T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 697
KARAR NO : 2015 / 704
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : Davalı Belediyenin hizmet alanında bulunan cadde ve sokakların aydınlatılmasında kullanılan elektrik tüketimine ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle, ödenmeyen fatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. İzmir İlMüdürlüğü Vekilleri :Av. B. A., Av. M.A. K. Av.N. K., Av.F. D. Davalı :Canlı Belediye Başkanlığı/ Bayındır BelediyeBaşkanlığı OL A Y : Davacıvekili, müvekkili Şirketin davalı Belediyenin hizmet alanındabulunan cadde ve sokakların aydınlatılması hizmetini, 1Nisan 2003 tarihine kadar, 09 Kasım 1995 tarih ve 22458 sayılıResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ElektrikTarifeleri Yönetmeliği, bu tarihten sonra ise EPDK MüşteriHizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göreyürüttüğünü; “Elektrik TarifeleriYönetmeliği”nin, “Abone Grupları ve Tarifeler”ana başlıklı, “Abone Grupları” başlıklı5.maddesi "G" bendinin, “Aydınlatma”başlığı altında, a-ibadethane aydınlatması,b-genel aydınlatma, c-karayolları aydınlatmasıbölümlerine ayrılmış olduğunu; Yönetmeliğin5/G-b maddesinde “Genel Aydınlatma” "İI,ilçe, belde ve köylerdeki, cadde, sokak, ile kamuya aitücretsiz girilen park ve bahçe gibi halka açık yerlerinaydınlatılmasıdır. Bu aydınlatmalarla ilgili elektrikenerjisine Ücretsiz ve Tarife Altı Yönetmeliğihükümleri uygulanır. Genel aydınlatma projesidışında yapılmış olan özel ve dekoratifamaçlı aydınlatmalar bu kapsama girmez ."hükmünütaşıdığını, bahse konu Yönetmelikhükmü gereğince Davalı ve aynı statüdekidiğer abonelere reel ölçüm yapılmaksızın,satın alınan enerjinin %3'ü karşılığınınalınmış ve her yıl düzenlenen bilançolarayansıtılmış olduğunu; Uygulamabu şekliyle devam ederken 08.01.2002 tarihindeyürürlüğe giren 4736 sayılı “Kamu Kurum veKuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri veBazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındakiKanun”un 1.maddesi ile, " ……kamu kurum vekuruluşlarınca üretilen mal ve hizmet bedellerineişletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariçherhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarifeuygulanmaz.'' hükmünün vazedildiğini; bu düzenlemedensonra ise Elektrik Piyasası Müşteri HizmetleriYönetmeliği ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun13. maddesi uyarınca alınan 112 sayı ve 21.03.2003 tarihliEnerji Piyasası Düzenleme Kurul kararıyla, Genel Aydınlatmatarife grupları içine alınarak ücretlendirmeye tabitutulduğunu, böylelikle Davalıya ücretsiz ve tarifealtı hükümlerin uygulanmasına son verildiğini; Daha sonra ise 23.05.2002 tarih24763 sayılı Resmi Gazetede Bakanlar Kurulunca alınan"Elektrik Abonesi Bazı Kişi ve Kuruluşların 08.01.2002tarihli 4736 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1.fıkrasıhükmünden Muaf Tutulması ve Uygulama EsaslarınınDüzenlenmesine İlişkin Ekli Karar'ınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ınyayımlandığını, söz konusu kararın “İndirimlitarifeden yararlanacak kişi ve kurumlar” başlıklı 2.maddesinin f bendinde ibadethaneler ve genel aydınlatma yerlerinin (il,ilçe, belde ve köylerdeki cadde ve sokak ile kamuya aitücretsiz girilen park ve bahçe gibi halka açık yerler)indirimli tarifeden faydalanacak birimler olarak karar altınaalınmış bulunduğu; aynı Kararın 3. maddesinin fbendinde ise "2002 yılı içerisinde bu kararın 2.maddesinin (f) bendinde belirtilen abone gruplarına ilişkinölçü sistemlerinin tesis edilmesini takiben, genelaydınlatma yerlerinin elektrik enerjisi yıllık giderleribelediye sınırları içerisinde ilgili belediye, belediyesınırları dışında ilgili il özel idarebütçesinden, ibadethanelerin elektrik enerjisi ise Diyanetİşleri Başkanlığının takip eden yılbütçesine konacak ödenekten karşılanır."hükmünün yer aldığını, bu Bakanlar Kurulu Kararınınidari davaya konu edildiğini, konu hakkında Danıştayİdari Dava Daireleri Genel Kurulunca karar verildiğini; bununüzerine Müvekkilinin, Davalı Belediyenin sorumluluksahasında bulunan cadde ve sokaklarınaydınlatılmasını gerçekleştirdiğitesislere ölçü sistemi kurduğunu ve buölçü sisteminden geçen enerjiyi Davalı Belediyeye anılanmevzuat hükümleri gereği fatura ettiğini; davalıyatebliğ edilen 7 adet fatura karşılığı olan 22.12.2008tarihi itibari ile gecikme cezası ve KDV dahil toplam 10.434,69 YTL'yetekabül eden (asıl alacak 10.162,85 YTL) bedeli ödemektendavalı idarenin kaçındığını, Davalınınfaturaları, abone sözleşmesinin olmaması ve genelaydınlatma işleminin kamuya yönelik olmasıgerekçesiyle iade ettiğini, Müvekkilininyaptığı işlemin Bakanlar Kurulu kararına ve diğermevzuata dayandığını, müvekkilinin davalıyısözleşme yapmaya davet etmesine rağmen davalınınyanaşmadığını ifade ederek; davalarınınkabulü ile, 10.434,69 -YTL alacağın 22.12.2008 tarihindenitibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli kredilereuyguladığı %25 oranındaki reeskont faizi ve faizin KDV.siile birlikte davalı Belediyeden tahsili istemiyle 22.12.2008 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır. BAYINDIR ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 29.12.2008 gün ve E:2008/326, K:2008/290 sayı ile,dava dilekçesinin geniş bir özetini yaptıktan sonra; davayakonu elektrik bedelinin 4736 sayılı kanuna dayanılarakçıkarılan 4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararınadayanılarak talep edilmiş olduğu; davalı tarafınsorumluluğunun kaynağının anılan Bakanlar Kurulukararı olduğunun anlaşılması karşısında,taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünceidari yargının görev alanına girdiği ve iş budavanın idari yargı yerinde açılması gerektiğikanaatine varılmış olduğu, öte yandan aynımahiyette olan Mahkemelerinin 2007/211 -2008/34 esas karar sayılıkararının, Yargıtay’ın 4. Hukuk Dairesinin 09.10.2008tarih 2008/10150-11507 esas karar sayılı ilamı ileonanmasına karar verilmesi nedeniyle usul ekonomisi yönündenyargılama yapılmasına gerek görülmeyerek tensibenhüküm kurulduğu belirtilerek; davanın konusunun idariyargının görev alanına girmesi nedeniyle Mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerinebu karar, Yargıtay’ın 4. Hukuk Dairesinin 12.10.2009 günve E:2009/8887, K:2009/11077 sayılı kararıyla onanmışve kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle, 2.12.2009 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır. İzmir 3. İdareMahkemesi; 9.2.2011 tarih ve E:2010/446, K:2011/153 sayı ile, davakonusu edilen alacağın tam yargı davasına konuedilemeyeceğinden bahisle, davanın 2577 sayılı yasanın15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesi: 20.2.2015 gün veE:2011/7177, K:2015/632 sayı ile, açılan davanınidare mahkemelerinin görevlerine giren iptal ve tam yargıdavaları ile yasada sayılan diğer dava türleriarasında olmadığından, genel hükümleruyarınca adli yargı yerlerinde görülmesinin gerektiği;davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken,davanın incelemeksizin reddi yolunda verilen temyize konu mahkemekararında hukuki isabet bulunmadığı; ayrıca, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesinden bahisle; BayındırAsliye Hukuk Mahkemesi'nin idari yargının görevli olduğugerekçesiyle verdiği 29.12.2008 tarih ve E:2008/326, K:2008/290sayılı görevsizlik kararı üzerine İzmir 3.İdare Mahkemesinde açılan bu davada da, Mahkemece, Dairelerininbozma kararına uyulması halinde görevli mahkemenin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinintabii olduğu gerekçesiyle; temyiz isteminin kabulü ileİzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 9.2.2011 tarih ve E:2010/446; K:2011/153sayılı kararının bozulmasına, davadosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılanİdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İZMİR 3.İDAREMAHKEMESİ: 26.6.2015 gün ve E:2015/920 sayı ile,“(…) bozma kararına uyularak dava dosyası incelendi,gereği görüşüldü. 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin3.fıkrasının (a) bendinde; dava dilekçelerinin görevve yetki yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı,15.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde ise; adli ve idariyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği hükmebağlanmıştır. Öte yandan, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaYasanın 1. maddesinde, bu Yasa kapsamında tahsil edilecek alacaklartek tek sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Sözü edilenYasanın 1. maddesinde sayılan idareler ve alacakları dışındakialacakların takip ve tahsilinde ise, bu Yasa hükümlerininuygulanması olanaklı değildir. Bu duruma göre, dava konusuişlemin, Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.12.2008 tarih veE:2008/326, K:2008/290 sayılı görev ret kararında; davayakonu elektrik bedelinin 4736 sayılı Kanuna dayanılarakçıkarılan 4100 sayılı Bakanlar kurulu kararmadayanılarak talep edildiği, davalı tarafınsorumluluğunun kaynağının anılan Bakanlar Kurulukararı olduğunun anlaşılması karşısında2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesihükmünce idari yargının görev alanınagirdiğinin belirtildiği anlaşılmakta ise de; olayda,davacı şirketçe tam yargı davasına konu yapılanfatura bedellerine ilişkin alacak, özel hukuk hükümlerinegöre icra kanalıyla takip ve tahsil edilebilecek bir alacakniteliğinde olduğundan, bu alacağın 6183 sayılıYasa uyarınca takip ve tahsili veyahut da yukarıda tanımıverilen tam yargı davasına konu edilmek suretiyle tazminimümkün olmadığından açılan davanıngörülmesi ve çözümlenmesi görevi Asliye HukukMahkemesine ait olmaktadır. Dava konusu olayda, davalıidarenin hizmet alanında bulunan cadde ve sokak aydınlatma yerlerininelektrik tüketim bedellerine ilişkin olarak 7 adet faturanın,davalı idare tarafından ödenmeyip iade edilmesi nedeniyle,faturaların karşılığı olan 10.434,69 TLtutarındaki alacağın 22.10.2008 tarihinden itibarenişleyecek olan avans faizi ve faizin katma değer vergisi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle ilk olarak Bayındır AsliyeHukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, anılanMahkemenin 29.12.2008 tarih ve E:2008/326, K:2008/290 sayılıkararı ile uyuşmazlığın idari yargınıngörev alanı içerisinde bulunduğu gerekçesi iledavanın görev yönünden reddine karar verdiği, bukararın kesinleşmesi üzerine davacı tarafındangörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19. Maddesinde "Adli, idari, askeri yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, yukarıdayapılan açıklamalar uyarıncauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanı içerisindebulunmadığı ve davanın önceki görevsizlikkararı veren Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin görevalanı içerisinde kaldığı sonucunavarıldığından, yukarıda hükmüne yer verilen2247 sayılı Kanun uyarınca, görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmak gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, dava dosyası ve ara kararı ile teminedilecek Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2008/326sayılı dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin bu konuda bir karar vermesine kadar geribırakılmasına…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 1-Davacı şirkettarafından adli yargı yerinde Canlı BelediyeBaşkanlığı'na karşı dava açıldığı;idari yargı yerinde de aynı idare hasım olarakgösterilmiş ise de; İdare Mahkemesince, “…23.03.2008tarih ve 26824 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan5747 sayılı Büyükşehir BelediyesiSınırları İçerisinde İlçe Kurulmasıve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması HakkındaKanun'un 2.maddesi 1.fıkrası hükmü gereğince ekli 42sayılı listede yer alan Canlı Belediyesi kapatılarakBayındır Belediyesine katıldığı ve artıkCanlı Belediye Başkanlığı tüzelkişiliğinin ortadan kalktığı…” belirlemesive “davanın da bu idareye yöneltilmesi gerektiği”yolundaki kararı üzerine, davacı şirketinBayındır Belediye Başkanlığını hasımolarak gösterdiği, dolayısıyla davanıntaraflarının aynı olması gerektiğine ilişkin 2247sayılı Yasaya aykırılık bulunmadığı; 2- İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı Belediyeninhizmet alanında bulunan cadde ve sokaklarınaydınlatılmasında kullanılan elektrik tüketimineilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle, ödenmeyenfatura bedellerinin faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır. 2577sayılı “İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2.maddesinde “1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar. 2.İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler. 3.Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır” denilmiştir. İdari dava türlerindenbiri olan tam yargı davası, idari nitelikteki işlem veeylemlerden kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan ve idarenin Kamu Hukuku kurallarınailişkin sorumluğunu gündeme getirerek, doğan zararıntazminine veya hakkın geri verilmesine mahkûm edilmesi isteklerinikonu edinen davalardır. Dosyanın incelenmesinden;belediye ve mücavir alan sınırları içindeki cadde,sokak ve kamuya ait ücretsiz girilen halka açık yerlerinaydınlatılması hizmetinin, 08.01.2002 tarih, 4736 Sayılı“Kamu Kurum ve KuruluşlarınınÜrettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun”unyürürlüğe girdiği tarihe kadar DavacıKuruluş tarafından ölçümyapılmaksızın karşılandığı, 4736Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca bu uygulamaya sonverildiği, anılan Yasa ve 233 sayılı KHK’nin35.maddesine dayanılarak çıkarılan BakanlarKurulu'nun 12.04.2002 tarihli 4100 Sayılı Kararının2.maddesinin (f) bendi ile il, ilçe, belde ve köylerdeki genelaydınlatma yerlerinin indirimli tarifeden yararlanacak birimler kapsamınaalındığı, aynı Kararın 3. maddesinin (f)bendinde, 2002 yılı içerisinde bu kararın 2. maddesinin fbendinde belirtilen abone gruplarına ilişkin ölçüsistemlerinin tesis edilmesini takiben, genel aydınlatma yerlerininelektrik enerjisi yıllık giderlerinin belediyesınırları içerisinde ilgili belediye …bütçesinden … karşılanacağınınbelirtildiği; (Bakanlar Kurulu Kararının, belediyelereilişkin kısmının iptali istemiyle açılandavanın Danıştay10.Dairesinin -8.Daire ile yapılanmüşterek Kurulunun- 5.7.2005 gün ve E:2002/4286, K:2005/3965sayılı kararıyla reddedildiği, kararın İdari DavaDaireleri Kurulu tarafından onandığı, karar düzeltmeisteminin reddedildiği ve kesinleştiği), bunun üzerineDavacı Kurumun, 2008/10. döneme ilişkin cadde-sokakaydınlatmaları nedeniyle harcanan elektrik bedeli olarak düzenlediği7 adet faturayı davalı Belediye Başkanlığınagönderdiği, Belediye Başkanlığının bufaturaları ödemeyip iade etmesi üzerine, DavacıŞirketçe faturalar konusu bedelin davalı Belediyeden tahsilinekarar verilmesi istemiyle bu davanın açıldığıanlaşılmıştır. Davacı Gediz ElektrikDağıtım A.Ş. ile Davalı (Canlı-Bayındır)Belediyearasında genel aydınlatmaya ilişkin abonmansözleşmesinin bulunmadığı, bedelin tahsili yolundatesis edilen işlemin abonman sözleşmesine göre değil,4736 sayılı Yasaya dayanılarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan 2002/4100 sayılı karar dayanakalınarak tesis edildiği anlaşılmış ise de açılandavanın işlemin iptali değil alacak davası niteliğindeolduğu açıktır. Öte yandan 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasanın 1.maddesinde, bu Yasa kapsamında tahsil edilecek alacaklar sayılmaksuretiyle belirlendiğinden, bu koşulları taşımayanalacakların takip ve tahsilinde, bu Yasa hükümlerininuygulanması olanaklı değildir. Bu durumda, dava konusu edilenalacağın idari bir dava niteliğinde olmadığı,özel hukuk hükümlerine göre çözümlenmesigereken bir alacak davası niteliğinde olduğundan davanın,özel hukuk hükümleri çerçevesinde görümve çözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, İzmir 3.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi’ninverdiği 29.12.2008 gün ve E:2008/326, K:2008/290 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile BayındırAsliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2008 gün ve E:2008/326, K:2008/290sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.10.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy