T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 734
KARAR NO : 2015 / 733
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.’nde posta dağıtıcısı olarak görev yapan diğer davalının, evrak onayı için geldiği mahalle muhtarlığında, mahalle muhtarı ile tartışması neticesinde mahalle muhtarına hakaret etmesi ve diğer davacıyı yaralaması şeklinde meydana gelen olay nedeni ile davacıların uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın,
Davalının suç teşkil eden eylemlerinin kamu görevi sırasında gerçekleşmiş olsa bile kamu hizmetinin bir gereği olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla davacının ağır kişisel kusuruna dayalı eylemi sonucu idarenin hizmet kusuru ile dava konusu olay arasındaki illiyet bağının kesildiği ve bu nedenle davanın haksız fiillere özgü özel hukuk hükümleri çerçevesinde adli yargı yerinde görülmesi gerektiği kanaatine ulaşıl ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar :1-A.A.
E.Y. Mirasçıları
2-K.Y.
3- Ö.Y.
Vekili :Av. Y.G. (İdari Yargıda)
Av.A.K. (Adli Yargıda)
Davalılar :1- M.T. (Adli Yargıda)
Vekili :Av.N.Ö.D.& Av.A.İ.
2-Postave Telgraf Teşkilatı A.Ş.(İdari Yargıda)
OL A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Ayten Akpınar’ın,Güzelkent Mahalle Muhtarı olduğumu, yanında konuğuolan müteveffa Erdoğan Yılmaz’ın da bulunduğubir ortamda, 06/ 09/ 2005 günü Ayten Akpınar’ın makamındaçalıştığı esnada davalınınmuhtarlığa geldiğini ve ilgililerini bulamadığıiki adet evrakla ilgili olarak, bu kişilerin kayıtlarınınadı geçen Muhtarlığın yetki dairesindeolmadığına dair imza ve onay talebinde bulunduğunu, davacıAyten Akpınar’ın bu isteme ancak kayıtlarınkontrolü sonrasında yanıt verebileceğini ifadeettiğini, bunun üzerine de davalı MuammerTüzün’ün hakaretamiz tavır ve sözlerine hedef olduğunu,buna karşın, bir kamu görevlisi olan davalıyayardımcı olmaya çalışan müvekkil Ayten Akpınar’ınevrakta adı geçen kişinin nakil ilmühaberi alarak muhtarlıkyetki çevresinden ayrılmış olması nedeni ile ancakbu yönde bir belge düzenleyebileceğini belirttiğini, davalınınbu cevap üzerine üzerine muhtarlık mührünü alarakevraka kendisi basmaya çalıştığını veMüvekkil Ayten Akpınar’ın bu eyleme muhalefet etmesiüzerine de önce mührü Müvekkil Ayten Akpınar’ınyüzüne doğru fırlattığını, sonra da müvekkilAyten Akpınar’a vurmaya yeltendiğini, bu gelişmelerüzerine olaya müdahale etmeye çalışan diğer müvekkilErdoğan Yılmaz’a da yumruk atarak yere düşürdüğünü,tekme ile başına vurduğunu, müvekkil Erdoğan Yılmaz’ınbu olaylar sonucunda kendisini kaybetmesi üzerine de olay yerini terk ettiğini,söz konusu eylemleri nedeni ile davalı Muammer Tüzün hakkındaSincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.05.2007 gün ve 2006/244 Esas,2007/70 Karar sayılı kararı ile müvekkil ErdoğanYılmaz a yönelik kasten yaralama suçundan neticeten 2 yıl6 ay hapis cezası, müvekkil Ayten Akpınar’a yönelikhakaret suçundan neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasınakarar verildiğini belirterek; Erdoğan Yılmaz’ınuğradığı cismani zararlara karşılıkşimdilik 300 YTL maddi ve manevi zararlara karşılık 20.000YTL, müvekkil Ayten Akpınar’ınuğradığı manevi zararlara karşılık ise 5.000YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.300 YTL tazminatın olaytarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile beraber davalıdanalınarak davacılara ödenmesine karar verilmesi istemi ile adliyargı yerinde dava açmıştır.
Sincan2. Asliye Hukuk Mahkemesi; 27.09.2012 gün ve 2007/173 Esas, 2012/172Karar sayılı kararında aynen; “Davalı MuammerTüzün hakkında Sincan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/244 Esas, 2007/70Karar sayılı ilamı ile davacı ErdoğanYılmaz'ı kasten yaralama suçundan dolayı 2 yıl 6 ayhapis cezası ile cezalandırılmasına, davacı AytenAkpınar'a hakaret suçundan dolayı ise 10 ay hapis cezasıile cezalandırılmasına karar verildiğigörülmüştür.
Davacılarvekili davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını19/03/2010 tarihinde mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Taraflarınsosyal ekonomik durumları araştırılmıştır. İstanbulAdli Tıp Kurumu 3-Adli Tıp İhtisas KuruluBaşkanlığınca düzenlenen 25/05/2011 tarihli rapordabelirlenen maluliyet oranına göre aktüer bilirkişi Av.Beyza Elif Cabbar tarafından düzenlenen 06/03/2012 tarihli rapordadavacı Erdoğan Yılmaz'ın meydana gelen olay nedeniylegeçici ve daimi maluliyetinden dolayı 5.069,66 TL olarak hesaplananmaddi zararın hüküm altına alınması yolunagidilmiştir.
Manevitazminat istemine gelince; Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/244 Esas ve2007/70 Karar sayılı gerekçeli kararındaayrıntısıyla açıklandığı üzeredavalının, davacılardan Ayten akpınar'ınyüzüne doğru muhtarlık mührünüfırlatarak hakaret ettiği ve vurmayakalkıştığı, diğer davacı ErdoğanYılmaz'ı ise %28,0 oranında meslekte kazanma gücündenkaybedecek ve 45 gün mutad iştigaline engel teşkil edecekşekilde yaraladığıanlaşıldığından, davalının bu eylemlerinedeniyle davacıların yaşadığı acı veızdıraplar göz önüne alındığındadavacıların kişilik değerlerinin ihlali,ruhsal dengelerininbozulması nedeniyle uğradığı manevi zararıngiderimi amacıyla belirli bir meblağın davalıdanalınarak davacılara verilmesi suretiyle, davacılarınzedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketiözlenir kılmamak, davalıyı ekonomik bir yıkımasürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmekhedeflenerek günün ekonomik koşulları ye taraflarındurumları itibariyle belirlenen davacı Erdoğan Yılmaziçin 8.000 TL ve davacı Ayten Akpınar için 1.000TLmanevi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermekgerekmiştir.”şeklindeki gerekçesi ile davacılardanErdoğan Yılmaz'ın maddi tazminat talepli davasınınkabulüne, 5.069.66TL maddi tazminatın davalıdan alınarakdavacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat istemlidavalarının kısmen kabulüne, davacı Erdoğan Yılmaz için 8.000 TL ve davacı Ayten Akpınar için1.000TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılaraverilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddinekarar vermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay4. Hukuk Dairesi; 02.12.2013 gün ve 2013/1090 Esas, 2013/18824 Kararsayılı kararı ile, “Kamu görevlilerinin yetkilerinikullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesiilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamugörevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumuolup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C.Anayasası 40/111, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) bukonuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir.Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleriaçısından bakıldığında da bu şekildedüzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar göreninzararının karşılanması yönünde önemlibir teminattır.
PTTGenel Müdürlüğü emrinde postadağıtıcısı olarak çalışan ve kamugörevlisi sıfatını taşıyan davalının,görevinin ifası sırasındaki eylemleri nedeniyle istemdebulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkelerışığında, davanın idari yargı yerinde veidareye karşı açılması gerekir. Davalıyahusumet yöneltilemez. Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddigerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın esasınınçözümlenmesi yerinde görülmemiş ve bozmayıgerektirmiştir.” şeklindeki gerekçesi ile kararınbozulmasına hükmetmiştir.
AnkaraBatı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Eski Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi); 20.05.2014gün ve 2014/92 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında aynen;“ davanın maddi tazminat yönünden kabulüne,manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair mahkememizceverilen 2007/173 Esas, 2012/172 Karar sayılı 27.09.2012 tarihligerekçeli karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2013/1090Esas, 2013/188247 Karar sayılı 02.12.2013 tarihli ilamı ile;«...Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veyagörevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumununhizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisininemrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurumaleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/111. 129/V,657 Sy. K.13, MGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeleremredici hükümler içermektedir. Diğer yandan SorumlulukHukukunun temel ilkeleri açısındanbakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuattayer almış olması zarar görenin zararınınkarşılanması yönünde önemli bir teminattır.PTT Genel Müdürlüğü emrinde postadağıtıcısı olarak çalışan ve kamugörevlisi sıfatını taşıyan davalının,görevinin ifası sırasındaki eylemleri nedeniyle istemdebulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkelerışığında, davanın idari yargı yerinde veidareye karşı açılması gerekir. Davalıyahusumet yöneltilemez. Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddigerekir. Mahkemece, uyuşmazlığın esasınınçözümlenmesi yerinde görülmemiş ve bozmayıgerektirmiştir...» gerekçesi ile bozularak Mahkememize iadesiüzerine bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın idareyekarşı açılması gerektiği, davalıya husumetyöneltilemeyeceği anlaşıldığından, husumetyokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermekgerekmiştir.” şeklindeki gerekçesi iledavanın husumet nedeni ile reddine karar vermiş, verilen karartaraflarca temyiz edilmeksizin karara şerh edildiği üzere 09.09.2014tarihinde kesinleşmiştir.
Bununüzerine davacı aynı istemlerle, bu kez davalı Posta veTelgraf Teşkilatı A.Ş.’ne karşı idariyargıda dava açmıştır.
Ankara 8.İdare Mahkemesi; 08.09.2015 gün ve 2015/1586 Esassayılı kararında aynen; “Dava dosyasınınincelenmesinden, davacılar tarafından, davalı idare emrindeposta dağıtıcısı olarak görev yapan MuammerTüzün'ün tebligat bırakmak için geldiği Ankaraİli, Etimesut İlçesi, Güzelkent Mahallesimuhtarlığında kendilerine (Ayten Akpınar ve KezibanYılmaz-Özcan Yılmaz murisi Erdoğan Yılmaz'a) hakaretettiği, saldırdığı ve yaraladığıiddialarıyla uğranıldığı ileri sürülenmaddi ve manevi zararın tazmini istemiyle postadağıtıcısı Muammer Tüzün aleyhine SincanBatı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davaaçıldığı, nihai olarak anılan davada SincanBatı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.05.2014 tarihli ve E:2014/92.K:2014/153 sayılı kararıyla davanın idareye karşıidari yargıda açılması gerektiği belirtilerekhusumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesiüzerine Mahkememizde Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.hasını gösterilerek bakılmakta olan tam yargıdavasının açıldığıanlaşılmaktadır./Bakılan davada, Anayasa'nın 129/5.maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerininyetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşanzararlardan doğan tazminat davaları. kendilerine rücu edilmekkaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygunolarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böylebir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundankaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğiniyitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamugörevlisinin, özellikle haksız eylemlerde. Anayasa ve özelyasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağıbulunmamaktadır./Bu durumda, dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardaniddia edilen zararın, Muammer Tüzün'ün salt kişiselkusuruna dayanıldığının anlaşılmasıkarşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerintoplanıp değerlendirilerek sonuca varılmasıgerekeceğinden ortada hizmet kusurundan bahsedilemeyeceği,dolayısıyla uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.” şeklindekigerekçesi ile 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine değinertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idariyargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyası da teminedilmek sureti ile 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen şekilde başvurulduğu ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.’nde postadağıtıcısı olarak görev yapan diğerdavalı Muammer Tüzün’ün, 06/ 09/ 2005 tarihinde evrakonayı için geldiği Mahalle muhtarlığında,mahalle muhtarı Ayten Akpınar ile tartışmasıneticesinde Ayten Akpınar’a hakaret etmesi ve ErdoğanYılmaz’ı yaralaması şeklinde meydana gelen olaynedeni ile davacıların uğradığı maddi ve manevizararın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Dosyakapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, meydanagelen olay nedeni ile davalı Muammer Tüzün hakkında cezasoruşturmasına başlanıldığı ve Sincan 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.05.2007 gün ve 2006/244 Esas, 2007/70Karar sayılı kararı ile davalının ErdoğanYılmaz’a yönelik yaralama suçundan neticede 2 yıl 6ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, davalının diğer davacı Ayten Akpınar’a yönelikhakaret suçundan dolayı ise neticede 10 ay hapis cezası ilecezalandırılmasına karar verildiği, kararın tarafvekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. CezaDairesi’nin 09.05.2012 gün ve 2009/8752 Esas, 2012/19015sayılı kararı ile bozulmasına hükmedildiği vebozma gerekçesi olarak davalı MuammerTüzün’ün davacı Ayten Akpınar’akarşı yaralamaya teşebbüs suçunuişlediğinin sabit olmasına rağmen bu hususta bir hüküm kurulmaması, davalı MuammerTüzün’ün davacı Erdoğan Yılmaz’akarşı eyleminin ise TCK 87/1-d maddesi kapsamındadeğerlendirilmesi gerekirken 87/1-b maddesi kapsamındadeğerlendirilmesi ve 87/3. Maddesinin uygulanmaması gerekirkenuygulanması hususlarının belirtildiği, Yargıtay Bozmailamı üzerine karara uyan Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanıkhakkında davacı Ayten Akınar’a yönelik eylemlerinedeni ile 1 yıl 6 ay hapis, Erdoğan Yılmaz’a yönelikeylemleri nedeni ile 6 yıl hapis cezasına hükmettiği vekararın Yargıtay 3. Dairesi’nin 01.10.2013 gün ve2013/15272 Esas 2013/33259 Karar sayılı kararı ile onanarak01.10.2013 tarihinde kesinleştiği, yine ceza dosya kapsamındayapılan tespitler ışığında davalıMuammer Tüzün’ün PTTMüdürlüğü’nde sözleşmelidağıtım memuru olarak görev yaptığı, meydanagelen olay nedeni ile Erdoğan Yılmaz’ın 20.12.2005 tarihliadli tıp kurumu raporuna göre basit tıbbi müdahaleile giderilemez nitelikte yaralandığının, vücudundakemik kırığının meydana geldiğinin ve başkısmında çökme şeklinde meydana gelen bukırığın hayati fonksiyonlarını 4. derecedeağır etkilediğinin tespit edildiğianlaşılmıştır.
Anayasa`nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kuralına yer verilmiş; 129. maddesinin beşincifıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlilerininyetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminatdavalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunungösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idarealeyhine açılabileceğine işaret edilmiş; 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesinde de,kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıklarızararlardan dolayı, bu görevleri yerine getiren personel aleyhinedeğil, ilgili kurum aleyhine dava açacakları ve kurumun genelhükümlere göre sorumlu personele rücu hakkınınsaklı olduğu hükme bağlanmıştır.
Budüzenlemelerle, memurlar ve diğer kamu görevlilerininyetkilerini kullanırken kusurlu davrandıklarından bahislehaklı ya da haksız olarak yargı mercileri önüneçıkarılmasını önlemek ve kamu hizmetininsekteye uğratılmadan yürütülmesini sağlamaksuretiyle kamu düzenini korumak amaçlanmış; aynızamanda, zarara uğrayan kişi bakımından, memurlar veyadiğer kamu görevlilerine oranla ödeme gücü dahayüksek olan bir sorumlu (idare) muhatapkılınmıştır.
Bunagöre, kural olarak, kamu görevlisinin görev ve yetkilerinikullandığı sırada doğan zararın giderilmesiistemiyle, görev kusurunu kapsayan hizmet kusuru esasınadayanılarak, idari yargıda ve ancak idare aleyhine davaaçılabilecek; yargı yerince tazminle yükümlütutulması halinde idare, ilgili yasa kurallarınıngösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, sorumlupersoneline rücu edebilecektir.
Ancak,kamu görevlilerince görevleri sırasındagerçekleştirilen işlem ya da eylemler sırasında,ağır kişisel kusur ile hareket edilmiş olması ve bukusurun hizmet kusurundan ayrılabilir nitelikte bulunması durumlarında,hizmet kusuru ve zarara konu olay arasındaki illiyet bağıkesileceğinden, kamu görevlisinin yukarıda belirtilen Anayasalve yasal korumadan yararlanması ve kamu görevlisine karşışahsi kusuruna dayanılarak açılan davanın, 2577sayılı Kanun çerçevesinde idari yargı yerindegörülmesi mümkün olmayacaktır.
Belirtilendurum karşısında, PTT’de dağıtım memuruolarak görev yapan davalı Muammer Tüzün hakkında, GüzelkentMahalle Muhtarı Ayten Akpınar’a hakaret etmesi ve olay yerindekonuk olarak bulunan Erdoğan Yılmaz’ı da darp etmesişeklindeki eylemi nedeniyle yapılan ceza yargılamasısonucunda mahkumiyetine karar verildiği ve itiraz üzerine verilenkararın 01.10.2013 tarihinde kesinleştiği, davalınınsuç teşkil eden eylemlerinin kamu görevi sırasında gerçekleşmişolsa bile kamu hizmetinin bir gereği olarak değerlendirilmesininmümkün olmadığı, bu itibarla davacınınağır kişisel kusuruna dayalı eylemi sonucu idarenin hizmetkusuru ile dava konusu olay arasındaki illiyet bağınınkesildiği ve bu nedenle davanın haksız fiillere özgüözel hukuk hükümleri çerçevesinde adli yargıyerinde görülmesi gerektiği kanaatineulaşılmıştır.
Ayrıca her ne kadar Ankara Batı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararında, davanın husumet nedeni ile reddinekarar verilmiş olması nedeni ile, göreve ilişkin bir kararolmadığı düşünülebilir ise de,hüküm fıkrası ile hüküm gerekçesinin birbütün olması ve hüküm gerekçesinde,davanın hizmet kusuru kapsamında idari yargıdagörülmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasıkarşısında, meydana gelen uyuşmazlığıntemelinde görev sorununun yattığı kanaatineulaşılarak, dosyanın esasının incelenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.05.2014gün ve 2014/92 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 8. İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Eski Sincan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi)’nin 20.05.2014 gün ve 2014/92Esas, 2014/153 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy