T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 714 KARAR NO : 2015 / 717 KARAR TR : 26.10.2015 ÖZET : Davacı Köy Muhtarlığınca Kadastro İl Müdürlüğüne karşı açılan davanın, kesinleşen kadastro tespitinin iptali istemli olması ve kadastro tespiti esnasındaki bilirkişi seçiminin usule ve mevzuata aykırı düştüğü iddiasının da bu tespit çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bunun da 3402 Sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevine girdiği gözetildiğinde, davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Bayıraltı Köyü Muhtarlığı Hafik / SİVAS Davalı :Kadastro İl Müdürlüğü Vekili : Av. M. U. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı dava dilekçesinde;“Sivas ili Hafik İlçesi Bayıraltı Köyünde17.04.2006 tarihinde açılışı yapılan ve05.07.2006 tarihinde askıya çıkan ve 04.08.2006 tarihindekesinleşen kadastro işleminin 3402 sayılı Kanununbilirkişiler hakkındaki yönetmeliğin 5 ve 6 ıncımaddesine göre usulsüz işlem yapıldığındaniptali gerekmektedir. TEMYİZSEBEPLERİMİZ: Sivas kadastro ilmüdürlüğü köyümüzde yapılankadastro çalışmalarında 3402 sayılı Kanununbilirkişiler hakkındaki yönetmeliğin 5 ve 6 ıncımaddesine göre şartlan yerine getirmeyerek usulsüz ve hukuksuzişlem yapılmıştır. Şöyle ki; 3402 sayılı kadastrokanuna göre hazırlanan kadastro bilirkişileri hakkındayönetmeliğin 5 maddesinde - Kadastro ekiplerinde görev alacakbilirkişilerde aranacak özellikler belirtilmiş olup bunagöre; a-Türk vatandaşıolması, b- 40 yaşımbitiriş olması, c- Medeni haklarınıkullanma ehliyetinin bulunması, d- En az on yıldan beri omahalle veya köyde ikamet etmesi, (Mülki amir tarafındanbelirlenen kimselerde bu şart aranmaz.) e- Zimmet, ihtilas, irtikap,rüşvet, hırsızlık, inancı kötüyekullanmak, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı birsuçtan kesinleşmiş hüküm giymemiş olması,f- Okuma - yazma bilmesi Gerekir. Ancak, çalışmaalanı içinde okuma - yazma bilenler arasında bilirkişiolabilecek nitelikte kimse bulunmadığı takdirde, muhtar veyabelediye başkanlığınca kadastromüdürlüğüne yazılı olarak bildirilmeksuretiyle, okuma - yazma bilmeyen kişilerde seçilebilirler. Bilirkişilere yeminettirilmesi dair yönetmeliğin 6 maddesinde ise Kadastromüdürü, seçilen veya belirlenen bilirkişileri biryazı ile kadastro mahkemesine (bölgede kadastro mahkemesi henüzkurulmamışsa sulh hukuk mahkemesine) göndererek, H.U.M.K. nunuygulamasında olduğu gibi "Kadastro tespitleri sırasında,kadastro bilirkişisi olarak bilgime başvurulduğunda,görgü, duygu ve bilgimi gerçeğe uygun şekildebildireceğime, oy ve düşüncemi tarafsız olarakaçıklayacağıma Allah’ım ve namusumüzerine yemin ederim" şeklinde yeminlerininyapılmasını ister. Mahkemece, bilirkişininyeminleri yaptırıldıktan sonra düzenlenecek yemintutanağı kadastro müdürlüğünegönderilir. Bu tutanağın aslı müdürlükdosyasında, bir örneği de ekip dosyasında saklanırdenildiği halde; Bayıraltıköyünde kadastro bilirkişiliğine seçilen Bektaşoğlu Ali ARMUTLU, İlyas Oğlu Turan YILMAZ, Haşan oğluMehmet BULUT, İsmail Oğlu İbrahim POYRAZ Durmuş oğluKerem TOPUZ, Veli oğlu Eyyüp TUZMAZ’dan hiçbirinin okumayazma bilmediği halde kadastro çalışmalarında bilirkişilikyaptıkları aynı zaman da bilirkişilik yapan kişilerinKadastro mahkemesinde veya sulh hukuk mahkemesinde hakim huzurunda yeminetmedikleri halde yemin etmişler gibi Sivas Kadastro İlMüdürlüğü’nce tutanak tutulduğu ve evraktasahtecilik yaptıkları anlaşılmaktadır. Köyümüzde;yönetmeliğin 5 maddesindeki şartlan taşıyanbirçok kişi bulunmasına rağmen, kadastroçalışmalarında bilirkişilik yapan kişilerinokuma yazma bilmemesi; kadastro çalışmalarında çokbüyük maddi hatalar meydana gelmesine neden olmuş, öyle kiöteden beri köyde yaşayan ve ikamet eden insanlarınzilyetliklerinde olmayan yerler kendi üzerlerine asılzılliyetinde olan yerler ise bir başkasının üzerineyazılarak köyde bir keşmekeş yapılmasına nedenolmuştur. Bilirkişilik yapan kişiler okuma yazmabilmediklerinden de bu durum fark edilememiştir. Köyümüzdeyaşayan insanların büyük bir çoğunluğu sonyıllarda büyük şehirlerde yaşamayabaşladığından köydeki kadastroçalışmalarında yaşanan hataların farkına varılamamıştır.Bilirkişilik yapan kişilerin okuma yazma bilip bilmediklerininispatlanması için istenilmesi halinde tanıklarlaispatlanacaktır. Bu durumun yaşanmasınaneden olan başta dönemin köy muhtarı olmak üzereburada görev yapan tüm kadastro ekipleri kanun ve nizamlara uymayaraksuç işlemişlerdir. Burada büyük bir yolsuzlukvardır. Yoksa köyümüzün yapısındandolayı burada siyasi bir amaç mıgüdülmüştür. Kim bu işten nemalandı ise vedevleti ve kamu düzenini bozmaya yönelik usulsüz işlemyapılmasına neden olmuşsa yüce mahkemenizden sorumlularhakkında yasal işlem yapılmasını ayrıca talepetmekteyiz. Köyümüzdeyapılan kadastro işlemlerinin iptal edilmemesi halinde telafisigüç büyük zararlar meydana gelecektir. Bugünitibariyle yüzlerce kişi birbirleri ile nizalı durumagelmişler ve köyde huzur ve sükunet kalmamıştır.Büyük şehirlerde yaşayan insanlar ata toprağınadönüp kendine kalacak bir ev yapmak istediklerindetaşınmazların nizalı durumda olması sebebiyleyatırım yapamamaktadır. NETİCE; Yukarıdaaçıklandığı sebeplerden dolayıdavamızın duruşmalı olarak yapılmasını vedaha büyük mağduriyetler oluşmaması içinköyümüzde Sivas Kadastro İlMüdürlüğü’nce 2006 tarihinde yapılankadastro işleminin iptal edilmesini saygılarımla arzederim.” demek suretiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Sivas İdare Mahkemesi: 17.03.2015 gün veE:2015/375, K:2015/451 sayılı kararında özetle;“...3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 9.maddesinde; 'Kadastrotutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibiçalışma alanında işlerini bitirinceye kadartespitlere itiraz edilebilir. İtiraz, kadastro teknisyenliğine veyakadastro müdürlüğüne yapılır. Bu durumdaitirazla ilgili tutanak veya ekleri en geç on gün içindekadastro komisyonuna intikal ettirilir. İtiraz sadece uygulanan belgeleringeçerliliği hakkında yapılabilir. Bir belgeye dayanmayanitirazlar incelenmez. İtiraz edenin ilan süresi içinde davaaçma hakkı saklıdır.'hükmüne yer verildiktensonra 24.maddesinde; 'Genel mahkemelere ait olup da bu Kanunımuygulanması ile ilgili dava ve işlere belirlenen usul ve esaslaragöre bakmak üzere her kadastro bölgesinde tek hakimli ve AsliyeMahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastro mahkemesikurulur. Bu mahkeme hakimleri 2802 sayılı Hakimler ve SavcılarKanunu hükümlerine tabidir.' kuralı ve 25.maddesinde; ' Kadastromahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlıayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesindegösterilecek sair haklara, sınır ve ölçüuyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendirenbenzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroyaveya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıklarıçözümleyebileceği gibi, istek üzerine verasetbelgesi de verebilir.' kuralı yer almaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden bakılmakta olan davanın 05.07.2006-04.08.2006tarihlerinde askıya çıkarılan Sivas ili Hafikilçesi Bayıraltı Köyüne ilişkin kadastroişlemlerinin iptali istemiyle 13.03.2015 tarihindeaçıldığı anlaşılmış ise de,kadastro işlemlerinden kaynaklanan bu ihtilafın 3402 sayılıKanun'un 24 ve 25. maddelerinde belirtilen adli yargı mahkemeleriningörev ve yetkisine ait olduğu saptanmıştır. Bu itibarla, 3402sayılı Kanundan kaynaklanacak uyuşmazlıklar içinidare mahkemeleri görevli kılınmayarak özel olarak kurulankadastro mahkemeleri ve sonrasında genel görevli adliye mahkemeleri görevliolduğundan, adli yargının görev alanına giren işbu davanın anılan mahkemede dava açmakta serbest olmaküzere görev yönünden reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine” şeklinde karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı aynı istemle bukez adli yargı yerinde dava açmıştır. Sivas Kadastro Mahkemesi: 24.06.2015 gün veE:2015/18, K:2015/46 sayı ile özetle; “...kadastroçalışmaları sırasında görev alacak tespitbilirkişilerinin seçiminin yargılama faaliyeti olmayıpidari işlem niteliği taşıdığı, idariişlemin ifası sırasında oluştuğu belirtilenusulsüzlüğün hukuka aykırı olupolmadığı hususundaki denetimin idarenin ve sonrasında idariyargının görev alanına girdiği, davadilekçesinde açıklanan ihtilafın kadastro mahkemesiningörev alanını düzenleyen 3402 sayılı yasadabelirtilen hususlardan olmadığı kanaatiyle mahkememizingörevli olmadığı kanaatine varılmıştır. İdari işlemlerinhukukilik denetimi idari yargı faaliyeti olup, bu kararımızöncesinde Sivas İdare Mahkemesi görevsizlik kararıverdiğinden olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş, Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 28. maddesiuyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine kararverilmiştir.” demek suretiyle, dava konusu dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; adli yargı yerince idari yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen idari yargı yerinin sahip olduğu seçeneklerile verdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2-2247 sayılıYasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağınasahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görevkonusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değinişin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,öncelikle görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesi için re’senUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına da kararverilmiştir. Bu haliyle, Sivas KadastroMahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır. Ancak, idari ve adli yargıyerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyası ile idari yargıya aitdosyanın birlikte son görevsizlik kararını veren MahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği; sonuçtausule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Sivas Kadastro İlMüdürlüğü’nün Sivas İli, Hafikİlçesi, Bayıraltı köyünde 17.04.2006 tarihindeaçılışı yapılan ve 05.07.2006 tarihindeaskıya çıkarılarak 04.08.2006 tarihinde kesinleşenkadastro işleminde, 3402 sayılı kanuna bağlıbilirkişiler hakkındaki yönetmeliğin 5 ve 6. maddesineaykırı şekilde işlem yapıldığındanbahisle 2006 yılında yapılan kadastro işleminin iptaledilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 3402 sayılı KadastroKanunu'nun '' Kadastro ekibi ve komisyonun kuruluşu ''başlıklı 3.maddesinde; ''Madde 3 – Kadastro ekibi;en az iki kadastro teknisyeni, mahalle veya köy muhtarı ileüç bilirkişiden oluşur. (Ek fıkra: 22/2/2005 –5304/2 md.) Kadastronun fennî işlerinin ihale yoluyla yaptırılmasıhalinde, kadastro ekibinde iki kadastro teknisyeni, iki teknisyenin teminedilememesi durumunda yerine bir kadastro teknisyeni görevlendirilebilir. Ekipteki kadastro teknisyeniyerine kontrol memuru da görevlendirilebilir. Muhtarın diğer birkadastro ekibi ile çalışması veya herhangi bir sebeplehazır bulunmaması halinde, yerine kanuni vekili katılır. Belediyesi olan yerlerde belediyemeclisi, köylerde ise köy derneği tarafından en geçonbeş gün içinde altı bilirkişi,çalışma alanında birden çok ekibin görevyapması halinde her ekip için ayrıca üçbilirkişi seçilir. Seçilenbilirkişilerin 40 yaşını bitirmiş olması vekısıtlı veya yüzkızartıcı bir suçtankesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaması gerekir. Bilirkişilerinzamanında seçilememesi veya bilirkişiliklerine mani hallerinbulunması halinde, bölgenin mülki amiri tarafındanaynı sayıda bilirkişi belirlenir. Seçilen bilirkişilerkadastro ekibinin çalışması sırasında;kendisine, eşine, usul ve füruuna, kardeşine, kardeşininçocuklarına ve eşinin usul ve füruuna ait tespitler ilebunların hak iddia ettiği tespitlerde ve ayrıca hak iddiaedenlerden biri ile kendisi veya usul ve füruu arasında davasıbulunanlara ait tespitlerde de bilirkişi olarak dinlenemezler. Bilirkişiliğe maniyukarıdaki haller, kadastro teknisyeni, muhtar ve diğergörevliler ile bunların yerine kaim olanlar hakkında dauygulanır. ... '' hükmü yer almaktadır. '' Kadastro tespitine itiraz '' başlıklı 9.maddesinde; ''Madde 9 – Kadastrotutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibiçalışma alanında işlerini bitirinceye kadartespitlere itiraz edilebilir. İtiraz, kadastroteknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüneyapılır. Bu durumda itirazla ilgili tutanak veya ekleri en geçon gün içinde kadastro komisyonuna intikal ettirilir. İtiraz sadece uygulananbelgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir. Bir belgeyedayanmayan itirazlar incelenmez. İtiraz edenin ilansüresi içinde dava açma hakkı saklıdır.''hükmü, ''Komisyon incelemesi '' başlıklı 10.maddesinde; ''Madde10 – Komisyon kendisine intikal eden işlerle itirazlıtutanakları, intikal tarihinden itibaren en geç bir ayiçinde veya gerekçe gösterilmek suretiyle kadastro ekibininçalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadarincelemek zorundadır. Buincelemeler sonucunda eski tutanağın yerine kaim olmak üzere haksahibini belirleyici yeni bir tutanak düzenlenir. Gerektiğindebilirkişilerin ve muhtarın bilgilerinden yararlanılabilir. Belgeyekarşı şahit dinlenmez. Komisyon, tam üye sayısıile toplanarak oy çokluğu ile tespit yapar, sonuç askıilanı ile ilgililere duyurur. Aynıkuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayanveya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirinebırakılan konular, kadastro komisyonu tarafından gerekçegösterilmek suretiyle tutanak ve ekleri ile birlikte kadastro mahkemesinedevredilir.'' hükmü yer almaktadır. Kanun'un'' Adli Kuruluş '' başlıklı 24.maddesinde; ''Madde24 – Genel mahkemelere ait olup da bu Kanunun uygulanması ile ilgilidava ve işlere belirlenen usul ve esaslara göre bakmak üzere herkadastro bölgesinde tek hakimli ve Asliye Mahkemesi sıfatınıhaiz yeter sayıda kadastro mahkemesi kurulur. Bu mahkeme hakimleri 2802sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerinetabidir.'' hükmü, ''Genelolarak görev'' başlıklı 25.maddesinde; ''Madde25 – Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlıayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesindegösterilecek sair haklara, sınır ve ölçüuyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendirenbenzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar;Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıklarıçözümleyebileceği gibi, istek üzerine verasetbelgesi de verebilir. Kadastro mahkemesi, yalnızkadastro işlerine münhasır olmak üzere; A)Velisi veya vasisi bulunmayan küçüklere vekısıtlılara kayyım tayin eder. Bunların menfaatlerinikorumak amacıyla Türk Medeni Kanununun hakimin iznini şartkıldığı hallerde bu izni verir. B)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 465 ve bunu takip eden maddelerigereğince adli yardım taleplerini inceleyerek kabul edebilir. C)Tutanağı düzenlenen taşınmaz mallara ait ihtiyatitedbir kararı verebilir. Bu kararı hemen o yerin kadastro ve tapusicil müdürlüklerine bildirir. Tedbir kararı alan tarafkarar gününden itibaren usulünörgördüğü süre içinde kadastromahkemesinde dava açmadığı takdirde tedbirkendiliğinden hükümsüz kalır. BuKanunun 26 ve 40 ıncı madde hükümleri saklı kalmaküzere, kadastro tutanağının düzenlenmesigününden ve tutanak sonradan tamamlanmış vedüzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair istekler,taksim şuyuun giderilmesi veya muhdesata bağlı olaraktaşınmaz malı iktisap, muhdesatın yıkılıpkaldırılması ve benzeri nitelikte olan ve mahkemeden yenilikdoğurucu hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerinincelenmesi, kadastro mahkemesinin görevidışındadır.'' hükmü, ''Zamanbakımından görev ve yetki'' başlıklı26.maddesinde; ''Madde 26 – Kadastro Mahkemesi; A)10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından gönderilentutanaklara ait davaları, B)11 inci maddede belirtilen askı ilanı içindeaçılan davaları, C)Mahalli hukuk Mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca Kadastro Mahkemesinedevredilen dava ve dosyaları, D)Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbittenönceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanlarıniddialarına dair uyuşmazlıkları, İncelerve karara bağlar. (Değişikikinci fıkra: 22/2/2005 – 5304/7 md.) Kadastro mahkemelerinde görülendavalarda, 3533 sayılı Umumi Mülhak ve HususiBütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle SermayesininTamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Aid Daire veMüesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolile HalliHakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Kadastromahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu taşınmaz mal,40 ıncı madde uyarınca başkasına devredildiğitakdirde, davaya devralan devam eder. Kadastromahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastrotutanağının düzenlendiği günde başlar. Buyetkiyi bölgenin idari sınırları belli eder. Yeniilçe kurulup, teşkilatlanarak faaliyete geçmesi hali hariç,idari kuruluşta yapılan değişiklik sebebiyle daha sonrabaşka bir bölgeye bağlanan taşınmaz mallarailişkin uyuşmazlıklar, kadastroya başlama günündeyetkili olan kadastro mahkemesi tarafından karara bağlanır.''hükmü yer almaktadır. Dosyakapsamında ve dava dilekçesinde yapılan incelemede SivasKadastro İl Müdürlüğü tarafından Sivasİli, Hafik İlçesi, Bayıraltı köyünde17.04.2006 tarihinde açılışı yapılan ve05.07.2006 tarihinde askıya çıkarılarak 04.08.2006tarihinde kesinleşen kadastro işleminde görev yapanbilirkişilerin hiçbirisinin okuma yazma bilmediği haldekadastro çalışmalarında bilirkişilikyaptıkları, aynı zaman da bilirkişilik yapan kişilerinkadastro mahkemesinde veya sulh hukuk mahkemesinde hakim huzurunda yeminetmedikleri halde yemin etmişler gibi tutanak tutulduğu ve bu suretleevrakta sahtecilik yapılarak kadastro tespitiyapıldığı iddia edilerek, 3402 sayılı kanunabağlı bilirkişiler hakkındaki yönetmeliğin 5 ve6. maddesine aykırı şekilde işlemyapıldığından bahisle yapılan kadastroişleminin iptal edilmesine karar verilmesinin istenildiğianlaşılmıştır. Dolayısıylaburada her ne kadar idare tarafından seçilen veya belirlenenbilirkişilerin (mahalli bilirkişi) mevzuata uygunolmadıkları iddia edilmiş ise de, neticeten yapılan kadastrotespitinin bu gerekçe ile iptalinin istenildiğianlaşılmıştır. Öteyandan, 28.10.1987 tarih, 19618 sayılı Resmi Gazetede yayımlananKadastro Bilirkişileri Hakkında Yönetmeliğin ''BilirkişilerinSeçimi'' başlıklı 4.maddesinde; ''Madde4 - a)Karar organları tarafından seçilmesi: Bilirkişi, belediyemeclisi veya köy derneğince salt çoğunluklaseçilir. Çoğunluk sağlanamadığı takdirdetoplantı ertesi güne bırakılır; ikinci toplantıdabulunanların çoğunluğu ile seçilir. Seçimsonuçları, köylerde köy karar defterinde, belediyelerdeise bu konuda alınacak meclis kararında belirtilir. (Mülga ikinciparagraf:RG-21/8/2009-27326) b) Mülki amirtarafından belirlenmesi: Bilirkişilerin süresiiçinde seçilmemesi veya bilirkişiliklerine engelsebeplerinin bulunması ya da köy veya mahallesınırlarının değişmiş olması nedeniyleseçilen bilirkişilerin taşınmaz mallar hakkındayeterli bilgi verememeleri halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 3üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince kadastromüdürünün talebi ile mülki amir tarafından oköy veya mahalleden ya da mücavir veya yakın köy vemahallelerden istenilen sayıda bilirkişi belirlenir.''hükmü, ''Bilirkişilerde aranacak nitelikler''başlıklı 5.maddesinde; ''Madde 5 - Kadastro ekiplerinde görev alacakbilirkişiler; a-Türk vatandaşıolması, b- 40 yaşınıbitiriş olması, c- Medeni haklarınıkullanma ehliyetinin bulunması, d- En az on yıldan beri omahalle veya köyde ikamet etmesi, (Mülki amir tarafındanbelirlenen kimselerde bu şart aranmaz.) e- Zimmet, ihtilas, irtikap,rüşvet, hırsızlık, inancı kötüyekullanmak, dolanlı iflas gibi yüzkızartıcı birsuçtan kesinleşmiş hüküm giymemiş olması, f- Okuma - yazma bilmesi Gerekir. Ancak, çalışmaalanı içinde okuma - yazma bilenler arasında bilirkişiolabilecek nitelikte kimse bulunmadığı takdirde, muhtar veyabelediye başkanlığınca kadastromüdürlüğüne yazılı olarak bildirilmeksuretiyle, okuma - yazma bilmeyen kişilerde seçilebilirler. Okuma - yazma bilmeyenbilirkişilerin, Kadastro Kanununa göre düzenlenecek belgelere solelinin baş parmağını, yoksa öteki herhangi birparmağını basması imza yerine geçer. Bu durumda,parmak izinin kime ve hangi el ve parmağa ait olduğu ekiptegörevli kadastro teknisyenleri ile muhtar tarafından tasdik edilir. Kadastromüdürlüğünce, köy derneği veya belediyemeclisince seçilen bilirkişilerin yaş durumlarınüfus idaresinden, sabıka durumları ise cumhuriyetsavcılığından bir yazı ile sorulur. Yapılan araştırmasonucunda yukarıdaki şartları taşımayan veyaseçildikten sonra bilirkişi olma niteliklerini kaybedenlerin yerineyenileri seçtirilir.'' hükmü, ''Bilirkişilere yemin ettirilmesi''başlıklı 6.maddesinde; ''Madde 6 - Kadastro müdürü, seçilen veyabelirlenen bilirkişileri bir yazı ile kadastro mahkemesine(bölgede kadastro mahkemesi henüz kurulmamışsa sulh hukukmahkemesine) göndererek, H.U.M.K. nun uygulamasında olduğu gibi"Kadastro tespitleri sırasında, kadastro bilirkişisi olarakbilgime başvurulduğunda, görgü, duygu ve bilgimigerçeğe uygun şekilde bildireceğime, oy vedüşüncemi tarafsız olarakaçıklayacağıma Allah’ım ve namusumüzerine yemin ederim" şeklinde yeminlerininyapılmasını ister. Mahkemece, bilirkişininyeminleri yaptırıldıktan sonra düzenlenecek yemintutanağı kadastro müdürlüğünegönderilir. Bu tutanağın aslı müdürlük dosyasında,bir örneği de ekip dosyasında saklanır.'' hükmüyer almaktadır. Dosya kapsamı ve ilgilimevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;olayda, davacı tarafından yukarıda belirtilenYönetmeliğin 5 ve 6. maddelerine aykırı hareket edildiğiiddiasında bulunulmuş olmakla birlikte, dava dilekçesinde kesinleşenkadastro tespitinin iptalinin istenildiği, adli yargı yerininkadastro tespitine itiraz yargılaması sırasında, kadastrotespiti esnasındaki işlemlerin (bu meyanda bilirkişilerin yasayauygun saptanıp saptanmadığının) hukukauygunluğunu da denetleyeceğinin tabii olduğu, dolayısıylatalebin mülkiyet hakkına ilişkin olduğuanlaşılmış olup, bu tür davalara bakmakla görevlimahkemelerin ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 24, 25 ve 26.maddeleridikkate alındığında adli yargı mahkemeleri olduğusonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Sivas Kadastro Mahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Sivas Kadastro Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNREDDİNE, 26.10.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy