T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 678
KARAR NO : 2015 / 689
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca verilen idari yaptırım kararının kaldırılması istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.Şti.
Vekili : Av. A.Ş.
Davalı :Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz KurumuBaşkanlığı
OL A Y : SağlıkBakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi CihazKurumunun, İç Yazışma No: İY7620 - 1295741,İç Yazışma Tarihi: 13.05.2014, Konu: İdariYaptırım ve Para Cezası, Sayı:41593279- 511.05 [59/2013] sayılı yazısı ile, M.….Şti.firması tarafından üretilip piyasaya arz edilen M. markaGöğüs Drenaj Seti (Lot No: 10/100) adlı ürünün,Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesindekullanımı sırasında su konulan haznesinden sıvısızdırdığının bildirilmesi üzerine, Ankaraİl Sağlık Müdürlüğü tarafındangönderilen mühürlü ürün numuneleri ile ilgili, KurumunDestek ve Laboratuarlar Hizmetleri Başkan YardımcılığıTıbbi Cihaz Kontrol Laboratuarı DaireBaşkanlığınca yapılan inceleme ve analiz sonucunda, numuneninsızdırmazlık analizi yönünden uygunbulunmadığının tespit edildiğinden bahisle, davacıfirmanın 4703 sayılı Ürünlere İlişkin TeknikMevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 15.226TL idari para cezası ile cezalandırılmasına, sözkonusu ürünlerin piyasaya arzının durdurulmasına, piyasayaarz edilmiş olan uygunsuz ürünlerin toplatılarakmümkün ise teknik düzenlemeye uygun hale getirilmesi, bumümkün değil ise imha edilmesine, belirtilen uygunsuzluklarlailgili hususların masrafları üreticiden karşılanmaküzere, ülke genelinde dağıtımı yapılan ikigazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalındailanı suretiyle, risk altındaki kişilereduyurulmasının sağlanmasına, belirtilen uygunsuzluklarlailgili hususların kurumun internet sayfasında duyurulmasınakarar verilmiştir.
Davacıvekili, idari yaptırım kararının iptali istemiyle adliyargı yerinde itirazda bulunmuştur.
ANKARA 5. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 23.9.2014 gün ve D.İş No:2014/61 sayıile, davacı şirket hakkında, 5326 sayılı Yasanın27/8. maddesine göre idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararın daverilmiş olması nedeniyle yapılan başvuru konusunda kararverme görevinin idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun reddine karar vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 11.İDARE MAHKEMESİ: 29.12.2014 gün ve E:2014/2062, K:2014/1843sayı ile, 4703 sayılı Kanun’da, bu Kanun uyarınca verilenidari yaptırım kararlarına karşı idari yargıyerine başvurulacağına ilişkin bir hükümbulunmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunuuyarınca davanın çözümünün adli yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak,davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HakimGülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 4703 sayılıKanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiuyarınca verilen idari yaptırım kararının kaldırılmasıistemiyle açılmıştır.
29.6.2001 gün ve 4703sayılı Ürünlere İlişkin Teknik MevzuatınHazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un 5. maddesinin üçüncüfıkrasında, “Üretici, piyasaya sadece güvenliürünleri arz etmek zorundadır. Teknik düzenlemelere uygunürünlerin güvenli olduğu kabul edilir. Teknikdüzenlemenin bulunmadığı hallerde, ürününgüvenli olup olmadığı; ulusal veya uluslararasıstandartlara; bunların olmaması halinde ise söz konususektördeki iyi uygulama kodu veya bilim ve teknoloji düzeyi veyatüketicinin güvenliğe ilişkin makul beklentisi dikkatealınarak değerlendirilir.” denilmiş, 12. maddesinin ikincifıkrasında “Bu Kanunun; ..… (b) 5 inci maddesininüçüncü fıkrasına aykırı hareket edenüreticiler hakkında onbin Türk Lirasından yirmibeşbinTürk Lirasına kadar…… idari para cezasıuygulanır” denilerek idari para cezaları düzenlenmiş;“Ürünün piyasaya arzının yasaklanması,toplatılması ve bertarafı” başlıklı 11.maddesinde ise, “İlgili teknik düzenlemeye uygunluğubelgelenmiş olsa dahi, bir ürünün güvenliolmadığına dair kesin belirtilerin bulunması halinde, buürünün piyasaya arzı, kontrol yapılıncaya kadaryetkili kuruluşça geçici olarak durdurulur.
Kontrol sonucunda ürününgüvenli olmadığının tespit edilmesi halinde,masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere,yetkili kuruluş;
a) Ürünün piyasayaarzının yasaklanmasını,
b) Piyasaya arz edilmiş olanürünlerin piyasadan toplanmasını,
c) Ürünlerin, güvenli halegetirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda,taşıdıkları risklere göre kısmen ya da tamamenbertaraf edilmesini,
d) (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenönlemler hakkında gerekli bilgilerin, masrafları üreticidenkarşılanmak üzere, ülke genelindedağıtımı yapılan iki gazete ile ülke genelindeyayın yapan iki televizyon kanalında ilanı suretiyle, riskaltındaki kişilere duyurulmasını
Sağlar.
Risk altındaki kişilerin yerel yayın yapan gazete ve televizyonkanalları vasıtasıyla bilgilendirilmesinin mümkünolduğu durumlarda, bu duyuru yerel basın ve yayın organlarıyoluyla, risk altındaki kişilerin tespit edilebildiği durumlardaise bu kişilerin doğrudan bilgilendirilmesi yoluylayapılır.
Bu madde kapsamında alınacak önlemler, gerektiğindeKomisyona iletilir.” hükmü yer almış; 13. maddesinde,bu idarî para cezalarına karşı, tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebileceği öngörülmüşken, 23.1.2008 günve 5728 sayılı Kanun’un 496. maddesi ile 13. madde, ”BuKanunda yer alan idarî para cezaları, yetkili kuruluşlartarafından verilir” şeklinde değiştirilmiş; 5728sayılı Kanun, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğegirmiştir.
4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması veUygulanmasına Dair Kanun’da idari para cezasına ve idaritedbirlere karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmemiştir.
Öte yandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarîpara cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,
uygulanır” denilmiş; Kanunun 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; KabahatlerKanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığıandaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış,bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezası ile “söz konusuürünlerin piyasaya arzının durdurulmasına, piyasayaarz edilmiş olan uygunsuz ürünlerin toplatılarakmümkün ise teknik düzenlemeye uygun hale getirilmesi, bumümkün değil ise imha edilmesine, belirtilen uygunsuzluklarlailgili hususların masrafları üreticiden karşılanmaküzere, ülke genelinde dağıtımı yapılan ikigazete ile ülke genelinde yayın yapan iki televizyon kanalındailanı suretiyle, risk altındaki kişilereduyurulmasının sağlanmasına, belirtilen uygunsuzluklarlailgili hususların kurumun internet sayfasında duyurulmasına”ilişkin idari tedbir kararlarının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden olduğu, 4703 sayılı Ürünlereİlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve UygulanmasınaDair Kanun’nda idari para cezasına ve idari tedbirlere itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, dava konusu idariyaptırım kararına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 5. Sulh CezaHakimliğince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 5. Sulh CezaHakimliğinin 23.9.2014 gün ve D.İş No:2014/61sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy