T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 679 KARAR NO : 2015 / 675 KARAR TR : 28.09.2015 ÖZET: Davalı şirketlerin yapımını üstlendiği yol çalışması sırasında, davacıların mülkiyetinde bulunan arsa ve eve zarar verilmiş olması nedeni ile davacıların uğradığı zararın tazmini istemi ile açılan davanın, özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1.M.R. (AdliYargıda) 2.F.T. 3.S.R. 4.N.Y. 5.E.Ö. Vekili :Av.T.A. &Av.G.Ö. Davalılar :1.Karayolları7. Bölge Müdürlüğü’ne izafeten MuhakematMüdürlüğü ( Adli Yargıda) Vekili :Av.M. S.T. 2.NTY Konsorsiyumu ( Adli ve İdari Yargıda) N.İnşaat A.Ş. T.İnşaat A.Ş. Y.İnşaat A.Ş Vekili :Av.E.Ö.& Av.Y.H. O L A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin HasanResuloğlu mirasçısı olduklarını, Ordu MerkezBoztepe köyü ada/parsel 282 cilt sayfa 3/281 de tapuyakayıtlı taşınmaza müştereken ve iştirakhalinde malik bulunduklarını, bu taşınmaz üzerindebulunan kagir evin müvekkillerinin murisine ait olduğunu ve tapuya buşekilde şerhli olduğunu; Bolaman- Perşembe Devlet Otoyolu yapımçalışmaları sırasında davacılara ait evintamamen hasar görüp boşaltıldığını,hatta çalışmalar nedeni ile oluşan heyelangerekçesi ile taşınmazın imara uygun alan olmaktançıktığını, davacı Süleyman Resuloğlu’nun19.01.2006 tarihli dilekçesi ile yapılançalışmalar nedeni ile evin hasar göreceğiuyarısında bulunduğunu ancak "Bayındırlık veİskân Bakanlığı Karayolları GenelMüdürlüğü 7. Bölge MüdürlüğüBolaman-Perşembe Devlet Yolu Yapım Kontrol Şefliği'nin13.11.2006 tarihli ve 06774 sayılı yazısında da, konutunoturulmasında sakınca bulunduğu ve hasargördüğü hususlarının kabul edilerek kamulaştırmaişlemlerine başlanıldığınınbildirildiğini, ancak dava tarihine kadar davalı idaretarafından bahsedilen kamulaştırma işleminingerçekleştirilmediğini, bilakis çalışmalaradevam edilmesi nedeni ile hasarın daha dabüyüdüğünü, nihayetinde Nisan 2007 tarihindedavalı konsorsiyumun yapmış olduğu sonçalışmalar esnasında ev tamamen oturulamaz hale geldiğinive konutun tamamı ile boşaltılmak zorundakaldığını, bu şekilde davacıların zararauğradıklarını belirterek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile 8000,00 TL hasar bedeli ve 2000,00 TL arsadeğeri olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin davalıdantazmini istemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır. Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi; 28.10.2010gün ve 2008/52 Esas 2010/395 Karar sayılı kararında aynen;“Karayolları Genel Müdürlüğü kamu hizmetigörmekle yükümlü olup, karayolunun bakım veonarımı sırasında verdiği zararlar özel hukukhükümlerine tabı olmayıp hizmet kusurundan kaynaklanandavaların idari yargıda görülmesi gerekir. Görev kurallarıkamu düzenine ilişkindir ve mahkemece davanın hersafhasında kendiliğinden göz önüne alınır vegörevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlikkara verir. Görev itirazı yapılmış olsun olmasınmahkeme ilk önce görevli olup olmadığınıinceleyip karara bağlamalıdır, çünkü görevdava şartlarındandır. Dolayısıyla Karayollarıhasım gösterilerek açılan davanın bu davalıyönünden davaya bakmanın, delilleri takdir etmenin İdareMahkemesinin görevine girdiğinden mahkememizce Görevsizlikkararı vermek gerekmiştir. Davalı NTY yönünden isedavalı taraf her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de heriki davalıya ait vekaletnamenin sunulmuş olması,davalının Joint Venture türü ortaklık olması ve buortaklığı oluşturan her iki şirketinde temsil edilmişolması nedenleriyle davalının bu yöndeki itirazıyerinde bulunmamış; davacıya ait taşınmazın devletyolunun yapımı sırasında hafriyat doldurulması suretiyledeniz yolun seviyesinin yükseltilmesi nedeni ile ekonomik değerinindüştüğünü ileri sürmüş ve uzmanbilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda ve dava konusu taşınmazüzerinde bulunan yığma evde oluşan değerkaybını 23.648,62 ve 129.478.00TL olarakhesaplamıştır. Davacının taşınmazda 9/15 oranındapaydaş olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazdadavacı hissesi yönünden77686,80 TL L ve yığma evdemeydana gelen zarar da 14.149,17 TL olarak ve davacılar murisine aitolduğu tapu kaydının şerhler kısmındananlaşılan kargır evde meydana gelen zarar 7494,55 TL olarakhesaplanmıştır. Davacının bu zarar: iledavalının fiili arasında uygun illiyet bulunduğu, yolgeçmesi nedeni ile davacı taşınmazındadeğer kaybı oluştuğu, oluşan değerkaybının davacı tarafça davalı olan yolu inşaeden NTV’den talep hakkının yerinde olduğu, zarar ile yolyapımı arasında uygun illiyet bağının olduğukanaatine varılmakla davanın kabulüne” şeklindekigerekçesi ile davanın Nurol A.Ş., Tekfen A.Ş. veYüksel İnşaat A.Ş. yönünden kabulüne,diğer davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden görev nedeni ilereddine karar vermiş, karar davalılar Nurol A.Ş.,Tekfen A.Ş. ve Yüksel İnşaat A.Ş. vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 5.Hukuk Dairesi; 14.06.2012gün ve 2012/7647 Esas, 2012/13015 Karar sayılı kararındaaynen; “Mahkemece Karayolları GenelMüdürlüğü hakkında açılandavanın, idari yargı görevli olduğu gerekçesiylereddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne kararverilmiş, hüküm davalılar Nurol inşaat A.Ş., Tek-feninşaat A.Ş. ve Yüksel İnşaat A.Ş. vekillerince temyizedilmiştir. Davalı idare ile taşerondurumdaki davalı şirketlerin dava konusu taşınmaza fiilenel atması yoktur, idarece yapılan plan ve projelerin uygulanmasıneticesinde davacıya ait taşınmaz ve bina dolaylı zarargördüğünden 11.02.1959 gün ve 17-15 sayılıİBK göre davalı şirketler hakkındaki davaya da bakmakidare mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğundan, bu davalılarhakkında açılan davada da görevsizlik kararı verilmesigerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir.”şeklindeki gerekçesiile kararın bozulmasına hükmetmiş; kararakarşı davacılar vekili tarafından karar düzeltmeyoluna başvurulmuş, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi; 24.12.2012gün ve 2012/23559 Esas, 2012/28126 Karar sayılı kararı iledavacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddinehükmetmiştir. Yargıtay bozma ilamıüzerine davanın yargılaması neticesinde; Ordu 2.AsliyeHukuk Mahkemesi: 05.03.2013 gün ve 2013/9 Esas, 2013/96 Kararsayılı kararı ile aynen: “Tüm dosya kapsamının birliktedeğerlendirilmesinde; Mahkememizce 2008/52 esas, 2010/395 kararsayılı ilamı ile 28/10/2010 tarihinde davalıKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan davada yargı yolu bakımından görevsizolduğundan dolayı reddine karar verilmiş olmakla bu hususta birtemyiz olmadığından bir bozmada yoktur; davalı Nurol TeksenYüksel Konsorsiyumuna karşı açılan davadaYargıtay 5.Hukuk Dairesinin 14/06/2012 tarih ve 2012/7647 Esas 2012/13015Karar sayılı ilamı ile Davalı idare ile taşerondurumdaki davalı şirketlerin dava konusu taşınmaza fiilenel atması olmadığı, idarece yapılan plan ve projelerinuygulanması neticesinde davacıya ait taşınmaz ve binadolaylı zarar gördüğünden 11.02.1959 gün ve 17-15sayılı IBK göre davalı şirketler hakkındakidavaya da bakmak idare mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğundan budavalılar hakkında açılan davada da görevsizlikkararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümkurulmasının doğru görülmediğigerekçesiyle bozulmakla her iki davalı yönünden davayabakmanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniile mahkememizin görevsizliğine” şeklindekigerekçesi ile davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar davacılar vekili tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay5.Hukuk Dairesi: 06.05.2014 gün ve 2013/25294 Esas, 2014/12511 Kararsayılı kararı ile hükmün onanmasına kararvermiş, verilen karar taraflarca kanun yolunabaşvurulmaksızın karara şerh edildiği üzere22.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar vekili bu kezdavalılar Nurol İnşaat A.Ş., Tekfen İnşaatA.Ş., Yüksel İnşaat A.Ş. aleyhine, 99.370,52TL’nin tazmini istemi ile idari yargıda davaaçmıştır. Ordu İdare Mahkemesi; 24.07.2015gün ve 2015/1036 Esas sayılı kararında aynen; “İşbudava, sadece davalı şirketler aleyhineaçılmıştır ki; söz konusu şirketlerin(organik anlamda) özel hukuk tüzel kişisi (Türk TicaretKanunu'na tâbi ticaret şirketi) olduğuna ve bunlarınişlevsel anlamda da idarî bir organ olmadığınakuşku bulunmamaktadır./Bu durumda; davalı özel hukuktüzel kişilerinin işlediği bir eylemden dolayıuğranılan zararın tazmini için açılanişbu davanın görüm ve çözümü(idarî yargının değil) adlî yargınıngörev alanındadır. Diğer yandan; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19'uncu maddesinin birinci fıkrasında."Adlî, idarî, askerî yargı meretlerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik karan üzerine kendisinegelen bir darayı ine elemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler hükmüneyer verilmiş, aynı maddenin (23/07/2008 gün ve 5791sayılı Kanun'un 9'uncu maddesiyle değişik) ikincifıkrasında ise, yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderileceğibelirtilmiştir. Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesininverdiği kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineMahkememize gelen işbu davanın görüm veçözümünde adı geçen Mahkemenin görevliolduğu kanısına varılarak görevli yargı kolununbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulacağından ve 2247 sayılı Kanun'un 19'uncumaddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesigerektiği” şeklindeki gerekçesi ile 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı UğurtanALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirketlerinyapımını üstlendiği yolçalışması sırasında, davacılarınmülkiyetinde bulunan arsa ve eve zarar verilmiş olması nedeniile davacıların uğradığı zararın tazminiistemi ile açılmıştır. 6102 sayılı Türk TicaretKanununun 329.maddesinde; “Anonim şirket, sermayesi belirli vepaylara bölünmüş olan, borçlarından dolayıyalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhütetmiş oldukları sermaye payları ile ve şirketekarşı sorumludur.”denilmek suretiyle anonim şirketintanımı yapılarak kuruluşuanlatılmıştır. Aynı Kanun’un 330.Maddesinde; “Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özelhükümler dışında bu kısımhükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ileAnonim şirketin özel kanunlar ve Türk Ticaret Kanunukapsamında işlem ve eylemlerde bulunacağı hükümaltına alınmıştır. Öte yandan, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olaraksayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, idare aleyhine davaaçılmayıp, davalı mevkiinde Türk Ticaret Kanunuhükümleri uyarınca kurulmuş ve anılan yasahükümleri uyarınca faaliyet gösteren ve bu kanuna tabi olan,kamu kurumu niteliği taşımayan, özel hukukhükümlerine tabi özel şirketlerin bulunmasıkarşısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksızdır. Belirtilen bu hususlara göre,davalı özel şirketlerce gerçekleştirilen Bolaman-Perşembe Devlet Otoyolu yapım çalışmalarısırasında davacılara ait evin ve arazinin zarar görmesinedeni ile uğranılan zararın tazmini talebine yönelikdavanın özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır. Ayrıca her ne kadar, davacılarvekili tarafından, Ordu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçılan davada davalı Karayolları 7. BölgeMüdürlüğü de taraf olarak gösterilmiş ise de, bu davalı yönünden idari yargıda açılan birdava bulunmadığı anlaşılmakla, görev konusunailişkin başvuru kapsamında incelemeyapılmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle, Orduİdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, Ordu 2.AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 05.03.2013 gün ve 2013/9 Esas, 2013/96 Kararsayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ordu İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Ordu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.03.2013 gün ve2013/9 Esas, 2013/96 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy