T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 717 KARAR NO : 2015 / 720 KARAR TR : 26.10.2015 ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : E. SigortaA.Ş. Vekili : Av.E.D. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Ş.E. (AdliYargıda) Av.Y.E.P. (İdari Yargıda) O LA Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; 07 F 2573 plakalı aracın davacışirket tarafından 28.03.2013-28.03.2014 tarihleri arasında kaskopoliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını,sigortalı aracın 11.07.2013 tarihinde Akseki istikametinden Manavgatistikametine seyir halinde iken Uzunlar Köyü mevkiine geldiğindeyol üzerinde hiçbir trafik uyarı levhasıbulunmaksızın bırakılan gevşek malzeme sebebi ilehasarlandığını, bu hasar sebebi ile hak sahiplerine29.000,00 TL hasar bedeli ödediğini, aracın sovtaj değeriolan 15.555,00 TL düşüldükten sonra sigortalıaracın hasar miktarı 13.445,00 TL kaldığını,kazadaki kusur oranı dikkate alınarak davalıdan 10.083,75 TLtalep edildiğini, ancak herhangi bir ödemeninyapılmadığını belirterek; fazlaya ilişkinhakları sakla kalmak kaydıyla 10.083,75 TL rücuentazminatın ödeme tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. MANAVGAT2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 01.07.2014 gün ve E:2014/65K:2014/403 sayılı kararında; “…davacınınsigortalısı olan aracın tek taraflı kaza yapmasınedeni ile hasar gördüğü ve davacı tarafındankasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödemeyaptığı ve yolda gerekli uyarıların bulunmamasınedeni ile hizmet kusuru nedeni ile rücuen davalıdan tahsil talebindebulunulduğu, bu hali ile uyuşmazlık konusunun karayollarıtrafik kanunundan kaynaklanmadığı,uyuşmazlığın esasının davalı idaretarafından yolda gerekli bakım ve onarımınyapılıp yapılmadığı, uyarı levha veişaretlerinin uygun yerlere konulup konulmadığınoktasında toplandığı, bu hali ile davalı idareninhizmet görevini yerine getirip getirmediği hususununuyuşmazlığın çözümünde kilit roloynadığını, bu durumda hizmet kusuru nedeni ile idareninsorumluluğunun esas olacağı ve böyle bir davadayargılama görevinin idari yargı merciine ait olduğu,davalı idarenin 2918 sayılı yasa kapsamında sorumlututulacak işleten, sürücü, sigortacı veya buşekilde sorumlu tutulacak teşebbüs olmadığı,davalının sorumluluğunun ancak hizmet kusuru nedeniyledayanılabileceği, bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu,davanın usulden reddine karar vermek gerektiğianlaşılmış…” şeklindeki gerekçe ilegörevli mahkemenin İdari Yargı Mahkemeleri olduğuanlaşıldığından davanın usulden reddine kararvermiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY17. HUKUK DAİRESİ: 13.11.2014 gün ve E:2014/19198 K:2014/15897sayılı kararında; “… dosya içerisindeki bilgive belgelerle, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılandelillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul veyasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacıvekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarınınreddiyle…” şeklindeki gerekçe ile hükmünonanmasına karar vermiştir. Verilen karar davacı vekilince karardüzeltme talebinde bulunulmuş olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi27.04.2015 gün ve E:2015/4042 K:2015/6111 sayılı kararı ilekarar düzeltme talebinin reddine karar vermiş ve verilen kararkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargıda davaaçmıştır. ANTALYA 2. İDAREMAHKEMESİ:19.02.2015 gün ve E:2015/157 K:2015/217 sayılıkararında; “…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 1. maddesinde, kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıKanun’un 19.1.2011 günlü Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun’un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de,“Bu kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz. ’’ denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,davacı şirketin sigortaladığı aracın seyirhalinde iken, yoldaki gevşek malzeme nedeniyle direksiyon hakimiyetinikaybedip demir bariyerlere çarptığı; aracın maddihasara uğradığından bahisle, araçta meydana gelenhasarın yasal faiziyle birlikte rücuan tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Belediye aleyhine idare mahkemesindeaçılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012 gün ve E:2012/l18, K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararı ile; “2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir. ” kararmavarmıştır. Bu durumda, 2918 sayılıKanun’un 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesi’nin 24.12.2012 tarihli, E: 2012/523, K: 2012/422sayılı (Hukuk Bölümü) kararı da aynıyöndedir…” şeklindeki gerekçe ile davanın2577 sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş veverilen karara davalı vekilince yapılan itiraz sonucu AntalyaBölge İdare Mahkemesi 30.06.2015 gün ve E:2015/1669 K:2015/2419sayılı kararı ile itirazın reddi ile hükmünonanmasına karar verilmesi üzerine idari yargıda verilengörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Davacıvekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğünün görevve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i) (Mülga:3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla vebu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerleverilen diğer görevleri yapmaktır. (Son fıkra Mülga : 28/3/1985 -3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyaların incelenmesinden;davacı şirket tarafından sigortalanan 07 F 2573 plakalıaracın, Akseki istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde ikenUzunlar Köyü mevkiinde meydana gelen tek taraflı ve maddihasarlı kazanın davalı idarenin hizmet kusurundankaynaklandığın bahisle 10.083,75 TL rücuen tazminatın29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikteödenmesi istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralelolarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.07.2014gün ve E:2014/65 K:2014/403 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin01.07.2014 gün ve E:2014/65 K:2014/403 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.10.2015 ÜYE 0Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy