T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 738
KARAR NO : 2015 / 737
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : S.E. Vekili : Av. K.T. Davalı : Ambarlı Gümrük Müdürlüğü O L A Y :Ambarlı Gümrük Müdürlüğünceyapılan soruşturma sırasında, dahilde işlemeizin belgesi kapsamında vergi muafiyetinden faydalanılarakülkeye getirilen ve Çalışgan …Şti.tarafından imal edilen bir kısım tekstil ürünlerininSentez …. Şti. aracılığıyla Evma…Şti.tarafından ihracı için beyanname verilerek AmbarlıGümrüğüne teslim edilmiş statüsünde olmasınarağmen, bahse konu beyannamedeki eşyaların geri alınmaksuretiyle gümrük müdürlüğününmuayenesine sunulamadığınınanlaşıldığından bahisle, imalatçı firmaolan Çalışgan….Şti. yetkilisi olan M.Ç.,aracı gümrük firması olan Sentez … Şti.yetkilisi davacı S.E. ve İhracatçı firma Evma ….Şti. ortağı ve yetkilisi V.N.K. ile yetkilisi A.K. hakkındayapılan şikayet üzerine, “geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksin serbestdolaşıma sokmak” şeklinde gerçekleşen eyleminkabahat olduğu değerlendirilerek BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosu’nun24.9.2012 gün ve Kabahat Defteri No:2012/3210, Karar No:2012/2307sayılı idari yaptırım kararı ile, davacı veyukarıda ismi belirtilen kişilerin 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile eylemin üç veyadaha fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinedeniyle 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrıayrı 901.230,00 TL idari para cezası ilecezalandırılmalarına karar verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. BÜYÜKÇEKMECE 5.SULH CEZA MAHKEMESİ; 20.9.2013 gün ve D.İşNo:2012/842 sayı ile; 5607 sayılı Kanunda yapılandeğişiklik ile kaçakçılık fiilineilişkin kabahatlerin 4458 sayılı GümrükKanunu’nun 235. maddesi ile yeniden düzenlendiği ve bu Kanundabaşvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Büyükçekmece 6. Asliye CezaMahkemesince kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul 10. İdare Mahkemesi, savcılıktarafından verilen idari yaptırım kararının, 5326sayılı Yasa’nın 23. maddesi uyarınca verildiği,bu karara karşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesininaltıncı fıkrası uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, bunun üzerine davacı vekili kararıtemyiz etmiş, Danıştay 15. Dairesinin 17.2.2015 günve E:2014/258, K:2015/854 sayılı kararı ile,hükmün, 2247 sayılı Yasa'nın 19.maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken davanıngörev yönünden reddine karar verilmiş olması nedeniylebozulmasına karar verilmiştir. İSTANBUL 10. İDARE MAHKEMESİ; 8.7.2015gün ve E:2015/1361 sayı ile, 2577 ve 5326 sayılı Kanun uyarınca açılan davanın görüm veçözüm görevinin adli yargı yerine ait olduğugerek-çesiyle görevli yargı yerinin belirlenmesi için2247 sayılı Yasanın 19.maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine veuyuşmazlığın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesinin kararına kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 26.10.2015günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıUğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4.maddesinin ikincifıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinindokuzuncu fıkrasında, “Geçici ithalat, dahildeişleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimiçerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı,gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbestdolaşıma sokan kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”, “Nitelikli haller” başlığıaltında düzenlenen 4. maddesinin ikinci fıkrasında,“Bu Kanunda tanımlanan suçların, üç veyadaha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecekceza yarı oranında artırılır”,“Yetkilimerciler” başlığı altında düzenlenen 17.maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun hükümlerinegöre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı,14 üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddenindokuzuncu fıkrası ise, “İhracatgerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibigöstermek ya da gerçekleştirilen ihracata konu malıncins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstererekilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veyaparasal iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edileneşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunmasıhalinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı GümrükKanunu hükümlerine göre işlem yapılır”şeklinde önce 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 54.maddesi ile yeniden düzenlenmiş, fıkrada yer alan“İhracat gerçekleşmediği haldegerçekleşmiş gibi göstermek ya dagerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veyafiyatını değişik göstererek ilgili kanunhükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasaliadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkarsağlayan” ibaresi “İlgili kanun hükümlerinegöre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmakamacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmişgibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malıncins, miktar, evsaf veya fiyatını değişikgösteren” şeklinde, 18.6.2014 gün ve 6545 sayılıKanunun 89. maddesi ile değiştirilmiş, 28.3.2013 gün ve6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birinci fıkrasıyürürlükten kaldırılmış, aynı Kanunun64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1.Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinindört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindeki eşyanındeğersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idaripara cezası; dökme halinde gelen eşya için tonbaşına otuz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halindekap başına altı yüz Türk Lirası olarakhesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanın ithali,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğuhalde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belgealınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idari paracezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar verme yet-kisi”başlığını taşıyan 23. maddesinde ise,“(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunanhallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırımkararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesinin altıncıfıkrasında, “Soruşturma konusu fiilin suçdeğil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ; 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul” başlığı altında düzenlenen 9. maddesindede, “ ….. (3) Lehe olan hüküm, önceki vesonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olayauygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, AmbarlıGümrük Müdürlüğünce yapılansoruşturma sırasında, dahilde işleme izin belgesikapsamında vergi muafiyetinden faydalanılarak ülkeye getirilenve Çalışgan Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.tarafından imal edilen bir kısım tekstil ürünlerinin,Sentez Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.aracılığıyla Evma Tekstil San. Dış Tic. Ltd.Şti. tarafından ihracı için beyanname verilerekAmbarlı Gümrüğüne teslim edilmişstatüsünde olmasına rağmen, bahse konu beyannamedekieşyaların geri alınmak suretiyle gümrükmüdürlüğünün muayenesinesunulamadığının anlaşıldığındanbahisle, imalatçı firma olan Çalışgan Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan Mustafa Çalışgan,aracı gümrük firması olan Sentez GümrükMüşavirliği Ltd. Şti. yetkilisi davacı Sezgin Engin veİhracatçı firma Evma Tekstil San. Dış Tic. Ltd.Şti. ortağı ve yetkilisi Vildan Nur Karakurt ile yetkilisiAbdullah Karakurt hakkında yapılan şikayet üzerine, eyleminkabahat olduğu değerlendirilerek BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosu’nun24.9.2012 gün ve Kabahat Defteri No:2012/3210, Karar No:2012/2307sayılı idari yaptırım kararı ile, davacı veyukarıda ismi belirtilen kişiler adına 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca ayrı ayrı 901.230,00 TL idari paracezası verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılıKanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılan soruşturma sırasında,soruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 10. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Büyükçekmece 5. SulhCeza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 10. İdare Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.9.2013 gün veD.İş No:2012/842 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy