T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 685
KARAR NO : 2015 / 692
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. maddesi uyarınca alkol cihazına üflemeyi kabul etmediğinden bahisle davacı hakkında düzenlenen sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.R.Ö.
Vekili :Av. G.Ö.
Davalı :Antalya Valiliği, Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü
O L A Y : AntalyaValiliği Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce yapılandenetim sırasında, 07 HY 700 plaka sayılı araçsürücüsü davacı hakkında, alkol cihazınaüflemeyi kabul etmediğinden bahisle, 3.12.2014 gün ve HM-460051 seri-sırasayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek,davacıya 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun48/9. maddesi uyarınca 2.078,00 TL idari para cezası verilmiş,aynı birim tarafından sürücü belgesi geri almatutanağı düzenlenmiştir.
Davacı vekili, sürücübelgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ANTALYA 2.İDARE MAHKEMESİ: 22.1.2015 gün ve E:2014/1925, K:2015/72sayı ile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesindeyapılan yeni düzenleme uyarınca ve UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili kararları emsal alınarak davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili, sürücü belgesi geri alma tutanağınıniptali ve idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine ayrı ayrı itiraz dilekçeleri ilebaşvuruda bulunmuş, sürücü belgesi gerialma tutanağının iptali istemiyle yapılan başvurununkaydedildiği Antalya2. Sulh Ceza Hakimliği’nin D.İş No:2015/1716sayılı dava dosyasında, Mahkemece 15.5.2015 günve D.İş No:2015/1716 sayılı kararı ile, idaripara cezasının iptali istemiyle yapılan başvurununkaydedildiği Mahkemenin 2015/28 D.İş sayılı davadosyası ile bu dosya arasında bağlantı bulunduğundan,bu dosyanın Mahkemenin 2015/28 D.İşsayılı dava dosyası ile birleştirilmesine kararvermiştir. ANTALYA 2. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 16.6.2015 gün ve D.İş:2015/28 sayıile; 5326 sayılı Yasanın 27/8. maddesine göre idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle yapılan başvuru konusunda karar verme görevinin idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun reddineve dosyanın görev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Olaykısmında belirtildiği üzere “sürücübelgesi geri alma tutanağının iptali istemiyleaçılan dava yönünden oluşan” tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adliyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmişve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmişolması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler ” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda,adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte,bununla yetinilmemiş, görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir. Buhaliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Yasa’nın 48/9. maddesi uyarınca davacıhakkında düzenlenen sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisialtında araç sürme yasağı”başlığı altında düzenlenen 48. maddesi, 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un 19.maddesiyle yenidendüzenlenerek maddeye; “Uyuşturucu veya uyarıcımaddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya daalkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukçateknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyensürücülere 2.000 Türk Lirası idari para cezasıverilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle gerialınır” denilmek suretiyle dokuzuncu fıkra; “Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmeksuretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı; a)Trafikzabıtası: Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimialmış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmeliktebelirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafiksuçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116.maddesi kapsamında araç tescil plakasına göredüzenlenenler dışında trafik zabıtasıncauygulanan idari para cezalarına karşı açılandavaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması;Yasada idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilenadli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112.maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüşiken; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesinden sonra; öngörülentrafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda dabu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararla-rına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davaların görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır. Uyuşmazlığınesasını oluşturan, sürücü belgesi geri almatutanağına ilişkin karara gelince: 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir. KabahatlerKanunu’nun “Genel kanun niteliği”başlıklı 3 üncü maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde," (1) Bu Kanunun; a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır"hükmü yer almış olup; bu Kanun’un genelhükümleri arasında yer alan 27. maddesinin (1) numaralıbendinde, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabileceği öngörülmüştür. Bunagöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılanyaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve CezalarınUygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’adahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. …….” denilerek yeniden düzenlenmiştir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizincifıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerinceverilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak düzenlenen ve olumsuz görevuyuşmazlığının konusunu oluşturan sürücübelgesi geri alma tutanağı ile ilgili olarak; 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediğianlaşılmıştır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen sürücü belgesigeri alma tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un20.maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, sürücü belgesi geri almatutanağına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.madde kapsamındagörülen başvurusunun reddi ile, ayrıca aynı Mahkemece verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.madde kapsamındagörülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile, ayrıca aynı Hakimlikçeverilen 16.6.2015 gün ve D.İş:2015/28 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy