T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 741
KARAR NO : 2015 / 739
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık nedeniyle, aynı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerek-tiği hk.
K A R A R
Davacı : O.U.
Vekili :Av. H.E.
Davalı :Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu
O L A Y :Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun 5.11.2014gün ve 8426 sayılı kararı ile, İlçe EmniyetMüdürlüğü ekiplerince 1.1.2014 günüyapılan denetimler sırasında, işletmeciliğinidavacının yaptığı “Ceren Market”unvanlı işyerinde saat 01:40 sıralarındaalkollü içki satıldığının tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 4250 sayılıİspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarıKanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasınaaykırılık nedeniyle 7. maddesinin birinci fıkrası (e)bendi ile 4733 sayılı Tütün ve Alkol PiyasasıDüzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un8.maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi uyarınca30.454,00 TL. idari para cezası verilmiş, aynı Kurumun13.11.2014 gün ve 25425 sayılı yazısı iledavacıya bildirilmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasına karşı adli yargı yerinde itirazdabulunmuştur.
ÇANAKKALE SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 3.12.2014 gün ve D.İş:2014/1044sayı ile, 4733 sayılı Tütün ve Alkol PiyasasıDüzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri HakkındaKanun’un 8.maddesinin onuncu fıkrası uyarıncaitirazın idari yargı yerinin görev alanına girdiğigerekçesiyle itirazın görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Burhaniye Sulh Ceza Hakimliğince kesinolarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır. Çanakkaleİdare Mahkemesi, davanın görüm veçözümünde dava konusu idari işlemi tesis eden idareninbulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkiliolduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddinekarar vermiş, dava dosyası Ankara Nöbetçi İdareMahkemesi’ne gönderilmiştir.
ANKARA 14.İDARE MAHKEMESİ: 24.3.2015 gün ve E:2015/105, K:2015/365sayı ile, 4733 sayılı Kanun’un 8. maddesinin beşincifıkrasının (k) bendinde ne tutarda idari para cezasıverileceğinin düzenlendiği, dava konusu para cezasınınise 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkilerİnhisarı Kanunu uyarınca verildiği, bu Kanunuyarınca verilen idari para cezalarına karşıaçılacak davalarda da görevli yargı yerinin belirtilmediği açıklanarak, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacıvekilinin, İdare Mahkemesinin de görevsizlik kararıverdiğini belirterek ikinci kez aynı istemle adli yargı yerindeitirazda bulunması üzerine, Çanakkale Sulh CezaHakimliğince dosya incelenmeksizin adli ve idari yargı yerleriarasında oluşan görev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar verilmiş, dava dosyası Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; adli ve idari yargı yerlerince birbirlerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmişgörevsizlik kararları bulunmakta olup, bunun üzerinekendisine ikinci kez gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıcailgili makamlarca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir.
2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler ” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda ise, adli yargı yerince, kendisinden önceadli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmişgörevsizlik kararları bulunduğundan, kendisine ikinci kezaçılan davada görevli merciin belirtilmesi için davadosyası re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiştir.
Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözüme kavuşturulması,gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşamacına uygun olacağından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ilekarar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4250 sayılı İspirto ve İspirtoluİçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesininbeşinci fıkrasına aykırılık nedeniyle 7.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi ve 4733 sayılıTütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun’un 8.maddesinin beşincifıkrasının (k) bendi uyarınca verilen 30.454,00 TL. idaripara cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
4250sayılı Kanun’un 6. maddesinde, “(Mülga:11/1/2001-4619/5 md.;Yeniden düzenleme: 24/5/2013-6487/2 md.) Alkollüiçkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilereyönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerinkullanılmasını ve satışını özendirenveya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamaz. Ancak,münhasıran alkollü içkilerin uluslararasıdüzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları ilebilimsel yayın ve faaliyetler düzenlenebilir. Alkollüiçkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursaolsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya daişaretlerini kullanarak destek olamazlar. Açık alkollüiçki satışı yapmaya ilişkin izin belgesi olanişletmelerde servis amaçlı materyallerde marka, amblem ve logokullanılabilir. Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzikkliplerinde alkollü içkileri özendiricigörüntülere yer verilemez.
……..
……..
……..
Alkollü içkiler, otomatik satış makineleriile satılamaz, her nevi oyun makineleri veya farklı yöntemlerleoyun ve bahse konu edilemez. Bu ürünler basın ve yayınyoluyla tüketicilere satılamaz ve posta ile satışyöntemi kullanılarak gönderilemez. Alkollü içkiler,22:00 ila 06:00 saatleri arasında perakende olaraksatılamaz……..” denilmiş;
“Cezalar” başlıklı 7.maddesinde, “(Mülga: 27/3/1969-1137/37-1 md.; Yenidendüzenleme: 24/5/2013-6487/3 md.) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin;
a) Birinci ve ikinci fıkralarında belirtilenyasakların her birine aykırı hareket edenlere ve ilgiliişletme sahiplerine, beş bin Türk Lirasından iki yüzbin Türk Lirasına kadar,
b) Üçüncü, dördüncü vealtıncı fıkralarında belirtilen yasaklara aykırıhareket edenlere, on bin Türk Lirasından beş yüz binTürk Lirasına kadar,
c) Yedinci fıkrasına aykırı hareketedenlere, beş bin Türk Lirasından elli bin TürkLirasına kadar,
ç) Sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındakiyükümlülük ve yasakları ihlal eden üretici veithalatçılara, yüz bin Türk Lirasındanaşağı olmamak kaydıyla, bu yükümlülükve yasaklara aykırı olarak piyasaya sürülen mallarınpiyasa değeri kadar,
d) On birinci fıkrasındaki yasakları ihlaleden satıcılara, on bin Türk Lirasından yüz binTürk Lirasına kadar,
e) Beşinci fıkrasındaki yasaklaraaykırı hareket edenlere, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılıTütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin beşincifıkrasının (k) bendinde öngörülen,
idari para cezası verilir.
6 ncı maddenin üçüncüfıkrasında belirtilen yasağa aykırı hareket edilmesisonucunda çocuğun sağlığının tehlikeyesokulması hâlinde, fail hakkında ayrıca 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Sağlıkiçin tehlikeli madde temini” başlıklı 194üncü maddesi hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Bu maddenin (a), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilenidari para cezalarını vermeye Tütün ve Alkol PiyasasıDüzenleme Kurumu, televizyon ve radyolara uygulanacak idari paracezalarını vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, diğerbentlerde yer alan idari para cezalarını vermeye mahalli mülkiamir yetkilidir.
Birinci fıkranın (ç) bendindetanımlanan kabahatin konusunu oluşturan ürünlerinayrıca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bukararı vermeye Tütün ve Alkol Piyasası DüzenlemeKurumu yetkilidir.” hükmü yer almış;
4733 sayılı Kanun’un “Cezaihükümler” başlıklı 8. maddesinde ise,“(Değişik: 3/4/2008-5752/3 md.) Ticari amaçolmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarakelli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmıştütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayanfermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurmave faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütünmamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmeküzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler biryıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin gündenonbin güne kadar adlî para cezası ilecezalandırılır. Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarına aykırı hareketedenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışındafaaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir.
(Mülga ikinci fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.)
(Mülga üçüncü fıkra:28/3/2013-6455/31 md.)
(Mülga dördüncü fıkra:28/3/2013-6455/31 md.)
Tütün, tütün mamulleri, etil alkol,metanol ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmetüreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veyasatan gerçek ve tüzel kişilere aşağıdayazılı idarî yaptırımlar uygulanır:(………..)
k) Tütün mamulleri veya alkollüiçkilerin tüketicilere satışını; internet,televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya daposta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzeresatış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara yirmi bin YeniTürk Lirasından yüz bin Yeni Türk Lirasına kadaridarî para cezası verilir. (Ek ikincicümle: 13/2/2011-6111/175 md.) Satışın internet ortamındayapılması halinde, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılıİnternet Ortamında Yapılan YayınlarınDüzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen SuçlarlaMücadele Edilmesi Hakkında Kanunda öngörülen usulleregöre erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar hakkındada anılan Kanun hükümleri uygulanır. (……)denilmiş; onuncu fıkrası ve devamında ise;
Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarîyaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, idaremahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeşgün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptaldavası açılmış olması, kararın yerine getirilmesinidurdurmaz.
İdarî yaptırımlara ilişkin olarakbu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu hükümleriuygulanır.(……..) hükmü yer almıştır.
Olayda, davanın, saat 01:40 dan sonra alkollüiçki sattığı ileri sürülerek verilen idari paracezasının iptaline ilişkin olarakaçıldığı, bu eylemin 4250 sayılıİspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarıKanunu’nun 6. maddesinin beşinci fıkrasıylayasaklandığı, ne tutarda idari para cezasıverileceğinin ise, 4733 sayılı Kanun’un 8.maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendindedüzenlendiği, bu durumda davaya konu idari para cezasına dayanakolan Kanun’un 4250 sayılı Kanun olduğu ve 4250sayılı Kanun’da da idari para cezalarına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığıanlaşılmıştır.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; KabahatlerKanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığıandaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının 4250 sayılıİspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunuuyarınca verildiği ve 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4250 sayılı Kanun’da da idari para cezasınaitiraz konusunda görevli mahke-menin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Çanakkale Sulh CezaHakimliğinin 19.madde kapsamında görülen başvurusununreddi ile, ayrıca aynı Mahkemece verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Çanakkale Sulh Ceza Hakimliğinin 19.maddekapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, ayrıcaaynı Hakimlikçe verilen 3.12.2014 gün veD.İş:2014/1044 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA26.10.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy