T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 673 KARAR NO : 2015 / 674 KARAR TR : 28.09.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :T.Ö. Vekili :Av.A.B. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.A.P. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumdaçalışmakta iken, kurumun özelleştirilmesiüzerine adının 4046 sayılı yasanın22.maddesi ve 406 sayılı Yasanın Ek 29.maddesigereğince Devlet Planlama Teşkilatı’na bildirilmeksuretiyle başka kuruma atandığını, ancak bu atamaya esasmaaş nakil ilmuhaberine 5473 sayılı Yasa ile verilen eködemelerin yansıtılmadığını,davacının bu nedenle zarara uğradığınıbelirterek; müvekkiline 5473 sayılı yasadan kaynaklanan eködemenin hesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasalhaklarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 1.500,00 TL’nin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemi ile adli yargıda dava açmıştır. Davacıvekili 21.02.2014 tarihli dilekçesi ile; HMK 107.madde gereğinceaçmış oldukları belirsiz alacak davasındataleplerini arttırdıklarını belirterek; fazlaya ait davahakları mahfuz kalmak üzere taleplerini artırarak, 12.484,33 TLalacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talepetmiştir. Ankara 8.İş Mahkemesi: 15.07.2014tarih ve 2012/49 Esas, 2014/1661 Karar sayılı kararı ile aynen; “…Dosya kapsamındaki belgeler vetaraf beyanları ile, taraflar arasında davacınınsözleşmenin 7. maddesi ile düzenlenen ve ücretine memur katsayılarındaki artış oranında zamyapıldığı hususunda herhangi bir ihtilafbulunmamaktadır. Ancak 375 Sayılı KHK’ ye 5473 sayılıYasa ile eklenen ek 3. madde gereği yapılması gereken eködemenin kamu görevlilerine yapılan genel artışoranında yapılmadığı daanlaşılmaktadır. DavacınınTIP 2 sözleşmesi ile 14.03.2006 tarihinde nakle tabi olarakçalışmaya başladığıçalışmasının naklinin yapıldığı23.03.2010 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bukapsam da davacının 375 Sayılı KHK’ ye 5473sayılı Yasa ile eklenen ek 3. madde gereği alması gerekenek ödemeler hesaplanmıştır. Davacınınalması gereken ek ödemelerin belirlenmesi yönündenbilirkişi görüşüne başvurulmuş, mahkememizce12/12/2013 havale tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli dosyaiçerisindeki olgulara uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğundanbu rapora itibar edilmiş, davalı tarafınzamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle de zamanaşımınauğramış alacaklar hesaplanmıştır. Davacı vekili davasını her ne kadar belirsiz alacakdavası olarak açmış ise de; netice-i talepbölümünde fazlaya ilişkin haklarını saklıtutmuş, dava dilekçesinde belirsiz alacak sözcüklerininkullanılması dilekçenin içeriği, netice-i taleptefazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vealacağın da davacınınçalıştığı dönem, yapılanartışların belirlenebilir ve alacağın hesaplanabilirnitelikte bulunması nedeniyle dava belirli alacak davası olaraknitelendirilmiş, kısmi dava olması nedeniyle de faiz dava veıslah tarihine göre belirlenmiş, davacının harçtamamlama işlemi ve ıslah olarak değerlendirilerek davanınkısmen kabulüne” şeklindekigerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 8.236,73 TL alacağın 1.500,00 TL sinin dava tarihi olan08.02.2012, bakiye 6.736,73 TL' sinin ise ıslah tarihi olan 22.02.2014tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 3.132,61 TL lik istemin reddinekarar vermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyizedilmiştir. Yargıtay22.Hukuk Dairesi:09.12.2014 gün ve 2014/32633 Esas, 2014/34953 Karar sayılıkararı ile aynen: “…406 sayılı Kanun'un Ek 29.maddesinin hükmüne göre 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tâbi olarak sözleşmeli personelve kapsam dışı personel statüsündeçalışanlar hakkında, 4046 sayılıÖzelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 22. maddesinindördüncü ve beşinci fıkrasıhükümlerinin uygulanmasında, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esasalınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla buunvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malîhaklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarakbildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamugörevlilerine yapılacak artış oran ve miktarlarıuygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsamdışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespitetmeye yönetim kurulu yetkilidir. Davalı ile nakletabi kapsam dışı personel arasından imzalanan TIP 2sözleşmenin 7. maddesindeki kurallara göre ise “nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım ve benzeri mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır. Ancak ücretlerde yapılacakartış oram, kamudaki memur maaş artış oranındaolacaktır. Diğer taraftanözelleştirme uygulamaları sebebi ile nakilleri düzenleyen4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nun 22/5. maddesindeözelleştirme sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelinDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücretyanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye,ek ödeme ve benzeri ek ödemelerin de sabit bir değer olarakbildirileceği hükmünü içermektedir. Gerek kanunidüzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabiolarak ücreti belirlenen davacının özelleştirmesonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihekadar kamuda aynı statüde çalışanlar içingetirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacıkapsamdışı olarak kamuda çalışmışgibi sayılmaktadır. Danıştayidari Dava Dairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılıkararına göre “kanuni düzenleme ile Türk TelekomA.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılarak özel hukuktüzel kişisinde çalışmalarına imkansağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kuramımda yararlanacağı parasal haklaraesas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kuramdakistatülerini, özlük ve parasal haklarım belirlediği,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğinde oldukları,davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin imtiyazSözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu, belirtilen statüsüve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması sebebiyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu” kabuledilmiştir. Danıştayİdari Dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakililmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesigibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarını belirlediği,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları açıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemecedavanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 -bmaddesi uyarınca "yargı yolunun caiz olmaması"sebebiyle aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine kararverilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerekdavanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır” şeklindeki gerekçesi ile ilk derece mahkemesikararının bozulmasına hükmetmiştir. Ankara 8.İş Mahkemesi: 24.02.2015gün ve 2015/16 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararında aynen; “…Mahkememizce bozmailamına uyulmuş ve bozma ilamında belirtilen gerekçelerleHMK.nın 114/1 -b maddesi uyarınca yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine” şeklindekigerekçesi ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davakonusu uyuşmazlığın çözümündeİdari Yargının yetkili ve görevli olduğundanyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın HMK 115/2.maddesiuyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, verilen karardavacı vekiline 10.04.2015 tarihinde, davalı vekiline 05.05.2015tarihinde tebliğ edilmiş olup, yasal süresiiçinde kanun yoluna başvurulmadığındankesinleşmiştir. Davacıvekili aynı gerekçelerle; davacının Türk Telekomda2.Tip iş sözleşmesiyle çalıştığıdönemde ücret ödemesinde 5473 sayılı yasadankaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,alamadığı parasal haklarına ilişkin olarak fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.500,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemi ile idari yargıda dava açmıştır. Bursa2.İdare Mahkemesi: 11.08.2015 gün ve 2015/634 Esassayılı kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden;uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunu gerekçe göstererek,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının,son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasalhaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan;406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’neait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede:merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıyla kabuledilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde tekniker olarak çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, 5473sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle almaktan mahrum kaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara8.İş Mahkemesi’ne dava açıldığı;Ankara 8.İş Mahkemesi’nin 15.07.2014 gün ve 2012/49 Esas,2014/1661 Karar sayılı kararı ile davanın kısmenkabulüne karar verildiği, davalı vekilinin temyiz talebindebulunduğu, Yargıtay 22.Hukuk Dairesi’nin 09.12.2014 gün ve2014/32633 Esas, 2014/34953 Karar sayılı kararı ile bozmakararı verdiği, Ankara 8.İş Mahkemesi’nin 24.02.2015tarih ve 2015/16 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararı ilegörevsizlik kararı verdiği, kararın kesinleştiği,bunun üzerine İdare Mahkemesi’nde davaaçıldığı, Bursa 1.İdare Mahkemesi’nce2477 sayılı kanunun 19. Maddesi koşullarına uygun olarakdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılandeğerlendirme neticesinde; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Bursa 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 8. İş Mahkemesi’nin 24.02.2015 günve 2015/16 Esas, 2015/342 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 2.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Ankara 8. İş Mahkemesi’nin 24.02.2015 gün ve 2015/16Esas, 2015/342 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.09.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy