T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 566
KARAR NO : 2015 / 581
KARAR TR : 28.9.2015
ÖZET : 1-Hukuk uyuşmazlıklarında, adli yargı yerince görevsizlik kararı verildikten sonra, dava dosyası gönderilmekle idari yargı yerinde dava açılmış sayılmayacağı;
2- 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :S.Y.
Davalı :Osmancık İlçesi Bölge Trafik Denetleme İstasyonAmirliği
O L A Y :Osmancık İlçesi Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinceyapılan denetim sırasında, alkollü araç kullandığınıntespit edildiğinden bahisle, davacı adına 25.3.2015 gün ve HE-748118seri-sıra sayılı Trafik İdari Para Cezası KararTutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca 800 TL. idaripara cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı, idaripara cezasının iptali ile sürücü belgesinin iadesi istemiyleadliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
KARGI SULH CEZA HAKİMLİĞİ;20.4.2015 gün ve D.İş:2015/27, K:2015/27 sayı ile; idari paracezası yanında davacının ehliyetinin gerialınması kararı da verildiği açıklanarak, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göre idaripara cezası yanında idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Dava dosyası, Kargı Sulh Ceza Hakimliğinin 1.6.2015 gün veD.İş No:2015/27 sayılı yazısı ileÇorum İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
ÇORUM İDAREMAHKEMESİ: 18.6.2015 gün ve E:2015/285 sayı ile; 2918sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan yenidüzenleme uyarınca davanın çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına ve işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesine değin ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 28.9.2015günlü toplantısında; Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesinde, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir”, 19.maddesinde, “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlikkararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir”denilmiştir. Aynı Yasanın 27. maddesinde ise,Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmayaveya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleriönce şekil ve süre açısından inceleyeceği;yöntemine uymayan veya süresi içinde ilerisürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yerverilmiştir. Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun“Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerineyapılacak işlemler” başlıklı 20.maddesinin1.fıkrasında; “ (1) Görevsizlikveya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bukarar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içindekanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanınaçılmamış sayılmasına karar verilir.”hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davalarınaçılması' başlıklı 3. maddesinde; idaridavaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesibaşkanlıklarına hitaben yazılmış imzalıdilekçelerle açılmasıöngörülmüş; aynı Kanunun 9. maddesinde;çözümlenmesi Danıştay’ın idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde adli ve askeriyargı yerlerine açılmış bulunan davalarıngörev noktasından reddi halinde bu husustaki kararlarınkesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevlimahkemelerde dava açılabileceği hükmebağlanmış; Yasanın “İlk inceleme üzerineverilecek karar” başlıklı 15.maddesinin1.fıkrasının (a) bendinde; “ 1. (Değişik bent:05/04/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerinceyukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılıhususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli ve askeriyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine; idari yargının görevli olduğukonularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılandavanın görev veya yetki yönünden reddedilerek davadosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,(…) karar verilir” denilmiştir. Dosyanın,2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncaincelenmesinden: Hukukuyuşmazlıklarında, görevli veya yetkili olmayan mahkemeyeaçılan davanın görev veya yetki yönündenreddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeyegönderilmesi, ancak aynı yargı düzeni içinde yeralan mahkemeler arasında olanaklı olup; bu hususa ilişkin 6100sayılı H.M.K’nın 20. (1086 sayılıH.U.M.K.’nun 27.) maddesiyle 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun 15. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin ikincicümlesinde yer alan “görev” kuralları,aynı yargı düzeni içindeki mahkemelerinişbölümü esasına ilişkin düzenlemelerdir.Oysa yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararıverilmesi durumunda, görevli olduğundan bahisle farklı biryargı düzeninde yer alan mahkemeye dava dosyasınıngönderilebilmesine olanak tanıyan bir düzenlemebulunmamaktadır. Göreve ilişkin kararın, işbölümüesasına göre veya yargı yolu bakımından verilmişolması farklı sonuçlar doğurmaktadır.Şöyle ki; işbölümü esasına göre verilengörevsizlik kararı sonucu dava dosyasının görevlimahkemeye gönderilmesi durumunda, dava başvuru tarihi itibariylegörevli mahkemede açılmış sayılmaktadır.Yargı yolunu değiştiren görevsizlik kararı verilmesidurumunda ise, görevli olduğu işaret edilen yargı yerine,bu yargı yerinin uyguladığı usul kurallarına uygunolarak yeniden dava açılması zorunlu bulunmaktadır. Olayda, idare mahkemesine hitabenyazılmış dilekçeyle açılmış birdava bulunmadan, KargıSulh Ceza Hakimliği’nce görevsizlik kararı ile dava dosyasının Çorumİdare Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiş, 1.6.2015gün ve D.İş No:2015/27 sayılı yazı ekinde davadosyası ÇorumİdareMahkemesine gönderilmiş ve idariyargı yerince, kendisine gelen adli yargı yerine ait davadosyası üzerinden inceleme yapılarak UyuşmazlıkMahkemesine başvuruda bulunulmuş olup, yukarıda yapılanaçıklamalara göre, İ.Y.U.K.’nun 3 ve 9. maddelerindeöngörülen şekilde usulüne uygun olarak idariyargı yerine açılmış bir dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre, adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciince, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası da temin edilerek, dava dosyalarınıngerekçeli başvuru kararı ile birlikte görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi veelindeki işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak,başvuru koşullarının incelenebilmesi için öncelikle,yargı yerinde usulüne göre açılmış birdava bulunması gerektiği tartışmasızdır. Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesinin 14.10.2008 tarihliMesutoğlu –Türkiye kararında (Başvuru No: 36533/04);asliye hukuk mahkemesine açılan tazminat davasında bumahkemece davanın görev yönünden reddine, başvuranlarınkararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davaaçmaları halinde dava dosyasının yetkili idaremahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davacılarınöngörülen sürede başvurmaları üzerine yinebu mahkemece dava dosyasının ilgili idare mahkemesinegönderildiği, İdare Mahkemesince de mahkemelerine İdariYargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre davacılartarafından açılan bir davanın mevcutolmadığı gerekçesiyle davanın usuldenreddedildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay’caonandığı, davacıların adil yargılanmahaklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine (AİHM’ne) başvurdukları, AİHM 2.Dairesince yapılan incelemede ise davanın somutunda İdariYargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddesinin uygulamasınınçok katı biçimde ve aşırı şekilcigerçekleşmesi nedeniyle, başvuranların mahkemeyeerişim haklarının ve dolayısıyla Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/1 nci maddesininihlal edildiği sonucuna varıldığıgörülmektedir. Mahkememizce konuya ilişkin idari yargıiçtihatları üzerinde yapılan araştırmada;Danıştay 6. Dairesi uygulamasında AİHM’nin temasedilen kararına işaretle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararı sonrası davacının 30 günlük süreiçerisinde başvurarak dosyanın görevli idare mahkemesinegönderilmesini talep etmesi halinde, Asliye Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuru tarihinin görevli İdareMahkemesine başvurma tarihi olarak kabulü gerektiğininbelirtildiği anlaşılmaktadır. (Dnş. 6. D.nin 27.9.2012tarih ve E.2012/4525, K.2012/4622 sayılı kararı.)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.5.2007 tarih veE.2006/4713,K.2007/1302 sayılı kararında ise “…ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri vedosyanın idari yargı merciine gönderilmesi isteminiiçeren dilekçelerin ‘dilekçe reddi’kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyleişin esasının incelenmesine geçilmesi hukukenolanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden davadosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde, dosyamahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir.Davada davacının yazılı bir istemi olmaksızındoğrudan idari yargı merciine dosyanın 2577 sayılıYasanın 9/1. maddesi hükmü karşısında esasa kaydedilmeyerekveya esasa hataen kaydedilmiş ise dosya kaydınınkapatılarak mahkemesine iadesi gerekmektedir…” denilmektedir. Davanınsomutunda, Kargı Sulh Ceza Hakimliği’nce verilengörevsizlik kararı, re’sen Çorum İdare Mahkemesinegönderilmiş; ancak bu mahkemece usulü yönden bir karar(dilekçe reddi) verilmeyip, davada görevsiz olduğudüşüncesiyle görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru kararıverilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 3. ve 9. maddeleri uyarınca idari yargı yerlerinde bizzatdava açma, davacıların uymak zorunda olduğu emredici birhüküm olduğu gibi, 492 sayılı Harçlar Kanunununilgili hükümleri ve tarifeleri gereğince böyle birdavanın harca tabi olduğu izahtan varestedir. İlgilimevzuatında gerekli değişiklik yapılmadığısürece, bu yasal yükümlülüklerin ihmali ve Avrupaİnsan Hakları Mahkemesinin anılan kararınınMahkememizce doğrudan uygulanması suretiyle, benzer bütündavaların bu şekilde sonuçlandırılmasımümkün görülmemiştir. Bu durumda,ortada idare mahkemesine hitaben yazılmış dilekçeyleaçılmış bir dava bulunmadığından, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenkoşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasada öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun, aynı Yasanın27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç : 2247 sayılı Yasadaöngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE,28.9.2015 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞIOYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy