T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 358
KARAR NO : 2015 / 565
KARAR TR : 28.9.2015
ÖZET : 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak, tespit edilen tahribat bedelinin de tahsil edilmesine karar verildiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/8. maddesi hükümleri uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlen-mesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : HGG …..Şti. Vekili : Av. Prof. Dr. M.A. Davalı :Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı O L A Y : Erzurum BüyükşehirBelediyesi’nin 10.9.2013 gün ve 651 sayılı EncümenKararı ile, Büyükşehir Belediyesi Zabıta Ekiplerince7.9.2013 günü, şehir içinde yapılan rutin kontrollersırasında, ESKİ (Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi)Genel Müdürlüğünün “Erzurum Atıksu ArıtmaTesisi Yapım İşi”ni alan davacı HGG…Şti. unvanlıfirmanın, Tortum yolu 3. kilometresi üzerinde Opet Petrol üstkısmı önünde bulunan çift şeritli yolda, belediyeyetkili makamlarından gerekli izinleri almadan yolu trafiğe kapatarakyaptığı çalışma sırasında, 216m²asfalt, 45m² yeşil alan ve 30 m. tül bordürün tahripedildiğinin tespit edildiğinden bahisle, davacıdan 51.000 TLtahribat, 10.000 TL ceza olmak üzere toplam olarak 61.000 TL’nin tahsil edilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, Erzurum BüyükşehirBelediyesi Encümeni’nin 10.9.2013 gün ve 651sayılı kararının iptali istemiyle adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur. ERZURUM 3. SULHCEZA MAHKEMESİ: 31.1.2014 gün ve D.İş:2013/950 sayıile; itiraza konu tahribat bedeli ve sözleşmeyeaykırılık cezası 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun kapsamında olmadığından, idari kararayönelik davanın çözümünün idari yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunun görevyönünden reddine karar vermiş, yapılan itiraz, Erzurum 3. AsliyeCeza Mahke-mesince kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez,aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ERZURUM 2.İDARE MAHKEMESİ: 2.4.2015 gün ve E:2014/570 sayı ile, davayakonu idari para cezasının, idari yargının görevliolduğuna ilişkin bir düzenleme bulunan bir kanuna dayanmadanbelirlendiği, tahribat bedeline (zararın tazmini) ilişkinistemin ise idari işlem olarak nitelen-dirilemeyeceğiaçıklanarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: AliÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 28.9.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 ncimaddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Erzurum BüyükşehirBelediyesi Encümeni’nin 10.9.2013 gün ve 651sayılı kararının iptali istemiyleaçılmış olup, bahsedilen kararda kararın yasaldayanağı belirtilmediğinden, Başkanlıkçakararın dayanağı niteliğindeki tüm bilgi, belgeve yasal mevzuat içeriğinin temin edilerekgönderilmesinin istenmesi üzerine, Mahkemece temin edilerekgönderilen belgelerin incelenme-sinden, dava konusu kararın, Erzurum BüyükşehirBelediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığının10.9.2013 gün ve …..1004 sayılı yazısı ile,davacı firmanın belediye yetkili makamlarından gerekli izinlerialmadan yolu trafiğe kapatarak çalışmayaptığının tespit edildiği veyaptığı izinsiz çalışmadan dolayı216m² asfalt, 45m² yeşil alan ve 30 m. tülbordürün tahrip edildiğinin görüldüğübelirtilerek, davacı firma hakkında kanuni işlemyapılması hususunda Encümence bir karar verilmesiniistemesi üzerine, ErzurumBüyükşehirBelediyesi Fen İşleri Dairesi BaşkanlığıAlt Yapı Koordinasyon Merkezince alınan kararlar doğrultusunda,5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin (b)bendinde belirtilen yetkiye dayanılarak verildiğininbildirildiği görülmüş, bu durumda davanın 1608sayılı UmuruBelediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarihve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un1. maddesi uyarınca verildiği anlaşılan kararın kaldırılmasıistemiyle açıldığı anlaşılmıştır. 5393 sayılı BelediyeKanunu’nun, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları”başlığı altında düzenlenen 15. maddesinin (b)bendinde, “Kanunların belediyeye verdiği yetkiçerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediyeyasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezalarıvermek.” , (c) bendinde, “Gerçek ve tüzelkişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veyaruhsatı vermek.”, (e) bendinde, “Müktesep haklarsaklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyusağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasınısağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak,işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veyaişlettirmek.” denilmiş; “Encümenin görev ve yetkileri”başlıklı 34. maddesinin (e) bendinde, “Kanunlardaöngörülen cezaları vermek.” hükmü yeralmıştır. Umuru Belediyeye MüteallikAhkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil 15.5.1930 tarih ve 1608sayılı Kanun’un, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 66. maddesiile değişik 1. maddesinde, “Belediyemeclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediyeencümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmünegöre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine kararverilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir sürezarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilinilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmeküzere belediye tarafından yerine getirilir. Bu madde hükümleri ilgili kanundaayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır”denilmiş; 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesinin(g) bendi ile, 15.5.1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanun’un 3, 4,5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1 ve ek 2 nci maddeleri yürürlüktenkaldırılmıştır. 5728 sayılı Kanun hükümleri8.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buhaliyle, 1608 sayılı Yasa’da idari para cezasınakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yeralmamaktadır. 1.6.2005 tarihinde 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğegirmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nce, sözü edilen Kanunun diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlarakarşı yapılacak itirazlara ilişkin görevhükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğerkanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağıolan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görev uyuşmazlıklarındaadli yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanunniteliği” başlıklı 3. maddesi, AnayasaMahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılıkararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli kararı 22.7.2006gün ve 26236 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanmış ve iptal hükmünün, kararın ResmiGazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonrayürürlüğe girmesine karar verilmiş; Yasama organıtarafından iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılmaması sürecinde, anılan madde hükmününyürürlükte bulunduğu düşüncesiyle, aynıdoğrultuda karar verilmeye devam edilmiş; Yasama organıtarafından, Anayasa Mahkemesi’nce verilen altı aylıksüre içinde iptal hükmü doğrultusunda yasal düzenlemeyapılması halinde ise, işaret edilen yargı yerinin yenidüzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibarengörevli olacağı belirtilmiştir. Son olarak, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a)İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakatyeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesiuyarınca verilen idari para cezasının 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 1608 sayılı Kanun’da daidari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idariyargının görev alanına girenkararın (51.000TL tahribatbedelinin de davacı firmadan tahsil edilmesine)da verildiği ve birlikte dava konusu edildiklerianlaşıldığından; idari paracezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idariyargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 1608sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca verilen idari paracezası iletahribat bedeline ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurunun reddinekarar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 2.4.2015 gün ve E:2014/570 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE,28.9.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy