T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 586
KARAR NO : 2015 / 598
KARAR TR : 28.09.2015
ÖZET: Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı mahiyetinde olmadığından; 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen koşulu taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R Davacı :İ.T. Vekili :Av.H.Ç. Davalı :Bayburt Nüfus Müdürlüğü O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı İ.T.’ın kökmurisi olan Hüseyin’in nüfus kaydında baba isminin“İbrahim” olarak görünmesine rağmendavacının dedesine ait Bayburt İli Merkez İlçesi Şingah Mahallesi’nde kain 230 ada 28 parselsayılı taşınmazın tapu kaydında, tapu malikiolarak “ M. oğlu İ.L.”yazıldığını; Bayburt İli NüfusMüdürlüğü’nde 1925 yılındaçıkan yangın nedeniyle önceki döneme aitkayıtların yandığını, daha sonra yerelyazımla beraber davacının dedesinin isminin kayıtlarasadece İbrahim olarak geçtiği halde dedesinin nüfuskütüğüne kayıt ve tescil edilmediğini belirterek; davacının kök murisinin “Mecit oğlu İ.T.”ve “ölü” olduğunun nüfuskütüğüne (Bayburt Merkez ilçe, Şigah Mahallesi,Cilt No:7, Hane No:173’de) kayıt ve teciline karar verilmesiistemiyle 09.12.2014 tarihinde adli yargıda davaaçmıştır BAYBURT ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 15.01.2015 gün ve E:2014/560, K:2015/55sayılı kararında; “…tüm dosya kapsamına veoluşan vicdani kanıya göre; davacının dedesi olan H. T.'ınbabası İ.'in, nüfusa kaydedilmemişolduğu; davacı vekilinin, müvekkilinin dedesininbabasının nüfus kütüğüne (Bayburt, Merkezİlçe, Şingah Mahallesi, Cilt No:7, Hane No:173'e) İ.T.(babasının adının M. ve ölü) olarak kayıt vetescil edilmesini talep ettiği; ancak doğum ve ölümolaylarının nüfus kütüğüneişlenmesinin, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15,31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari birgörev olduğu, nüfusa kaydedilmemiş olan bir kişinin,öncelikle doğumunun, ardından da ölümününnüfusa tescil edilmesinin idari işlem niteliğinde olduğu;Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2010/11120 esas, 2010/15202 kararnumaralı ve 29/11/2010 tarihli; 2010/11239 esas, 2010/15318 kararnumaralı ve 30/11/2010 tarihli; 2014/5183 esas, 2014/11381 kararnumaralı ve 26/06/2014 tarihli kararlarında da belirtildiğiüzere, davanın, nüfus idaresine verilmiş idari birgöreve ilişkin olması nedeniyle...” şeklindeki gerekçe ile davanıngörev yönünden reddine karar vermiş ve verilen karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir Davacı vekili bununüzerine; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15., 31.ve 33. maddeleri gereğince; davacının kök murisinin Bayburtİli Merkez İlçe Şingah Mahallesi Cilt No: 7 Hane No:173'e “İ.T., Baba Adı : M. ve Ölü “ olarakkayıt ve tescili için Bayburt NüfusMüdürlüğü'nden talep ettiklerini; ancak, BayburtNüfus Müdürlüğü'nün 18.05.2015 gün-106/426 sayılı “ ... dilekçeniz incelenmiş olup,5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa istinaden YerselYazım öncesi ölen kişilerin İdarece aile nüfuskütüklerine kaydı mümkün değildir...”şeklindeki cevap yazısı ile taleplerinin reddedildiğini;davalı idarenin anılan kararının usul ve yasayaaykırı olduğunun ifade ederek; Bayburt NüfusMüdürlüğü'nün 18.05.2015 gün ve 426sayılı işleminin iptaline ve davacının dedesi olanİ.T.'ın nüfus kütüğüne kayıt vetesciline karar verilmesi istemiyle 16.06.2015 tarihinde idari yargıdadava açmıştır. TRABZONİDARE MAHKEMESİ: 02.07.2015 gün ve E:2015/925sayılı gönderme kararında; “… 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veişleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde; "Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. (Değişikfıkra: 21/01/1982 - 2592/6 md.; Değişik fıkra:23/07/2008-5791 S.K./9.mad) Yargı merciince, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmüalmaktadır. 5490sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 'Kayıtdüzeltilmesi' başlıklı 35.maddesinde;"Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkçanüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez vekayıtların anlamını ve taşıdığıbilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olaylarınaile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddîhatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesineuygun olarak düzeltilir...." ifadelerine, 'Nüfus Davaları'başlıklı 36. maddesinde; "Mahkeme kararı ileyapılan kayıt düzeltmelerinde aşağıdakiusûllere uyulur: a) Nüfus kayıtlarına ilişkindüzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ileilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerineCumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresininbulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesindeaçılır. Kayıt düzeltme davaları nüfusmüdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuruile görülür ve karara bağlanır...." ifadelerine yerverilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, dedesi H.T.'ınnüfus kaydında baba adının İ. olarakgöründüğü. Bayburt ili, Merkez ilçe,Şingah Mahallesinde bulunan 230 ada, 28 parsel sayılıtaşınmazın tapu kaydında "İ.L.: Mecitoğlu" ifadeleri yer aldığı, 1925 yılındaBayburt Nüfus Müdürlüğü'nde çıkanyangın nedeniyle dedesinin babası olan İ.T.'a ait nüfuskayıtlarının yandığı, daha sonra yapılanyersel yazımda dedesi H.T.'ın nüfus kayıtlarınaişlemesine rağmen dedesinin babası İ.T.’ınkayıt ve tescil işlemleri yapılmadığındanbahisle, "Bayburt ili. Merkez ilçe, Şingah Mahallesi Cilt No:7Hane No: 173 İ.T. Baba adı: M. ve Ölü"kaydının yapılması istemiyle Bayburt Asliye HukukMahkemesi'nin E:2014/560 esasına kayıtlı davaaçıldığı, yapılan yargılama sonucundaBayburt Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.01.2015 tarih ve E:2014/560, K:2015/55 sayılıkararıyla uyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu gerekçesiyle görev yönünden reddeddiği,iş bu kararın 27.02.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine,davacı aynı istemle 08.05.2015 tarihinde davalı idareyebaşvurmuş ise de, başvuru davalı idarenin 18.05.2015 tarihve 426 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerinegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Bayburt AsliyeHukuk Mahkemesi gerekçesinde, doğum ve ölümolaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi,5490 sayılı Kanunun 15, 31 ve 33. maddeleri uyarınca nüfusidarelerine verilen bir idari görev olduğu ifadelerine yer verilerektesis edilen işlemin idari işlem, yetkili yargı yerinin de idariyargı olduğu hükmüne varılmış ise de; 5490sayılı Kanunun 31. maddesinin ilk 3 fıkrasında, nüfuskayıtlarında kayıtları olanların ölümühalinde on günlük yasal süresi içerisinde bildirimyapılmasına ilişkin hükümler içerdiği, 4.fıkrasında ise " Ölenin kaydı yok iseyapılacak soruşturma sonunda Türkvatandaşlığı ve ailesi tespit edildiği takdirdedoğum tutanağı düzenlenerek ailekütüğüne önce doğum, sonra ölümolayı işlenir.” ifadelerine yer verilerek. Nüfuskayıtlarına hiç tescil edilmemiş kişilerindoğum ve ölümüne ilişkin kayıtlarıntutulmasına yönelik bir hüküm ortaya koymaktadır.Ancak dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden,davacının dedesinin babası olan İ.T.'ın nüfuskayıtlarında yer aldığı, diğer aile fertleri ileolan bağlarının kurulduğu, bu durumun davacınındedesi H.T.'ın nüfus kaydının ve tapu kaydınınincelenmesinden anlaşılmakta olup, ancak 1925 yılındaçıkan yangın neticesinde kayıtlarınyandığı anlaşılmaktadır. Nitekim,Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi karar gerekçesinin 2. sayfasında yeralan, "Nüfusa kaydedilmiş olan bir kişinin öncelikledoğumunun, ardından da ölümünün nüfusatescil edilmesi idari bir işlem niteliğindedir." ifadeleri ile3. sayfasında yer alan, "davacının dedesi olan H.T.'ınbabası İbrahim'in nüfusa kaydedilmemişolduğu...nüfusa kaydedilmemiş olan bir kişininöncelikle doğumunun, ardından da ölümününnüfusa tescil edilmesinin idari işlem niteliğinde olduğu..." ifadelerinin çeliştiği görülmektedir. Bu durumda,5490 sayılı Kanunun 31. maddesinde, kaydı hiç olmayankişilere ilişkin bir düzenleme getirildiğianlaşıldığından, nüfusa tescil edilerekdiğer aile fertleri ile bağları kurulan İ.T.'ın 1925yılında çıkan yangında yanankayıtlarının düzeltilmesine ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı görevlibulunmaktadır…” şeklindeki gerekçe ile, 2247sayılı Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine, dosya incelemesininUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 28.09.2015günlü toplantısında: Raportör-Hakim FilizBUDAK’ın, 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 158. maddesinde,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin adli, idari ve askeri yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili olduğu belirtilmiş; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 1. maddesinde, “UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir…” hükmü, Yargı MercilerininUyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları başlıklı19.maddesinde; ‘’ Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. ‘’denilmiştir.Aynı Yasanın 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin,uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayanveya süresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddedeceği kuralına yer verilmektedir. Adli yargı yerinde davaaçıldığı esnada yürürlükte bulunan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 7.maddesinde, diğer bir mahkeme yahut idari makam veya yargı merciiningörevine giren bir dava veya iş kendisine arz olunan mahkemenin,duruşma yapmadan görevsizlik kararı verebileceği gibidavanın her safhasında kendiliğinden görevliolmadığına da karar vereceği hükmü yeralmış; bu Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, ‘’Asliye hukukmahkemelerinin görevi” başlıklı 2.maddesinde, “(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızınmalvarlığı haklarına ilişkin davalarla,şahıs varlığına ilişkin davalarda görevlimahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukukmahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğerkanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukukmahkemesi diğer dava ve işler bakımından dagörevlidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bayburt Asliye HukukMahkemesince, davacının isteminin nüfusta tashih davasıniteliğinde olmayıp, kök murisi İ.T.'a ait kaydınnüfusa tescili istemi niteliğinde olduğu; doğum veölüm olaylarının nüfus kütüğüneişlenmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görevolduğu gözetilerek, HMK'nun 2. maddesi gereği açılandavanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Görüldüğüüzere, Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı, idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle verilmişbir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından,adli ve idari yargı yerleri arasında görevuyuşmazlığı oluştuğundan söz etmekmümkün değildir. Bu durumda,olayda, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa'nın 19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca reddigerekmiştir. S O N UÇ : 2247 sayılıYasa'nın 19. maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİNE, 28.09.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy