T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 595 KARAR NO : 2015 / 607 KARAR TR : 28.9.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :H. K. Vekili :Av. E.B. Davalı :Türk Telekomünikasyon AŞ. Vekili : Av. M. H. B. (AdliYargıda) O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacının, davalı TürkTelekomünikasyon AŞ.de kapsam dışı personelstatüsünde güvenlik görevlisi olarakçalışmakta iken, davalı Türk TelekomünikasyonAŞ.nin 14.11.2005 tarihinde özelleştirilmesi sonucu kamuya nakilhakkını saklı tutmak kaydı ile 2.tip işsözleşmesi imzaladığını, sonrasında 406sayılı yasanın ek 29.maddesi uyarınca başka bir kamukurumuna nakil olduğu, sonrasında maaş artışı veek ödemelerin lehine uygulanmadığının tespitedildiğini belirterek, maaş nakil belgesinin 4046 sayılıyasanın 22.maddesi ve 406 sayılı yasanın ek 29.maddesineuygun düzenlenmediğinden bahisle maaş nakil ilmühaberinin40,00 TL ilave edilmek suretiyle yeniden düzenlenmesine, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2006-30.05.2006dönemine ilişkin beş aylık ek ödeme toplamı olan200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. Ankara 18.İş Mahkemesi: 29.12.2011 gün ve E:2010/1388,K:2011/1152 sayılı kararında özetle; “...davacınınkapsam dışı personel yönetmeliğinin 15.maddesineaykırı bir ödeme yapıldığına dair biritirazının olmadığı, çok uzun bir sürealınan ödemeleri ihtirazi kayıtsız aldığı,davacının statüsünü düzenleyenyönetmeliğin 85. ve 15. maddelerine göre davacıyayapılan ödemelerde bir eksiklik bulunmadığı,Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin son içtihatlarının da(Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 12.10.2009 gün, E:2009/21817,K:2009/26589) bu şekilde olduğu anlaşılmakla davacıtarafın davasının reddine karar verilmesi uygunbulunmuştur.” demek suretiyle davanın reddine kararvermiştir. İş bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay9. Hukuk Dairesi 20.02.2012 gün, E:2012/6174, K:2012/4860 sayılıilamı ile özetle; “...davacı ile ilgili davalıişyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarınailişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlargetirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabi olarakçalıştığı dönemde 406 sayılıKanun’un ek 29. ve sözleşmenin 7.maddeleri uyarıncaaynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılıKHK’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardanyararlandırılıp yararlandırılmadığı,artış yapılıp yapılmadığı, yapılanartışın tebliğlerle getirilen artışlarınaltında kalıp kalmadığı, tebliğlere göreyapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakililmühaberinin düzenlenip düzenlenmediği,davacının fark alacağı olup olmadığıkonusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna görekarar verilmelidir.” demek suretiyle hükmün esastanbozulmasına karar vermiştir. Ankara 18.İş Mahkemesi: Yargıtay’ınbozma ilamına uyduktan sonra 06.03.2014 gün ve E:2012/325, K:2014/117sayılı kararı ile özetle; “...yapılan tahkikatve müzekkere cevapları sonrası alınan 13.12.2013 tarihli ekbilirkişi raporuyla davacının Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirim tarihindeki maaş nakililmühaberine 40,00 TL ek ödeme tutarının eklenmesigerektiğinin ve yine davacının nakil tarihine kadar tahakkukeden 200,00 TL alacağının bulunduğu hesap ve tespitedilmiş olmakla, belirtilen bu alacağın dava tarihinden itibarenişleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi uygun bulunmuştur.” demek suretiyledavanın kabulüne karar vermiştir. İş bu kararakarşı davalı vekilince yapılan temyiz başvurusuüzerine Ankara 18.İş Mahkemesi 25.04.2014 gün ve E:2012/322,K:2014/114 sayılı Ek Kararında özetle; “...mahkememizeaçılan işbu davanın değeri 200,00 TL olup, kesinliksınırı içinde bulunduğundan, davalı vekilinintemyiz isteminin 6100 Sayılı HMK’un geçici 3/1 maddesiyollaması ile HUMK.’un 426/A, (Yeni H.M.K. 341.Madde) 432 maddeleriuyarınca reddine” şeklinde karar vermiştir. Davalı idare vekili bu ekkarar üzerine yeniden temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekilinin talebiüzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 08.09.2014 gün ve E:2014/21413,K:2014/25343 sayılı ilamı ile özetle;“...davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibi personeliDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemleridare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir.” demeksuretiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Ankara18.İş Mahkemesi: Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin bozmailamına uyduktan sonra 04.12.2014 gün ve E:2014/760, K:2014/843sayılı kararı ile özetle; davanın idari yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görevyönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 6.İdare Mahkemesi: 15.04.2015 gün ve E:2015/27sayı ile özetle; davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek, 2247 sayılı Kanunun19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.9.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu,idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı kurumdagörev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece,TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerde çalışmaktaolanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ve kapsam dışıpersonel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksızizinli sayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkate alındığında,29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunankamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca,Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır.Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomdaçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde çalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve yanlışdüzenlenmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan Ankara 6. İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Ankara 18.İş Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına karar vermekgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 6. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Ankara 18.İş Mahkemesince verilen 04.12.2014 gün, E:2014/760,K:2014/843 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.9.2015 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy