T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 719
KARAR NO : 2015 / 722
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Prodüksiyon Kaynakları Koordinatörlüğü Dış Çekim ve Fotoğraf Servisi’nde kameraman unvanı ile görev yapan davacının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40. maddesinin 2. fıkrasının 16. ve 17. bentleri uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve davalı TRT Genel Müdürlüğü’nün konu ile ilgili yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.E.
Vekili :Av.Ş.A.
İdari Yargıda
Davalı : TRT Kurumu GenelMüdürlüğü
Adli Yargıda
Davalılar :1-TRT Kurumu Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. P.G. (Adli Yargıda)
2-SGKBaşkanlığı
Vekili :Av. E.E.
OL A Y : Davacı vekili, dava dilekçesindeözetle; 2008 yılı öncesinden bu yana davalı TRT KurumuGenel Müdürlüğü Prodüksiyon KaynaklarıKoordinatörlüğü Dış Çekim ve FotoğrafServisi’nde kameraman unvanı ile çalışandavacının, 19 Ocak 2013 gün ve 28533 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 6385 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası ile Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasındayer alan tabloya eklenen 16. ve 17. sıraya göre basın kartısahibi basın mensubu olarak fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasıkonusunda kuruma başvuruda bulunduğunu ancak bu talebinin kurumtarafından reddedildiğini, kurum işleminin kanunaaykırı olduğunu, davacının basın kartısahibi basın mensubu olarak fiili hizmet süresi zammından faydalanmasıgerektiğini belirterek; davacının 5510 sayılıKanun’un 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan tabloya eklenen16 ve 17. sıra hükümlerine göre fiili hizmet süresizammından yararlandırılması gerektiğinin tespitinekarar verilmesi ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin27.03.2013 tarih ve 2693 sayılı işlemin iptali, davalıkurumun konu ile ilgili yasal yükümlülüklerini yerinegetirmesi ve davacının bu haktan yararlanmasına engel olarakgösterilen 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinin 2.fıkrasında yer alan tablonun 17. sırasında geçen“haber hizmetinde fiilen çalışanlar” ibaresininAnayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle AnayasaMahkemesi’ne götürülmesi istemiyle TRT Genel Müdürlüğüaleyhine idari yargıda dava açmıştır.
ANKARA 14.İDARE MAHKEMESİ:25.04.2013 gün ve E:2013/614 K:2013/870sayılı kararında; “…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri;“idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları ve tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” olaraktanımlanmış, aynı Kanunun 15. maddesinin (l/a) bendindeise, idari yargının görev alanına gitmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öteyandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun 40. maddesinin birinci fıkrasında, "Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerikapsamında çalışan sigortalıların primödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerdegeçen çalışma sürelerinin her 360 günüiçin karşılarında gösterilen günsayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir.360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresizammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ileorantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiilihizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesiiçin, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarındabelirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdakiişyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilençalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruzkalması şarttır." hükmüne yer verilmiş,ikinci fıkrasında yer verilen bentlerden birden fazlasına dahilolanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresizammı uygulanacağı belirtilmiş, söz konusu bentlere10.01.2013 tarih ve 6385 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile,Başın ve gazetecilik mesleğinde Basın KartıYönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiylefiilen çalışanlar ile Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'ndaBasın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartısahibi olmak suretiyle; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haberhizmetinde fiilen çalışanların fiili hizmet süresizammından yararlanabilecekleri düzenlemesi getirilmiş,anılan Kanun'un 101. maddesinde de, "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür." kuralına yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; Türkiye Radyo Televizyon KurumuGenel Müdürlüğü Prodüksiyon KaynaklanKoordinatörlüğü Dış Çekim ve FotoğrafServisinde kameraman unvanı ile görev yapan davacının, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun40. maddesinin 2. fıkrasına 6385 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile eklenen 16 ve 17. bentleri uyarınca fiili hizmet süresizammından yararlanması istemiyle davalı idareyebaşvurduğu, bu başvurunun 27.03.2013 tarih ve 2693sayılı davalı idare işlemi ile reddi üzerineanılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olaydauyuşmazlığın, davacının 5510 sayılıYasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasına 6385 sayılıYasa'nın 15. maddesi ile eklenen fiili hizmet süresi zammınailişkin uygulamadan yararlanıp yararlanamayacağındankaynaklandığı, dolayısıylauyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda;anılan Yasa’nın 101. maddesi hükmü gözönüne alındığında, işbuuyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının (İşMahkemelerinin) görevli olduğu sonucunavarılmaktadır…” şeklindeki gerekçe ile 2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve verilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle TRT Genel Müdürlüğüve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine adli yargıda davaaçmıştır.
ANKARA5. İŞ MAHKEMESİ:04.12.2013 gün ve E:2013/951 K:2013/1786sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermişverilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ:04.03.2014 gün ve E:2014/2019 K:2014/4629sayılı kararında; “…5510 sayılı Kanun'ungeçici 7. maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanununyürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'ncimaddesine göre sandıklara tabi sigortalılıkbaşlangıçları ile hizmet süreleri, fiilîhizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri tabi oldukları kanunhükümlerine göre değerlendirilir."hükmünü getirmiş, aynı maddenin sondan ikincifıkrası ise, "Kanunun yürürlük tarihindenönce 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göreitibari hizmet süresine müstehak kadro ve görevlerdebulunanlardan bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibarihizmet süreleri hakkında, bu Kanunun yürürlüktarihinden önceki hükümlerinin uygulanmasına devamedilir." hükmünü getirmiş olup, 5510 Geçici 4.maddesinin 8. fıkrasında ise, "Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsammaalınanların kesenek ve karşılıkları, fiili hizmetzammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanunun buKanunun yürürlüğe girmeden önceki hükümleriuyarınca işlem yapılır..." hükmüne yerverilmiştir.
5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu iştirakçisiolan davacının 5510 sayılı Yasa kapsamındaki fiilihizmet zammından kaynaklanan uyuşmazlığın,yukarıda sıralanan düzenlemelerışığında idari yargıda çözümlenmesigerektiği yönü gözetilmeksizin, davanın esasınagirilerek, karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıolup, bozma nedenidir…”şeklindeki gerekçe ilehükmün bozulmasına karar vermiştir.
ANKARA 5.İŞ MAHKEMESİ:09.06.2015 gün ve E:2014/913 K:2015/1016sayılı kararı ile bozma ilamına uyarak ve bozmailamında gösterilen gerekçelerle dava konusuuyuşmazlığın çözümü ile ilgiliyargılama yapma görevi İdari Yargıya ait olduğundandava dilekçesinin usulden reddine karar vermiş ve verilen bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli yargıda TRT GenelMüdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine,idari yargıda ise sadece TRT Genel Müdürlüğüaleyhine dava açılmış olması nedeniyle, 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için davanın “tarafları, konusuve sebebinin aynı” olması koşulunun öngörülmüşbulunması karşısında, adli ve idari yargı yerleriarasında davalı TRT Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan dava yönünden olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olup, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un davada idari yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, TürkiyeRadyo Televizyon Kurumu Genel MüdürlüğüProdüksiyon Kaynakları KoordinatörlüğüDış Çekim ve Fotoğraf Servisi’nde kameraman unvanıile görev yapan davacının, 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40.maddesinin 2. fıkrasının 16. ve 17. bentleri uyarınca fiilihizmet süresi zammından yararlanması istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali,davalı TRT genel Müdürlüğü’nün konuile ilgili yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi vedavacının bu haktan yararlanmasına engel olarak gösterilen 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 40. maddesinin 2. fıkrasının 17. sıradageçen “haber hizmetinde fiilen çalışanlar”ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle AnayasaMahkemesi’ne götürülmesi istemiyle açılmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden; 28.03.1988 tarihinde TRT Ankara TVMüdürlüğü Çekim Servisi’ne kameraasistanı olarak açıktan atanan davacının TRT MerkezProdüksiyon Kaynakları Koordinatörlüğü’ndehalen kameraman olarak çalışmaya devam ettiği; 6385sayılı Kanun ile eklenen, 5510 sayılı Kanun’un 40.maddesinin 2. fıkrasının 16 ve 17. maddeleri uyarınca,fiili hizmet süresi zammından yararlanması için davacıvekilinin başvuruda bulunduğu; TRT GenelMüdürlüğü Stüdyolar ve Program veİletişim Sistemleri DairesiBaşkanlığı’nın 27.03.2013 tarih ve 2693sayılı yazısında “…müvekkilinizinbasın kartı sahibi olmakla beraber dilekçe tarihine kadarfiilen haber hizmetinde çalışmadığından fiilihizmet süresi zammından faydalanmamıştır…”denilerek yapılan başvunun reddedildiğianlaşılmaktadır.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun: “Fiilî hizmet süresi zammı”başlıklı 40. maddesinde; " (Değişik:17/4/2008-5754/25 md.) Aşağıdabelirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birincifıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaçalışan sigortalıların prim ödeme günsayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçençalışma sürelerinin her 360 günü içinkarşılarında gösterilen gün sayıları,fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 gündeneksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 güniçin eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılıolarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresizammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun(13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılarhariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birliktebelirtilen işlerde fiilen çalışması ve sözkonusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ekcümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralısırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmetsüresi zammından yararlandırılacakları dönemiçinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, haftatatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs,iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilençalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmaşartı aranmaz.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasınadahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmetsüresi zammı uygulanır.
…
16)(Ek: 10/1/2013-6385/ 15 md.)
Basınve gazetecilik Basın Kartı Yönetmeliğine göre 90
mesleğinde basın kartı sahibi olmak
suretiyle fiilen çalışanlar.
17)(Ek: 10/1/2013-6385/ 15 md.)
TürkiyeRadyo-Televizyon Basın KartıYönetmeliğine göre 90
Kurumubasınkartı sahibi olmak suretiyle;
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda
haberhizmetinde fiilen çalışanlar…
Bu maddenin birinci fıkrası hükmünegöre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdakitablonun (13) ve (14) numaralı sırasında yer alansigortalılar için sekiz, diğer sigortalılar içinbeş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigortakolları uygulamasında prim ödeme gün sayısınaeklenir. Bu sürelerin, üç yılıgeçmemek üzere; (18) numaralı sırasında bulunanlariçin tamamı diğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun (10)numaralı sırasında yer alan sigortalılar için bufıkradaki süre sınırı uygulanmaz. (1)
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddiindiriminden yararlanabilmek için ölüm ve malûliyethalleri ile (18) numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralısırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün,diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmışolmaları şarttır. (2)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl veesaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.”
“506,1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortakgeçiş hükümleri” başlıklıGeçici 7. maddesinde; “(Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı,17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıkanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılıkbaşlangıçları ile hizmet süreleri, fiilîhizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri tabi oldukları kanunhükümlerine göre değerlendirilir.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965tarihli ve 635, 18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983tarihli ve 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve 3671sayılı kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesinegöre fiili hizmet süresine müstehak görevlerdeçalışanların bu görevlerde geçirdiklerisüreler bu Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600günün doldurulmasında nazara alınır. 17/7/1964 tarihlive 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibarihizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncımaddesinde sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlüktarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bumaddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde3600 gün prim ödeme şartı aranmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarınborçlandıkları hizmetleri nedeniyle borçlanmatutarlarından ödenmeyen kısmı var iseaylıklarından emekli keseneği oranında tahsil edilmeyedevam edilir.
Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılanborçlanmaların bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, buKanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanunhükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındabulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlüktarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanununyürürlük tarihinden sonra borçlanılması halindede 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanunhükümleri uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/48 md.) 4üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendikapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden önceki yurtdışı borçlanma sürelerine göre tespit edilenbasamaklar, 2008 yılı Eylül ayındayürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşincifıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylıkkazanca yakın gelire karşılık gelen basamağıgeçemez.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce birden fazla dosyadan gelir veya aylık alınmasıdurumunda bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadangelir veya aylık alınmasına hak kazanılması durumundayeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmaküzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosyakapsamdan çıkarılır.
Birinci fıkrada belirtilen kanunlar kapsamındazorunlu sigortalı sayılanlar ile isteğe bağlısigortalı olup sağlık sigortasından yararlananlarınprim ödeme gün sayıları da genel sağlıksigortası prim ödeme gün sayısı olarakdeğerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinegöre ilk defa sigortalı olanların sigortalılıkbaşlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41ve 46 ncı maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmalarıhalinde, sigortalılığın başlangıç tarihiningeriye götürülmesini ve haklarında bu Kanunun geçicimaddelerinin uygulanmasını gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre itibari hizmetsüresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmetsüreleri hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihindenönceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
30/4/2008 tarihinden sonra 506, 1479, 5434, 2925 ve 2926sayılı kanunlara göre ilk defa sigortalı veyaiştirakçi olanlar hakkında bu Kanunun 28 inci maddesininikinci ve üçüncü fıkrası hükümleriuygulanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının(b) bendinin son cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz.
(Ek fıkra: 17/1/2012-6270/13 md.) 24/7/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 48inci maddesi ile değişik, mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü 2/8/2003 tarihiöncesi için de uygulanır. “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin8. fıkrasında; “(Değişik: 17/4/2008-5754/68md.) Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanların kesenek vekarşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibari hizmetsüresi karşılıkları ile %100 artışfarkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanununyürürlüğe girmeden önceki hükümleriuyarınca işlem yapılır. (Değişik ikincicümle: 31/7/2008-5797/3 md.) Geçici 12 nci maddeninikinci fıkrası uyarınca kamu idarelerinin sağlıkhizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurumtarafından devralındığı tarihten itibaren, kamuidarelerince bu kapsamdaki sigortalılar için her ay emeklikeseneklerine esas aylıklarının % 12’si oranındaayrıca genel sağlık sigortası primi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h)fıkrası uyarınca ödenecek ekkarşılıkların hesabında, genel sağlıksigortası primi tutarları dikkate alınmaz…” hükümleridüzenlenmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olan davacının, 5510sayılı Yasa kapsamındaki fiili hizmet zammından faydalanmakistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle açtığı davanın; 5434sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarakçözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümü idari yargı yeriningörevine girdiğinden, Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin25.04.2013 gün ve E:2013/614 K:2013/870 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin 25.04.2013gün ve E:2013/614 K:2013/870 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy