T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 429
KARAR NO : 2015 / 679
KARAR TR : 26.10.2015
ÖZET : 5754 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5434 Sayılı Kanuna tâbi iştirakçiliği veya Belediye Başkanlığı nedeniyle bu hizmetinin Emekli Sandığınca ilişkilendirilmesi talebi bulunmayan davacının, 5.7.1967-8.2.1969 tarihleri arasında Belediye Başkanlığı görevini ifa ettiğinden bahisle bu görevi nedeniyle kendisine makam ve görev tazminatı ödenmesi istemiyle, 5510 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra davalı SGK’ya yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı davanın 5510 Sayılı Kanunun 101 nci maddesinin açık hükmü karşısında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :A.Ö.
Vekili :Y.K. (AdliYargıda)
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. E. E. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı dava dilekçesinde; “Konya ili Derebucak ilçesiidari anlamda belde statüsünde iken yapılan mahalli idarelerseçiminde kasaba belediye başkanlığı görevineseçildim ve bu göreve 05.07.1967 tarihinde başladım.08.02.1969 yılına değin sürdürdüm. Bunailişkin Derebucak ilçe Kaymakamlığındanalmış bulunduğum tasdikli belge dilekçem ekindedir.
Halen SosyalGüvenlik Kurumundan emekliyim. Ancak kurumun 5434 sayılıyasasında 5393 sayılı kanunun 85. maddesinin (a/2) bendi iledeğişik ek 68. maddesi uyarınca keza 5434 sayılıyasanın 12/n maddesi ile yapılan değişikliktenyararlandırılmak sureti ile emekliye esas ek göstergemindüzeltilerek tarafıma makam ve görev tazminatıödenmesi talebi ile kuruma yaptığım başvuru davakonusu 21.01.2013 tarih ve 2/1211281 sayılı idari işlemle REDEDİLMİŞTİR.’’ demek suretiyle dava konusu SGKBaşkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğünün 21.01.2013 tarih ve 2/1211281sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara13.İdare Mahkemesi: 14.02.2013 gün ve E:2013/174, K:2013/224sayılı kararı ile özetle; 5510 sayılı Kanununuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğunubelirterek 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara5.İş Mahkemesi: 23.09.2013 gün ve E:2013/481, K:2013/1216sayılı kararı ile özetle; davada idari yargınıngörevli olduğunu belirterek, yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.10.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde,idari yargı ile adli yargı arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, davacı vekilinin istemiüzerine, adli yargı dosyasının son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyasınailişkin evrak da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN 'ın davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 05.07.1967 ile 08.02.1969tarihleri arasında Konya İli, Derebucak İlçesi BelediyeBaşkanlığı görevinden dolayı makam ve görevtazminatı ödenmesi isteminde bulunan davacınınyapmış olduğu başvurunun davalı idarece 5510sayılı Kanunun geçici 4.maddesi 11.fıkrasındabelirtilen şartları taşımadığından bahisle reddineilişkin 21.01.2013 gün ve 1211281 sayılı işleminiptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanınincelenmesinde; davacının 05.07.1967 tarihinde seçimleDerebucak Belediye Başkanı olarak göreve geldiği,08.02.1969 tarihinde ise yine seçimle görevinin sona erdiği,davalı idareden belediye başkanlığı yapmışolmasından dolayı makam ve görev tazminatı ödenmesiniistediği, davalı idarenin ise, kurumdan yaşlılıkaylığı alanlara talep konusu tazminatın ödenebilmesiiçin Ekim 2008 tarihinden önce belediye başkanı olarakgörev yapmaları, görevlerine seçimle gelmeleri ve bugörevlerini en az iki yıl sürdürmeleri şartıylakadın ise 58, erkek ise 60 yaş ve 9000 gün veya kadın veerkeklerden 61 yaş ve 5400 gün şartını yerinegetirmeleri gerektiğini belirterek, davacının belediyebaşkanlığında geçen toplam süresinin 1 yıl7 ay 3 gün olması karşısında tazminat ödemetalebini reddettiği anlaşılmıştır.
Dosyakapsamında yer alan davacının Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığı'na hitaben yazmışolduğu17.09.2012 tarihli dilekçesinde, 2101211281 tahsisnumarası ile SSK dan emekli maaşı aldığınıbelirttiği, dolayısıyla öncesinde mülga 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca emekliolduğu anlaşılmıştır.
5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununun (5510 sayılı Kanunun 106. maddesiile mülga edilen) Ek 68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.)
(Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. (Ek cümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak butazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde ikiyıl görev şartı aranmaz.
(...)
(Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturasıkarşılığında Hazineden tahsil olunur. Birincifıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır.
(Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip edenaybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...)
Bu tazminatlar, ölenlerin 5434 sayılıKanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığa müstehak dul veyetimlerine 68 inci maddesindeki oranlar üzerinden ödenir.
Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğertaraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkingeçiş hükümleri” başlıklı Geçici4. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunlarınödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasındafiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul veyetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devamedilir.” hükmüne, aynı maddenin beşincifıkrasında ise; “ Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, artırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında buKanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dedahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılıKanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10.md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılıKanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Uyuşmazlık,davacının 5510 sayılı yasa yürürlüğegirmeden önce, Emekli Sandığı iştirakçisiolarak değil 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarıncaemekli olduktan sonra, evvelce belediye başkanı olarak görevyapması nedeniyle kendisine makam ve görev tazminatıödenmesine yönelik talebinin davalı idarece 5510sayılı Kanunun geçici 4.maddesi 11.fıkrasında belirtilenşartları taşımadığından bahisle reddineilişkin 21.01.2013 gün ve 1211281 sayılı işleminiptali istemine ilişkindir. Yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıbirlikte değerlendirildiğinde, 506 sayılı Sosyal SigortalarKanununa tabi olarak çalışıp emekli olduktan sonra,evvelce Belediye Başkanı olarak görev yapması nedeniylemakam ve görev tazminatı ödenmesi yolundaki davacınıntalebinin 5510 sayılı Kanunun yürürlüğündensonra yapılması ve 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılıKanuna tabi iştirakçiliği ya da emekliliğinin sözkonusu olmaması karşısında; 5510 sayılı Kanunun101 inci maddesinin açık hükmü gözetilerek,uyuşmazlığın adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli oluğundan, bu nedenle Ankara 5.İş Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Ankara 5. İş Mahkemesinceverilen 23.09.2013 gün,E:2013/481,K:2013/1216 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.10.2015gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy