.Askeri nitelikteki idari eylemi de, askeri kural ve geleneklerçerçevesinde yürütülen askeri hizmetsırasındaki bir hareket, tutum veya meydana gelen ya da getirilen birolay olarak tanımlamak olanaklıdır.
İdarieylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” için, eylemin birasker kişiye yönelmesi, zarar verici etkilerini bir askerkişinin beden veya mal varlığı sahasında meydanagetirmiş olması gerekir.
Olayda,meydana gelen trafik kazasından dolayı zarar görenin askerkişi olduğunda şüphe olmadığı;davacının P.Er olarak 6’ncı Motorlu Piyade TugayKomutanlığı 5’nci Motorlu P.Tb.K.lığıemrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 6’ncı Motorlu Piyade TugayKomutanlığının "Motorlu Konvoy Faaliyeti" konulumesaj emri gereği, 5'inci Mot.P.Tb.K.lığına ait izne,terhise ve hastaneye gidecek personeli Akçay Ana Üs Bölgesinegetirmek, Akçay Kabul Toplanma Merkezine katılış yapanpersoneli Taşkonak Üs Bölgesi ve Yağızoymak AnaÜs Bölgesine götürmek maksadıyla, 26 Şubat 2010tarihinde, Yağızoymak- Taşkonak-Akçay, Akçay-Taşkonak-Yağızoymakgüzergahı üzerinde motorlu konvoy faaliyetine iştirakedecek personeli konvoy emniyetini sağlamak maksadıyla, silahlıve teçhizattı olarak görevlendirildiği, P.Yzb. M.B.ninemir komutasındaki 5'inci Mot.P.Tb.K.lığına ait dörtadet Kobra, bir adet ELKAR, bir adet MİLKAR, iki adet Mercedes Unimogaracından oluşan konvoyun 26 Şubat 2010 saat 08.20sıralarında, Yağızoymak AÜB.nden hareket ettiği,saat 11.13 sularında konvoyun Tank Tepe Üs Bölgesi 350 m.güney batısında bulunan Avine Deresi Köprüsüüzerinden geçişi esnasında, yolun virajlı,mıcırlı olması ve … plaka numaralı Mercedesaraç şoförünün viraja ve üzerinde yer alanköprüye uygun olmayan bir hızda yaklaşması, vitesküçültmeye çalışırkenşanzımanı devreden çıkartarak aracın daha dasüratlenmesine sebep olması ve araç komutanının bukonuda kendisini ikaz etmemesi nedeniyle, başlangıçtayumuşak ancak devamında sertleşen yaklaşık 21 m.likfren yapmasına rağmen, köprünün hemen önündesol tekerlerini mıcıra kaptırarak yolun soluna doğrusavrulduğu, köprünün ilk iki direğine vurduğu,sola doğru takla atarak dört tekeri üzerinedüştüğü, takla esnasında araçtakipersonelin savrularak muhtelif yerlere düştüğü, olaynedeniyle davacının yaralanarak Diyarbakır Asker Hastanesinegetirildiği, Diyarbakır Askere Hastanesince GATA As.TıpFak.Eğt.Hst.K.lığına sevk edildiği, Ankara GATAYoğun Bakım Ünitesinde 20 gün takip ve tedavi sonrası17 Mart 2010 tarihinde GATA Beyin Cerrahi Servisine sevk edildiği, takipve tedavisi tamamlandıktan sonra GATA TSK Rehabilitasyon veBkm.Mrk.Bşk.lığına sevk edildiği, 3 ay ve 45 günhava değişimi raporu aldığı, ardından GATAK.lığı tarafından askerliğe elverişlideğildir kararının verildiği; bu olaydanötürü davacının hem maddi hem de manevi olarak zarargördüğünden bahisle, zararının davalıdantazminini istediği; tazminat talebine konu zararın askeri kural vetalimatlar çerçevesinde yürütülen bir hizmetsırasında doğmuş olması ve asker kişininbedeninde meydana gelmiş olması birliktedeğerlendirildiğinde, davada idari eylemin askeri hizmeteilişkin bulunması koşulunun da gerçekleştiğianlaşılmıştır.
Ancak; 2918sayılı Kanun’un 110. Maddesinde; “(Değişikmadde: 11/01/2011-6099 S.K./14.mad.) İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır./Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” şeklindeki düzenlemeile karayollarında meydana gelen trafik kazalarından dolayıaçılacak sorumluluk davalarına özgü olmak üzeregörevli yargı yerinin belirlendiği, aynı kanununGeçici 21. maddesinde; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz.” denilmeksureti ile 2918 sayılı Yasa’nın 110. maddesinin, maddeninyürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihinde sonraaçılacak davalara uygulanacağınınaçıklığa kavuşturulduğu, davacınınuyuşmazlığa konu olaya ilişkin olarak ŞarkışlaAsliye Hukuk Mahkemesi’nde 26.10.2011 tarihinde davaaçtığı görülmekle; geçici 21.maddenazara alındığında 2918 sayılıYasa’nın 110. maddesinin somut olaya uygulanacağıtartışmasızdır.
Ayrıca,2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.3.2012gün ve E:2011/990, K:2012/392 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şarkışla AsliyeHukuk Mahkemesinin 21.3.2012 gün ve E:2011/990, K:2012/392sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.10.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy