T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 661
KARAR NO : 2015 / 663
KARAR TR : 28.9.2015
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Z. Ç. Vekili :Av. A. B. Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş. Vekili :Av.M. A. P. O L A Y : Davalı Şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı 31.3.2010tarihinde, Bursa Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğü emrine atanmıştır. Davacı vekili müvekkiline,5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00.TL’nindava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle8.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 8.İş Mahkemesi,15.7.2014 gün ve E:2012/48, K:2014/1660 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabulüne karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay22.Hukuk Dairesi, 9.12.2014 gün ve E:2014/32634, K:2014/34954 sayıile bu kararı görev nedeniyle bozmuştur. ANKARA8.İŞ MAHKEMESİ: 24.2.2015 gün ve E:2015/15, K:2015/341sayı ile, “(...) Dava,hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacıdavalı işverenlikte İş Kanunu kapsamındaçalışırken kurumun özelleştirmesi sonrasıyeniden hizmet sözleşmesi imzalandığını, hizmetsözleşmesinin daha sonra feshedilerek özelleştirmekapsamında 4046 S.Y.nın 22.maddesi ve 406 S.Y.nın Ek 29.maddesigereğince memur olarak başka kuruma atandığı, ancaknakle tabi olarak Devlet Personel Başkanlığına bildirimyapıldığı tarihe kadar ücret ve diğerözlük haklarının ve yasa ile getirilecek ek ödemeninkamu görevlilerine yapılacak artışlar kapsamındadeğerlendirilerek davalı tarafından ödenmesigerektiğini ancak eksik ödeme yapıldığınıileri sürerek alacak talep etmiştir. Davalıkurumun maaş tespitinde ve zam oranlarının belirlenmesindeyetkili olmadığını, maaş nakil ilmühaberininyasaya uygun düzenlendiğini ve davaya İdari Yargı'nınbakmakla görevli olduğunu ileri sürmüştür. Mahkememizceönce görev uyuşmazlığı yönündeninceleme yapılmış, davacının isteminin maaş nakililmühaberindeki ücretin tespiti ve bundan kaynaklanan alacakolmadığı aksine hizmet sözleşmesi ileçalıştığı döneme ilişkin alacaktalebinde bulunduğu anlaşıldığından mahkememizingörevli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Mahkememizcedavacının şahsi dosyası getirtilmiş, davacıyayapılan ödemeler incelenmiş ve bilirkişigörüşüne başvurulmuştur. Yapılanyargılama sonunda davanın kısmen kabulüne kararverilmiş, hükmün davalı tarafından temyiziüzerine Yargıtay 22.H.D.nin 2014/32634-2014/34954 sayılı19/12/2014 tarihli kararı ile; "...Uyuşmazlık399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelindeyer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalıkurumda kapsam dışı sözleşme ile nakle tabi olarakçalışan davacının davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu'nun Ek. 29. maddesi kapsamındaki düzenlemeve sözleşmedeki hüküm sebebi ile 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek 3. maddesi ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan kurumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Somutuyuşmazlıkta kanuni dayanaklar 406 sayılı Kanun'un Ek. 29.maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3.maddesi, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek. IIcetveli ve bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleridir. 406sayılı Kanun'un Ek 29. maddesinin hükmüne göre 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olaraksözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un22. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasıhükümlerinin uygulanmasında, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esasalınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla buunvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına bu tarihten DevletPersonel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçensüre içinde kamu görevlilerine yapılacak artışoran ve miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır.Kapsam dışı personelden DevletPersonel Başkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarınagöre ücretinin belirlenmemiş olması durumunda, benzergörevlerde bulunanlar dikkate alınarak bu tarih içinücret ve diğer malî hakları tespit etmeye yönetimkurulu yetkilidir. Davalıile nakle tabi kapsam dışı personel arasından imzalananTİP 2 sözleşmenin 7. maddesindeki kurallara göre ise“nakil hakkını saklı tutan çalışanınikramiye, yardım ve benzeri mali ve özlük haklarıiçin iş mevzuatına tabi kapsam dışı personelesaslarında yer alan hükümler uygulanır. Ancakücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memurmaaş artış oranında olacaktır. Diğertaraftan özelleştirme uygulamaları sebebi ile nakilleridüzenleyen 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nun 22/5.maddesinde özelleştirme sebebiyle kamu kurum vekuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve işkanunlarına tabi personelin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında,bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödemeve benzeri ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceğihükmünü içermektedir. Gerekkanuni düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümlerdikkate alındığında, davalı kurumdaözelleştirme öncesi kapsam dışı olarakçalışan ve 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrası çalıştıktansonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüdeçalışanlar için getirilen özlükhaklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerindehaklarının korunması amaçlanmıştır.Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmaktadır. Danıştayİdari Dava Dairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılıkararına göre “kanuni düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına imkansağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini,özlük ve parasal haklarını belirlediği, sözkonusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları, davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ileTürk Telekom arasındaimzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”ile belli bir kamu hizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması sebebiyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamındatesis ettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğuve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğu” kabul edilmiştir. Danıştayİdari Dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir..."gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizcebozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamında belirtilengerekçelerle HMK.nın 114/1-b maddesi uyarınca yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtaybozma ilamı doğrultusunda dava konusuuyuşmazlığın çözümünde idariYargının yetkili ve görevli olduğundan yargı yolununcaiz olmaması nedeniyle davanın HMK 115/2.maddesi uyarıncadavanın usulden reddine...” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır. BURSA1.İDARE MAHKEMESİ: 5.8.2015 gün ve E:2015/668 sayı ile,“(...) 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 2. maddesinde, idari dava türleri; “idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” olaraktanımlanmış, aynı Yasanın 15/1-a maddesinde, idariyargının görev alanına girmeyip adli veya askeriyargının görev alanına giren davalarınreddedileceği hükme bağlanmıştır. 406sayılı Kanunun 1. maddesinin 7. fıkrasında;“Türk Telekom, bukanun ve özel kanun hükümlerine tabi bir anonim şirkettir.Bu kanun hükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz” hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulmuştur. AynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de;Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom YönetimKurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartlarının aranacağı,bunların dışında kalan personelin iş mevzuatıuyarınca istihdam edileceği ve iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartların YönetimKurulu tarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır. Ayrıca,Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığı da anlaşılmaktadır. Bunagöre, dava konusu tazminat istemine ilişkin işlemin tesisedildiği ve davanın açıldığı tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Ankara 8. İş Mahkemesinindosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine...”karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; 5473sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf veTelefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleriile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten itibaren yüzseksen gün içerisindeBakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personeleliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar, TürkTelekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yüksek öğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “TürkTelekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı PersonelYönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamupersoneli sayılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; 5473 sayılıyasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,müvekkilinin alamadığı parasal haklarına ilişkinolarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle Bursa 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara8.İş Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 1.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 8.İş Mahkemesinin 24.2.2015 gün ve E:2015/15,K:2015/341 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.9.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy